<?xml version="1.0" encoding="iso-8859-9" ?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" href="http://www.yontembilim.com/forum/RSS_xslt_style.asp" version="1.0" ?>
<rss version="2.0" xmlns:WebWizForums="http://syndication.webwizguide.info/rss_namespace/">
 <channel>
  <title>Y&#246;ntemBilim Forumu : Din</title>
  <link>http://www.yontembilim.com/forum</link>
  <description>XML içerik linki; Y&#246;ntemBilim Forumu : Din : Son 10 Gönderilenler</description>
  <copyright>Copyright (c) 2006 Web Wiz Forums - All Rights Reserved.</copyright>
  <pubDate>Thu, 22 Oct 2026 23:48:35 +0000</pubDate>
  <lastBuildDate>Mon, 19 Oct 2026 13:36:48 +0000</lastBuildDate>
  <docs>http://blogs.law.harvard.edu/tech/rss</docs>
  <generator>Web Wiz Forums 8.03</generator>
  <ttl>30</ttl>
  <WebWizForums:feedURL>www.yontembilim.com/forum/RSS_topic_feed.asp?FID=4</WebWizForums:feedURL>
  <image>
   <title>Y&#246;ntemBilim Forumu</title>
   <url>http://www.yontembilim.com/forum/forumlogo.gif</url>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum</link>
  </image>
  <item>
   <title>Din : fitrat ve hilkat</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3125&amp;PID=6545#6545</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> fitrat ve hilkat<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 19-Ekim-2026 Saat 13:36<br /><br /><img src="uploads/20261019_132531_t=ozne.jpg" border="0"><br /><br />Felsefenin ikili ayırımı bulunur..<br />NESNE ve ÖZNE.. <br /><br />nesne'nin ne olduğunu bilmez.. <br />kimse'nin kim olduğunu bilmez..<br />özne'nin özün bilmez. <br /><br />Bilmemek ayıp değildir öğrenmemek ayıp. <br />Fakat bu köklü konuları da günlük dilin düz yazısıyla halk dönük ve tribünlere yönelik olarak çözmek ve çözümlemek imkansız değilse de çok zordur.<br /><br />Bu güne kadar tarih ve edebiyat yoluyla yapılanların kültürler arasındaki DÜŞMANLIKLARI artırmaktan fazla bir işe yaramadığı da ortadadır. <br /><br />Bu bakımdan insanları DÜNYA ve AHİRET ütopyası ve distopyası ile yönlendirmek yolundan vazgeçilmesi gerekmektedir. Ekonomik ve politik çıkarlarımızın  ortak insanı değerler olan dil ve din ile emek ve özgürlük değerleri etrafında toplayarak savaştırmanın getirdiği sonuçları bu gün hepimiz yaşıyoruz. <br /><br />Angaje ve âmâde olduğumuz ve adandığımız din ve felsefe ve ideolojiyi sadece ve sadece ekonomik ÇIKARIMIZ ve politik çıkarımız  için kullandığmızı ifade etmek o kadar zor mu ? Sanmıyorum. Fakat insan kafasını gömdüğü bataklıktan çıkarması kolay değildir.. zor olan bu...<br /><br />Dediklerim gelecekte herkesin bildiği malumatı adiyeten olacak ancak bu gün için biraz uçuk biraz da kaçık görünür..<br /><br />Ancak bu gün birisinin sesi.. yarının esintisi ve öbür gün rüzgarı ve sonra fırtınası olacaktır.<br /><br />Bu ses neden senin sesin olmasın ki ?<br /><br />Sayılarımla<br /><br />Osmanziya<br /><br />19.10.2026 üçyol izmir 13:40<br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><img src="uploads/20261019_132556_t=ozne00.jpg" border="0">]]>
   </description>
   <pubDate>Mon, 19 Oct 2026 13:36:48 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3125&amp;PID=6545#6545</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Din : fitrat ve hilkat</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3125&amp;PID=6544#6544</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> fitrat ve hilkat<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 19-Ekim-2026 Saat 13:23<br /><br /><img src="uploads/20261019_132008_t=benlik.jpg" border="0"><br /><br /><br /><br />İnsanlar dini ve ideolojik ve siyasi bakmaya alışkındırlar.. ancak bilimselliği bilimciliğe.. dinselliği dinciliğe çevirmeye yatkındırlar.<br /><br /><br /><br /><img src="uploads/20261019_132152_t=kavga.jpg" border="0"><br /><br />Nesneler arası denge kurma ve kimseler arası uyum sağlama öznenin temel işidir. Denge kurarken ve eşyayı kullanırken iktisadı ve uyum sağlarken ve insanları çalıştırırken adaleti esas alır. İktisaddan israfa giderse denge bozulur.. adaletten zulme giderse uyum bozulur. Fakat aynı zamanda insan MAKİNE değildir. Biz makinelere bunu öğretebiliriz.. fakat kendimizi bunu yapamayız.. aşırı aşırı yaşarız ve abartılı davranırız..  ölçüyü bozarız ve düzeni yamulturuz.. başta dil olmak üzere her şeyi kötü ve kötüye kullanırız.. bu yüzden çatışmalar ve kavgalar ve kötülükler ortaya çıkar.. fakat kötülükler olmazsa ve çirkinlikler bulunmazsa iyilikler bilinmez ve kötülükler anlaşılmaz. Bu bakımdan yaratan insana verdiği BENLİK emanetine iki kanat takmıştır.. özdeşlik (ayniyet) ve özgürlük (hürriyet). Fakat insan bunları kendinin sanır. Ayniyetten tevehhümü ebediyetle olmayan SONSUZLUK  ve hürriyet emanetinden  bulunmayan BAŞIBOŞLUK ve serbestlik çıkarır. Bu emanetlerden başka doğuştan sınırlanmamış kuvvei şeheviye.. kuvvei gadabiye.. kuvveli akliye melekelerinden aşırı ve abartılı  fart ve gayy  ile yaşantı ve davranışında saldırı ve tecavuzler ortaya çıkar.  