<?xml version="1.0" encoding="iso-8859-9" ?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" href="http://www.yontembilim.com/forum/RSS_xslt_style.asp" version="1.0" ?>
<rss version="2.0" xmlns:WebWizForums="http://syndication.webwizguide.info/rss_namespace/">
 <channel>
  <title>Y&#246;ntemBilim Forumu</title>
  <link>http://www.yontembilim.com/forum</link>
  <description>XML içerik linki; Y&#246;ntemBilim Forumu : Son 10 Gönderilenler</description>
  <copyright>Copyright (c) 2006 Web Wiz Forums - All Rights Reserved.</copyright>
  <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 17:32:18 +0000</pubDate>
  <lastBuildDate>Wed, 16 Sep 2026 16:45:56 +0000</lastBuildDate>
  <docs>http://blogs.law.harvard.edu/tech/rss</docs>
  <generator>Web Wiz Forums 8.03</generator>
  <ttl>30</ttl>
  <WebWizForums:feedURL>www.yontembilim.com/forum/RSS_topic_feed.asp</WebWizForums:feedURL>
  <image>
   <title>Y&#246;ntemBilim Forumu</title>
   <url>http://www.yontembilim.com/forum/forumlogo.gif</url>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum</link>
  </image>
  <item>
   <title>Din : bizler yolcuyuz...</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3099&amp;PID=6468#6468</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> bizler yolcuyuz...<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 16-Eylül-2026 Saat 16:45<br /><br /><img src="uploads/20260916_164502_012_yaking.jpe" border="0"><br /><br /><br />Zaman izleme.. zamani izlerken gunun takibi.. <br /><br />gunu ve yevmi takib ederken dini takdir etme.. <br /><br />dini takdir ederken dili takdim etme.. <br /><br />dili  takdim ederken YBA  tatbik etme.. <br /><br />Bu  benim yaptigim iş...<br /><br />Benim gibi  işçi ve patronla ilişkisi kesilmiş EMEKLI...<br /><br />Çoluk ve çocugun beslenme ve bakimi ile eğitim ve evlendirilmesiyle ilgili gorevleri kalmamiş ELİBOŞ...<br /><br />Eşi ve çocuklar ve anasi ve bacisiyla GÖNLU HOŞ.. bir adamin saglik ve huzuru YAŞLANINCA umarim sizinde olur.<br /><br />Ancak  geçici ve kisa yaşam yolculugunun okul ve iş ile eş ve emekli duraklari çabuk geçer.. Zaman ve Namaz ile Mizan ve Nizamda oluşan ÂLEMINIZ'in ölü bir dunya degil  da canli bir SYSTEM bulunması önemlidir. Kullanilan bir kişi degil diri bir  BELEV olması degerlidir.<br /><br /> Kainat ve ilmin DUNYA  sekeri ve insan ve emelin DIN  mekeri arasinda çok hizli donen bu DİL tekeri.. size öyle aziklar içinde kaziklar.. kaziklar içinde tuzaklar ve tuzaklar içinde yaziklar HAZIRLAR ki bunlari size anlatmayacağim.. zaten beş buçuk senedir  anlatilanlarin hangisine anladiginizda eleştiri ve anlamadiginizda soru ile karşilik vermediniz.. veremediniz.. gerekcesi ise uç beş şeydir.. vaktinizin yoklugu.. yazimin çoklugu ve konunun ağirlididir.. gerçegi ise yemek ve uyku ve namazla dolu gunluk programinizda KENDINE ayirabilecek  yarim saat aramaya oncelik verme imkaniniz bulunmamasidir.<br /><br />Kendine ayiramadiginiz  bu vakitsizlik  yuzunden  bana verecegini on beş dakkanizin da  olmamasidir.<br /><br /> Ustelik kişisel gelişim için kitab okuma ve sosyal medya için iki saatte ayiriyorsaniz.. KENDINE dedigim mental virtualite olan FIKIR ve MA'NA ile ZIHIN YAPILANMASI  ve tasadduru fuad olan motivasyon (hedeflenme) ve sosiyasyon (bilinc ve benlik ile bellek ve çevre butunluğunun amaçlanmasi) bizi öyle fiksiyon ve spekulasyonlara.. yani eskilerin TULU EMELLER kapilip gidersiniz.<br /><br />Bu uzun istekler ve dilekler.. taleller ve arzular  ruya ve riya karişimi hayal ve imajinasyonlara.. bunlarin hangisini  takdim edip itibar..&nbsp;&nbsp;&nbsp;itibari tatbik edip ihdas.. edeceginize karar veremezsiniz.<br /><br />Ancak verdiginiz bu yemek ve uyku gibi zorunlu ve dogal makul ve mumkun hedefler.. kişisel gelişim ve ibadet gibi  meşru ve makul kararlar.. bir sure sonra rutin alişkanliklar ve vazgecilmez konfor bağimliliklar halini alirlar ve benim gibi yapmak istediginiz ama yapamadiginiz başkasina ilişkin  plan ve  kendine ait proje ve başkalariyle ortak  programlar ile çatişarak  stress ve sıkıntilara donuşurler ve bu yuzden hep başkasiyla ilgilenir ve o işle gorevlenir  ve kendinizi ve akibetinizi ve ahiretinizi  düşunemez hale gelirsiniz.<br /><br />0Z0<br /><br /><img src="uploads/20260916_164552_012_yakin_00g.jpe" border="0"><br /><br />BUYUK BALIK Tim Burton un yonettigi roman yazarinin ve senaristinin birlikte çaliştigi 2003 yapimi fantastik Amerikan filmi yani öykü ve oyunun gerçege birlikte BİÇİM vermege çaliştigi bir yapim.. bu ne kadar " doğru " bilemem fakat filmi seyretmediyseniz.. seyredin..  bu gunun dandik filmlerinden daha iyidir.<br /><br />Dogru ve gerçek <br />Boş ve kör<br />Oyun ve Öyku<br />Dolu ve gör<br />Yarar ve çikar<br />Guzellik ve iyilik<br />GIBI<br />soyutlarin<br />imaji ve spekulasyonu<br />bulunmuyorsa<br />dizinde fiksiyon fanteziniz <br />olmuyorsa <br />imgelem ve irdelenize selam söyleyin.. boş boş oturup kör kör bakmasin.<br /><br />Tahayyul ve tevhumunu<br />ÇALIŞTIRMSYAN<br />tefekkur ve tezekkurunu<br />IŞLETEMEZ..<br /><br />Eger bunun için alet ve adavatiniz bulunmuyorsa YBA in hizli fiksiyon ANLAM  surucusu ve kolay fantezi ANLATIM aygitu ne gune duruyor.<br /><br />Eger bunun için yenilerin söyledi amigdala ve hipokampus destek frontal kortekse bel bagliyorsaniz beyninizin ardindaki zihninizi ve onun ardindaki şuurunuzu ve onun ardindaki aklinizi ve hepsini ustundeki ruhunuzu tanimiyorsunuz demektir.<br /><br />Eger bu gune kadar buna ilişkin bir birikiniz bulunmuyorsa 10 bin yazi ve yüz bin tablo siber uzaya yuklenmis kendinizi tanimsya ve insani bilmeye bir örnek olarak duruyor.<br /><br />Ancak asil olan YBA ogrenmek ve onunla KENDINIZIN insanbilimi kurmada kullanmak ve BENINIZIN islambilimini kilmada yararlanmaktir.<br /><br />0Z0<br />yontembilim.com<br />16.09.2026 uçyol izmir 15:13<br /><br /><br /><img src="uploads/20260916_165030_012_yakin_01g.jpe" border="0"><span style="font-size:10px"><br /><br />Düzenleyen osmanziya - Bugün Saat 16:50</span>]]>
   </description>
