<?xml version="1.0" encoding="iso-8859-9" ?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" href="http://www.yontembilim.com/forum/RSS_xslt_style.asp" version="1.0" ?>
<rss version="2.0" xmlns:WebWizForums="http://syndication.webwizguide.info/rss_namespace/">
 <channel>
  <title>Y&#246;ntemBilim Forumu</title>
  <link>http://www.yontembilim.com/forum</link>
  <description>XML içerik linki; Y&#246;ntemBilim Forumu : Son 10 Gönderilenler</description>
  <copyright>Copyright (c) 2006 Web Wiz Forums - All Rights Reserved.</copyright>
  <pubDate>Fri, 23 Oct 2026 02:33:22 +0000</pubDate>
  <lastBuildDate>Thu, 22 Oct 2026 10:11:21 +0000</lastBuildDate>
  <docs>http://blogs.law.harvard.edu/tech/rss</docs>
  <generator>Web Wiz Forums 8.03</generator>
  <ttl>30</ttl>
  <WebWizForums:feedURL>www.yontembilim.com/forum/RSS_topic_feed.asp</WebWizForums:feedURL>
  <image>
   <title>Y&#246;ntemBilim Forumu</title>
   <url>http://www.yontembilim.com/forum/forumlogo.gif</url>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum</link>
  </image>
  <item>
   <title>&#304;nsan Bilim : soz ve söz</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3127&amp;PID=6553#6553</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> soz ve söz<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 22-Ekim-2026 Saat 10:11<br /><br /><br /><br /><br />Ancak bütün okunaklı yazıların ve fakat anlaşılmaz tablonun arka planı yaklaşık yetmişten fazla dosyada versiyon sırasıyla yalından karmaşığa doğru izlerseniz.. görürsünüz. Size temin ederim anlayacaksınız.. zaten benim yazılarım akıllılar değil aptallar anlar. Eğer bütün bu ayrıntıya rağmen hale anlamıyorsa sanırım aptalın aptalı değil de aşksız.. ışksız.. meşksiz biri ile karşılaşmışız demektir. <br /><br /><br />işte buyurun.. burada yetmişe yakın dosya bulunuyor. bilgisayarınıza indirin.. izleyin ve inceleyin. <br /><br /><a href="uploads/20261022_095056_SOZ.zip" target="_blank">20261022_095056_SOZ.zip</a><br /><br /><img src="uploads/20261022_101116_t=istek.jpg" border="0">]]>
   </description>
   <pubDate>Thu, 22 Oct 2026 10:11:21 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3127&amp;PID=6553#6553</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>&#304;nsan Bilim : soz ve söz</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3127&amp;PID=6552#6552</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> soz ve söz<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 22-Ekim-2026 Saat 09:11<br /><br /><br /><br />Anlam için buraya gelen anlamı bulamaz.. yine bir şeyler bulup bunları  anlatmak için buraya gelen de anlatımı bulamaz.. amma ANLAMA için geldiğiyse hoş geldi sefa geldi.. çünkü o gerçeklerini satmak peşinde değil gerçeği arama yolundadır. <br /><br />Önce başlığı biraz açalım:<br /><br />soz ve söz ile oku ve yaz<br /><br />kalem ve kelam ile kıraat ve kitabet<br /><br />Sanırım anlaşıldı.. KALEM değeri için SOZ değişkenini kullanıyorum. Nasıl saz çalıyorsa soz de yazar.<br /><br /><br /><br /><br /><br /><img src="uploads/20261022_095435_yba_bos50.jpg" border="0"><br /><br /><br /><br /><br /><br /><img src="uploads/20261022_090849_istek01.jpg" border="0"><br /><br /><br /><br />Yalindan karmaşiga ISTEK.. sari zeminden sari yaziya kadar giderek karmaşiklaşiyor.. NİRVANAYI  isteyen.. istekten ve iradeden rahatsiz olan.. telkine açik bulunan DOGU düşuncesi özellikle hind felsefesi HURRIYETTE degil AYNIYETTE yogunlaşir.. zihnin "ayna"sinda sakinleşir. <br /><br />Onlar için düşünme..  enaniyetin iki kanadi olan ayniyetin üzerine yerleşip OLMAYAN  sonsuzlugun keyfini yaşamaktir.<br /><br />Bati ise bunu tersine NARVANA yolculugu yapar ve iradenin kapilarini açar ve hürriyetin kanatlariyla uçar.. BULUNMAYAN serbestiyeti açar.. varligi boyut  boyut  ele geçirmeye çalişir.. ve gün geldi dördüncü boyutta kilitlendi.. <br />Dogru yol.. bu hurriyet keferesi ve ayniyet feceresinin ortasinda gider. <br /><br />0Z0 yontembilim.com  <br />üçyol izmir 22.10.2026  08:37<br /><br /><img src="uploads/20261022_091103_istek00.jpg" border="0"><br /><br /><br /><br />Burada istekler biraz daha yoğunlaştırılmış <br /><br />Siz bu karmaşık yazılardan kurtaracağım. <br /><br /><br /><img src="uploads/20261022_091122_istek.jpg" border="0"><br /><br /><br /><br />Ancak önce Burada daha da  karmaşıklaşmış ve yoğunlaştırılmış bir  halde.. <br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><img src="uploads/20261022_095514_yba_dolu25.jpg" border="0"><br /><span style="font-size:10px"><br /><br />Düzenleyen osmanziya - Dün Saat 10:10</span>]]>
   </description>