Zaten insanın mesaili dünyasına eklenen  helal ve haram ile teklif-i dini ve  insani mes'uliyetine eklenen emir ve nehiy ile  mükellefiyeti imani.. çift katlı yükler altında kalır. Fıtrat ve hilkatınden çıkan arzu ve talepler ile kainatın  kosmosunu kaosa..  insanın  homosunu patosa çevirir. Dünyayı cennete çevirmeye çalışırken cehenneme çevirir. Üstelik suçu da Tanrı'ya..  tabiata.. devlete.. millete.. kabilesine.. babasına atarak kendimi temize çıkarmaya çalışır. Şöyle oturup.. düşünüp.. anlayıp.. ne nereden geliyor.. kim nereye gidiyor.. madem doğduk neden ölüyoruz.. madem öleceğiz niçin doğduk.. gibi köklü anlam ve amaç arayışını girişmez.. eylediğinde adalet etmez.. zulmeder..  işin sonunu sabretmez.. şikayet eder..  sonunda bir şamar oğlanı ya da günah keçisi bulur. Bütün kötülükleri bir kişiye bağlar.. bütün iyilikleri birinin  getireceğine inanır. Sonunda hepimizin bir gerçeği bulunur.. en azından bir gerekçesi olur..  kendi gerçeğini aramak ve karşısındakinin gerekçesine saygı göstermek yerine kavgayı seçer. Bunları görünce ben artık  kendimden başka hiç kimseye inanmamak ve aynı zamanda kimseyi suçlamamak yolunu seçtim.. kendimi inşa etmeye giriştim.. kendimce insan bina etmeye koyuldum. Lakin hiç bir insani iş tek başına gerçekleştirilemiyor.. başkası gerekiyor.. başkası bulunmazsa bile başkasını inşa edersin.. bende bunu yaptım; yöntembilim yapan Osmanziya ve insanbilim yazan Mustafa BUĞUÇAM ve islambilim yazan Dinnur YAŞAR.. sanırım başkaları da kendini inşa ve benini bina etmekle meşgul ki bana ses vermiyor. Saygılarımla <br /><br />0Z0 yontembilim.com <br /><br />19.10.2026 üçyol izmir 13:15]]>
   </description>
   <pubDate>Mon, 19 Oct 2026 13:23:05 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3125&amp;PID=6544#6544</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Din : fitrat ve hilkat</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3125&amp;PID=6543#6543</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> fitrat ve hilkat<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 19-Ekim-2026 Saat 10:59<br /><br />016 FHII tablosu 2026 <br />42.haftanin hablosu<br /><br />Çalişma gunlerinde insanbilim yazildi<br /><br />Dinlenme gunlerinde<br />İslambilim yazildi<br /><br />Bu son tablo ile bu ikisi birleştirildi.<br /><br />Tabloda FITRAT üretim sorunlulugu olarak tanimlandi ve Hayy ve Hâlık isimleriyle ilişkilendirildi.. diger kareleri de siz bu şekilde tanimlayip  ilişkilendirebilirsiniz.<br /><br />Bunu yaparken tabloda anladiklarinizi eleştirebilir  anlamadiklarinizi sorabilirsiniz.<br /><br />Tabloda <br />SOL aks KIRMIZI <br />SAĞ aks MAVI  olarak gosterilmiştir.<br /><br />Kirmizi nefis ve akil..<br /> Mavi ruh ve kalb..<br />olarak gostergelendi.<br /><br />Uretim ve Tuketim<br />Sorunlu ve Sorumlu<br /><br />Egitim ve Yonetim<br />Sorumlu ve Yukumlu<br /><br />Fitrat ve Hilkat<br />İlim ve Irade<br /><br />Insan ve Islam<br />Sol ve Sağ<br /><br />Uretim ve tuketim<br />GEREKSINIM<br /><br />İlim ve Irade<br />ARAYIŞ<br /><br />Anlam ve Amaç<br />YUKSELIŞ<br /><br />Dogru ve Gerçek<br />DÜŞÜŞ<br /><br />İyilik ve Güzellik<br />BOŞ<br /><br />Oyun ve Öykü<br />KÖR<br /><br />Doğum ve Ölüm<br />SAVAŞ<br />Olum ve Düğüm<br />BARIŞ<br />X ve Y<br />Z ve N<br />SINAV ve YARIŞ<br /><br />ANLAM V ANLATIM<br />.....&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;.....<br />ARAÇ&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;V&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;AMAÇ<br /><br />Sen anlamadiğindan yakıniyorsun ben de düşünmediginden yakiniyorum oysa inanan yakarir ve yalvarir Yaratan ve Yaradan Tanrı ve Allah'a.. bu ise inanma demektir. <br /><br />Ben sana guveniyorum YBA ögrenip kullandiginda yararlanip anlayacagina sen bana bunun için bağlanip anlayabileceğine inanmiyorsun.<br /><br />Belki ne inanmadan önce anlamaya merakin bulunmuyor hatta buna alakan olmuyor. <br /><br />Konuya meraki olmayanin çözüme merami bulunmaz. Ilgisi olmayanin bilgisi.. bilgisi bulunmayanin saygisi.. saygisi olmayanin sevgisi.. sevgisi olmayanin da iştah ve iştiyak ve aşki ANLAMAYA yetmez.<br /><br />Sanirim durumu yeterince açik ve seçik açikladim.<br /><br />Saygilarimla <br /><br />Sağlicakla kal<br /><br />0Z0<br />yontembilim.com<br /><br />19.10.2026 uçyol izmir 07:51<br /><br /><img src="uploads/20261019_105712_016_fhii__19102.jpe" border="0">]]>