   <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 16:45:56 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3099&amp;PID=6468#6468</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>D&#252;nya : beyin</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3100&amp;PID=6467#6467</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> beyin<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 15-Eylül-2026 Saat 01:33<br /><br /><img src="uploads/20260915_012620_beyin.jpg" border="0"><br /><br /><br /><br />Hayatta En Hakiki Mürşit İlimdir<br />tarafından <br />Yapay Zeka içeriği<br />başlığı ile facede paylaşılmış bir yazı:<br /><br /><br /><br />NSAN BEYNİ: İÇİMİZDEKİ EVREN<br /><br />İnsan beyni yaklaşık 1,3–1,4 kilogramlık bir organ olmasına rağmen düşüncelerimizi, anılarımızı, duygularımızı, hareketlerimizi ve hatta kim olduğumuza dair algımızı şekillendiren olağanüstü karmaşık bir sistemdir.<br /><br />Beyinde yaklaşık 86 milyar nöron bulunduğu tahmin ediliyor. Ancak beynin gücü yalnızca nöron sayısından kaynaklanmaz. Asıl dikkat çekici olan, bu hücrelerin trilyonlarca bağlantı üzerinden sürekli iletişim kurmasıdır.<br /><br />Her düşünce, her karar ve her hatıra bu dev biyolojik ağın faaliyetinden doğar.<br /><br />Serebral korteks: düşüncenin merkezi<br /><br />Beynin dış kısmını oluşturan serebral korteks, insan beyninin en gelişmiş bölgelerinden biridir.<br /><br />Planlama, karar verme, dil, bilinçli algı ve problem çözme gibi yüksek düzeyli işlevlerin önemli bölümü burada gerçekleşir.<br /><br />Özellikle prefrontal korteks; dürtü kontrolü, gelecek planlaması ve karmaşık karar süreçlerinde kritik rol oynar.<br /><br />Fakat beynin işlevlerini tek tek bölgelere tamamen ayırmak doğru değildir. Modern nörobilim, birçok zihinsel işlevin geniş ve birbiriyle bağlantılı sinir ağları tarafından yürütüldüğünü gösteriyor.<br /><br />Beyaz madde: beynin iletişim altyapısı<br /><br />Beyaz madde, beynin farklı bölgelerini birbirine bağlayan sinir liflerinden oluşur.<br /><br />Bu liflerin büyük bölümü miyelin adı verilen yağlı bir tabakayla kaplıdır. Miyelin, elektriksel sinyallerin aksonlar boyunca çok daha hızlı iletilmesini sağlar.<br /><br />Bir bakıma korteks beynin hesaplama merkezlerinden biriyse, beyaz madde de bu merkezleri birbirine bağlayan yüksek hızlı veri ağıdır.<br /><br />Bazal gangliyonlar: hareketten alışkanlıklara<br /><br />Beynin derinlerinde bulunan bazal gangliyonlar, hareketlerin başlatılması ve düzenlenmesinde önemli rol oynar.<br /><br />Ancak görevleri bununla sınırlı değildir.<br /><br />Alışkanlıkların oluşması, ödül sistemleri ve bazı öğrenme süreçleri de bu yapılarla yakından ilişkilidir.<br /><br />Parkinson hastalığında görülen hareket bozukluklarının önemli bir bölümü de bazal gangliyon devrelerindeki dopamin sisteminin etkilenmesiyle bağlantılıdır.<br /><br />Talamus: beynin aktarma merkezi<br /><br />Talamus, beyne ulaşan duyusal bilgilerin büyük bölümünün kortekse aktarılmasında merkezi rol oynar.<br /><br />Görme, işitme ve dokunma gibi duyusal sinyaller genellikle talamustan geçerek ilgili kortikal bölgelere yönlendirilir.<br /><br />Bu nedenle talamus çoğu zaman beynin “aktarma istasyonu” olarak tanımlanır.<br /><br />Ancak talamus yalnızca pasif bir iletici değildir; dikkat, bilinç ve uyku-uyanıklık döngülerinde de aktif rol oynar.<br /><br />Hipotalamus: vücudun iç dengesini koruyan merkez<br /><br />Beyindeki küçük yapılardan biri olan hipotalamus, boyutuna kıyasla son derece büyük bir etkiye sahiptir.<br /><br />Vücut sıcaklığı, açlık, susuzluk, uyku, stres tepkileri ve hormonal düzenlemenin önemli bölümü burada kontrol edilir.<br /><br />Hipotalamus aynı zamanda hipofiz beziyle yakın ilişki içindedir ve böylece endokrin sistem üzerinde geniş kapsamlı bir etki oluşturur.<br /><br />Başka bir deyişle, beynin vücutla kurduğu en önemli biyolojik köprülerden biridir.<br /><br />Hipokampus: anıların oluştuğu ağ<br /><br />Hipokampus, özellikle yeni anıların oluşturulması ve mekânsal öğrenme süreçlerinde önemli rol oynar.<br /><br />Bir yeri hatırlamak, yeni bilgileri uzun süreli belleğe aktarmak veya daha önce yaşanan bir olayı zihinde yeniden canlandırmak gibi süreçlerde hipokampal ağlar devreye girer.<br /><br />Alzheimer hastalığında erken etkilenen bölgelerden birinin hipokampus olması da hafıza kaybının neden hastalığın erken belirtilerinden biri olduğunu açıklamaya yardımcı olur.<br /><br />Amigdala: korkudan çok daha fazlası<br /><br />Amigdala genellikle korkuyla ilişkilendirilir.<br /><br />Bu doğru olmakla birlikte eksiktir.<br /><br />Amigdala, duygusal önem taşıyan olayların değerlendirilmesinde, tehditlerin tanınmasında ve bazı anıların duygusal olarak güçlendirilmesinde rol oynar.<br /><br />Bir olayın yalnızca hatırlanması ile güçlü bir duyguyla hatırlanması arasındaki farkta amigdalanın etkisi büyük olabilir.<br /><br />Beyincik: yalnızca denge merkezi değil<br /><br />Beynin arka-alt bölümünde bulunan serebellum, yani beyincik, özellikle denge, koordinasyon ve hassas hareket kontrolü açısından kritik öneme sahiptir.<br /><br />Yürürken dengede kalmak, bir bardağı dökmeden tutmak veya karmaşık bir spor hareketini tekrar tekrar doğru şekilde yapmak beyinciğin hassas hesaplamalarına bağlıdır.<br /><br />Son yıllardaki çalışmalar ise beyinciğin bazı bilişsel ve dilsel süreçlerde de rol oynayabileceğini gösteriyor.<br /><br />Beyin tek tek parçalardan değil, ağlardan oluşur<br /><br />Beyin görsellerinde bölgeler farklı renklerle gösterildiğinde, sanki her yapının yalnızca tek bir görevi varmış gibi bir izlenim oluşabilir.<br /><br />Gerçekte durum çok daha karmaşıktır.<br /><br />Hafıza yalnızca hipokampusta bulunmaz.<br /><br />Duygular yalnızca amigdalada oluşmaz.<br /><br />Karar verme yalnızca kortekste gerçekleşmez.<br /><br />Bu işlevlerin hemen tamamı farklı beyin bölgelerinin birlikte çalıştığı dağıtılmış sinir ağlarından ortaya çıkar.<br /><br />İnsan beynini olağanüstü yapan şey de tam olarak budur:<br /><br />Milyarlarca hücre, trilyonlarca bağlantı ve sürekli değişen elektriksel-kimyasal sinyaller tek bir koordineli sistem hâlinde çalışır.<br /><br />Ve bütün bunların sonucunda ortaya çıkan şey yalnızca hareket veya refleks değildir.<br /><br />Düşünce ortaya çıkar.<br /><br />Hafıza oluşur.<br /><br />Duygular yaşanır.<br /><br />Kişilik şekillenir.<br /><br />Ve belki de doğanın en büyük bilmecelerinden biri ortaya çıkar:<br /><br />Bilinç.<br /><br />İnsan beyni gerçekten de küçücük bir organın içine sığmış, keşfedilmeyi bekleyen bir evrene benziyor.<br /><br />dedim ki:<br /><br /><br /><br />Yayıncısı bilinmeyen ve  yazarı belli olmayan ve kaynağı da belirtilmeyen bu paylaşım.. hem paylaşana hem paylaşılanlara vakit kaybettiren bir çalışma bu.<br /><br /> Rita CARTER  Beyin KİTABI'dan  çalışmalardan kendimin çıkarttığı bir tablo çalışma..  başka çalışmalardan ve resimlerden toplanmış bu tarz bilgiler YÜZEYSEL bilgiler verirler.. insanlarda bilgi edindiklerini sanırlar.<br /><br />Derim ki halep oradaysa arşın burada diye eski bir atasözümüz var.. önce paylaşılan resme bakıp yazısını okuyunuz.. ne anlıyorsunuz.. birde bu resim ve bilgi ile benim tablomu inceleyen ne anlıyorsunuz..<br /><br />ikisinin arasındaki farkı kendiniz görünüz..<br /><br /><br /><br /><br /><img src="uploads/20260915_012955_t=beyin.jpg" border="0"><br /><br /><br />]]>