   <pubDate>Thu, 22 Oct 2026 09:11:54 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3127&amp;PID=6552#6552</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Y&#246;ntembilim  : cagri</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3126&amp;PID=6551#6551</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> cagri<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 21-Ekim-2026 Saat 20:20<br /><br />İki tür sevgili olur.. biri göz göze gelinen sevgili ikincisi aynı amacı paylaşanlar arasında sevgililik.. ilki bir gereksinimi karşılar ikinci arayışa bakar. Her ikisi de yalnızlığın en iyi ilacıdır.. diye düşünüyorum.. üçüncüsü ise namazdır. <br /><br />Peki insan ne zaman kendini YALNIZ hisseder.. <br /><br />Gereksinimleri bitirmişse.. başkalarının gereksinimine yardım etmeyi bırakmışsa.. kaliteli mal ve hizmet sunma derdinde değilse.. fazıl ve kamil bir insanlığı sergileme problemi bulunmuyorsa.. merak ve meramdan ibaret aşkını çalıştırmıyorsa.. iştah ve iştiyaktan ibaret aşkını işletmiyorsa.. bir de yakınlarından telefon gelmiyorsa..<br />insan YALNIZ kalabilir. <br />Arkadaşlarımı sağlık ve huzur ve başarılar dilerim.<br /> 0Z0 yontembilim.com<br /><br /><br /><br /><img src="uploads/20261021_202055_t=yalnizlik00.jpg" border="0">]]>
   </description>
   <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 20:20:59 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3126&amp;PID=6551#6551</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Y&#246;ntembilim  : cagri</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3126&amp;PID=6550#6550</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> cagri<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 21-Ekim-2026 Saat 00:54<br /><br /><img src="uploads/20261021_004647_zaman00g.jpe" border="0"><br /><br />DÜŞÜNME öyle bir etkinliktir iki halde hiç gerçekleşmez birisi ÜŞÜME diğer ÜŞENME.. en iyi yaptığın bir şeyi dahi üşüne üşüne yapmazsan bir süre sonda ondan uzaklaşırsın. İnsan davranışı ve yaşantısı yani yapması ve etmesi yani kurması ve kılmasa üç katmandadır.. birincisi refkleks.. ikincisi alışma ve öğrenme.. üçüncüsü irade ile eyleme ve işleme ile etkinlik ve işletim.. şimdi ben bu tümceleri yattığım yerde kurmuyorum.. ya da süflör üflüyor da ben söylüyor değilim.. herkes hiç bir şeyi anasının karnında öğrenip çıktı.. yer yüzünde insan olan doğan herkesin kafasını ortak olan AKIL yüklendi.. fakat hafıza (bellik)  ve (billik) zeka ile  kuvvet (kızan)  ve güzellik (kızan) bakımında ayrık özellikler yüklendi. Her birinin aynı bir görevi ve işlevi bulunuyor.. savaşı ve barışı gerçekleşiyor.. sınavı ve yarışı oluyor. Böylece  SAİL beşeriyetten kabiliyet.. kabiliyet  NAİL medeniyet.. medeniyetten SALİH insaniyet.. insaniyetten HALİS  islamiyet çıkıyor. Beşeriyet cinlerden sonra islamiyete çıkardı çıkardı.. çıkaramadı..  ya kıyamete gidecek ya da bu A ve B projesinden sonra C projesi açılacak...<br /><br />Ancak bu C projesinden yani değilim.. inşa edilmekte olan insaniyet projesinin süldürülmesinden ve nevi beşerin diğer türlerden aşağı kalmaması yolunda çaba göstermesini istiyorum. İNSAN olalım.. halife-i Arz olan İnsaniyeti gerçekleştirelim. İslam olmak zordur.. fakat ona giden insaniyet biraz daha kolaydır. Bunun da yola salih ve halis olma yolunda çaba göstermektir. Eşyayı iktisatlı kullanalım.. eşhası adaletli çalıştıralım. düşünme  ve anlama  ve inanma yolunda gayret gösterelim. İnanancaya kadar düşünelim.. düşünenceye kadar inanalım. Bu ikisi arasında ANLAYIŞIMIZ artsın.. Erzurumlu İbrahim Hakkının dediği gibi anlarsak uzağımız yakın olur.. anlamaz isek en yakınımızda insan ve iman ve islam bile uzak olur. <br /><br />Hadi mübareğin ünlü sözlerine bir daha bakalım:<br /><br />Hak şerleri hayr eyler<br />Zan etme ki ğayr eyler<br />Ârif ânı seyr eyler<br />Mevlâ görelim neyler<br />Neylerse güzel eyler…<br /><br />Sen Hakka tevekkül kıl<br />Tefvîz it ve râhat bul<br />Sabr eyle ve râzı ol<br />Mevlâ görelim neyler<br />Neylerse güzel eyler…<br /><br />Kalbin Âna berk eyle<br />Tedbîrini terk eyle<br />Takdîrini derk eyle<br />Mevlâ görelim neyler<br />Neylerse güzel eyler…<br /><br />Hallâk-ı Rahîm Oldur<br />Rezzâk-ı Kerîm Oldur<br />Fa’âl-i Hakîm Oldur<br />Mevlâ görelim neyler<br />Neylerse güzel eyler…<br /><br />Bil kâdî-i hâcâtı<br />Kıl Âna münâcâtı<br />Terk eyle murâdâtı<br />Mevlâ görelim neyler<br />Neylerse güzel eyler…<br /><br />Bir işi murâd etme<br />Olduysa inâd etme<br />Haktandır o red etme<br />Mevlâ görelim neyler<br />Neylerse güzel eyler…<br /><br />Hakkîn olıcak işler<br />Boşdur gam u teşvişler<br />Ol hikmetini işler<br />Mevlâ görelim neyler<br />Neylerse güzel eyler…<br /><br />Hep işleri fâikdır<br />Birbirine lâyıkdır<br />Neylerse muvâfıkdır<br />Mevlâ görelim neyler<br />Neylerse güzel eyler…<br /><br />Dilden gamı dûr eyle<br />Rabbinle huzûr eyle<br />Tefvîz-i ümûr eyle<br />Mevlâ görelim neyler<br />Neylerse güzel eyler…<br /><br />Sen adli zulüm sanma<br />Teslim ol oda yanma<br />Sabr et sakın usanma<br />Mevlâ görelim neyler<br />Neylerse güzel eyler…<br /><br />Deme şu niçin şöyle<br />Yerincedir ol öyle<br />Bak sonuna sabr eyle<br />Mevlâ görelim neyler<br />Neylerse güzel eyler…<br /><br />Hiç kimseye hor bakma<br />İncitme gönül yıkma<br />Sen nefsine yan çıkma<br />Mevlâ görelim neyler<br />Neylerse güzel eyler…<br /><br />Mü’min işi reng olmaz<br />Âkıl huyu ceng olmaz<br />Ârif dili teng olmaz<br />Mevlâ görelim neyler<br />Neylerse güzel eyler…<br /><br />Hoş sabr-ı cemîlimdir<br />Takdîr-i kefîlimdir<br />Allah kim vekîlimdir<br />Mevlâ görelim neyler<br />Neylerse güzel eyler…<br /><br />Her dilde Ânın adı<br />Her canda Ânın yâdı<br />Her kuladır imdâdı<br />Mevlâ görelim neyler<br />Neylerse güzel eyler…<br /><br />Nâçâr kalıcak yerde<br />Nâgâh açar ol perde<br />Dermân eder ol derde<br />Mevlâ görelim neyler<br />Neylerse güzel eyler…<br /><br />Her kuluna her ânda<br />Geh kahr u geh ihsânda<br />Her ânda O bir şânda<br />Mevlâ görelim neyler<br />Neylerse güzel eyler…<br /><br />Geh mu’tî u geh mânî’<br />Geh dârr u gehî nâfî’<br />Geh hâfid u geh râfî’<br />Mevlâ görelim neyler<br />Neylerse güzel eyler…<br /><br />Geh bay ider geh miskin<br />Geh hurrem ü geh ğamgîn<br />Geh şûh u gehî sengîn<br />Mevlâ görelim neyler<br />Neylerse güzel eyler...<br /><br />Geh ‘abdin ider ârif<br />Geh eymen u geh hâif<br />Her kalbi odır sârif<br />Mevlâ görelim neyler<br />Neylerse güzel eyler…<br /><br />Geh kalbini boş eyler<br />Geh hulkını hoş eyler<br />Geh ‘ışkına dûş eyler<br />Mevlâ görelim neyler<br />Neylerse güzel eyler…<br /><br />Az ye az uyu az iç<br />Ten mezbelesinden geç<br />Dil gülşenine gel göç<br />Mevlâ görelim neyler<br />Neylerse güzel eyler…<br /><br />Bu nâs ile yorulma<br />Nefsinle dahî kalma<br />Kalbinden ırağ olma<br />Mevlâ görelim neyler<br />Neylerse güzel eyler…<br /><br />Geçmişle geri kalma<br />Müstakbele hem dalma<br />Hâl ile dahî olma<br />Mevlâ görelim neyler<br />Neylerse güzel eyler…<br /><br />Her dem Ânı zikr eyle<br />Zeyrekliği koy şöyle<br />Hayrân-ı Hak ol söyle<br />Mevlâ görelim neyler<br />Neylerse güzel eyler…<br /><br />Gel hayrete dal bir yol<br />Kendin unut Ânı bul<br />Koy gafleti hâzır ol<br />Mevlâ görelim neyler<br />Neylerse güzel eyler…<br /><br />Her sözde nasîhat var<br />Her nesnede zînet var<br />Her işte ganîmet var<br />Mevlâ görelim neyler<br />Neylerse güzel eyler…<br /><br />Hep remz ü işârettir<br />Hep ğamz ü beşâretdir<br />Hep ayn-ı inâyetdir<br />Mevlâ görelim neyler<br />Neylerse güzel eyler…<br /><br />Her söyleyeni dinle<br />Ol söyleteni anla<br />Hoş eyle kabul canla<br />Mevlâ görelim neyler<br />Neylerse güzel eyler…<br /><br />Bil elsine-i halkı<br />Aklâm-ı Hak ey Hakkî<br />Öğren edeb ü hulkı<br />Mevlâ görelim neyler<br />Neylerse güzel eyler…<br /><br />Vallâhi güzel etmiş,<br />Billâhi güzel etmiş,<br />Tallâhi güzel etmiş,<br />Allah görelim netmiş,<br />Netmişse güzel etmiş…<br /><br />Erzurumlu İbrahim Hakkı<br />Kayıt Tarihi : 27.07.2001 22:25:00<br /><br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br /><br />İslamiyet üç yüz yıl önce bitmişti.. insaniyette  tamamen ortadan kalktığında ya kıyamet kopup teklif penceresi örtülecek  ve külfet kapısı kapanacak ya da insanın HAYVANİ biolojisi ve makinanın HANNASİ psikoloji ya nakıs ve kasır şeytanları üretmeyi sürdürecek ya da kamil ve fazıl insanları türetecek.. bu da İNSANIN  son şansı olacak.. diye düşünüyorum. Doğrusun Allah bilir.  0Z0 yontembilim.com 21.10.2026 üçyol izmir 00:50<span style="font-size:10px"><br /><br />Düzenleyen osmanziya - 21-Ekim-2026 Saat 00:56</span>]]>
   </description>
   <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 00:54:37 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3126&amp;PID=6550#6550</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Y&#246;ntembilim  : cagri</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3126&amp;PID=6549#6549</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> cagri<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 20-Ekim-2026 Saat 12:12<br /><br /><img src="uploads/20261020_121046_cagri03.jpg" border="0"><br /><br />bu dosyası paylaştıktan sonra<br /><br />&#091;01:35, 20.10.2026&#093; Mustafa Buğucam: Çünkü GERÇEK sadece bilgi konusu değil aynı zaman bir değer konusudur.. hatta bilginin kendisi dahi bir değerdir. Gerçek sadece düşünülen bilinen NESNE  değil aynı zaman  değeri olan ve bir kimsece  inanılan bir NESNE'dir. Diğer taraftan SAĞLAM bilgi hem nesnel gerçek bulunmalı  hem kimsel doğru olmalıdır. Dünya sadece sağlam  olan ve  olmayan bilgi gerçeği  ve değer  doğrusu nesnelerinden ibaret değil.. SAĞLIKLI güzel ve iyi  bilgi ve değerleri de barındırır.. hatta  sağlıklı olmayanlarını da.. öyle ise biz sadece bilgi ve doğru ile iyi ve güzel peşinde değil.. sağlam bilgi ve değer.. sağlam iyi ve güzel olanları aramalı ve bulmalıyız. Elbette bu kolay olmayan yorucu bir iştir.<br />&#091;01:35, 20.10.2026&#093; Mustafa Buğucam: Bu da kırk yıllık yolculuğumun haritasıdır..