   </description>
   <pubDate>Mon, 19 Oct 2026 10:59:02 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3125&amp;PID=6543#6543</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Din : tarikat ve hakikat</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3117&amp;PID=6518#6518</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> tarikat ve hakikat<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 11-Ekim-2026 Saat 19:22<br /><br />İnsân (Dehr) Suresi 4 ve 5. ayetleri ve Türkçe meali şöyledir:<br /><br />• 4. Ayet: "Ama biz inkârcılar için zincirler, halkalar ve alevli bir ateş hazırlamışızdır." (İnnâ a’tednâ lil-kâfirîne selâsile ve ağlâlen ve seîrâ)<br /><br />• 5. Ayet: "İyiler ise içindekine güzel koku katılmış bir kadehten içecekler." (İnnel-ebrâra yesrabûne min kâsin kâne misticûhâ kâfûrâ)<br /><br />Tarikat <br />kefere ve fecereden.. <br />şakilerden ve saidlerden.. <br />iki gurubdan <br />ayrı<br />bir EBRAR.. bir BİRR.. ayırıyor.<br /><br />Acaba bu Vakia suresinde ki ashabi şimal ve ashabı yeminden ayrı bir SABIKUN gibi farklı bir küme mi ?<br /><br /> ]]>
   </description>
   <pubDate>Sun, 11 Oct 2026 19:22:15 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3117&amp;PID=6518#6518</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Din : tarikat ve hakikat</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3117&amp;PID=6517#6517</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> tarikat ve hakikat<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 10-Ekim-2026 Saat 21:32<br /><br />Tarikat ve hakikat <br /><br /><br />DEDİLER Kİ:<br /><br />Ebrar ve Mukarrablar<br />İmam-ı Rabbânî (ks), Delhi’deki Muhammed Baki Billah (ks) hazretlerinin Serhind halifesi olarak takip etmekle vazifelendirildiği (kendi tabiriyle) ihvan hakkında bilgi vermekteydi. Bir mektubuna “Burada bulunan dostlarımızın her biri, belli makamlarda tutulup kaldılar.” diyerek başlamış ve üstazının onlara teveccüh etmesini talep etmiştir. Aynı mektupta, “İhvandan bazıları, mukarrablar yoluyla bir münasebet kuramadılar hatta ebrar yoluna daha uygun haldeler. Onlara ebrar yolunu emretsek iyi olacak.” cümlesini kaydetmişti. Bu vesileyle bugün mutasavvıflar arasında sıkça gündeme gelen “ebrar” ve “mukarrablar” meselesi İmam-ı Rabbanî bakış açısından tahlil edilecektir.<br />  Ebrar kelimesi, “itaatkâr, sadakatli, vefakâr ve iyiliksever olmak” manasındaki “birr” kökünden gelen cemi/çoğul bir kelimedir. Onun müfredi/tekili olan “berr” kelimesi, “büyük günah işleyen” manasındaki fâcir kelimesinin zıddı bir mana ifade eder. Fâcir ise “insanı din ve ahlâka ters işler yapmaya götüren duygu” olarak tarif edilen fücur kökünden gelmektedir. (Tehânevî, Keşşâf, “fücur” mad). Dolayısıyla “facir”in zıttı olan “ebrar” da din ve ahlaka uymayan şeylerle ilgisi olmayan iyi ve düzgün kişilerdir. <br />“Berr” ve “fâcir” kavramları iman-amel münasebetine bağlı olarak büyük günah sahiplerine ait hükümlerde mevzu edilir. En kısa akait metinlerini okuyanların bile hatırlayacağı gibi ilk derslerde “berr veya fâcir, her müminin arkasında namaz kılınır. Veya “ber ve facirin cenaze namazı kılınır” hükmü mutlaka öğretilir. <br />İmam-ı Rabbânî (ks) tasavvufu vuslata giden yolu kolaylaştıran bir yardımcı olması bakımından mühim görür ve tasavvufa girmeyenlerin de kısmî ihlası temin edip muhlislere katılabileceğini kabul eder. Ona göre “ebrar”, seyr-i sülükün ilk merhalesini tamamladığı halde henüz “mutlak fena”, “beka” ve “muhabbet-i zatiye”ye sahip olamayan surî iman sahipleridir. Onlar bazen heva ve hevesin peşine düşüp bazı günahlara bulaşabilir ve doğrudan ilahi lütufla veya tövbe ve şefaatle affedilmediği takdirde günahlarının cezasından sonra cennete girerler. İmam-ı Rabbanî (ks) mutlak fenadan sonra bekaya ve muhabbet-i zatiyeye nail olup nefsini mutmainne makamına yerleştiren hakiki iman sahiplerini de “mukarrablar” olarak görür. <br />Yakınlık manasına gelen “kurb” kökünden yapılmış “mukarrab” kelimesi, bazı ayetlerde de zikredildiği gibi (Vakıa 56/10-12) Allah katında en yüksek dereceye getirilmiş olanların ortak ismidir. İmam-ı Rabbânî’ye (ks) göre hakiki iman sahibi olan mukarrablar, nefsin tasallutundan tamamen kurtulduğu için “muhlaslar”a karışarak ilahî rızaya eren ve cennete davet edilen değerli insanlardır. (Mektûbât, I, 34-35, mektub. 