   </description>
   <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 01:33:36 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3100&amp;PID=6467#6467</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Din : bizler yolcuyuz...</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3099&amp;PID=6466#6466</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> bizler yolcuyuz...<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 14-Eylül-2026 Saat 18:40<br /><br />Bir Arkadaşım paylaşmış:<br /><br />‘Amin’ kelimesi nereden geliyor..<br />Amen, amin,vb. deyişlerin kökeni Eski Mısırdır. Ancak bir firavundan gelmez, bir tanrıdan gelir. Amon. Firavunların büyük bir bölümü isimlerini de tanrı Amondan alır.<br />Amenhotep, doğum ismi. Anlamı “Amon hoşnuttur”. Amenofis, ismin Yunan kaynaklarında geçen, Yunancaya uyarlanmış hâlidir. “Müslümanlar “amin” diyor. Hıristiyanlar ise “amen” der.<br />Buradan anlaşılıyor ki yahudilerin “amen” kelimesi değişerek arapçaya “amin” olarak geçmiş. Yahudiler de bu deyişi bir zaman tutsak oldukları mısır’da öğrenmişler.<br />Mısır firavunu Amenofis(Amenhotep), yapılan her duanın sonunda kendi adının anılmasını, “amen” denilmesini emretmişti. yani “amen” kelimesi eski mısır dili olan koptça. İşte yahudiler de o zamanki mısır geleneğine uyarak böyle söylemeye başladılar.<br />Anlaşıldığı kadarı ile yahudileri mısır’dan çıkaran Hz. Musa bu geleneğe dokunmamış ve bu gelenek yahudiliğe, hıristiyanlığa ve müslümanlığa iyice kök salmış. <br />Gerek tevrat gerekse Kur’an’da firavunlar en nefret edilen kişiler olarak tanıtılmakta iken bunun bir deyiş olarak kullanılması ne kadar ilginç değil mi?” Şunu da eklemem gerekli “Amin” kelimesi Kuran’da bir kez olsun bile gecmemiştir.<br /><br />dedim ki:<br /><br /><br /><br />https://yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3099 AMİN.. emin.. yemin.. emn.. yümn.. emniyet ve güvenlik.. GÜVENİLİRLİK ve emin olmak.. EVRENSEL bir amaçtır. Şeytan olan Azazil gayet sadık ve doğrucu bir İNSANDI.. lakin emin ve güvenilir değildi. Arabi şeceretülkevnde anlatmış.. cehennem yaratıldığı zaman.. melekler hocaları Azazile gitmişler.. hocam bi dua kurtulalım.. o da Ya Rabbi şu melekleri affet.. bak sana güzel güzel itaat ediyorlar.. demiş.. Yaratan melekleri affetmiş.. fakat salak kendini unuttuğundan cehenneme düşmüş.. Hazreti Peygamber tebuk seferinde Ya Rabbi beni ve ümmeti affet.. demiş kendini unutmamış.. bu yüzden denilir ki;  La ilahe illallahülmelikülhakkunmübin.. muhammedürrasülüllah sadıkuülva'dilEMİN. Müşrikler kendisine o kadar güvenirlerdi ki kendisine MuhammedülEmin ünvanı vermişlerdi. Sonuç bizim amin hristiyen ve yahudi ve mısarlıların AMEN demesinde ortak bir kökü gösterir.. zaten bizler kalü beladan beri müslümanız.. 1400 senelik.. 2000 senelik.. 3000 senelik.. 5000 senelik ruhların yaratıldığı günden beri müslümanız.. Rabbimizi bize elestü birabbiküm dediğinizde ben sizin BAŞKANINIZ değil miyim dediğimde.. evet teslim oluyoruz sen bizim RABBİMİZ.. LORDUMUZ.. REİSİMİZ.. BAKANIMIZ'sin dedik. Bunda dolayı biz ve başkalarımız hep AMİN ya da AMEN derler.  Fakat ben sizi bu link ile YBA tanımaya çağırıyorum.. başkanınız olmaya değil.<br /><br />dedim.<br /><br />Diğer taraftan 45 cd YUSUF filmini izleyen bilir ki mısırlılar aya yani MON a tapan.. ve güneşe yani TON a tapan ki kısma ayrılmışla.. italyanca ben ve sen demektir.. AMON ve ATON iki tanrı haline gelmiş.. AKENATON konusunda bir yazım vardı.. Yusuf nebinin bu filmine ilişkin.. kelimeler; diller ve dinler ve kültürler arasında yolculuk yaparak zamanla anlamları değişir.. anlamları daraları.. anlamları gelişir.. anlamları kayar.. dil biliminde ANLAM OLAYLARININ farkında olan dil bilimciler bu konuda ETİMOLOJİ  dalinı ortaya çıkarmışlar.<br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;]]>
   </description>
   <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 18:40:25 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3099&amp;PID=6466#6466</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Din : bizler yolcuyuz...</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3099&amp;PID=6465#6465</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> bizler yolcuyuz...<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 14-Eylül-2026 Saat 18:13<br /><br /><img src="uploads/20260914_175137_gulmehtap.jpg" border="0"><br /><br />NASIL ?<br />NE ASIL ?<br />ASLI NE ?<br /><br /><br />37.haftanin Tablosu.. NASIL ve NIYE ana sorularini yanitliyor. Yani Dilin ANAYASA'sini gösteriyor.<br /><br /> Peki dilin BABAYASA'si nedir ? Daha dogrusur NE DIR dersen ANA'sina erişirsin.. KIM DIR dersen babasina ulaşirsin.. bu EVRENSEL ve şaşmaz bir yasadir.<br /><br />Teklif ve imtihan ve sinav gereği bu ATALIK  gizlenmiş ve millet hep işin ANA'sini aramiş babasini sormamiştir.  Eger ana da ana degil ANALIK ise.. yandin gitti.. dunya da bir analiktir.. bizi geçici barindirir.<br /><br />NASIL yani NE ASIL ya da ASLI NE.. sorulari bize iki kÖk soru daha çikarir;<br />KAÇ nesne ?<br />HANGI kimse ?<br />Ilk soruyla SAYISAL dunyayi<br />Ikinci soruyla SÖZEL dunyayi<br />Inşa ederiz. <br /><br />Yani numerik ve alfabetik karakterler ile GDDY sini kullanarak GUNLUK DILI edebiyat ve tarih ile BINA yapariz.<br /><br />Sonra bu sayisal ve sozel ŞAPKAYI ya da sepeti  kafamiza yani dilimize.. sayil ve sözsel ÇORABI ya da maskeyi başımiza yani düşumuze geçiririz.<br /><br />Yani edebiyatimiz metafor denilen TEŞBIHIN gizemli BENZETMELERI ile inşa edilir ve  bilimimiz analoji denilen TEMSILIN gizemli BENZETIMLERI ile bina edilir. Bu ikisinden de daha karanlik Alegori denilen ISTIARE'nin andirimlari bulunur ki bu üç karanliktan çikip teşekkulu surete ve tasavuru şekle geçtim.<br /><br />SURETLERIN  çizgilerinin yani "hatt"ınin  televvun eden renkli aks ve yansimalarina erişince ve ŞEKILLERIN "hadd"inin yani  çiftgilerinin boyali hads ve ansimalarina ulaşinca.  dindarlarin karanlik  NOMINALIZMINDEN.. masonlari metofor ve  anaoloji ve alegori den daha karanlik SEMBOLIZMINDEN.. markasistlerin bu ikisinden da daha karanlik REALIZMINDEN.. kurtuldum.<br /><br />Orta çagin bu üç akimi.. yani literal nominalizm..  konseptual sembolizm..<br />mental realizm..<br />Dilin ve düşun birlikte yapilandirdigi  dunyayi Sokrat  ve  Aristo ile Hume ve  Descartes giderek daha açik ve seçik hale getirdiler son noktayi KANT.. <br />kavramsiz goruler kör.. gorusuz kavramlar boştur.. diyerek.. koydu ve bende bu NUKTA'dan yedi katmanli NUTKU çikardim.