<?xml version="1.0" encoding="iso-8859-9" ?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" href="http://www.yontembilim.com/forum/RSS_xslt_style.asp" version="1.0" ?>
<rss version="2.0" xmlns:WebWizForums="http://syndication.webwizguide.info/rss_namespace/">
 <channel>
  <title>Y&#246;ntemBilim Forumu : Y&#246;ntembilim </title>
  <link>http://www.yontembilim.com/forum</link>
  <description>XML içerik linki; Y&#246;ntemBilim Forumu : Y&#246;ntembilim  : Son 10 Gönderilenler</description>
  <copyright>Copyright (c) 2006 Web Wiz Forums - All Rights Reserved.</copyright>
  <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 15:20:06 +0000</pubDate>
  <lastBuildDate>Thu, 03 Sep 2026 23:11:10 +0000</lastBuildDate>
  <docs>http://blogs.law.harvard.edu/tech/rss</docs>
  <generator>Web Wiz Forums 8.03</generator>
  <ttl>30</ttl>
  <WebWizForums:feedURL>www.yontembilim.com/forum/RSS_topic_feed.asp?FID=2</WebWizForums:feedURL>
  <image>
   <title>Y&#246;ntemBilim Forumu</title>
   <url>http://www.yontembilim.com/forum/forumlogo.gif</url>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum</link>
  </image>
  <item>
   <title>Y&#246;ntembilim  : bozon&#039;lar nereden geliyor...</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3091&amp;PID=6427#6427</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> bozon&#039;lar nereden geliyor...<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 03-Eylül-2026 Saat 23:11<br /><br /><img src="uploads/20260903_231036_insan.jpg" border="0"><br /><br />İnsanın maddiyatını görüyorsunuz<br />Bunu inkar eden, yadsıyan, yok sayan çıkar mı?<br />İnsanın burada 5 tane ÇIKINTISINI görüyoruz.. bir tanesini görmüyorsunuz.<br /><br />Nedir bunlar.. <br />iki el ve iki ayak ve bir kafa <br />Sol el NEFİS  duyum kümesi..<br />Sağ el RUH  dilek kafesi..<br />Sağ ayak AKIL düşünce hapishanesi.. <br />Sol ayak KALB duygu penceresi.. <br />BAŞ ise SIRR'dır. <br /><br />Buradaki resimleri üst üste geçirin beşinci olarak bir de DERİ geçirirseniz nasıl insanın MADDİYATI teşekkül ederse.. <br />Bu beş maneviyatı alt alta geçirirseniz MANEVİYAT çıkar.<br /><br />İşte o görmediğiniz çıkıntı maddi ve maneviyatı birbirine bağlayan arayüzdür.. oraya şehvet girer şefkat çıkar.<br /><br />0Z0<br />yontembilim.com  03.09.2026 üçkuyular izmir 23:10<br /><br />Garib ama gerçek:<br /><br />Yer kürede yaşayan  nüfus 10 milyar oysa bedende 70 trilyon hücre bulunuyor.. acaba hangisi daha büyük.. arz mı beden mi ?<br /><br />Bedende 40 trilyon bağırsakta simbiyotik yaşayan hücre  30 trilyon bedenin organize hücresi bulunuyormuş acaba hangisi hangisi için yaşıyor ?<br /><br />Doğduk niçin ölüyoruz..<br />öleceksek neden doğduk...<br /><br />Ölüyoruz neden doğduk ?<br />doğmus isek niçin ölüyoruz ?<br /><span style="font-size:10px"><br /><br />Düzenleyen osmanziya - 04-Eylül-2026 Saat 14:13</span>]]>
   </description>
   <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 23:11:10 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3091&amp;PID=6427#6427</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Y&#246;ntembilim  : bozon&#039;lar nereden geliyor...</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3091&amp;PID=6426#6426</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> bozon&#039;lar nereden geliyor...<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 03-Eylül-2026 Saat 20:58<br /><br /><img src="uploads/20260903_205824_olum.jpg" border="0"><br /><br />OLUM üzerine<br /><br />VAR ve YOK<br />.AR&nbsp;&nbsp;&nbsp;ve  .OK<br />VY<br />AR  ve OK<br />Bizim var sayma ve yol sanma yani &#271;üşunme yetenegimiz bulunur lakin şu vardir.. bu yoktur.. diye böyle somut konular  ve tikel nesneler  dışinda kulliyen "  vardır "  ya da "  yoktur " deme yetenegimiz bulunmaz.<br />Saksı vardır.. çiceği yoktur.. diyebiliriz<br />Lakin kainat vardır.. insan yoktur.. diyemeyiz.<br />Ya da tersine kainat yoktur.. insan vardır.. demekte<br />Aynı şekilde BİLİMSEL bir ifade değildir.<br />Felsefe olabilir.. dini olabilir lakin herkesin kabul ettiği bilimsel bir anlatım olamaz. <br /><br />Dil işaret ediyor ki var deme yerine ARArayacaksin.. yok deme yerine OK'lara.. delillere.. ibrelerr.. ibretlere bakacasin. <br /><br />Yani yani once arayacaksın.. sonra bulacaksin. OLUMLU ya da OLUMSUZ olacaksin.<br /><br />Arapça vucud VCD kokunden  VAR anlaminda ve&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;adem ise  ADM kökunden  YOK anlaminda kullaniyoruz.<br />Ancak ben  kendim mümkün olduğunca kullanmamaya dikkat ediyorum. Bulunur.. bulunmaz.. olur.. olmak demek “bulunuyor”ken neden vardır, yoktur diyeyim. <br />İç vucuda VICDAN.. dış vucuda ICAD diyoruz.<br />Bir de VECD içinde bulunma ve olma söz konusu durumda olan birisi cemaat içinde birisi  Kur'an okunurken ALLAH diye bağirir. Vicdanin BULDUGUNA boyle haber verir. Kimisi de vicdaninda buldugu bir şekli, bir sureti ve bir eseri ICAD eder.