<br /><br />yazmıştım.. buna Değerli Bir Arkadaşım dedi ki:<br /><br />&#091;22:53, 19.10.2026&#093; Ahmet Muhtar: Değerli kardeşim, valla şimdi tam olarak hatırlayamıyorum , ama, Lily Tomlin mi bir tiyatro oyununda yoksa Emile Durkheim mi “ Gerçeklik kolektif ön seziden ibarettir” der!..<br />Böyle bakınca da, sizi haklı olarak üzen bütün sahne oyuncularının , aslında kolektif hamurda adlarını bizim “ özelleştirdiğimiz” ögeler ( unsurlar) olduklarını bilmek rahatlatıcı olabilecektir…<br />&#091;23:01, 19.10.2026&#093; Ahmet Muhtar: Popper, Üç Dünya Teorisi’nde “çoğulcu gerçeklik” üzerinde yükseltir kuramını.<br />Farkında mısınız bilemiyorum , kerteriz ya da anahtar olarak gördüğünüz “popüler din” hiç de yeterli değildir çoğulcu gerçekliği açıklamakta. Çünkü; <br />Holografik değildir en başta &#129335;&#8205;&#9794;&#65039;<br />&#091;23:12, 19.10.2026&#093; Ahmet Muhtar: Bilim, her adımında İslam’a ulaşıyor.<br />Popüler din ise, Musa’nın 10 emrini ihlal ettiğinde bile , haklı bir neden bulabiliyor (!) külliyatında.<br />O külliyat üzerine bina edilebilecek bir sistem olur mu?<br />&#091;23:13, 19.10.2026&#093; Ahmet Muhtar: YBA’nızı prangalarından kurtarmadıkça<br /><br />DEDİM Kİ:<br /><br />Degerli Hocam.. alaka ve eleştirinize minnettarim.<br /><br />Dilin dinleştirilmesi bilim ile başladi.. dinin dilleştirilmesi ise paganizmle.. bu konulari  ayrintilastirmiyorum.. ne yazarim ne de hocayim.. <br /><br /><br />Din gibi bir aksiyomatik dava etmediğim gibi  bilim gibi bir sitematikte  arz etmiyorum. Sadece metod uzerindeyim.<br /><br />Bunun din ve felsefe arasinda ortak bir zemin.. ortak bir teknik.. ortak bir yontem.. ortak bir dil.. olabilecegini umuyorum.<br /><br /> YBA mutfagi analitik duzlemin sentetik ve analitik ve matematik kullaniminda sonra gelenbmetodik kullanimina cagiriyorum. Zaten bunu zihin haritalari sahibi Tonyv BUZAN dahil hepimiz yapiyoruz. Ben bu dogaclamayi 1990 dan bu tarafa once teknik sonra yontem haline getirdim başkalarida kullanabilirse dil haline gelecektir.<br /><br />Bu PARANGA ise mantiktan daha az içeriksiz.. matematikten daha az biçimseldir.. diye duşunuyorum.. dogrusunu Allah bilir.<br /><br />Saygilarimla<br /><br />Saglicakla kaliniz.<br /><br />20.10.2026 00:13 üçyol izmir.<br />0Z0 yontembilim.com]]>
   </description>
   <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 12:12:49 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3126&amp;PID=6549#6549</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Y&#246;ntembilim  : cagri</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3126&amp;PID=6548#6548</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> cagri<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 20-Ekim-2026 Saat 12:08<br /><br /><br /><br /><br /><br /><img src="uploads/20261020_114259_yba_bos50.jpg" border="0"><br /><br /><br /><br /><img src="uploads/20261020_120050_cagri.jpg" border="0"><br /><br />Iki temel soru<br />Nasil ?<br />Niye ?<br /><br /><br />&#091;18:15, 19.10.2026&#093; Mustafa Buğucam: Bir kelimenin anlami olur.. ancak iki kelimenin bağlami olur. KAPI  bir kelimedir.. KOL  başka bir kelimedir.. ikisi bir arada KAPININ KOLU oldugunda ortaya bir baglam.. bir tamlama çikar.<br /><br />ADAM bir sözcuktur..&nbsp;&nbsp;&nbsp;ASLAN başka bir sözcuktur.. GIBI diger bir sözcuktur..&nbsp;&nbsp;&nbsp;ASLAM GIBI  ADAM uçu bir araya geldiginde yeni bir anlam ve yeni bir bağlam.. bir benzetme çkar.<br /><br />Tamlama.. benzetme.. tanim.. tümce.. söz gibi bağlamlarin illa GDDY larida ve metinlerde bulunmasi şart degildir.<br /><br />Yukarida paylaştigim  tabloda bo&#253;le BAGLAMLAR bulunur<br /><br /><br />&#091;18:32, 19.10.2026&#093; Mustafa Buğucam: Iki veya daha fazla kelimelerle ortaya çikan bağlamlarin.. anlamlarin ve anlatimlarin dogru ya da gerçek olmasi gerekmez.  Örnegin öykulerde.. romanlarda.. senaryolarda bulunun kurgular böyledir. Hayal ürunu imajinasyon ve spekulasyondur. Bu hayali ve vehmi nesnelerin ve kimselerin.. varliklarin ve olaylarinin  gercekliginin ve anlatimin dogruluğunun tartişilmasi abesle istigaldir.<br /><br /><br />&#091;18:49, 19.10.2026&#093; Mustafa Buğucam: Buna ragmen biz bir romani okurken.. bir filmi seyrederken.. bir insani dinlerken olayin  aynisi imiş gibi.. gerçekmiş  gibi var ya da yok sayar.. var ya da yok ssnir..  düşünur ve dinler ve seyrederiz. Hele birde anlatim yaşanmiş ve tarihsel olaya ilişkinse.. konuşan tanidigimiz bir kimse ise.. bu GERÇEKLIK ön yargisi daha da güçludur.<br /><br /><br /><img src="uploads/20261020_120341_cagri00.jpg" border="0"><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><img src="uploads/20261020_120645_cagri01.jpg" border="0"><br /><br />&#091;00:38, 20.10.2026&#093; Mustafa Buğucam: Dilin ne kadar geniş ve derin oldugunu anlamak için her hangi bir gramer kitabina ve Chomisky nin Dil ve Zihin kitabina bakmak yeter.<br /><br />Biz burada benim dil hakkinda kendim edindigim bilgilerden söz ediyorum. Siz de dile bir kullanici.. ögretmen ya da öğrenci olarak degilde bir ögrenici olarak bakabilirseniz siz de dil hakkinda özgun bilgiler edinebilirsiniz.