<br /><br /><br />Gelecek sefere NIYE hakkinda konuşacagiz Inşaallah.<br /><br /><br />Çizgiler.. hattlar.. line.. bu suretlerin anlami ne yi ve kim i anlatiyor. Ziyanin levni.. ışığın rengi.. biz buna hatt yani çizgi.. line.. layn deriz.. imsak vaktini de siyah ve beyaz çizgini ayirt edilmesi olarak anlatan ayeti.. ya gerçek siyah ve beyaz  IP olarak anlariz ya da guneş dogmadan evvelki aydinlikta dağlari ufukta oluşturduklari astronomik kontur ve mimarliktaki  gabari ÇIZGISI olarak anlariz.<br /><br />Yani bizi dunyamizda kontur.. gabari.. line.. hatt.. çizgi.. 90-60-90  temeli bir uyaran ve köklü bir sinyal ve esasli bir ikazdir.<br /><br /> Hepimizin kendimize göre KIRMIZI ve MAVI çizgileri bulunur. Yahudi bayragina dicle ve firati mavi çizgi ile çizmişse biz de kibris bayraginda kırmizi çizgi ile o nehirleri kaninizla boyariz dedik.<br /><br />Oklid geometrisinin YATAY gerçek  "parelel" apsis cizgilerine DESCARTES "dikey" ordinat sanal çizgileri ekleyerek KARTEZYEN koordinat eksenlerini oluşturdu.. geometeriden aritmetige geçti.. Fermat ise aritmetikden geometriye geçirdi.. Euler ise hesab ve hendese dönuşumu yapan analitik duzlemin MATEMATIK kullanimini keşfetti.. biz de bunu METODIK kullanima çevirdik.<br /><br />Demiş tik ki Nİ-YE ? hakkında konuşacağız; <br /><br />NASIL temel sorusu  nesneye ilişkin KAÇ  ve kimseye ilişkin HANGİ&nbsp;&nbsp;&nbsp;alt sorularını çıkarıyorsa.. NİYE temel sorusu da NEDEN ve NİÇİN.. yani Ne eden ? Anlam ne  ? ve Ne için ? Amaç  ne ? sorularını ortaya çıkarır. <br /><br />Biz kırk yıldır bilimin özdeşlik ve nedensellik ilkesine.. hukukun özgürlük ve amaçsallık ilkesine dayandığını söylerken kimseye durumu anlatamadık.. bu da gayet normal ve doğaldi.. çünkü AMACIMIZ hocalık ve yazarlık yapmak değildi.. YBA in reklam ve propagandasi idi.. Bu arada dilin BİLİME ve dinin HUKUKA dönüştüğünü de anlatamadık.. bu yüzden hoca ve yazar da olamadık.. YBA in ÖĞRENİCİSİ olarak kalmayı sürdürdük.<br /><br />BİLİMCİLER beni anlayamazdı.. çünkü  DİL'in ve BİLİM'in  ne olduğunu bilmiyorlardı..  <br />DİNCİLER  beni anlayamazdı.. çünkü  Dİn'in ve HUKUK'in  ne olduğunu bilmiyorlardı..<br /><br />Üstelik bende onlara dili ve dini.. bilimi ve hukuku anlatamadığım için KİBİRLİ bir adam olarak göründüm. <br />Anlatabilse idim kibrimi hoş görüp ilmimi almaya geleceklerdi.. bende ise onları YEMLEYECEK göz yoktu. <br /><br />Çünkü artık devir bilgi ve değer ile YEMLENİP onu etrafa paylaşarak bilicilik ve dincilik yapma devri değildi..<br /><br />Ben yıllardır insanbilim yazarak ve islambilim yazarak insanı ve islamı tanımaya çalışırken onlar başkalarını bilgi ve buluş ve yazılarını paylaşarak KENDİLERİNİ göstermeye çalıştılar..  bende insan bilim ve islambilim yazarak kendimi göstermeye çalıştım.. hepsi bu.. bununla beraber gelecek kimin kazançlı yolu seçtiğini gösterecek.<br /><br />Ancak bu arada YÖNTEMBİLİM yaptı.. yazmadım yaptım.. yaparken de YBA ortaya çıktı ve bu çalışmaların hepsini de siberuzaya yükleyerek geleceğe gönderdim. <br /><br />Neden sorusu..ne eden sorusu.. ya da nereden geliyorsun sorusu bize bir ANLAM verecektir.. doğumun neden.. doğumun anlamı nedir.. doğumun NASIL olduğunu BETİMLEMEK bize doğumun anlamını vermez.. doğumun niye olduğunu ve olumun neden olduğunu AÇIKLAMAK bize doğumun nedenini  verir ve anlamını açıklar.  <br /><br />Keza nereye gittiğimizi.. ölümün niçin olduğunu.. olumun niçin öldüğünü.. bilmek.. AMACIMIZI bilmek ve niçin sorusunu yanıtlamak.. anlamak ve anlamlandırmak.. ve bunu ANLATIM ile ortaya koymak.. <br /><br />Tüm bunlar GÜNLÜK  dilin işi değildir..<br />Bütün bunla BİLİMSEL bilginin işi değildir..<br />ÇÜNKÜ dil ve bilginin DÖRT KATMANI bulunur.<br />Günlük Din<br />Bilimsel Bilgi<br />Felsefi Bilgi<br />Dini Dil <br /><br />Bunları anlata anlata dilim de tüy bitti.. bende buradan tüyeceğim.. hala ANLAMAYA  çalışan çıkmadı.. <br /><br />Çünkü benim nasibim buraya kadar..<br />Zira onların kısmeti de buraya kadar.. <br />Ben YBA önemini anlatamamışsam<br />Onlar benim değerimi anlamamışlarsa yapılacak fazla bir iş yoktur. <br /><br />Saygılarımla<br />Sağlıcakla kalınız.<br /><br />0Z0 14.09.2026 üçyol izmir 18:15 <br /><br /><br /><br /><img src="uploads/20260914_181355_gul.jpg" border="0"><span style="font-size:10px"><br /><br />Düzenleyen osmanziya - 14-Eylül-2026 Saat 18:13</span>]]>
   </description>
   <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 18:13:16 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3099&amp;PID=6465#6465</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Din : bizler yolcuyuz...</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3099&amp;PID=6464#6464</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> bizler yolcuyuz...<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 14-Eylül-2026 Saat 17:38<br /><br /><br />https://yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3099&PN=1<br />İnsanın kendisini tanımadan onun müslüman ve hristiyan ve yahudi ve mason ve marksist ve budist ve sair olması ne anlama geliyor ?<br /><br />Müslüman DİNDAR<br />Hristiyan MUNDAR<br />Yahudi KİNDAR <br />HÜR mason<br />DÜRÜST  marksist<br />NİRVANACI  budist<br />mi ?<br /><br />Dikkat ederseniz kim dindarlığı başkasını vermediği gibi mundarlığı ve kindarlığı da üzerine almaz. Hür ve Dürüst olmanın sadece kapitalistelere ve sosyalistlere ait olmadığını da herkes bilir. Nuran ve Narın VANASINI da şimdiye kadar kimse açmış değildir. <br /><br />Yaptığımız işlerde bir yanlışlığın olduğunu seziyoruz lakin bunun nereden geldiğini bilmiyoruz.. çünkü insanlığımızı ya elde edemeden kaçırdık ya da elde etmeye çalıştığımızda dillerin dinleştirilmesi eya dinlerin dinleştirilmesi olan ideolojiler ve onun baş yardımcısı teknoloji engelleriyle karşılaştırıyoruz.<br /><br />O zaman gelin insanlığı konu edinip aydınlatalım ve sorun edinip çözelim.. <br /><br />Saygılarımla<br />0Z0<br /><br /><br /><img src="uploads/20260916_170135_YBA_YUPERMEN.jpg" border="0"><br /><br /><br />Bizler yolcuyuz..<br />Hangi galaksiye.. <br />Hangi yıldıza.. <br />Hangi gezegene.. <br />Hangi kente doğru gidiyoruz..<br />Evet bir kentten bir kente giderken mekanda yolculuk yetiyor ancak bir yıldıza ya da bir galaksiye giderken artık yolun mekanı yeterli olmuyor ve zamanın yolculuğu gerekli oluyor.<br />Çağımızda uygarlığımız ZAMAN YOLCULUĞUNU henüz gerçekleştiremedi ama  senaryosu yapılıp filmi çevrilmeye değer 2008 baskılı Hakan ŞAHİN'in Beyinci Boyut:Ölçek kitabı daha değişik bir YOLCULUK düşünmüş.. tavsiye ederim.. baştan sona sürekleyici bir kurgu bilim kitabı.. amma içim bizim ülkeminizin hakikatlarıyla dolu başarılı bir yapıt. 