<br /><br />Aramak olmadan, BULMAK;<br />bulmak olmadan, OLMAK<br />söz konusu olamaz.<br /><br />Demek ki ARAMAK  ile işe başlamadan<br />Vardır.. Yoktur..<br />Gerçektir.. Değildir..<br />Dogrudur.. Yanliştir<br />Demenin bir ilmi  kiymeti ve bilimsel bir  değeri bulunmuyor.<br /><br />Bizim sayarak.. siralayarak.. ölçerek.. tartarak  az veya çok ya da buyuk ve kucuk deme bu ikisi arasindaki  denk ya orta diyebilme BECERIMIZ bulunuyor.<br /><br />Birde düsunup konusurken  VAR sayma ve yok SANMA <br />tanilarimiz ve tanimlarizin kanilari ve kanitlari ortaya koyma YETENEĞIMIZ bulunuyor. <br /><br />Bu ikisinden başka bu ilk iki beceri ve yetenegimizin ortaya koyduklarina HİÇ yok ya da HEP var.. diyerek HİÇLEME ve HEPLEME yetkimiz bulunuyor ki;<br /><br />Ilkine BILGİ<br />Ikincisine DÜŞUNCE <br />Uçuncusune INANÇ <br /><br />diyoruz.<br /><br />Bizler bu üçünü bir birinden ayırmadan çok yönlü ve yanlı konuları ve alanları ve katmanları içeren felsefi ve dini konularda GDDY ile asla bir sonuca varamayız.<br /><br />osmanziya <br />Yöntembilim.com ]]>
   </description>
   <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 20:58:49 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3091&amp;PID=6426#6426</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Y&#246;ntembilim  : bozon&#039;lar nereden geliyor...</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3091&amp;PID=6425#6425</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> bozon&#039;lar nereden geliyor...<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 03-Eylül-2026 Saat 15:02<br /><br /><img src="uploads/20260903_150116_boz&#111;n.jpg" border="0"><br /><br />Hayatta en hakiki mürşit ilimdir<br /><br />paylaştı:<br /><br />Adını Belki Hiç Duymadınız. Ama Evrenin Bir Parçacık Ailesi Onun Adını Taşıyor.<br />1924 yılında genç Hintli fizikçi Satyendra Nath Bose, yayımlatmakta zorlandığı kısa bir makaleyi doğrudan Albert Einstein’a gönderdi.<br />Einstein makalenin önemini hemen fark etti. Çalışmayı Almancaya çevirdi ve yayımlanmasına yardımcı oldu. Ardından Bose’un fikrini atomlardan oluşan gazlara genişletti.<br />Ortaya modern fiziğin temel taşlarından biri çıktı:<br />Bose–Einstein istatistiği.<br />Bose’un yaklaşımındaki devrimci noktalardan biri, kuantum parçacıklarının klasik nesneler gibi tek tek ayırt edilebilir kabul edilmemesiydi. Aynı kuantum durumunu çok sayıda parçacık paylaşabiliyordu.<br />Bugün tam sayı spine sahip ve bu istatistiğe uyan parçacıklara onun onuruna “bozon” diyoruz.<br />Fotonlar bozondur. Gluonlar bozondur. W ve Z parçacıkları bozondur. Ve 2012’de CERN’de keşfedilen ünlü Higgs bozonu da bu ailenin bir üyesidir.<br />Bose’un çalışması kuantum istatistiğinin gelişiminde belirleyici oldu. Einstein’ın devam ettirdiği teori ise daha sonra Bose–Einstein yoğunlaşması olarak bilinen olağanüstü bir madde durumunun öngörülmesine yol açtı. Bu olgu laboratuvarda ancak 1995 yılında gerçekleştirilebildi.<br />Ve hikâyenin en çarpıcı taraflarından biri:<br />Satyendra Nath Bose hiçbir zaman Nobel Ödülü almadı.<br />Ama fizik onun adını çok daha kalıcı bir yere yazdı.<br />Bugün evrenin temel parçacıklarını anlatırken kullandığımız iki büyük sınıftan birinin adı hâlâ onun soyadından geliyor:<br />Bozonlar.<br />Kaynak: Bose (1924); Einstein (1924–1925); CERN – Bose–Einstein istatistiği ve bozonlar.<br />#Fizik #KuantumFiziği #Bose #Einstein #Bozon #Bilim<br /><br />dedim ki:<br /><br />Paylaşım için teşekkür ederim. ÇALIŞMA motivasyonu para ve güç yanında .. ünvan ve makam ve yetki önemli bir istihdaf nedenidir. Biz bu ereğe  kısaca onur deriz. Bir insanın hasılatı kadar haysiyeti bulunur  ve ürünü kadar onuru olur. Ünvan ve makam ve yetki sonucu olan ürün bazen ÖDÜL de kazandırır. <br />Sanatçıların ve bilim adamlarının ve devlet adamlarının oskar ve nobel ve Barış ödülü gibi.. servet ve şöhret yaninda,,  bu ödül bazen bi paylaşımda söylendiği gibi ürünün adı da olur. <br />Bozonlar ve leptonlar iki aile.. paylaşımda "Bugün tam sayı spine sahip ve bu istatistiğe uyan parçacıklara onun onuruna “bozon” diyoruz. Fotonlar bozondur. Gluonlar bozondur. W ve Z parçacıkları bozondur. Ve 2012’de CERN’de keşfedilen ünlü Higgs bozonu da bu ailenin bir üyesidir." deniliyor. Nath Bose'nin bunlardan biriyle adlandırılması bence bilim insanlarının verdiği..  örgütlü ödülden daha kıymetli.<br />Ancak bilim ve hukuk adamlarının ödüller yanında alacakları en güzel değerin.. bilimini hikmete ve hukukunu ahlaka götürmesi olduğun düşünüyorum. Saygılarımla 0Z0 yontembilim.com]]>
   </description>