<br />&#091;01:10, 20.10.2026&#093; Mustafa Buğucam: Dilim 4.kat birimi olan kelime'yd tür olarak bakilirsa 8 nevini  sıralayabiliriz  ki bunlari AD ve EYLEM gurubu sözcukler olarak ayiririm<br />Bunlari tabloda üstte  gösterdim. Kelime'ye çeşit olaral bakilirsa bunu da mevzu (özne.. nesne) ve mahmul (tumlec.. yuklem) ayiririm. Bunlari da tablonum altinda gosterdim.<br /><br />Bunlarida  TAMLAMA ve BENZETME  sutunlarina yerleştirdim.. bakiniz.. gorunuz.. imgeleyiniz.. irdeleyiniz.<br /><br />Her iki durumda da yaptigimiz.. mukabele ve karşilama ile muhamele ve yuklemedir.<br /><br />Soyut ise terime mukabil bir kavram yukleriz.. somut ise değiskene  karşilik deger yukleriz. Lafza ma'na.. zikre fikir.. <br />hasili nutkun <br />LITERAL sentaksi<br />mantigin <br />KONSEPTUAL  semantigi bir birinden ayirincaya kadar bir ömur harcadim. <br /><br />Belki bunu bazilari omrunun ilk çeyreginde yapti. Fakat isterse on tane kitab yazsin bu logos un bu nomos ve sophos ayirimina varamayana ben hoca demiyorum.<br /><br />Butun bu işaretleme ve göstergeleme çağimizda dilbilimi kusatan bir GOSTERGEBILIM kodlama ve modlomasina donuşmus olup YBA bir yonuyle bunun en sofistikesidir ki bu gune kadar onu ögrenmeye cesaret edemedi.<br /><br />Elbette bu ışaretleme ve göstergelemeden başka bir de delaletleme ve gorunguleme bulunur ki bunu da sag dolap tahtasinda.. karşilaştirma ve yargilamada gosterecegiz.<br /><br /><br /><img src="uploads/20261020_120808_cagri02.jpg" border="0"><br /><br />Karşılama ve YUKLEME<br />İşaretin tercumesi ve tasrihı<br />Irca olunma ve AÇIKLAMA<br /><br />Karşılastirma ve YARGILAMA<br />Delaletim tevili ve teşrihi<br />Evveline gitme ve AÇİLAMA<br /><br />Bunlar bizim IKINCIL bilgilerimiz olup bunlar hakkinda hep tartişiriz ve ancak oylama ile anlasitiz ve sonuca baglamak için ilkeler ve kurallar ve yontemler ve diller ve bilgiler ve bilimler icad ederiz.<br /><br />BIRINCIL Bilgiler ise Basarın MANZARASI ve Nazarin MUBSIRASI.. başka bir ifade ile suretin TEŞEKKULU ve şeklin TASAVVURU.. elbette basarin sem" ve nekesi ile nazarin niyet ve zannini unutmus degiliz<br /> <br />Dolabin SAG tarafini  anlatmadin.. onu da siz izleyin ve imgeleyin.. irdeleyin ve inceleyin spesifik spesifik.<br /><br />Saygilarimla 20.10.2026 07:40 Osmanziya<br />]]>
   </description>
   <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 12:08:37 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3126&amp;PID=6548#6548</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>D&#252;nya : Sa ve sol ile alt ve ust</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3116&amp;PID=6547#6547</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> Sa ve sol ile alt ve ust<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 20-Ekim-2026 Saat 11:43<br /><br /><br />Siyonizm.. dinin dilleştirilmesidir.. bunu sadece yahudiler değil diğerleri yani hristiyanlar ve müslümanlar da yaptıkları için.. ilk ve başlangıç siyonizmle baş edemiyorlar. Bunun neden olduğunu https://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3126 burada açıklıyorum. Ancak bu konuda bir edebiyat istiyorsanız.. https://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3116 buraya bakacaksınız.<br /><br /><img src="uploads/20261020_114259_yba_bos50.jpg" border="0"><br /><br /><br /><br />Solun sağı ve sağın solu beğenmemesi normal da sağın kahramınlarını sola tabansız solun kahramanların sağa tabansız gösterilmesi normal değil.. kuşkusuz "sen" solcun.. solcudan öte fitnecisin.. solu ve sağı birbirine düşürmek için özel adamlar seçilir.. sen onlardansın.. demem beni sağcı yapar.. onun için demiyorum.. ancak durum ortada sol kaynakları seçip sağcı bir lidere tabansız yapman kendin söyleyip kendin dinlemendir.. çünkü hiç bir sağcı senin dediklerine bakıp orta yola ve sağa gelmez.. solculukların solculuklarını güçlendirir o kadar. işte saraybosnadan.. iraktan.. libyadan.. mısırdan.. suriyeden sonra istenilen Türkiyenin birbirine düşüp kardeş kavgasının çıkması ki.. işte buna fırsat bulamayacaklar inşaallah.. sonuçta tarih ve edebiyat hep bu işe yaramıştır.. hakkı batıl ve batılı hakk göstererek insanları atıl durumda bırakmak.. artık bir insanı arıyoruz.. melekleri ve şeytanları değil.. insanda meleğin iyiliği ve şeytanın kötülüğü de bulunuyor. Mahkemei kubradan evvel mizanda meleklik tarafı ağır basarsa cennete şeytanlık tarafı ağır basarsa cehenneme yuvarlanır.. gariptir dünyada kar ve zarar hesabı yapanlar bu tarafı hiç hesaba almaz. Rabbimiz bizim ve sizin akibetimizi  ve ahiretinizi iyi ve güzel etsin Amin. (not: fikretten hikmete.. akiften fazıla kadar.. bizi solculuk ve sağcılıktan düşünmeye ve anlamaya ve inanmaya fırsat bırakmayan din edebiyatın.. felsefe ideolojisine  bende karşıyım.. amma böyle senin gibi kişilerle uğraşmam. ) 0Z0 yontembilim.com<br /><br /><br /><img src="uploads/20261020_114259_yba_bos50.jpg" border="0"><br /><br /><br /><br />Prof Dr. ŞAHİN FİLİZ<br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Necip Fazıl'ın<br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Gerçek  Yüzü...