16.09.2026 üçyol izmir 17:14<br />0Z0<br /><br /><br /><br /><br /><img src="uploads/20260914_173800_110_bag.jpg" border="0"><br /><br /><br />Biz bir yolcuyuz.. buradan kabre.. kabirden mahşere.. gidiyoruz.<br /><br />Mahşerden neşredilen amel defterlerimizi almaya.. <br />beş işin HESABINI vermeye.. <br />amellerimizin MİZANDA tartılmasına.. <br />bu bilgi ve belgelerle MAHKEME-İ KÜBRAYA çıkmaya.. yaptıklarımızdan beraat ve aklanmaya.. yapmadıklarımızdan necat ve bağışlanmayı.. <br />salahımız kadar HALAS olacağız <br />İnşaallah.<br /><br />Sonra kıldan ince kılıçtan keskin SIRAT köprüsünü geçmeye..  yöneleceğiz.<br /><br />Köprüden geçemeyenler islamlar sırat köprüsünün altına cehenneme düşecekler.. zaten daha önceden İslam olmayan insanlar  MAHŞER açıldığında defter ve mefter bulunmadan hesap ve mesap olmadan ADEM  süpürgesi ile tozlar gibi ceheneme emilmişlerdi... <br /><br />Sırat köprüsünden geçip cennete gidecek islamlar  için uzun bir YOLCULUK başlayacak..<br /> İşte orada adama bir ARABA lazım.. <br /><br />YBA arabası.. ilmin mutfağı olan ANALİTİK DÜZLEM ile bu arabayı  santim santim inşa ediyoruz ve sizi bu imal ve imar ve inşaata  katılmaya çağırıyoruz.<br /><br /> Bazilariniz YBA kurtuluş yolu saydigimi sanabilir.. hayir! Herkes kurtuluşunu kendisi hazirlar.. husnu hatime ile kurtulursa ahirette hesab.. mizan.. mahkeme.. sirat.. aşamalari bulunur. Sirati gectikten sonra.. hazirlanan cennete.. ornegin Sombrero galaksisine.. gidinceye kadar 30 milyon ışik yili mesafeyi aşmaya bir arac gerekiyor.. işte YBA Yontem Bilimsel ARABASI  bu işe yarayacak.. İnşaallah.<br /><br /> Buğucam: 30 milyon ışık yıli dedim 31.500 milyon ışık yili uzaklikta imiş.. SOMBRERO galaksisi.. berr'in  somutlaşmiş halli.. hayri beriyye ve şerri beriyye.. mucadelesinde  birri hüsun ile birri hayri BIR ARAYA getirmek çalişmasinda gayret.... bu imtihan ve musabakanin fitne ve belasini savuşturmakta  nefse gayret ve gayrı  himmet gerekiyor.<br /><br /> SOM.. BRE..RO.. <br /><br /><br />En buyuk  istinkt empuls girdisi  vital&nbsp;&nbsp;&nbsp;yansima bulunan ERO-GIDA<br /><br /> ile <br /><br />en buyuk inisiyatifik stimilus çıktisi  mental  ansima olan  IRA-GAYE.. <br /><br />Hayr ve Şerre kabil ve fail insanin emri bilmaruf ve nehyi anilmunker ile olusturdugu kesbi seyyiat ve vehbi hasenat ile ortaya çikar..<br /><br />Hassasiyetin tasarrufu ayadi faaliyet ile hissayatin tasadduru fuadi.. tasavvur ve tasdiklerle inşa edilir.<br /><br />Bunlarda INSAN var olusunun teşhis ve tarifinde.. teşbih ve temsilinde yeni çalişmalar ister ki bu da GDDY sağlanamaz.<br /><br />Bunun için YBA in öğrenilmesi ve kullanılması ve yararlanılması gerekiyor. 14.09.2026 üçyol izmir 17:41<br /><br />0Z0 yontembilim.com<br /><br /><br /><img src="uploads/20260914_173934_t=salattanfelah.jpg" border="0"><br /><br /><br /><span style="font-size:10px"><br /><br />Düzenleyen osmanziya - Bugün Saat 17:13</span>]]>
   </description>
   <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 17:38:17 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3099&amp;PID=6464#6464</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>D&#252;nya : 12 eylul 2026</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3098&amp;PID=6463#6463</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> 12 eylul 2026<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 13-Eylül-2026 Saat 18:47<br /><br />https://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3098 "Balığın yarasına koşan yengeç yarayı sarmaya değil etinden koparmaya gelirmiş." sözü  yazar yazara cevap vereceğini kendi reklamını yapar.. bu yazıda böyle kendi reklamını yapıyor.  Ancak teşbih her haliyle aynısını göstermez.. kendini görmek ve göstermek isteyenlerde başkasını göremezler..  sonuçta insan insanın aynasıdır. Birbirinde kaybolmadan kendini bulmalıdır. Bunun yolu başkasına saygı göstererek sevgisini kazanmaktır.. derdimizi romanın diliyle terennüm ettiğinize hiç kuşkum bulunmuyor değerli kardeşim.. sağlık ve huzurla birlikte çabalarında başarılar dilerim.  diye düşünüyorum.. saygılarımla. 13.09.2026 üçkuyular  izmir 18:47 ]]>
   </description>
   <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 18:47:59 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3098&amp;PID=6463#6463</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>D&#252;nya : 12 eylul 2026</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3098&amp;PID=6462#6462</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> 12 eylul 2026<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 13-Eylül-2026 Saat 18:39<br /><br />SORULAR<br /><br />Dinlerin tanrısı insanı suçluyor ama bu durum, tanrı tanımındaki sonsuz bilgi (ilim) ve sonsuz güç (kudret) sıfatlarıyla belirgin bir çelişki yaratır. <br /><br />Bu çelişki, felsefe ve teolojide yüzyıllardır tartışılan şu temel soruları beraberinde getirir:<br /><br />•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;BİRİNCİ:<br />•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Özgür İrade ve İrade-i Külliye: Eğer tanrı gelecekte ne yapacağımızı, hangi günahları işleyeceğimizi henüz biz doğmadan önce biliyorsa (kader), insanın bu senaryonun dışına çıkma şansı yoktur. Seçim imkânı olmayan bir varlığı sorumlu tutmak ve cezalandırmak adalet kavramıyla bağdaşmaz.<br />•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;İKİNCİ Mimarın Sorumluluğu: Bir mimar tasarladığı binanın çökmesinden malzemeyi değil, kendi tasarımını sorumlu tutar. İnsanı kusurlu, zaaflarla dolu, arzularına yenik düşebilecek bir yapıda yaratan tanrıysa; yarattığı varlığın bu zaaflara yenilmesinden dolayı insanı suçlaması mantıksal bir paradoks oluşturur.<br />•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;ÜÇÜNCÜ  Kötülük Problemi (Epicurus Paradoksu): Tanrı kötülüğü ve insanın günah işlemesini engellemek istiyor da gücü mü yetmiyor, yoksa gücü yettiği halde engellemek mi istemiyor? İlk durumda sonsuz güçlü değildir, ikinci durumda ise sonsuz merhametli ve iyi değildir.<br />•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;DÖRDÜNCÜ Ödül ve Ceza Mekanizması: Sonsuz büyüklükte ve hiçbir şeye ihtiyacı olmayan bir varlığın, evrende toz zerre kadar yeri olan insanın eylemlerinden "incinmesi", öfkelenmesi veya bunu bir gurur meselesi yapıp sonsuz ceza (cehennem) vaat etmesi, tanrıya insani (antropomorfik) duygular yüklendiğini gösterir.