   <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 15:02:20 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3091&amp;PID=6425#6425</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Y&#246;ntembilim  : yalan ve yanlıs..</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3090&amp;PID=6424#6424</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> yalan ve yanlıs..<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 03-Eylül-2026 Saat 11:16<br /><br />Hakk<br />Hakikat<br />Hayr<br />Hüsn<br />Bunlar yuvarlak kelimeler.. soyut sözcükler.. lâkin köşeli ve somut.. kanlı ve canlı olanları da bulunur.. bilgiler ve değerler.. görüşler ve inançlar.. duyumlar ve düşünceler.. duygular ve dilekler ve hatta varlıklar ve olaylar ile onlarla iç içeyiz.. ancak Hakk deyince BATIL.. hakikat deyince KİZB.. hayır deyince ŞERR.. hüsün deyince KUBH.. sözcüklerde aklımıza gelir. Her ne kadar başkası ile kendimiz arasında.. kendimiz ile dünya arasında bir perde olan DİL ve DÜŞ bulunsa bile bizim doğrudan nazar ve niyetimiz.. basar ve sem'imiz bulunur. Ancak bunlardan daha yakın bizim kimliğimiz, kişiliğimiz.. bireyselliğimiz.. kalitemiz.. karakterimiz.. olur ki bizi bunlarla bir YER'e götürüyorlar. NEREYE.. işte bu işi anlamaya bir başlangıç olarak sizlere şunu sunuyorum: <br /><br /><img src="uploads/20260903_111429_03092016_narnur.jpg" border="0"><br /><br /><br />Simetriyi gördünüz mü ? Şeriat ve şeriat sitemrisini.. inen nedir çıkan nedir ördünüz mü ? meşiet (seçim) ve maişet (geçim) ile mesai (çalışma) ile meşai (yürüme) uçlarını.. burada mesai ile meşai birbirine karışmasın.. burada o kadar çok karışmağa müsait sesler var ki.. ancak ilim edinmek için bu karışıklıkların derdi bir zevktir..çünkü bizi lügat karıştırmaya sevk eder.. lisanı yalnız laga lüğa ibaret bilen ehl-i nüha.. sadece aklını kullanır dilini ve sözlüğünü ve lisanı ve lugatı değil.. böylece havanda su döver.. çok az nesne bildiği halde her nesneyi bildiğini düşünür.. bu ona aklın bir oyunudur. Sözlük olmadan.. lügat olmadan.. kelime bilmeden.. terim bilmeden.. kavram tanımadan ancak ve ancak gevezelik yapılır ilim ve bilim değil. 03.09.2016<br /><br /><br />en azından on yıl önce nar ve nur ile syr ve srr dörtlüsünü saptamışım..03.09.2026 üçyol izmir 11:18<br />]]>
   </description>
   <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 11:16:10 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3090&amp;PID=6424#6424</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Y&#246;ntembilim  : yalan ve yanlıs..</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3090&amp;PID=6423#6423</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> yalan ve yanlıs..<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 03-Eylül-2026 Saat 02:27<br /><br />https://www.facebook.com/groups/1717711088504121<br /><br /><br /><br />dediler ki:<br /><br />Evren genişliyorsa nasıl anlayabiliyoruz ve neyin içine genişliyor?<br /><br />dedim ki:<br /><br />Kamunun güvenliği yani yaratılış  ve kişinin gizliliği yani evrim  karşılıklı bir denge içindedir.. ancak nasıl kavi iktidar ve sermaye.. zayıf emekçi ve muhalifi çoğu zaman ezerse ki bu krallık ve kölelik düzeninden kurtulmak mümkün değildir.. kurtulunduğu zaman da ne kral kalır ne de köle.. anarşi ve sonunda toplumun yıkımı olur.. bundan dolayı yalan kamuya ve kişiye göre ayrı bir değer alır. Bu günkü bilimiz yüz de beş madde bilgisine dayanır.. oysa yüz yirmi beş kananlık enerji ve yüzde yetmiş karanlık madde hakkında hiç bir bilgimiz bulunmuyor. Bu evren kuramında ve evrim masalında bu yüzdeleri saptamışlar.. bilmiyorum.. ben onun yalancısıyım.. fakat yalan ve gerçek hakkın daha derin  ve açıklama yapabilirim. Lafı uzatmaya gerek yok..  arife tarif yeter. 0Z0 yontembilim.com <br /><br /><br /><span style="font-size:10px"><br /><br />Düzenleyen osmanziya - 03-Eylül-2026 Saat 02:31</span>]]>
   </description>
   <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 02:27:22 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3090&amp;PID=6423#6423</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Y&#246;ntembilim  : yalan ve yanlıs..</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3090&amp;PID=6422#6422</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> yalan ve yanlıs..<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 03-Eylül-2026 Saat 00:53<br /><br />Suat tekin<br /><br />Zihin dünyası bulanık, düşünceleri dağınık ve niyetinde kötülük taşıyan insanlarla karşılaştığımızda ne yapabiliriz?<br />Hiçbirimiz böyle insanların ne varlıklı olmasını ne de bizi yönetmesini isteriz. Ancak gerçek şu ki, varlar. Hem de azımsanmayacak kadar çoklar.<br />Asıl mesele şu: Biz hangi tarafta duracağız? Böyle birine dönüşmemek için ne yapmalıyız? İnsan karakterini değiştirebilir mi? İyiliği seçmek gerçekten elimizde midir?<br />Peki ya şu soru: Niçin daha uzun yaşamak isteriz? Daha fazla kötülük yapmak için mi, yoksa daha fazla iyilik bırakmak için mi?