&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <br />Özellikle Türk gençliği, bir tarihsel dönem, bir tarihsel figür ya da kişiliği kurmaca-gerçeklik arasındaki politik gerilimler yüzünden yeterince tanımakta zorlanmaktadır. “Yalan söyleyen tarih utansın” diyenler, ironik bir şekilde tarihe “yalan” söyletmeye çalışmakta; tabansızları kahraman, kahramanları “ayyaş”, “dinsiz” gibi göstermesi için her türlü yolu denemektedirler. Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü Türk gençleri gerçek bir kahraman olarak öğrenmesinler diye tarihe yalan söyletmekte;  aynı çevreler, Cumhuriyetimizin&nbsp;&nbsp;&nbsp;kurucu lideri Atatürk’e tarih dışı, akıl dışı  kurmacalarla saldırmakta, kurmacayı gerçek, gerçeği kurmaca&nbsp;&nbsp;&nbsp;göstermeye çalışmaktalar. Bunun için de tarihsel gerçeklikleri ve bilimsel olguları hiçe sayarak kafalarında kurdukları  kurmaca kahramanlarını alternatif “Milli değerler” olarak pazarlamaktalar. Gençliğin  “manevi mimarı” gibi kurgulanan Necip Fazıl işte bu kurmaca ve naylon isimlerden biridir. Türk gençleri neyin ve kimin tarihsel hakikat ve neyin ve kimin kurmaca figür olduğunu öğrenme hakkına sahiptir.<br />  1904 yılında İstanbul’da varlıklı bir ailenin çocuğu olarak doğan Necip Fazıl Kısakürek,  eğitim hayatına Amerikan Koleji ve Fransız okullarında başlamış, ardından Deniz Harp Okulu’na girmiş ancak yarım bırakmıştır. İstanbul Darülfünunu Felsefe Bölümü’ne devam ederken devlet bursuyla Paris’e, Sorbonne Üniversitesi’ne gönderilmiş; ancak burada vaktini derslerden ziyade kumarhanelerde geçirince bursu kesilerek yurda iade edilmiştirr. İlk dönemlerinde “Kaldırımlar” şairi olarak ünlenen, bohem bir hayat yaşayan seküler bir figürken,1934 yılında Nakşibendi şeyhi Abdülhakim Arvasi ile tanışmasıyla “hidayet” evresine geçtiğini iddia etmiştir. 1943 yılında yayımlamaya başladığı Büyük Doğu dergisiyle siyasal İslamcı bir ideolojinin temelini atmış; hayatı boyunca çok sayıda eser vermiş, hapis yatmış ve sağ siyasetin ideolojik lideri (üstad) kabul edilmiştir. 1983 yılında İstanbul’da ölmüştür.<br />Necip Fazıl, İslamcı ve muhafazakâr çevrelerde bir “dahi mütefekkir” ve “iman abidesi” olarak kutsallaştırılır. Hakkındaki en yaygın abartı, onun “tek başına  asra bedel olduğu” ve Türkiye’deki İslami uyanışın yegâne mimarı olduğudur. Takipçilerine göre o, “Batı’yı Batı’nın silahıyla vuran”, Batı felsefesini ezmiş ve İslam’ın üstünlüğünü entelektüel düzeyde kanıtlamış biridir. Sloganlaşmış ifadeler arasında, “Surda bir gedik açtık mukaddes mi mukaddes / Ey kahpe rüzgâr artık nerden  esersen es” dizeleri, onun her türlü baskıya karşı sarsılmaz bir kale olduğu iddiasıyla özdeşletirilir.(1)<br />Müritleri, onun hapis yattığı yılları “zindan medresesi” olarak tanımlar ve hiçbir otoriteye boyun eğmediğini savunurlar. Onlara göre Necip Fazıl, paraya, pula ve dünya nimetlerine sırtını dönmüş, sadece davası için yaşayan bir derviştir. Siyasi liderler (özellikle Menderes’ten Erdoğan’a uzanan sağ gelenek) onu “vatan sevdalısı bir dava adamı” olarak niteler ve onun tezlerini (özellikle Cumhuriyet karşıtı Son Devrin Din Mazlumları eserini) mutlak gerçeklik olarak kabul ederler.(2)<br />Salih Mirzabeyoğlu, gerçeklikten uzak kurmaca Necip Fazıl’ı abartmada sınır tanımaz: O, “konuştuğunda yeri göğü inleten”, “kalemi kılıçtan keskin” ve “gençliğin yolunu aydınlatan tek ışık” olarak her yıl devlet törenleriyle ve büyük övgülerle anılmaktadır. “Necip Fazıl, bu vatanın yetiştirdiği en büyük mütefekkir, İslam’ın gür sesi ve Türk gençliğine yön veren manevi bir mimardır. O, tek başına bir ordu, kalemiyle küfre karşı duran bir devdir.” (3)<br />Necip Fazıl Kısakürek üzerine inşa edilen bu “eğilmez dava adamı” ve “ulvi mütefekkir” imajı, tarihi belgeler, polis kayıtları ve bizzat kendi yazdığı mektuplarla karşılaştırılınca, karşımıza büyük ideolojik tutarsızlıklar, şahsi zaaflar ve siyasi pragmatizmle örülü bir portre çıkmaktadır.<br />Necip Fazıl’ın mitsel hayat hikayesinde Paris yılları, “Batı’nın kokuşmuşluğunu bizzat yerinde gören genç dâhinin bunalımı” olarak anlatılır. Ancak gerçeklik çok daha dünyevidir. Genç Cumhuriyet’in büyük umutlarla ve kıt kaynaklarla Sorbonne’a felsefe eğitimi için gönderdiği Necip Fazıl, devletin kendisine sağladığı bursu Paris’in kumarhanelerinde (özellikle Grand Cercle) tüketmiştir. Kendi otobiyografik eseri O ve Ben‘de bile  kumar tutkusunu “mistik bir arayış” gibi sunmaya çalışsa da, sonuç devletin parasını çarçur etmesi ve eğitimini tamamlayamadan Türkiye’ye kaçmasıdır. Bu kumar tutkusu, iddia edildiği gibi “hidayet” sonrası bitmemiş, hayatının sonuna kadar bir gölge gibi onu takip etmiştir. (4)<br />Necip Fazıl’ın hayatındaki en büyük kırılma, “dava adamı” olarak tanındığı ve İslam ahlakını vaaz ettiği 1951 yılında yaşanır. 