<br />Bu çelişki karşısında dinler "sınav" ve "özgür irade" kavramlarına sığınsa da, sonucu önceden bilinen bir sınavın amacı geçerliliğini yitirir. Suçlama ve ceza söylemi, tanrısal bir gerçekten ziyade, dinlerin kurulduğu dönemlerde toplumları kontrol altında tutmak ve düzeni sağlamak için kurgulanmış insani bir korku mekanizması izlenimi vermektedir.”<br /><br />YANITLAR<br /><br /> Bu konular yazıda denildiği gibi yüz yıllardır yinelenmiş sorular ve paradokslardır. Ancak konu konuşma ise bunun bir KISTASI.. sorun bir düşünme ise MİKYASI.. olmalı  ki bunun için KELAM ve MANTIK isimli iki şablon kurdum.<br />Birincisi <br />KELAM<br />İkinci<br />MANTIK<br /><br />Kelam ve Mantık her ikisi de İNSAN var oluşunda geçerli ve yürürlü iki temel alandır.<br />KELAM; mütekellim ve muhatab ile makam ve maksad dörtlüsünden teşekkül eder.<br />MANTIK hüviyet ve şahsiyet ile muhteva ve mahiyet dörtlüsüyle tasavvur edilir. <br />Şimdi gönderdiğiniz yazı söz konusu edilen problemleri çözümlemeye çalışacağız. <br /><br />BİRİNCİ <br />Burada söz konusu edilen  kader ve irade konusu sadece dinin değil ahlakın konusu ve hukukun sorunu olan bir mevzudur. Bize  okulda hukuk felsefesi derslerimizde okutulan Determinizm ve indeterminizm bahsidir. Biz buna  felsefenin PASLI KİLİDİ diyor ve  üzerinde durmanın fazla  durmuyorduk. <br />Diğer taraftan dine olarak bu teorik konuyla uğraşılması fazla hoş bulunmamıştır. Zaten Yahudi teolojisi bu konuda İslam teolojisinden yardım alarak Külli irade ile Cüz’i takdir konusunu çözmeye çalışmıştır. Din akılla başlar ama aklı aşar. Hatta  Felsefe dahi  cem’ ve baz’ ile karıştırarak  küll ve cüz sorununu çözememiştir.<br />Bilimde akıllı olanlar ise  ise bu NİHAİ ve SONSUZ işlere bulaşmayarak MAKRO alanda  rölativite determinist  kuramıyla ve MİKRO  alanda kuantum istatistik  kuramıyla işlerini  görmeye çalışmaktadırlar. <br />Bu  arada  mimarlar ve mühendmisler arada ve ortadaki MİDİ  dünyada  NEWTON fiziği ile dünyevi işlerimi görmeyi sürdürüyorlar. <br />Bu Rabbin kaderi (ilmi)  ve insanın kazası (iradesi)  konusunda herkesin kendi kararını vermesi gerekir. Ben konuyu teorik değilde pratik olarak İslam teolojisinde  halledildiği şekilde.. kader ve kaza ile ata ve ceza.. ile  çözüyorum:<br />Geçmişe ve musibetlere KADER gözüyle geleceğe ve maasiyete (günah işlemeye) İRADE kulağı ile bakıyorum. <br />Böylece real yaşayarak ve etik davranarak ve  rasyonel düşünerek rahat ediyorum.<br /><br />İKİNCİ<br />SORUMLULUK konusudur. Bu sorun trafikte .. yol ve sürücü ve yaya koşullarının nazara alınması nasıl normal ise.. İnşaatta  tasarım ve malzeme ve yapı nasıl temelli bileşenler ise.. filimde yazarlık  ve yapımcılık ve oyunculuk nasıl bir asıl unsurlarla.. HUKUKTA da yargı ve sav ve  savunma öyle bir araya gelerek çözümlenir. Bunu göz ardı etmek.. konuşmayı sadece mütekellimin (Tanrı’nın)  beyanından ibaret görmektir. Yani şu anda ortada bir HÜKÜM bulunmamaktadır. Varmış gibi hükmün temyizine ve diğer kanun yollarını baş vurmak akılsızlıktır. Tanrı’yı sorumlu tutarak kendini sorunsuz ve sorumsuz  saymak doğru değildir. <br />Kurallar ve yasaklar ve koşullar ve yasalar ile örülmüş karmaşık bir dünyamız bulunuyor ve bunu basite indirgeyerek teorik sonuçları kesinleştirmek doğru değildir.<br />Şunu hepimiz bilelim ortada hiç birimiz için kesinlemiş bir karar ve yargı bulunmamaktadır. Kimin imanlı kimin imansız öleceği belli değildir.<br />Nitekim Mahkeme-i Kübra’da Yaratan’ın yargıçlığında ve Rasulü Ekremin Savcılığında hepimiz yargılanacağız. Asıl o zaman kimin beraat ettiği kimin etmediği ortaya çıkacak. Rabbimizi akibetimizi güzel ve ahretimizi iyi etsin. Amin. <br /><br />ÜCÜNCÜ <br />İnsanlar böyle ilginç ve  benzer PARADOKSLAR çıkartabilirler. Burada  bir başkasını söyleyeyim: Tanrı kaldıramacağı bir taşı yaratabilir mi ? <br />Şimdi düşüncenin saçmalığını anlamak için  Kavramları daha açık ve seçik koyalım.<br />Tanrı yerine YARATAN diyelim..  “Yaratan kaldıramayacağı bir taş yaratabilir mi ?”  tümcesi ortaya çıkar.<br /><br />Yaratan sözcüğünü de “Her şeye gücü yeten” çevirebiliriz. O zaman cümle şöyle olur:<br />“Her şeye gücü yeten gücünün yetmediği bir işi yapabilir mi ?” tümcesi çıkar. <br />Sanırım yukarı da benzer daha pek çok “doksa” aykırı  “para” şeyler mantıksal paradokslar türetebilir. Bunlarda mantıksal OYUNLAR olmaktan öte geçmez.. diye düşünüyorum. Oysa hem mantığın hem olgunun geçerli olduğu beş dil ve bilgi katmanımız bulunur ve her birinin de ayrı ayrı alanları ve yöntemleri bulunur. Alanlar ve yöntemler karıştırılırsa birbirinin tersi sonuçlar saçma görünebilir. Bununla birlikte söylemeliyim ki  günlük dil ile bilimsel bilgi ilişkileri.. felsefi bilgi ile dini dil ilişkileri.. YBA hızlı anlam sürücüsü ve kolay anlatım aygıtı ile rahatlıkla anlatılabilmekteyiz.  <br /><br />DÖRDÜNCÜSÜ<br />Felsefnin dine yaptığı ANTROFORMİZM (insan biçimcilik) suçlaması bulunuyorsa dinin de felsefeye yaptığı ANTROSENTRİZM (İnsan merkezcilik) eleştirisi olur. Din Tanrı’yı insana benzetiyorsa Felsefe de insan dışında bir konu ortaya koyabiliyor mu ?<br />Daha açık bir ifade ile Kral ve köle ilişkisini Tanrı ve kul ilişkisine benzetmek ya da dünyevi savaş ve barışın altında dinin sınav ve yarışını aramak.. yaratılış ve evrimi çatıştırmak.. din ile bilim savaştırmak  gibi sorunların ve konuların altından kalkamamak  çok yönlü ve yanlı konuları ve alanları ve katmanları GDDY ile tribünlere konuşarak çözmeye çalışmamızdan kaynaklanmaktadır. <br />Oysa felsefe ve bilimin aralarında ortak bir alan ortaya çıkarmaya çalışmadan sürekli  konuyu halkına gündemine GDDY ile  getirmeye çalışması yanlış bir yoldur. <br /><br />Tanrı tanımazlığı  bilimciliğe bilimciliği evrimciliğe.. evrimciliği  solculuga.. ya da Tanrı tanırlığı dinciliğe.. dinciliği yaratılışcılığa.. yaratlışcılığı  sağcılığa.. indirgemek ya da tersine bir mühendislikle sağcılıktan Tanrı tanırlığa.. solculuktan Tanrı tanımazlığa gitmek.. kültürel ve sosyal alanların ekonomik ve politik sorunları daha da içinden çıkılmaz hale getirmesine yol açmaktadır.<br />Bunun içinde  halkın orta dil ve din ile emek ve özgürlük gibi ortak kavramlarını.. etnik ve etik ile ekonomik ve politik değerlerini.. partilere paravana ve ideolojilere paratoner yapmak çağımızın birikmiş sorunları çözmeye yetmemekte hatta bir zaman çözüm olmuş eğerler artık en birinci sorunlara dönüşmüş durumdadır. Amerika senin ne işin var Hürmüz bozağında.. <br />Konuyu kapatacak olursan derim ki; minareye çalan kılıfını hazırlar.. Tanrı’ya inanmak isteyen gerçeklerini sıralayabilir ve Tanrı’yı tanımamak isteyen gerekçelerini karşına dizebilir ve bu hazırlama ustalıkları da yazarları ünlü etmiştir.<br /><br /> Konuyu derinlemesine çözmek isteyene de derim ki: Dinle ve İslamlıkla.. Tanrı ile Ahiret ile bilgi almak isteyen ne kadar şeytanı bulunuyorsa ve ne kadar avukatı oluyorsa.. hepsini alsın Risale-i Nur Külliyatına gittin.. İmam Nursî ona yanıtlarını verecektir. <br /><br />Osmanziyanın islamla değil insanla derdi bulunur.<br /> İslamiyet üç yüz sene önce bize by by demiştir. Şimdi insaniyet ben gidiyorum artır diyor Transhunamizle… <br />Eğer insaniyet elden giderse bir daha islamiyete dönemeyeceğimizi düşünüyorum. İnsan olmadan İslam olmaz.. insan İslam olmadan kurtulmaz.. deyip insanlarla İslamların birlikte yaşayabilmesi için gereken önlemleri almalıyız. Doğrusunu Allah bilir. <br />Sayılarımla<br />Sağlıcakla kalınız. <br />0Z0<br />Yontembilim.com 13.09.2026 üçkuyulur 17:30<br />  <br /> <br /><br />]]>