26)<br />Ebrar mertebesinde ilahi isim ve sıfatların tecellisiyle kısmî bir aydınlanma oluşur ve alacakaranlıkta bir şeyler görülür gibi bir şuur gelişir. Ancak güneşin doğmasına benzetilen muhabbet-i zati ile oluşan mukarrablar mertebesinde her şey net olarak görülür. Seyr-i sülükün belli safhalarında dünya varlığının değersiz olduğu anlaşılmaya başlar. Mutlak fena mertebesinde onlarda görülen güzelliğin Allah Teâlâ’dan geldiği net olarak bilinir. (Mektûbât, 3/79) Hiç birisini en büyük veli ile bile kıyaslamadığımız ve her birini mukarrablardan bildiğimiz sahabeden Ammar bin Yâsir (ra) hazretleri, bir savaşa iştirak etmek için geldiği Fırat Nehri’nin kıyısında yürürken Allah Teâlâ’nın zatına olan muhabbetini şöyle dile getirmişti:<br />Allâh’ım, kendimi şu dağdan atarak aşağıya yuvarlandığımda benden daha çok razı olacağını bilsem atarım. Büyük bir ateşe atladığımda Sen’in benden daha çok razı olacağını bilsem derhal yaparım. Allah’ım! Ben sırf Sen’in rızan için savaşıyorum, beni zarara uğratmamanı diliyor ve sadece Sen’i istiyorum. (İbn-i Sa’d, III, 258)<br />İnsan, asıl olarak ya Hak Teâlâ’yı ya da O’na düşman olan nefsi sever. Nefsini (kendini) sevdiğinde onun isteklerini temin ederken yorulduğunu, üşüdüğünü, acıktığını bile hissetmediği gibi Rabbinin emirlerini de unutur.(Mektûbât, 1/24; 1/30) Bu yüzden mutasavvıflar, Allah’la kul arasındaki perdenin dünya değil, nefs olduğunu söyler ve fena makamında nefse muhabbet bitince insanın nefsin istediği dünyevi varlıklardan da soğuduğuna inanırlar. Onlara göre bunu başarabilenler, ilahi fiil ve sıfatlara bağlanarak “ebrar” sınıfına katılır (Mektûbât, 1/26) ve ibadetlere dikkat ederek ilahi lütuf ve tecellilere ulaşmaya çalışırlar. (Mektûbât, 1/286; 3/120) Ancak o makamda insan, nefsin isteklerinden tamamen kopamadığı için sıkıntıdan korunmak veya nimete ulaşmaya çalışırken bazen ihlası kaçırıp küçük şirk denilen günahlara bulaşabilirler. (Mektûbât, 1/35) Aslında Hak Teâlâ’dan nimet talep etmek ve sıkıntıdan O’na sığınmak da hasenat olmakla birlikte O’nun rızası, hiçbir kazançla mukayese kabul etmeyecek derecede büyüktür. Bu yüzden İmam-ı Rabbanî (ks) şu ikazda bulunur: <br />Yol uzun, hedef en yüksekte ve himmetler oldukça noksandır. Ortadaki menziller, suya benzeyen serap gibidir. Onları nihayet sanmaktan, maksat olmayanı maksat olarak görmekten ve hakiki hedefe ilerlerken duraklamaktan Allah Sübhânehû’ya sığınırız. Akıllı insanın himmeti yüce olmalı, her ele geçenle kanaat etmemeli ve matlubu ötelerin ötesinde aramalıdır. (Mektûbât, 1/127)<br /> İmam-ı Rabbanî (ks) üst hedefin yanında diğer kazanımları, “Ebrarın hasenatı, mukarrabların seyyiatıdır” cümlesiyle ortaya koyar. (Mektûbât, 1/24) Bir önceki yazımızda da ifade etmeye çalıştığımız muhabbet-i zatiyenin vesile olduğu daimi ihlası, hakiki imanı ve nefs-i mutmainne makamını hedef gösterir. Evrâd-ı ezkâra devam ederek şirk alametleri olan günahlardan temizlenip mukarrablara karışmayı tavsiye eder. Ona göre o makamdan sonra yapılanlar mukarrabların ameli olan teffekkür yerine geçer ve katsayısı büyür. (Mektûbât, 1/34) i İbadetlerin her biri Hz. Resül-ü Ekrem’in (sav) “Bir saatlik tefekkür, bir yıllık veya yetmiş yıllık ibadetten hayırlıdır” (İbni Ebi Şeybe, Musannef, no. 352; Beyhaki Şuabu’l-İman, no. 118) ölçüne göre değerlenir. (Mektûbât, 1/34) Ebrarla mukarrabların kazancı, tarladaki çiftçiyle saray erkânının ücretine de benzetilir ancak bazen vezirin yaptığı işle çiftçinin işini karşılaştırmak suç bile olabilir. Çiftçi gün boyu oldukça yorucu işlerde çalışıp birkaç lira kazanırken vezir, bir saatlik huzur hizmeti karşılığında binleri hak eder ama yine de onu değil, sultana yakın olmayı tercih eder. (Mektûbât, 1/127)<br />İmam-ı Rabbânî ebrarın güzel fiillerinin mukarrablara göre seyyie (suç) kabul edilmesini anlatmak üzere Allah Teâlâ’ya ibadetten sonra ana-babaya iyi davranmanın ve onlara müteşekkir olmanın emredildiği ayetleri zikreder.(Ahkaf, 15. Lokman, 14) Ona göre benzeri vazifeler, Allah Teâlâ’nın rızasının yanında ancak fuzuli seviyesinde kalır. Çünkü Allah’a ibadetten sonra ilk farz olan ana-babaya iyilik bile O emrettiği için değer bulmuştur. Bu yüzden onlara gösterilen hürmet ve tazimin sadece ana-baba oldukları için değil, Hak Teâlâ istediği için O’nu razı etmek üzere yapıldığına inanıyor ve “Allah’a isyan sayılan bir şeyde kula itaat edilmez” düsturuna sarılıyoruz. (Buhârî, “A&#7717;kâm”, 4; “Cihâd”, 8; Müslim, “İmâre”, 39) Kişinin kimliği fark etmeksizin şeriata uymamayı, zındıklık ve ilhad alameti olarak görüyor ve İmam-ı Rabbanî’nin (ks), “Şeriata ters düşen her tarikat reddedilir. Şeriatin reddettiği her hakikat zındıklıktır. Hakikati şeraitte istikametten ayrılmadan aramak mükemmel insanların işidir.” cümlesini akılda tutuyoruz. (Mektûbât, 1/287)<br />Neredeyse bütün hadis kaynaklarında