<br />Ben uzun ve sağlıklı bir ömür istiyorum; ailemin yarım kalan mutluluklarını tamamlamak, onların ihtiyaçlarını karşılamak ve ihtiyaç sahiplerinin yanında biraz daha uzun süre durabilmek için.<br />Varlıklı olmayı da, yönetici olmayı da bunun için arzularım. Ama ne varlıklı olmak ne de yönetici olmak uğruna bir insana zarar vermeyi göze alırım. Hırsın esiri olmam. Zaten olmadım da.<br />Sonunu bildiğim bir hayatın bana ıstırap çektirmesine asla izin vermedim. Ahirete inanırsınız ya da inanmazsınız; bu sizin inanç dünyanızla ilgili. Öldükten sonra arkanızdan söylenenleri önemsemeyebilirsiniz de. Ama bazı gerçekler inançtan bağımsızdır: Öleceğinizi kesin olarak bilirsiniz. Yaşlanacağınızı da. Ve uğruna hırs yaptığınız, birbirinizi kırdığınız, belki hayatınızı tükettiğiniz hiçbir şeyi giderken yanınıza alamayacağınızı da...<br />Bunlar, hayata ve inanca nasıl baktığınızla ilgili meseleler. Eğer yaşama biçiminizin sizi mutlu ettiğine inanıyorsanız, buna söyleyecek sözümüz olmayabilir. Ama ciddiye alınması gereken çok önemli bir soru var: Kalbinizin sesini dinleyerek aldığınız kararlar ve gerçekleştirdiğiniz eylemler yalnızca size ve ailenize mi fayda sağladı, yoksa içine doğduğunuz toplumun hayatına da bir iyilik kattı mı?<br />Asıl mesele belki de budur.<br />Sizden sonraki bir hayatın varlığına inanıp inanmamak sizin elinizde. Ama sizden sonra bıraktığınız etkinin sonuçları sizin elinizde değil. Çünkü insan öldükten sonra da yaşamaya devam eder. Bir sözünde, bir iyiliğinde, bir çocuğun hayatında, bir yoksulun duasında, bir insanın hafızasında... Ya da tam tersine, yaptığı kötülüklerin utancında.<br />Hayatınız boyunca verdiğiniz kararlar, sizi insanların hafızasında iğrenç ve hatırlanmaya değmez biri hâline de getirebilir; yıllar geçse bile güzel duygularla anılan, varlığıyla dünyayı biraz daha yaşanılır kılmış harika bir insan hâline de. <br />Belki de insanın elinde olan en büyük şey şudur: Nasıl hatırlanacağını değil, nasıl yaşayacağını seçmek. Çünkü nasıl yaşarsanız, geriye çoğu zaman öyle bir iz bırakırsınız.<br />Osmanziya Osmanziyaoğlu<br /> •<br /> •<br /><br />Yazara göre<br />DEĞERLİ HOCAM YAZI, KIYMETLİ YAZINIZA KARŞILIK değil.. Reklam amacıyla yazdım.. isterseniz silebilirsiniz. <br /><br /><br />Tarih ilme göre gitmez.. ilimin bir tarihi bulunabilir.. lakin ilim ve irade ve güç birbirinden farklı sıfatlardır.. ilim dini.. irade dili.. güç dünyayı belirler. Güç ve dünya tepededir.. dil ve irade ortadadır.. ilim ve din alttadır. Malum işler alttan yukarı yavaş ilerler.. yukarıda aşağı ise hızlı..<br />Aşağıda olan ARİSTOKRASI belki ilk kuruluşunda hızlı çalıştı İskender'e 10 yılda dünya hakmiyeti sağladı.. ancak bundan sonraki 2300 yılda.. roma ve islam medeniyetinde giderek etkisi azaldı.. varisleri olan alman ve fransız ve ingiliz kültürleri ise bu gün can çekişme evresinde olduklarını üç yıla ulaşan KATLİAM ile görüyoruz.. insanlık olsa bu oluyor mu idi. bunu paralel 3000 yıllık dindarlık (yahudilik ve hristiyanlık müslümanlık bundan öneki budistlik) ve mason kapitalist ile marksist sosyalist ideolojisi.. ezber ve öğrenilmiş ve yaygınlıktan gücünü alan bir ölü bir dünya haline aldı.. bu ideolojilerin savları geçerli olsaydı üç yıllık katliam olur mu idi ? Türklük ve Kürtlük.. sağcılık ve solculuk.. sünnilik ve alevilik.. alışkanlıkları ve alışkınlıkları ile yürüyen ve ilerleyen halk ve aydın için YAPAY ZEKANIN halkın nabzına göre verdiği şerbetler.<br />Bu bilgi ağı, kafamızı konulmuş dil sepetine ve başımıza örülmüş düş çorabına göre çalışır. Bu konuşma ve düşünme aperatlarını giderek daha iyi öğrenen yapay zekanın tefekkür ve tezekkür altındaki anlama ve inanmayı gelecekte nelere çevireceğini ve evireceğini bilemeyiz. Örneğin bu yazıyı ben mi yazdım makina mı yazdı ? Bilebilir misiniz ? Yarın tanrı sözü ve insan sözü ve makina sözü öyle birbirine karışacak ki bunları ayırmakta zorluk çekeceğiz.<br />Umarım akıllı ve zeki insanlar tevrat ve zebur ve incil ve furkanı tek kitapta toplayarak TANRI SÖZLERİNİ kurtarırlar.. bizler insanları giderek doğaya yabancılaştıran ve insanı insandan uzaklaştıran TEKNOLOJİ ve İDEOLOJİ karşında doğamızı ve insanlığımızı korumaya ve kurtarmaya çalışmaliyiz. Kurucu akıl denilen mental virtualite ile Mutlak İktidar denilen vital aktualite.. sözündeki MUTLAK sözcüğünü hakiki manasında değil izafi anlamında alırsak ki bu en sakil kelime kullanımıdır.. mutlak sözcüğünü "hakiki" yerine izafi kullanıyoruz demek. Lakin bazen mecbur kalıyoruz diyebiliriz.. örneğin zaman ve mekan "mutlak" değil sabit ve değişmezdir.. mutlak ve salt olan ancak Tanrı'dır. Bununla beraber bu sabitliği mutlak olarak tanımlarsan einstein izafi yaptığı zaman mekanı ile sabit kıldığı ışık hızı ile kafamıza bir kuram ve masal oluşturmuş olursun. Şimdi bakın bakın fizikte böyle masallardan çıkamıyorsak bu tarih çalışmalarında haydi haydi öykülerin etkisinden sıyrılamayız. Öykülere herkes seviyor diye de ona bulaşmamız.. her mesajı olan bir filme aşk hikayesi yerleştirmemiz gibi SENARİST bir yaklaşım olur..