22 Mart 1951 gecesi, Beyoğlu’ndaki bir kumarhaneye yapılan polis baskınında Necip Fazıl, kumar masasında yakalanmıştır. Bu olay dönem gazetelerine bomba gibi düşmüştür. Necip Fazıl, kendisini kurtarmak için “Bir röportaj için oradaydım, kumarın iç yüzünü araştırıyordum” gibi akıl dışı bir savunma yapmıştır. Ancak polis kayıtları ve tanık ifadeleri, onun mekânın müdavimi olduğunu ve masada aktif olarak yer aldığını belgelemiştir. Bu hadise, vaaz ettiği ahlak ile özel hayatı arasındaki devasa uçurumun kanıtıdır.(5)<br />Necip Fazıl’ın eğilmez bir dava adamı olduğu iddiası, Menderes dönemindeki “Örtülü Ödenek” kayıtlarıyla yerle bir olmaktadır. 27 Mayıs darbesinden sonra Yassıada yargılamalarında ortaya çıkan kayıtlara göre Necip Fazıl, Başbakan Adnan Menderes’ten “Örtülü Ödenek” vasıtasıyla devasa meblağlar almıştır (Dönemin parasıyla 147.000 TL, ki bu rakam o günlerde birkaç apartman dairesi alacak kadar büyüktür). Menderes’e yazdığı caize mektuplarında, “Benim dergim (Büyük Doğu) sizin reklam ajansınız gibidir”, “Para göndermezseniz bu dava ölür”, “Eksik kalan 10 bin lirayı gönderin” gibi ifadelerle  davasını adeta pazarlığa açmıştır. Onun “kalemini satmayan müellif” imajı, bizzat kendi el yazısıyla yazdığı bu “para isteme” mektuplarıyla çökmüştür.(6)<br />Necip Fazıl’ın siyasi görüşleri, ilkeli bir duruştan ziyade dönemin güç dengelerine göre şekillenmiştir. Gençlik yıllarında Cumhuriyet’i ve devrimleri öven (örneğin Menemen Olayı sonrası Kubilay için yazdığı sert yazılar), CHP’den milletvekilliği bekleyen bir “Kemalist” iken; bu beklentisi karşılanmayınca sert bir Cumhuriyet düşmanına dönüşmüştür. Onun “Atatürk karşıtlığı”, derin bir tarih bilincinden ziyade, dışlanmışlık hissinin verdiği reaksiyondur. Siyasi çizgisi Menderes’ten sonra Demirel’e, oradan Türkeş’e ve Erbakan’a savrulmuştur. Her yeni liderde “beklenen kurtarıcıyı” bulduğunu ilan etmiş, ancak maddi  destek kesildiğinde aynı liderleri yerin dibine sokmaktan çekinmemiştir.(7)<br />Takipçileri tarafından “zindanlarda boyun eğmedi” denilen Necip Fazıl’ın, 1960 darbesinden sonra c**ta lideri Cemal Gürsel’e yazdığı mektuplar, onun güç karşısındaki tavrını ifşa eder. Hapse atıldıktan sonra Cemal Gürsel’e mektup yazan Necip Fazıl, mektubunda “Siz bu vatanın kurtarıcısınız”, “Benim fikirlerim sizin hareketinizle uyuşmaktadır”, “lütfen beni serbest bırakın, emrinizdeyim” gibi ifadeler kullanmıştır. Menderes idam sehpasına giderken, onun parasıyla hayatını idame ettiren Necip Fazıl, onu asanlara övgüler dizmiştir. Bu tutum, onun “kahramanlık” anlatısının sadece bir kurgu olduğunu göstermektedir.(&#128526;<br />Necip Fazıl’ın en etkili eserlerinden biri olan Son Devrin Din Mazlumları, tarafsız tarihçilik açısından bir felakettir. Bu kitapta Necip Fazıl; Şeyh Said, İskilipli Atıf ve Seyit Rıza gibi figürleri, vatan hainliklerini veya bölücü faaliyetlerini gizleyerek “mazlum evliyalar” olarak takdim etmiştir. Tarihsel gerçekleri çarpıtarak, belgeleri tahrif ederek veya hiç olmayan diyaloglar uydurarak bir “alternatif bir yalan 8tarih” inşa etmiştir. Bugün Türkiye’deki  muhafazakâr tosunların tarihe olan çarpık bakışının baş sorumlusu, Necip Fazıl’ın bu hayal ürünü tarih anlatısıdır.(9)<br />Necip Fazıl, kendi eserlerinde kendinden bahsederken “devlerin devi”, “anlaşılmamış dâhi” gibi sıfatlar kullanır. Onun narsisizmi, eserlerinin her satırına sinmiştir. Kendisini İslam dünyasının kurtarıcısı olarak görürken, kendisinden farklı düşen diğer İslamcıları “akıl fukarası” veya “cüce” diyerek tahkir etmiştir. Bu benmerkezcilik, onun bir fikir adamından ziyade bir “kült lideri” gibi davranmasına neden olmuştur. Çevresinde bir biat kültü oluşturmuş ve bu kültü korumak için her türlü saldırgan dili mübah görmüştür.(10)<br />Necip Fazıl’ın kurguladığı “Başyücelik Devleti”, demokratik değerlerle taban tabana zıttır ve açık bir totaliterlik içerir. İdeolocya Örgüsü kitabında tasvir ettiği devlet yapısı, Mussolini faşizmi ile dinsel teokrasinin bir karışımıdır. “Başyüce” adını verdiği mutlak otoriteye dayalı, bireysel hakların yok sayıldığı, devletin her şeyi kontrol ettiği bu model, modern toplum yapısına bir saldırı niteliğindedir. O, İslam’ı bir “özgürlük dini” olarak değil, baskıcı bir devlet aygıtı olarak kurgulamıştır.(11)<br />Edebi yeteneği ( şiirdeki başarısı) tartışılmaz olsa da Necip Fazıl bu yeteneği çoğu zaman şahsi kavgaları ve siyasi operasyonları için bir silah olarak kullanmıştır. Kendisine para vermeyen iş adamlarını veya destek vermeyen siyasileri dergisinde “rezil” etmekle tehdit etmiş, edebiyatı bir nevi şantaj aracına dönüştürmüştür. Şiirlerindeki estetik, ideolojik hırslarının altında ezilmiştir. Erken dönem lirik ve bireysel şiirlerini “Eski Said” (Nursi’ye öykünerek) diyerek reddetmiş, ancak geç dönem şiirleri çoğu zaman didaktik birer slogandan öteye gidememiştir.