yer alan bir rivayette Hz. Resül-ü Ekrem (sav) Allah katındaki en mühim ibadetleri sayarken ilk olarak “vaktinde kılınan namazı ve ikinci olarak ebeveyne iyiliği (birrü’l-vâlideyn) saymıştır. (Buhârî, “Edeb”, 1; Müslim, “Îmân”, 137). Onlar, Allah Teâlâ’yı razı etme niyetiyle yapıldığı nispette değeri artmakta asıl hedefe yaklaştıkça her birinin katsayısı büyümektedir. Ana babalar sadece evladın dünyaya gelmesine sebep olduğu için sevilip hürmet edilseydi Hz. Ebu Ubeyde bin Cerrah (ra), Allah Teâlâ’ya ve Resulü’ne (sav) düşman olan babasını öldürdüğü için övülmez, yerilirdi. Olay Kuran-ı Kerim’de şöyle zikredilmektedir: “Allah’a ve âhiret gününe iman eden bir topluluğun, Allah’a ve peygamberine düşmanlık edenlere -babaları, oğulları, kardeşleri yahut diğer akrabaları da olsa- sevgiyle bağlandıklarını göremezsin.” (Mücadele, 58/22.)<br />İmam-ı Rabbanî (ks) hazretlerinin çeşitli vesilelerle tekrar ettiği “Himmeti yüce olmak ve bu yolun ceviz meviziyle ile yetinmemek gerekir. Allah Sübhânehû himmeti yüce olanları sever.” (1/117; 1/274) cümlesini düstur kabul ediyor ve Rabbimizin hepimizden razı olup bizleri muhlaslar ve mukarrablar listesine aldırmasını diliyoruz.<br />Mustafa ÖZGEN<br />10.10.2026<br /><br />Dediler dedimki:<br /><br />Beyyine suresinde hayrı beriyye ve şerri beriyyeden bahsedilir. Kefere ve Fecere ise iki zıt yaklaşımdır. Sağ kefere KAPATAR.. sol fecere AÇAR.. Kâfir ve Fâcir iki zıt uç.. fenni bilmiyen sağcılar ile dini bilmeyen solcular gibi. Fıtratın yani boruların.. sinirlerin.. damarların.. bağırsakların şerre gitme yani kötülük ise.. tellerin.. iplerin kabloların hayra gitmesi yani iyilik.. insanların mertebelerini ise ayet belirler: nisa süresi 68 ve 69  yani Allaha ve Rasuline uyan sırat müstakimde gidin ni'metine kavuşanlar: Nebiler ve sıddıklar ve şehidler ve salihîn ve muhsinler. Mezhebler ve meslekler.. tarikatlar ve meşrebler.. elbette kendi yolları ve gidişleri  konusunda düşünecek ve konuşacak ve yaşayacaktır.<br /><br /><br />İnsanlar bu fani dünyanın etkisinden kurtulup baki olan ahiret yöneldiklerinde.. ya KUTSAL kitabı kendileri okuyarak yolculuğunu ve yol haritasını kendi çizer. Ya da başkasının aydınlanmasından yararlanır. Bazıları kendisini aydınlatan kimseye bağlanır (inisinasyon) ki biz ve ortak onun bir dediğini iki etmez hale gelir.<br /><br />Daha geniş anlatım ise Bakara 177 de BİRR tanımıdır. Ayetin sonunda Ahidlerine vefa gösterenler ve zorlukta ve darlıkta ve sıkında sabredenler. İşte bunlar MUTTAKİLERDİR. Zaten Kur'an başında yani BAKARANIN ilk sayfasında muttakileri tanımıyla başlar: Onlar gayba inanırlar ve namaz kılarlar ve zekat verirler ve senden önce inenlere ve ahirete de inanırlar. İşte onlar RABBLERİNCE yönlendirilir ve kurtuluşa ererler.. Lütfen bahsettiğim ayetleri bir de kendiniz okuyun ve düşünün ve karar verin. <br /><br />Kendin arayıp bulmadıktan sonra başkalarının öyküsü ve oyunu bitmez.. ancak önemli olan kendi iyi oyumuz içine iyi bir öykü yerleştirebilmektir. Çok şükür imanımız bulunuyor.. namazımız da bulunuyor.. namazımız içinde Kur'an'ımızda oluyor. Öyle ise sorun yok. Sorun olduğunda onu bilgilerimiz çerçevesinde çözeriz.. konuları aydınlatırız. çözüm ve çare isabetli ise ne âlâ.. değilse işime Allah rızası ile baktığımız için yine sevabını  alırız. İsabet etmişsek iki sevab alırız. Sıkıntı kalmaz.<br /><br />0Z0<br />Yontembilim.com<br />10.10.2026 21:33<br /><br />]]>
   </description>
   <pubDate>Sat, 10 Oct 2026 21:32:47 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3117&amp;PID=6517#6517</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Din : RNK ve RNT</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3111&amp;PID=6513#6513</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> RNK ve RNT<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 08-Ekim-2026 Saat 16:28<br /><br /><br /><img src="uploads/20261008_162858_t=yol.jpg" border="0"><br /><br /><br /><br /><br />https://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3111<br />RNK ve RNT<br /><br />Riselei Nur ve RN talebeleri için  4-6 ekim arası İstanbulda Düzenlenen 13. BEDİUZZAMAN sempozyumu için hazırladığım kırk sayfalık metnin ilkinin revizyonunu yaparak yukardaki linkte yayımlamıştım. Dünden bu güne web sayfamda 6000 tıklama almış görünüyor. Bu metin hem face sayfamda  hem de vatsap guruplarımda neşr edilmesine rağmen yazılarımın uçuk ve kaçık karakterinin  genel akıbetine uğradı.. vatsaptan değerli  bir eleştiri geldi.. yanıtı verdim.. sizin uçuk ve kaçık dediğiniz bu YENİLİK’in eleştirisi&nbsp;&nbsp;&nbsp;bana ve başkalarını  için özgün ve yol gösterici olabilir. Zaten bunun için paylaşım yapılır. <br />Ben sizden İNSAN olmanızı istemiyorum..  