<br />Dinin 600 ve dilin 1000 ve kültürün 2000 yıllk ömrü bulunur.<br />2300 yıllık Aristokratik ve demokratik kültür yerine başka bir kültüre bırakıyor.<br />Yukarıda tanımladığım teknoloji ve ideoloji Transhümanizmin yolunu açıyor.<br />Ben hadi buna gelecektekileri de katarak biz diyelim.. insanlığımızı kurtarma peşindeyim.. lakin siz bu ülkeyi ve türkülüğü ve İslamlığı kurtarmaya çalışıyorsunuz.. tarihte bunların kalktığını bile bile… Ey ehli kitab neden bile bile hakkı batılla örtmeye çalışıyorsunuz.. ve hakkı örtüyorsunuz.. ayet sanki bizlere sesleniyor. Eğer.. İslamlık bitti de lakin insanlık dahi.. biterse bir daha İslamlığa dönme şansmız olmayacak gibi görünüyor. Ya da beşeriyetin yapısından çıkan medeniyeti insanlığı inşa ediyor.. onun İslamlığa geçmesine engel olunuyor. Doğrusuna Allah Bilir.<br />Saygılarımla sağlacıkla kalınız. 0Z0 yontembilim.com<br /><br />•  Yanıtla<br />Suat Tekin<br /> •<br /> •<br /> Gönderi Sahibi<br />Osmanziya Osmanziyaoğlu Sabırla ve dikkatle okudum. Dinler tarihi, uygarlık tarihi ki bu iki tarihsel doku birçok yerde iç içe geçer ve felsefe, az da sosyoloji birbirine girmiş. Tek yazıyla hepsi hakkında yorum yapmak ciddi iştir ve hayli emek ister. Şahsen buna cesaret edemem. Ama ilgi alanım olduğunu söyleyebilirim.<br />•  Yanıtla<br />Osmanziya Osmanziyaoğlu<br /> •<br />Cahil cesur olur derler Hocam.. cehaletimize bağışlayın. Lakin biz dışardan bakmıyoruz.. içerden bakıyoruz.. çemberden değil merkezden. Nebiler ve veliler ile dahilerin ve delilerin birlikte işlerini yürütecekleri zaman şimdi gelmediyse ne zaman gelecek.. bilimde paradigmalar üst üstü değişiyor.. dinde ne zaman gelecek.. sonuçta halife-i arz olan insan.. yer yüzünden tüm türlerin yaptıkları görevi.. nev-i beşer olarak o da yapacak. Cin ve beşerden sonra üçüncü türe gerek bırakmayacak.. medeniyet insaniyeti inşaasını sürdürecek ve Transhümanizm tarihin cöplüğüne atılalcak.. YBA değil. Saygılarımla 0Z0 yontembilim.com.<br /><br /><br /><img src="uploads/20260903_010131_tasfiye.jpg" border="0"><br /><br />0.Selamun Aleykum.. bu kelami demeden başkasina konuşamazsiniz.<br /><br />1.Resmi buyutmeden okuyamazsiniz.<br /><br />2.Zaman bıçimini içerik mesajdan ayirmadan anlatimi izleyemesiniz.<br /><br />3.OKLARIN yonunu izleyerek tahayyül edip imgelemesiniz.<br /><br />4 KELIMENIN altinda ve ustundeki sözcükleri göz önunde bulundurarak tevehhüm edip irdelemelisiniz.<br /><br />5 . Anladiklarinizi eleştirerek düşunceye verim ve anlamadiklarinizi sorarak bilgi erim katarak birlikte aydinligimizi artirabiliriz.<br /><br />Gazeteye bakmayan.. dergi okunmayan ve kitaba dokumayan bir nesle okuma yazma ogrendikleri için telefon tablet ve bilgisayarla hazir düşunce ve kolay bilgi sunarak ve buna aliştirarak onlari nereye goturmek istiyorlar. ?<br /><br />Uyanik değil uytulmuş bir beyne<br /><br />Uretici degil tuketici bir zihne..<br /><br />Bağlayan degil bağlanan bir şuura<br /><br />Usule değil usulsuz bir akla<br /><br />Uslüba degil uslubsuz bir nakle<br /><br />Kısaca kaliteli.. karakterli ve kariyerli bir insana degil siradan bir bireye ve tepkisel bir kişiye ve edilgen bir insana..<br /><br />Gelin bu oyunu bozalim.<br /><br />0Z0 yontembilim.com<br /><br /><img src="uploads/20260903_010143_tasfiye00.jpg" border="0"><br /><br /><br /><img src="uploads/20260903_105140_yba_dolu25.jpg" border="0"><span style="font-size:10px"><br /><br />Düzenleyen osmanziya - 03-Eylül-2026 Saat 10:51</span>]]>
   </description>
   <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 00:53:08 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3090&amp;PID=6422#6422</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Y&#246;ntembilim  : yalan ve yanlıs..</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3090&amp;PID=6421#6421</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> yalan ve yanlıs..<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 03-Eylül-2026 Saat 00:50<br /><br /><br />https://yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3090<br /><br />Bizim pek çok yalan değil "YALIN"  durumumuz bulunur.<br />Uyuyorsak uyanık değilizdir<br />Uyanıksak uyuyor değiliz. <br />Bunun gibi <br />Doğmuşsak ölü değilizdir<br />Ölmüşsek diri değiliz. <br /><br />Keza bulutlu SÜREKLİ görüyorsak dışındayızdır.. ancak bir sis olarak içinde bulunduğumuzda gözlerimiz yeterli derecede keskin olsaydı onun damlalardan değil minik damlacıkladan SÜREKSİZ  var oluşunu fark ederiz. <br /><br />Keza hakikatın de hem bir BİÇİMİ hem de bir İÇERİĞİ bulunur. <br />Biçimi MATEMATİK ile içeriğini FKB ya da PSL ile ortaya çıkarırız. <br /><br />Ancak bunların farkında olunması KİŞİ  ve OLAY düzleminden çıkamayan avamı nas için kolay değildir. Ancak OLGU düzeyine yükselmiş zihinler bu işlerin ayırdına vararak bilim ve san'at ve hukuk etkinlikleriye topluma katkıda bulunmaya çalışırlar. <br /><br />Bununla beraber bu konuların sadece bilim ve san'at ve hukuk  adamları arasında kalmadan halka indirilmesi gerektiğin düşünüyorum ve bir örnek olarak bu çalışmayı hazırladım.