   </description>
   <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 18:39:40 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3098&amp;PID=6462#6462</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>D&#252;nya : 12 eylul 2026</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3098&amp;PID=6461#6461</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> 12 eylul 2026<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 13-Eylül-2026 Saat 14:36<br /><br />Değerli Kardeşim sizde bu hidayet yazısıyla DOLAYLI olarak mehdilik yapıyorsunuz.. kim ki böyle anlatımı yol gösteri yapar.. ister istemez mehdi sayılır. Zaten dünyada herkes birbirinin yol göstericisidir.. özellikle parti başkanları.. cemaat liderleri. Şimde bu işleri DEMOKRASİ ile çözüyoruz. Bizi hidayet edecek ve yol gösterecek partiler kuruyoruz ve onların propagandası ve şirketlerin reklamı ile işleri yürütüyoruz. Bu vesile yazdığım bir HİDAYET yazısını amma mehdi olmadığımızın bilinciyle.. mehdi bekleyen müslümanlar değil BEKLENEN insanlar ve islamlardan olmak dileği ile paylaşıyorum: İKİ KELİMEYİ BİR ARAYA GETİRMEK.. buna telahuk yani EKLEMLEME adı verilir. Kelimelerin toplanıp derlenip bir birikim oluşturulması ve bunlarla konuşulup düşünülmesi bu tezekkür ve tefekkür ile İLİM elde edilmesi ve bunun fehim ve fıkıh yapılması yani kavranması ve anlaşılması bir İNSAN BECERİSİDİR..<br />Bu beceriden başka bir de beceri ile elde edilen azlar.. çoklar.. ortalar.. denkler.. üzerine var sayılarak ya da yok sanılarak veya hiçlenerek veya hiçleyerek ve heplenerek veya hepleyerek ortaya bir din ya da felsefe çıkarmakta bir İNSAN YETİSİDİR.<br />Bununla beraber bu noktada nebilerin talebeleri veliler ve dahilerin tilmizleri deliler.. var sayma ve yok sanma kabiliyetiyle ya da hiçleme ve hepleme ile ortaya çıkardıkları din ve ideolojileri.. iki KARŞIT öbeğe ayrılıp bu öyküleri ve kuramları kendi aralarında ve birbirleriyle tartışırlar.. bazende çatışır ve savaşırlar.<br />Bunlar da tarih içinde birike birike.. bu günün ana akımlarını oluşturdular.. milliyetçi nasyonalistler ve siyonistler.. hindular.. budistler.. yahudiler.. hristiyanlar.. müslümanlar.. masonlar.. marksistler. Bunların hepsinin birbiriyle yarışan masalar ya da masallar olduğunu düşünmek akıllıca bir iş olacaktır.<br />Her ne kadar biz kültürümüzün empoze ettiği POZE ve EPi ile yukarıda sayılan akımlardan birine LOGOS’un angaje olup akım reislerinin emirlerine illüstrasyon ya da illüminasyon ya da inisiyasyon ile âmâde olmuşsak bu adanmanın sivil bir sorumluluku ve resim bir yükümülülükten fazla bir değeri bulunmaz.<br />Dünyevi ya da uhrevi bir çıkar ya da yarar ağır basınca adandığınızının dışında kalan diğerlerini hemen yok ya da var sayabiliriz. İnanamazsınız ama bu böyle.. oluyor. Samimi ve safi.. ciddi ve hasbi bir kişilik ortaya koymak kolay değildir.<br />İçimizde kaçınılmaz ve köklü korku ve kurtulanmaz ve temelli umut ile Tanrı gibi yüksek yarar ve Ahiret gibi sonsuz bir çıkar karşısında akıl ve kalb iki gözü kör olan insanlar sizin bütün düzen ve ideolojilerinizi, sizinle birlikte yer yüzünden silebilirler.<br />Fakat Tanrı'dan korktukları için yapmazlar.. lakin masonlar ve Marksistler Tanrı'dan korkmadığınız için yaparsınız. Nitekim lenin ve stalin ve mao bunun en açık örnekleri değil mi ?<br />İşte bu gibi nedenlerden dolayı birilerinin.. bu küresel efendilerden birisi olabilir.. ister dindar amadeleri mason angajeleri ister Marksist adanmışlıkları kullanarak bu köklü duyguları rahatlıkla kullanıp yer yüzündeki kargaa ile sizin KÜRESEL saltanatınızaa son verebilir.<br />Bu arada uygarlık yok olur.. bu onların hiç umurunda olmaz.. çünkü onların öte dünyaları ya da uğruna ölünecek idealleri bulunuyor. Siz KÜRESEL efendiler hata ediyorsunuz.. insanları.. dindarları ve masonları ve marksistleri birbirine karşı kullanıp DÜZENSİZLİK içinde DÜZEN ilkenize güvenerek bu kavga döğüş içinde hep üstte kalacağınızı sanıyorsunuz. Amma bir gün açığa çıkarılacaksınız. Ardınızdaki CİN şeytanı görülecek.<br />Dün 11 eylüldü.. bu gün 12 öyle.. dünyada ve ülkemde kurduğunuz tuzaklar bu güne kadar kusursuz işledi.. Amerikada ve Fransada ve Türkiyede ve İsrailde kurduğunuz devletleri kullanarak dünya barışı adı altında kurmak istediğiniz YENİ SALTANAT'ı korumak için kullandığınız GDDY sizin GDD devletinizi koruyacağını sanıyorsanız aldanıyorsunuz.<br />YBA e dudak bükenler yarın boyun bükmeğe başladıklarında YBA saltanatının olacağını mı sanıyorsunuz ? Hayır.. çünkü o zaman 0Z0 olarak çoktan buradan tüymüş olacağım.. ancak Yöntem Bilimsel Analiz (YBA) mentalitesi ile ortaya çıkan hâkimiyet Halife-i Arzın saltanatı olacak amma bu imparatorluk geçmiş imparatorlukların ortaya çıkardığı iyilik ve güzelliklerin hiç birini redd ve imha etmeyecek.. beşeriyetin yapısınan çıkan kültürün olmazsa olmaz iki koşulu olan dilin ve dinin inceliklerini bilen İNSANLAR yukarıda açıkladığım beceri ve yetilerini dikkatli kullanacak.. hele islamlar Tanrı'ya dönük hepleme ve hiçleme YETKİLERİNİ bunlarla karıştırmayacak.. İnşaallah.<br />0Z0 12.09.2026 üçkuyular izmir 14:23 https://yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3098]]>
   </description>