keza İSLAM olmanızı da istemiyorum.. çünkü kendimin ikisini de gerçekleştirdiğini.. insanı sağladığımı ve islamı sağlıklı yaşadığımı düşünmüyorum. Çünkü insanı kurmak  kolay değil ve islamı kılmak zordur.  Ancak öğrenmek ve böylece  deneme ve yanılmaya girişip insanlığımızı  değiştirmeye ve İslamlığımızı  düzeltmeye başlamak utanmanın alameti ve umutlanmanın belirtisidir.  Bunun da yolu dini konuları hafife almamak ve hayatı ciddiye almaktır. Öğrenme konusunda insanın beşinci olmak.. şu müddetli HAYAT imkanında  ve miadlı ŞUUR  fırsatında&nbsp;&nbsp;&nbsp;ilim şansını&nbsp;&nbsp;&nbsp;ve irfan  ni’metini kaçırmaktır.<br /><br />Bu bakımdan web sayfam ziyaret ederek verdiğim linki okuyup eleştiri ve sorularını esirgemezseniz sevinirim.<br />0Z0<br />Yontembilim.com  <br />08.10.2026 konak izmir 16:25 <br /> <br /><br /><br /><br /><img src="uploads/20261008_162923_t=yol00.jpg" border="0"><span style="font-size:10px"><br /><br />Düzenleyen osmanziya - 08-Ekim-2026 Saat 16:29</span>]]>
   </description>
   <pubDate>Thu, 08 Oct 2026 16:28:34 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3111&amp;PID=6513#6513</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Din : RNK ve RNT</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3111&amp;PID=6509#6509</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> RNK ve RNT<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 07-Ekim-2026 Saat 00:38<br /><br />ORTAK DİL VE ORTAK DİN<br /><br /><br />Akıl ortak  İSE  müştürek dil ve dini oluşturur.. <br />bu teori ve pratik dahi bilimi ve hukuku inşa eder..<br /><br />Ancak bu us'un uz ile birleşik bir hali olan GÖNÜL.. öteye bakan.. inceliğe inen.. mündemiç ve içkin ve özel GÜZELLİĞİN göze göründüğü zarif bir aynadır.. amma hem zarf hem de mazruf olan bir mir'at.. Bu gönül tebareke de yani mülk suresinde<br /><br /> "Hüvellezi enşee küm ve ceale essem'e ve el-ebsare ve el-efide kalilen ma teşkürun" <br /><br />ayeti ile ifade edilen FUAD.. <br /><br /><br />faide.. fayda.. fiat.. <br />yani yararı gösteren bir kadr yeteneği.. <br /><br /><br />Şuur akılla fark eder nesnelerin varlığını fakat bu fuad ile kadr eden nesnelerin ve kimselerin yokluğunu ve bu yüzden değer bilir.. kayd eder ve kıymet verir. <br /><br />Bu yüzden iki gönül birbirinden haber olur sadece.. <br /><br />Per gözün güzeli nasıl ayrı ise.. her gönülün güzelliği fark ve kadr etmesi nasıl farklı ise.. uzlaşma ve vicdan ile KALB.. oylama ve mizan ile AKIL bizim pratik ve teorik iki halimizdir.<br /><br />Akıl dediğimiz BÖLEN  akıl ile işi seçeneklere ayırdıktan sonra kalb dediğimiz SEÇEN  akıl ile bunlardan birini seçeriz.. işte bu ortak akıl değil ayrık akıldır.. bu yüzden tutulan renkler ve beğenilen zevkler ayrıdır.<br /><br />OSMANZİYA<br /><br /><br />06.10.20219 YEDİ SENE ÖNCEKİ YAZI..<br />Amma bu bu tablo RNK-RNT vesilesi ile paylaşımını yaptığım yazı vesilesiyle on beş TABLO'dan sonra oluşmuş  HABLO'dur.07.10.2026 01:16 <br /><br /><img src="uploads/20261007_011033_t=mesk.jpg" border="0"><br /><br /><br />Bazıları ÖLÜM’den hiç söz etmiyor.. bazıları ise durmadan ÖLÜM’den söz ediyor. <br />Fakat bu ikisinin arasında ortak olan bir de OLUM bulunuyor. <br />Hem  olumdan önce ölüm olması.. ölümden sonra olum olacağını remz ediyor<br />Doğumun olumu ile ölümün Düğümünü nazara alırsak olum ve ölüm arasında atılan tohumu buluruz DÜĞÜN  gününde.. o sensin..  <br />Sonuçta öğrendik ki;<br />İNSAN olmadan islam olunmaz.<br />İnsan İSLAM olmadan kurtulmaz. <br />Bunun için bizde bu ikisini TEVHİD etmeye çalışıyoruz. <br />&#091; X 0 Z 0 Y &#093;<br /><br /><span style="font-size:10px"><br /><br />Düzenleyen osmanziya - 07-Ekim-2026 Saat 02:26</span>]]>
   </description>
   <pubDate>Wed, 07 Oct 2026 00:38:16 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3111&amp;PID=6509#6509</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Din : RNK ve RNT</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3111&amp;PID=6508#6508</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> RNK ve RNT<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 05-Ekim-2026 Saat 12:57<br /><br /><img src="uploads/20261005_125722_014_EYE_s&#111;n.jpg" border="0"><br /><br /><br />Risalei Nur Kulliyati hususuda ve Risalei Nur Talebeleri hakkinda ve sonuçta ve dolayisiyla Dini Mubini Islamiyet ve Muslumanlara dair bu ELEŞTIRIMIN eleştirisinin yapilmasi insani CIDDI bir konuda düşunmesi ve konuşmasi demek olur ki bu iş kolay degildir. <br /><br />Nitekim benim bunu yapmam 74 yilıma  mal oldu desemde siz onu 75 × 3 = 375 yil görun çunku ömrümun ve gunumun tamamini parayla.. kadinla.. makamla harcamadan.. Rabbimin verdigi imkanla.. firsatla.. ömurle ve süreyle<br /><br />YBA ile..