<br />03.09.2026<br />Saygılarımla<br /><br />0Z0<br /><br /><img src="uploads/20260903_104953_25012022.jpg" border="0"><br /><br /><br /><br />Şecaittin Elikçi yazmış <br />Talip Tevkur paylaşmış:<br /><br /><br />19. yüzyıl efsanesine göre gerçek ve yalan bir gün buluşurlar. <br /><br />Yalan doğru söyler ve <br />" bugün hava çok güzel” der.<br />Gerçek ona bakar ve gözlerini gökyüzüne kaldırır. Gün gerçekten çok güzeldir, doğru söylemesine şaşırmıştır. Bir kuyunun önüne gelene kadar birlikte zaman geçirirler. Yalan hep doğru söylemektedir.<br /><br />Yalan;<br />"su çok güzel, birlikte banyo yapalım!" der.<br /><br />Gerçek, bir kez daha şüpheci bir şekilde suya dokunur, su gerçekten çok güzeldir. <br /><br />Ona inanıp soyunur ve yüzmeye başlarlar.<br /><br />Yalan bir anda sudan çıkar, gerçeğin kıyafetlerini giyerek kaçıp kayıplara karışır. <br />Kızgın gerçek, kuyudan çıkar yalanı bulmak ve kıyafetlerini geri almak için her yere gider. <br />Dünyada çıplak gerçeği görenler onu hor görmekte ve öfkeyle bakmaktadır. <br />Zavallı gerçek kuyuya geri döner ve sonsuza dek ortadan kaybolur.<br />O zamandan beri yalan, dünyanın her yerinde gerçek gibi giyinmiş ve içimizde yaşamaktadır. Dünya ise hiçbir şekilde çıplak gerçeği görmek istememektedir.<br /><br /><br />TABLO - JEAN LEON GEROME - Kuyudan Çıkan Gerçek (1896)<br /><br /><br /><br /><img src="uploads/20260903_005032_icerik.jpg" border="0"><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br />dedim ki:<br /><br /><br />Size yazdığım "doğru ve yanlış ile yalan ve gerçeğin" birbirinden ayrılmasına dair duyarlılık konusunda yazıma yanıt vermediniz ve bunu da ona karşılık olarak mı yazdınız bilmiyorum ama yerinde bir yanıt oldu.. "hikaye" her şey tersine çevrilebiliyor.. hatta senaryolar hangi mesajı vermek isterlerse istesinler öykünün içine bir AŞK hikayesi kondururlar. <br /><br /><img src="uploads/20260903_004817_biçimsel.jpg" border="0"><br /><br /><br />"Ademin eşi onun kaburga kemiğinden yaratılsaydı.. erkeklerin bir kaburgası eksik olurdu.. demek ki hepsi palavra." tümcesindeki anlatım görünürde mantıklı.. ancak her mantıklı anlatım gerçek değildir. <br />Bütün İNSANLAR ölümlüdür. <br />(Bütün KALEMLER masadır.) <br />SOKRATTA bir insandır. <br />(KAĞIT da bir kalemdir. ) <br />O halde Sokratta ÖLÜMLÜDÜR. <br />(O halde kağıt MASADIR.) <br /><br /><br />İki tane karşılaştırma.. <br />ilk mukayesenin içeriği gerçek.. <br />ikinci mukayasenin içeriği gerçek değildir. <br />Bu örnekten anlaşıldığı gibi  bir ANLATIMDA mantıksal ve biçimsel DOĞRULUK ile olgusal ve içeriksel GERÇEĞİ birbirinden ayırmamız gerekiyor. <br /><br />SAĞLAM  bir BİLGİ'de  hem biçimsel olarak "doğru" hem olgusal olarak "gerçek"  olması gerekiyor. <br /><br />SAĞLIKLI  bir DEĞER'de hem biçimsel olarak "güzel" hem olgusal alarak "iyi" bulunması gerekiyor.<br /><br />Diğer taraftan ilk karşılaştırmadaki "bilgi"nin  biçiminin  içeriği olan&nbsp;&nbsp;&nbsp;GERÇEK'i de  tartışabiliriz. <br />Önce "insanlar ölümlüdür" öncülünü ele alalım. Eğer insan  ahirette dirileceklerse onlara ölümlü diyebilir miyiz ? yani insan KESİN KES  ölümlü değilidir.  <br /><br />İkincisi "SOKRAT bir insandır" öncülünü ele alalım. Evet geçmişte Yunan felsefesini temelleyen ve birbirinin hocası olan Sokrat ve Platon ve Aristo üçlüsünden bahsedilir. Lakin bazı yazarlar Sokrat isminin aslında talebesi PLATON'un yazılarında  diyolag yapması için kendi uydurduğu bir kimse olduğunu söylüyorlar. Bu durumda belki  SOKRAT diye bir kimse hakkında KESİN verimiz  bulunmuyor. <br /><br />Üçüncü öncüllerden çıkan vargı ve yargı olan "O halde Sokrat ÖLÜMLÜDÜR"  tümceSİNE  gelince ilk iki  ÖNCÜL tümce kuşkulu kalıyorsa bu iki tümceye dayanan son cümle de boşlukta kalır.<br /><br />Bu durumda kesin  bir bilgi ve kuşkusuz değer edinemeyiz. Buna rağmen bizim dünya intibakımızı ve toplum içinde yaşamamızı temin eden dilin intikal ettiği bilim ve dinin intikal ettiği hukuk ile yaptığımız ticaret ve siyaset ile sosyal ve kültürel  faaliyetlerimizi sürdürebiliyoruz.<br /><br />Bu sürdürüşün ne olduğu konusunda da illüzyondan illüstrasyona.. illimünasyondan inisiyasyona.. kadar Hakk ve Hakikatı arama etkinliklerimizi de geri bırakmıyoruz. <br /><br /><br />Bununla beraber bilginin sağlamlığını ve değerin sağlıklı oluşana duyarlı olursak doğru ve gerçek olmasa da SAĞLAM BİLGİ.. iyi ve güzel olmasa da SAĞLIKLI DEĞER elde etme duyarlığın da ğeri bırakmayıp sürdürürsek hem bireysel hem toplumsal hem küresel olarak daha sağlam ve sağlıklı sonuçlara ulaşabiliriz.