   <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 14:36:28 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3098&amp;PID=6461#6461</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>D&#252;nya : 12 eylul 2026</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3098&amp;PID=6460#6460</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> 12 eylul 2026<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 13-Eylül-2026 Saat 14:21<br /><br />Değerli Kardeşim sizde bu hidayet yazısıyla DOLAYLI olarak mehdilik yapıyorsunuz.. kim ki böyle anlatımı yol gösteri yapar.. ister ister mehdi sayılır. Zaten dünyada herkes birbirinin mehdisidir. Şimde bu işleri DEMOKRASİ ile çözüyoruz. Bizi hidayet edecek ve yol gösterecek partiler kuruyoruz ve onların propagandası ve şirketlerin reklamı ile işleri yürtüyoruz. Bu vesile yazdığım bir HİDAYET yazısını amma mehdi olmadığımızın bilinciyle.. mehdi bekleyen müslümanlar değil BEKLENEN müslümanlardan olmak dileği ile paylaşıyorum:<br /><br /><br /><br /><br />İKİ KELİMEYİ BİR ARAYA GETİRMEK.. buna telahuk yani EKLEMLEME adı verilir. Kelimelerin toplanıp derlenip bir birikim oluşturulması ve bunlarla konuşulup düşünülmesi bu tezekkür ve tefekkür ile İLİM elde edilmesi ve bunun fehim ve fıkıh yapılması yani kavranması ve anlaşılması bir İNSAN BECERİSİDİR..<br />Bu beceriden başka bir de beceri ile elde edilen azlar.. çoklar.. ortalar.. denkler.. üzerine var sayılarak ya da yok sanılarak ortaya bir din ya da felsefe çıkarmakta bir İNSAN YETİSİDİR.<br />Bununla beraber bu noktada nebilerin talebeleri veliler ve dahilerin tilmizleri deliler.. var sayma ve yok sanma kabiliyetiyle ortaya çıkan din ve ideolojileri.. iki KARŞIT öbeğe ayrılıp bu öyküleri ve kuramları kendi aralarında ve birbirleriyle tartışırlar.<br />Bunlar da tarih içinde birike birike.. bu günün ana akımlarını oluşturdular.. milliyetçi nasyonalistler ve siyonistler.. hindular.. budistler.. yahudiler.. hristiyanlar.. müslümanlar.. masonlar.. marksistler. Bunların hepsinin birbiriyle yarışan masalar ya da masallar olduğunu düşünmek akıllıca bir iş olacaktır.<br />Her ne kadar biz kültürümüzün empoze ettiği POZE ve EPi ile yukarıda sayılan akımlardan birine LOGOS’un angaje olup akım reislerinin emirlerine illüstrasyon ya da illüminasyon ya da inisiyasyon ile âmâde olmuşsak bu adanmanın fazla bir değeri bulunmaz.<br />Dünyevi ya da uhrevi bir çıkar ya da yarar ağır basınca adandığınızının dışında kalan diğerlerini hemen yok ya da var sayabiliriz. İnanamazsınız ama bu böyle.. oluyor.<br />İçimizde kaçınılmaz ve köklü korku ve kurtulanmaz ve temelli umut ile Tanrı gibi yüksek yarar ve Ahiret gibi sonsuz bir çıkar karşısında akıl ve kalb iki gözü kör olan insanlar sizin bütün düzen ve ideolojilerinizi, sizinle birlikte yer yüzünden silebilirler.<br />Fakat Tanrı'dan korktukları için yapmazlar.. lakin siz masonlar ve Marksistler korkmadığınız için yaparsınız. Nitekim lenin ve stalin ve mao bunun en açık örnekleri değil mi ?<br />İşte bu gibi nedenlerden dolayı birileri ister dindar amadeleri mason angajeleri ister Marksist adanmışlıkları kullanarak bu köklü duyguları rahatlıkla kullanıp yer yüzündeki kargaa ile sizin KÜRESEL saltanatınızaa son verebilir.<br />Bu arada uygarlık yok olur.. bu onların hiç umurunda olmaz.. çünkü onların öte dünyaları ya da uğruna ölünecek idealleri bulunuyor. Siz KÜRESEL efendiler hata ediyorsunuz.. insanları.. dindarları ve masonları ve marksistleri birbirine karşı kullanıp DÜZENSİZLİK içinde DÜZEN ilkenize güvenerek bu kavga döğüş içinde hep üstte kalacağınızı sanıyorsunuz. Amma bir gün açığa çıkarılacaksınız. Ardınızdaki CİN şeytanı görülecek.<br />Dün 11 eylüldü.. bu gün 12 öyle.. dünyada ve ülkemde kurduğunuz tuzaklar bu güne kadar kusursuz işledi.. Amerikada ve Fransada ve Türkiyede ve İsrailde kurduğunuz devletleri kullanarak dünya barışı adı altında kurmak istediğiniz YENİ SALTANAT'ı korumak için kullandığınız GDDY sizin GDD devletinizi koruyacağını sanıyorsanız aldanıyorsunuz.<br />YBA e dudak bükenler yarın boyun bükmeğe başladıklarında YBA saltanatının olacağını mı sanıyorsunuz ? Hayır.. çünkü o zaman 0Z0 olarak çoktan buradan tüymüş olacağım.. ancak Yöntem Bilimsel Analiz (YBA) mentalitesi ile ortaya çıkan hâkimiyet Halife-i Arzın saltanatı olacak amma bu imparatorluk geçmiş imparatorlukların ortaya çıkardığı iyilik ve güzelliklerin hiç birini redd ve imha etmeyecek.. beşeriyetin yapısınan çıkan kültürün olmazsa olmaz iki koşulu olan dilin ve dinin inceliklerini bilen İNSANLAR yukarıda açıkladığım beceri ve yetilerini dikkatli kullanacak.. hele islamlar Tanrı'ya dönük hepleme ve hiçleme YETKİLERİNİ bunlarla karıştırmayacak.. İnşaallah.<br />0Z0 yontembilim.com 12.09.2026 üçkuyular izmir 14:1]]>
   </description>
   <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 14:21:38 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3098&amp;PID=6460#6460</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>D&#252;nya : 12 eylul 2026</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3098&amp;PID=6459#6459</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> 12 eylul 2026<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 13-Eylül-2026 Saat 00:28<br /><br />https://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3098 <br /><br /><br />Değerli bir abim dedi ki:iktidarda kalmak için her şey caiz midir. her yol mubah mıdır.<br /><br /><br />bende dedim ki: <br /><br /><br />İktidarlar, bir ihtiyar ile başlarlar ve fakat sonunda iktidarları kadar değil itiyadları kadar GÜÇ sahibi olduklarını anlarlar.. yani gücü kadar değil alışkanlıkları kadar muktedirler.  Keza insanlar ihtiyarlarıyla hareket ettiklerini sanırlar fakat sonunda ihtiyarları kadar değil itimadlara kadar GÜR sahibi olduklarını öğrenirler.  Gür (kudret) ve Gür (hürriyet) İŞ'i haline  ortaya çıkaran bu bileşenlerden başka bir de TE denilen bir şey daha bulunur; DE.  özdeşlik GÖR'ü ve ihtiyar GEÇ'i yani bölen aklın böldüklerinden birini seçen aklın seçimi.. seçeneklere gör ve seç ve geç.. İŞ-TE  bu De (kal) ve İş (hal) günlük dilin düz yazısıyla ANLATMAK olanaksız değilse bile çok zordur.. Yani baştaki iktidar sahiblerinin de bizden pek çok bir farkı bulunmaz.. yani onlar ihtiyar ve iktidarları ile değil itiyad ve itimadları ile hareket ederler.. alışkanlıklarına mecbur ve bağımlılıklarına mahkum olarak bulundukları makamın ve durdurların mevkin ve oldukların yerin..  GEREĞİNE göre hareket ederler ki ben bu yerleri bir yazımda : üç ana hatta ayırmış ve her bir hattın üç ana kademeye bölmüştüm: Dindarlar ve masonlar ve marksistler.. bunlarında kültürelcileri.. siyasalcıları ve militerleri.. üç çarpı üç eşittir DOKUZ akım birbiri ile kıyasıya bir SAVAŞ içindeler ve kimse bulunduğu SİPERİ terketmez. Ne zaman kı on tanemiz.. biz her şeyden önce İNSANIZ.. diyebilsek bir kıvılcam başlayacak.. fakat nerede o samimiyet ve safiyet.. o ciddiyet ve hasbiyet.. ben kendimde bu dördünden bir tanesini bile bulamıyorum.. YBA reklama yapmaktan başka... saygılarımla 0Z0 ]]>
   </description>
   <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 00:28:23 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3098&amp;PID=6459#6459</guid>
  </item> 
 </channel>
</rss>