<br /> insanbilimle..<br /> islambilimle <br /><br />ugraştim.<br /><br /><br />Nitekim aşagidaki tabloda 76 temel kavramla  INSANI inşa edip ISLAMI bina edecek malzeme hazirladim.<br /><br />Bu 40.ci  hafta içinde derece derece artirarak 8 ila 10 tablo ile oluşan bu son HABLO siber uzaya yuklenerek gelecegin bir geçmisine emanet edilmiştir.<br /><br />Siz kim olursaniz olun.. genç ya da yaşli.. okumuş ya da okumamiş.. YBA yansimasi ve ansimasi  olan analitik duzlemi  oğrenebilir ve zaten zihninizde bulunan bu YNA yani demek.. öyle ise.. o halde.. SO.. lâ ve illâ aynasini kullanabilir ve yüzlerce hablolardan yarar ve hatta çikar sağlayabilirsiniz.<br /><br />Ancak bunun için çağimizin getirdigi abartili bilgi sağanagindan ve aşiri sevgi selinden ve dunya savaşlari firtinasindan ilginizi ve aşkinizi ve ışkinizi koruyabilir ve alaka ve merak ve iştahinizi diri ve canli tutabiliirseniz. Inşallah buna da cesaret edebilirseniz.<br /><br />Aksi halde bu dine ve risaleye dair  40 sayfalik GDDY ve 76 kelimelik bu hablo sizin için anlaşilmaz bir anlatımin anlami olarak kalacaktir.<br /><br />İşte bu  ANLAMA eyleminiz sizi.. ilim için ta Siirte gitmis  Erzurumlu Ibrahim Hakkinin<br /><br /> "Anlarasam<br /> uzagim yakinimdir.. anlamazsam <br />yakinim <br />uzagimdir." <br />sözunu dogrulatacaktir.<br /><br />Bu bakimda bu yazi ve hablodan anlaşilan konu ve kavramlarin  ELEŞTIRISI ve anlaşilmayan kelime ve cumlerin SORUSU  ile beni onurlandirisaniz sevinirim.<br /><br /> Saygilarimla.<br /><br />0Z0 yontembilim.com<br />05.10.2026 uçyol 09:53]]>
   </description>
   <pubDate>Mon, 05 Oct 2026 12:57:30 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3111&amp;PID=6508#6508</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Din : RNK ve RNT</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3111&amp;PID=6507#6507</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> RNK ve RNT<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 05-Ekim-2026 Saat 12:56<br /><br /><br /><br /><img src="uploads/20261005_125605_014_EYE_s&#111;n.jpg" border="0"><br /><br /><br /><br />Risalei Nur Kulliyati hususuda ve Risalei Nur Talebeleri hakkinda ve sonuçta ve dolayisiyla Dini Mubini Islamiyet ve Muslumanlara dair bu ELEŞTIRIMIN eleştirisinin yapilmasi insani CIDDI bir konuda düşunmesi ve konuşmasi demek olur ki bu iş kolay degildir. <br /><br />Nitekim benim bunu yapmam 74 yilıma  mal oldu desemde siz onu 75 × 3 = 375 yil görun çunku ömrümun ve gunumun tamamini parayla.. kadinla.. makamla harcamadan.. Rabbimin verdigi imkanla.. firsatla.. ömurle ve süreyle<br /><br />YBA ile..<br /> insanbilimle..<br /> islambilimle <br /><br />ugraştim.<br /><br /><br />Nitekim aşagidaki tabloda 76 temel kavramla  INSANI inşa edip ISLAMI bina edecek malzeme hazirladim.<br /><br />Bu 40.ci  hafta içinde derece derece artirarak 8 ila 10 tablo ile oluşan bu son HABLO siber uzaya yuklenerek gelecegin bir geçmisine emanet edilmiştir.<br /><br />Siz kim olursaniz olun.. genç ya da yaşli.. okumuş ya da okumamiş.. YBA yansimasi ve ansimasi  olan analitik duzlemi  oğrenebilir ve zaten zihninizde bulunan bu YNA yani demek.. öyle ise.. o halde.. SO.. lâ ve illâ aynasini kullanabilir ve yüzlerce hablolardan yarar ve hatta çikar sağlayabilirsiniz.<br /><br />Ancak bunun için çağimizin getirdigi abartili bilgi sağanagindan ve aşiri sevgi selinden ve dunya savaşlari firtinasindan ilginizi ve aşkinizi ve ışkinizi koruyabilir ve alaka ve merak ve iştahinizi diri ve canli tutabiliirseniz. Inşallah buna da cesaret edebilirseniz.<br /><br />Aksi halde bu dine ve risaleye dair  40 sayfalik GDDY ve 76 kelimelik bu hablo sizin için anlaşilmaz bir anlatımin anlami olarak kalacaktir.<br /><br />İşte bu  ANLAMA eyleminiz sizi.. ilim için ta Siirte gitmis  Erzurumlu Ibrahim Hakkinin<br /><br /> "Anlarasam<br /> uzagim yakinimdir.. anlamazsam <br />yakinim <br />uzagimdir." <br />sözunu dogrulatacaktir.<br /><br />Bu bakimda bu yazi ve hablodan anlaşilan konu ve kavramlarin  ELEŞTIRISI ve anlaşilmayan kelime ve cumlerin SORUSU  ile beni onurlandirisaniz sevinirim.<br /><br /> Saygilarimla.<br /><br />0Z0 yontembilim.com<br />05.10.2026 uçyol 09:53]]>
   </description>