<br />  <br />03.09.2026 00:54 <br />rev: 03.09.2026 10:30<br /><br /><br /><br /><br />Görüldüğü gibi bir resim ve kuru bir mantık ya da renkli ve çekici bir resimle yapılan  öykülü bir ANLATIM  ile GERÇEĞİ ortay koymak mümkün değildir.<br /><br />illüzyondan kurtulmak..<br />illüstrasyonu aşmak<br />illüminasyonu ulaşmak<br />insiyasyonu sağlamak<br /> <br />Önümüzde duran duraklardır. <br /><br /><br />Bu yolda ve bu duraklarla ilerlerken günlük dilin düz yazısıyla.. resimlerle.. yapay zeka ile.. hazır bilgilerle.. ezberlenmiş düşüncelerle çok yönlü ve yanlı konulara ve alanlara ve katmanlara ilişkin  konuları aydınlatmak ve  sorunları çözümlemek kolay değil. Bu yüzden DÜŞÜNEN felsefe ve İNANAN din arasında iyi ilişkiler kuramıyoruz.  <br /><br />Bunun için felsefe ve din arasında ortak bir DİL platformu olmaya aday YBA çalışmasını ısrarla sürdürüyoruz. 03.09.2026 üçyol izmir 10:35<br /><br />osmanziya<br />yontembilim.com<br /><br /> <span style="font-size:10px"><br /><br />Düzenleyen osmanziya - 03-Eylül-2026 Saat 10:50</span>]]>
   </description>
   <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 00:50:54 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3090&amp;PID=6421#6421</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Y&#246;ntembilim  : soylem ve eylem</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3087&amp;PID=6406#6406</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> soylem ve eylem<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 30-Ağustos-2026 Saat 01:54<br /><br /><img src="uploads/20260830_014719_t=ozne.jpg" border="0"><br /><br />orman yasası<br />devlet yasası<br />ahlak yasası<br />din yasası<br /><br />Bunlar hepsi musanın asası mı ?<br />Yoksa yahudi kasası mı ?<br />Yoksa hristiyan masası mı ?<br />Yoksa müslümanın tasası mı ?<br /><br />Tabloları  incelerseniz anlarsınız.. <br />on altı tablodan sonuncusunu buraya resim olarak yapıştırdım. <br /><br />0Z0 <br />yontembilim.com  30.08.2026 üçyol izmir 01:52<br /><br /><br /><a href="uploads/20260830_015429_TABKAT.zip" target="_blank">20260830_015429_TABKAT.zip</a>]]>
   </description>
   <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 01:54:41 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3087&amp;PID=6406#6406</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Y&#246;ntembilim  : soylem ve eylem</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3087&amp;PID=6405#6405</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> soylem ve eylem<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 29-Ağustos-2026 Saat 23:51<br /><br /><br /><br /><br /><img src="uploads/20260829_235052_t=tabakat.jpg" border="0"><br /><br />Aristo'nun (mö 384-352)  ünlü beş tümelini yani  töz,cansız, bitki, hayvan, insan beş katman arasında akıl dışı uçurumlar bulunduğunu ileri süren Nikolai HARTMAN (1982-1950) 2300 yıldır neden hala aynı kuramı savunuyor.. Bunlar arasındaki akıl dışı boşluklar bilimlerle doldurulmadı mı ?<br /><br />Biz buna İmamı Nursi'nin dört katmanlı varlık tabakası ile yanıt veriyoruz. <br /><br />CEMAD<br /><br />HAYAT<br /><br />İMKAN<br /><br />ŞUUR<br /><br />İMAN<br /><br />Fakat bu katmanlar arasına İMKAN'ı yerleştirerek<br /><br />Saygılarımla<br /><br />0smanziya<br /><br />30.08.2026 02:03<span style="font-size:10px"><br /><br />Düzenleyen osmanziya - 30-Ağustos-2026 Saat 02:00</span>]]>
   </description>
   <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 23:51:04 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3087&amp;PID=6405#6405</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Y&#246;ntembilim  : soylem ve eylem</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3087&amp;PID=6404#6404</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> soylem ve eylem<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 29-Ağustos-2026 Saat 23:48<br /><br /><br />Talip TEVKUR Arkadaşım paylaştı:<br /><br />Lucy Aslında "Homo" Olabilir: Bilim İnsanları İnsanlığın Tüm Soy Ağacını Yeniden Yazmak İstiyor<br />3,2 milyon yıl önce, bugünkü Etiyopya topraklarında yürüyen küçük bir kadın vardı. Onu 1974'te bulan bilim insanları, Beatles şarkısından esinlenerek ona "Lucy" adını verdiler ve bilimsel olarak Australopithecus afarensis türüne yerleştirdiler — insan cinsi Homo'nun atası, ama ondan ayrı bir dal.<br />Elli yıldan uzun süredir, insanlık tarihini üç net kutuya ayırdık: Australopithecus, Paranthropus ve Homo. Her biri, ayrı bir dal, ayrı bir hikaye. Ama Monash Üniversitesi'nden araştırmacı Dr. Ian Towle, bu düzenin artık geçerliliğini yitirdiğini söylüyor — ve çözümü çarpıcı: Lucy'nin türü de dahil olmak üzere, son 4-5 milyon yılda yaşamış neredeyse tüm insan atalarını, tek bir devasa Homo cinsinin altında toplamak.<br />Sorunun kökü, bilim insanlarının "klad" dediği kavramda yatıyor — yani bir ortak atadan gelen, o atanın tüm soyunu kapsayan gerçek bir aile dalı. Towle'ın işaret ettiği gibi, yayımlanan hemen her filogenetik analiz, Australopithecus'un aslında böyle gerçek bir dal olmadığını gösteriyor — içindeki bazı türler, kendi grubundaki diğer türlerden çok, Homo'ya ya da Paranthropus'a daha yakın çıkıyor.<br />Sorun daha da derinleşiyor: Homo'yu tanımlamak için kullanılan klasik özellikler — büyük beyin, karmaşık alet yapımı, tam bipedallik — art arda çöküyor. 2013'te bulunan Homo naledi, küçük beyinli, tırmanmaya uygun omuzları olan, dişleri daha "ilkel" Australopithecus'lara benziyor bir tür — ama yine de Homo olarak sınıflandırılıyor. Öte yandan, uzun süre "sert besinlere özelleşmiş" sanılan Paranthropus'un, aslında çok çeşitli bir beslenme düzenine sahip olduğu ve alet kullandığı ortaya çıktı. Hatta Australopithecus garhi'nin dişleri, en iri Paranthropus türünden bile daha büyük.<br />Towle, kanıtını modern primatlarla da destekliyor: yakın akraba maymun türleri arasında (örneğin babunlar), genetik çalışmalar yaygın melezlenme olduğunu gösteriyor — bu da yakın soyların milyonlarca yıl boyunca birbirine karışmaya devam edebileceğini düşündürüyor.<br />Bu öneri, Lucy'nin "modern insan" olduğu anlamına gelmiyor — Homo burada sadece bilimsel bir isim, zeka ya da davranışın bir tanımı değil. Ama eğer kabul edilirse, ders kitaplarındaki o tanıdık "maymundan insana" merdiveni, çok daha karmaşık, dallanan, birbirine karışan bir çalıya dönüşecek.<br />&#9888;&#65039; Ölçülen veriler: Yayımlanmış filogenetik analizlerin Australopithecus'un parafiletik (gerçek bir klad olmayan) olduğunu göstermesi, Homo naledi ve Homo floresiensis'in geleneksel Homo tanımlayıcı özelliklerini büyük ölçüde karşılamaması, Australopithecus garhi'nin diş boyutu ölçümleri, modern primatlarda (babunlar) belgelenmiş tür-arası melezlenme.<br />&#9888;&#65039; Yorumlanan kısım: Bu taksonomik yeniden sınıflandırmanın kabul edilip edilmeyeceği — bu, tek bir araştırmacının önerisidir; paleoantropoloji camiasında hâlâ tartışılan, kesinleşmemiş bir öneridir. Bilimsel isimlendirme kuralları, geniş bir konsensüs gerektirir.<br />Kaynaklar:<br />• Journal: Towle, I. (2026), American Journal of Biological Anthropology 190(4), e70344, DOI: 10.1002/ajpa.70344 — "Clades, Grades, and the Genus Problem: A Case for Revising Hominin Taxonomy"<br />• Institution: Monash Biomedicine Discovery Institute, Monash Üniversitesi<br />Homo cinsi, Australopithecus, Paranthropus, Lucy, insan evrimi, taksonomi, hominin, Homo genus, human evolution, taxonomy, hominin, cladistics<br />#bilim #paleoantropoloji #hayattaEnHakikiMürşitİlimdir #ArşenKaan<br /><br />dedim ki:<br /><br /><br /><br /><br /><br /><br />Fikirler ve zikirler.. sorular ve sorunlar.. kavramlar ve konular bilgi ve değer sistemimizi etkiler.. sonuçta inançlarımızı da etkiler; Evrim bulunuyorsa Devrim de olur. Yaratılış bulunuyorsa Buyruluşta olur.. Deneyim bulunuyorsa Dayatım da olur.. Dürülüşü bulunuyorsa Dirilişte olur. Evrimi TANRI kabul edersen Yaratılış küfürdür. Yaratılışı TANRI kabul edersen Evrim küfürdür. 0Z0 yontembilim.com<br /><br />Sözün taşıdığı bilgi ve değerin sağlam ve sağlıklı olmasına duyarlık göstermek hem kendimizin hem başkalarının dili kötü ve kötüye kullanma alışkanlığını ve olasılığını engeller. Sonuçta evrim bildiğimiz kadarıyla.. özellikle dilin biçiminin ve içeriğinin gelişiminde.. özellikle uygarlığının kültürle ileriye götürülmesinde.. teraküm ve telahük ve tekamül bileşenleri ihtiva eder. Bunu dil dışında dünyaya ve dine uyguladığımızda biraz daha dikkatli olmalıyız.. diye düşünüyorum. 0Z0 yontembilim.com<br /><br />Değerli Arkadaşım Talip Tevkur dedi:<br /><br />Sizce haklı öfkenin kötü dili mi? yoksa cehaletin topluma aşılanması ve yapılan haksız zulüm yalan iftira mı? İnsana Akla ve Dil'e zarar verir, Osman Arkadaşım<br /><br />dedim ki:<br /><br />Dilin kötü ve kötüye kullanılması.. başkasını ikna etmek amaciyle kullanılan reklam ve propagandadan başlayıp kasden yalan ve yanlış bilgi ve haberlerle toplumun algısını  manüple etmeye kadar gider.<br /><br />Benim burada anlatmak istediğin başkalarının dili kötü kullanmasına maruz kalmasından ziyade insanın  kendisinin Sağlam ve sağlıklı bilgi ve değerlerinin koşullarını ve kurallarını öğrenmede gösterdiği rehavet ve gevşekliktir.<br /><br />Saygılarımla 0Z0 yontembilim.com&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />]]>
   </description>
   <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 23:48:22 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3087&amp;PID=6404#6404</guid>
  </item> 
 </channel>
</rss>