   <pubDate>Mon, 05 Oct 2026 12:56:32 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3111&amp;PID=6507#6507</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Din : uclu gereksinim</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3112&amp;PID=6502#6502</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> uclu gereksinim<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 04-Ekim-2026 Saat 01:19<br /><br />Hayatta En Hakiki Mürşit İlimdir'in Gönderisi<br /><br /><br />04 KEZ KATLARSAN, BİR KÂĞIT TEORİK OLARAK GÖZLEMLENEBİLİR EVRENDEN DAHA BÜYÜK OLUR<br /><br />Normal bir kâğıt yaklaşık 0,1 milimetre kalınlığındadır.<br /><br />Neredeyse hiçbir şey gibi görünür.<br /><br />Ama kâğıdı her katladığınızda, kalınlığı teorik olarak iki katına çıkar.<br /><br />İşte üstel büyümenin şaşırtıcı gücü burada başlar.<br /><br />10 katlamadan sonra:<br /><br />yaklaşık 10 santimetre<br /><br />20 katlamadan sonra:<br /><br />100 metreden fazla<br /><br />30 katlamadan sonra:<br /><br />100 kilometreden fazla<br /><br />Ve yaklaşık 42 katlamadan sonra, teorik kalınlık yaklaşık 440.000 kilometreye ulaşır.<br /><br />Karşılaştırma için:<br /><br />Dünya ile Ay arasındaki ortalama mesafe yaklaşık 384.400 kilometredir.<br /><br />Yani matematiksel olarak 42 katlamadan sonra kâğıdın kalınlığı, Dünya ile Ay arasındaki mesafeyi aşmış olurdu.<br /><br />Ama asıl çarpıcı kısım bundan sonra geliyor.<br /><br />Aynı matematiksel hesaplamayı sürdürürsek, 104 katlamadan sonra kâğıdın teorik kalınlığı yaklaşık:<br /><br />214 milyar ışık yılı<br /><br />olurdu.<br /><br />Gözlemlenebilir evrenin çapı ise yaklaşık 93 milyar ışık yılıdır.<br /><br />Yani 104 teorik katlamadan sonra ortaya çıkan kalınlık, gözlemlenebilir evrenin çapının iki katından bile fazla olurdu.<br /><br />Elbette gerçek hayatta bir kâğıdı 104 kez katlamak mümkün değildir.<br /><br />Her katlamada gereken kâğıt alanı, kuvvet ve malzemenin sertliği hızla büyük bir probleme dönüşür.<br /><br />Ama bu örneğin asıl amacı kâğıt değildir.<br /><br />Asıl mesele üstel büyümedir.<br /><br />Başlangıçta çok yavaş görünür.<br /><br />İlk birkaç adımda etkileyici bile değildir.<br /><br />Fakat her adımda ikiye katlanmaya devam ettiğinde, kısa süre sonra insan sezgisinin kavramakta zorlandığı büyüklüklere ulaşır.<br /><br />Aynı matematiksel davranış; hücre bölünmesinden bilgisayar verilerine, bileşik faizden birçok doğal büyüme sürecine kadar farklı alanlarda karşımıza çıkar.<br /><br />Kaynaklar:<br />NASA — Gözlemlenebilir evrenin ölçeği<br />Guinness World Records — Britney Gallivan ve kâğıt katlama rekoru<br /><br />#Matematik #Bilim #Fizik #ÜstelBüyüme #Evren<br /><br /><br /><img src="uploads/20261004_012048_katlama.jpg" border="0"><br /><br />dedi<br /><br />dedim ki:<br /><br /><br />Kafamıza geçirilen dil sepetinin ve başımıza geçirilen düş çorabının.. duyum eşikleri çerçevesi ve akıl çelişkilerinin sınırları nazara alındığında halkın bilmediği ve aydının haberi olmadığı pek çok sedd ve setr yani engel ve örtü bulunur. Sagır ve kebir ile kalil ve kesirin ortaya koyduğu PERSPEKTİF kısıtlaması dışında başımıza kendi ellerimizle ördüğümüz bilim dili olan MATEMATİK  yani aritmetik ve geometrinin  perdesinden başka sayılar dünyasında matematikçilerin açmaya çalıştığı örtülerden de haberimiz bulunuyor. Boyutlar.. katmanlar.. alanlar.. kuvvetler.. parçalar.. dalgalar gibi PERDELİ fizikteki beş altı termodinak yasa.. beş altı fizik yasa.. beş altı biolojik yasa.. saptamayabildiğimiz koşullar ve engellerin sözel ve matematiksel ifadesidir.  gibi nedenlerle bizim için günlük dilin mantığı ile bilimsel dilin matematiği yetersiz kalmaktadır.  Bu bakımdan günlük dilin ve bilimsel bilginin üstünde çok yönlü  katmanlar ve  konular ve kavramları aydınlatacak felsefe ve din arasında ORTAK bir DİL gerekmektedir. Lakin aydınlar ellerinde bulunan gerçekleri satmak ve içerikleri pazarlamak uğruna bu gereksinimi pek hissetmiyorlar. Otuz yıldır çağrı yaparım bir işidenine de rastlamadım. Bu gün BARIŞ ÖZCAN videosundan dinledim.. sarhoşun anahtarı kaybetti yerde değil sokak lambasının aydınlattığı yerde araması gibi.. insanlar kurtuluşu.. içerikte arıyorlar.. yani imanda değil amelde..  usulde değil esasta arıyorlar.. başka şeye bakmıyorlar. Araçları amaç haline getiriyorlar.. hatta öyleki  usul ve iman ile ilgilenseler bile sağcılar imanı ve tevhidi usul.. solcular usulu ve diyalektiği iman haline getiriyorlar. Yani kör işiticiler ve sağır görücüler.. <br /><br />osmanziya 04.10.2026 01:25<br /><br /><img src="uploads/20261004_012048_katlama.jpg" border="0"><span style="font-size:10px"><br /><br />Düzenleyen osmanziya - 04-Ekim-2026 Saat 01:21</span>]]>
   </description>
   <pubDate>Sun, 04 Oct 2026 01:19:10 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3112&amp;PID=6502#6502</guid>
  </item> 
 </channel>
</rss>