(12)<br />Necip Fazıl, Türkiye’deki komplo  kültürünün en önemli besleyicisidir. Her toplumsal olayı “Yahudi parmağı” veya “Mason komplosu” olarak açıklayan sığ yaklaşımı, kitlelerin rasyonel analiz yapma yeteneğini felç etmiştir. Yahudilik ve Masonluk gibi eserleri, tarihsel gerçeklikten uzak, antisemitik ve nefret söylemiyle dolu metinlerdir. Bu söylemlerle halkı kutuplaştırmış ve ülke  sorunlarının kaynağını hep “dış mihraklar”da arayan bir cehalet kültürü yaratmıştır.(13)<br />Necip Fazıl, bir yandan dünyevi hırsları eleştirirken, diğer yandan oldukça lüks ve konforlu bir hayat sürmüştür. Müritleri onun hapislerde çürüdüğünü söylese de, hapis dışındaki hayatı şık kıyafetler, lüks oteller ve zengin sofralarıyla geçmiştir. Bu hayatın finansman kaynakları (örtülü ödenekler, cemaat bağışları, zengin) hiçbir zaman şeffaf olmamıştır. “Aç kalan derviş” imajı, halkın dini duygularını sömürmek için kullanılan bir maskedir.(14)<br />Necip Fazıl’ın kadınlara ve sosyal hayata dair görüşleri, aşırı muhafazakâr ve baskıcıdır. Kadının toplumsal rolünü sadece annelik ve ev hanımlığına indirgeyen, modern kadını “yozlaşmış” olarak niteleyen yazıları, Türkiye’deki gerici kadın algısının temel taşlarındandır. Ancak kendi gençliğindeki bohem hayatında kadınlarla olan ilişkileri, bu vaaz ettiği ahlakla ironik bir tezat oluşturur.(15)<br />Necip Fazıl Kısakürek, iddia edildiği gibi sarsılmaz bir iman abidesi veya  bir mütefekkir değildir. O, edebi yeteneğini siyasi pragmatizmle birleştiren, kumar gibi şahsi zaaflarını dini kimliğiyle gizleyen, güce göre pozisyon alan ve Türkiye’nin aydınlanma sürecine tarihsel çarpıtmalarla saldıran bir figürdür. Hakkındaki “Üstad” yakıştırması, onun yarattığı narsist hale ve ucuz siyasetin ona olan ihtiyacının  ürünüdür. Tarihsel gerçeklik; Necip Fazıl’ın, paraya ve güce olan zaafını “dava” kılıfıyla örten, Türkiye’de siyasal İslam’ın en tutarsız ve en tehlikeli ideologlarından biri olduğudur. Onun mirası, bugün hala toplumdaki kutuplaşmanın ve tarihsel cehaletin en önemli kaynaklarından biri halindedir.<br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;KAYNAKÇA<br />&#091;1&#093; Necip Fazıl Kısakürek, Büyük Doğu İdeolocyası, Büyük Doğu Yayınları, İstanbul, 1992, s. 12-15. (Kendi misyonunu tanımlayışı).<br />&#091;2&#093; Salih Mirzabeyoğlu, Üstad Necip Fazıl: Mütefekkir, İBDA Yayınları, 1985, s. 44-50. (NFK üzerine inşa edilen kutsiyet).<br />&#091;3&#093; Kadir Mısıroğlu, Üstad Necip Fazıl’a Dair, Sebil Yayınevi, 1994, s. 88-92. (NFK’nın siyasi etkisi üzerine subjektif övgüler).<br />&#091;4&#093; Necip Fazıl Kısakürek, O ve Ben, Büyük Doğu Yayınları, 1974, s. 32-38. (Paris yılları ve kumar “itirafları”).<br />&#091;5&#093; Hürriyet Gazetesi, 23 Mart 1951 tarihli manşet haberi: “Necip Fazıl Kumarhanede Yakalandı”.<br />&#091;6&#093; Yassıada Tutanakları (Örtülü Ödenek Davası), TBMM Arşivi, 1960. (Menderes’ten alınan paralar ve yazılan mektupların tam metni).<br />&#091;7&#093; Doğan Avcıoğlu, Türkiye’nin Düzeni, Tekin Yayınevi, Ankara, 1968, s. 460-465. (Sağ siyasetin ideolojik tutarsızlığı analizi).<br />&#091;8&#093; Sinan Meydan, Cumhuriyet Tarihi Yalanları (2. Kitap), İnkılâp Kitabevi, 2011, s. 312-315. (Cemal Gürsel’e yazılan af ve övgü mektupları).<br />&#091;9&#093; Necip Fazıl Kısakürek, Son Devrin Din Mazlumları, B.D. Yayınları, 1977, s. 5-20. (Tarihsel tahrifatların başlangıcı).<br />&#091;10&#093; T.Z. Tunaya, İslamcılık Akımı, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, 2003, s. 245. (NFK’nın narsisizmi ve biat kültü).<br />&#091;11&#093; Necip Fazıl Kısakürek, İdeolocya Örgüsü, B.D. Yayınları, 1986, s. 110-140. (Başyücelik Devleti ve totaliterlik).<br />&#091;12&#093; İlhan Selçuk, Düşünüyorum Öyleyse Vurun, Çağdaş Yayınları, 1980, s. 142. (NFK’nın sanatı siyasi silah olarak kullanması üzerine eleştiri).<br />&#091;13&#093; Necip Fazıl Kısakürek, Yahudilik ve Masonluk, B.D. Yayınları, 1993. (Komplo teorilerinin analizi).<br />&#091;14&#093; Uğur Mumcu, Tarikat-Siyaset-Ticaret, Tekin Yayınevi, 1987, s. 55-60. (NFK’nın finansal ilişkileri üzerine araştırmalar).<br />&#091;15&#093; Bahriye Üçok, Atatürk’ün İzinde Bir Yıl, Kültür Bakanlığı Yayınları, 1981, s. 115. (Gericiliğin kadın ve toplum vizyonuna yönelik eleştiri).<br /> &#9734;OSK/03.04.2026/Veryansın TV<br /><br /><span style="font-size:10px"><br /><br />Düzenleyen osmanziya - 20-Ekim-2026 Saat 11:55</span>]]>
   </description>
   <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 11:43:17 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3116&amp;PID=6547#6547</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Y&#246;ntembilim  : cagri</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3126&amp;PID=6546#6546</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> cagri<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 20-Ekim-2026 Saat 09:33<br /><br />Sözün taşıdığı bilgi ve değerin sağlam ve sağlıklı olmasını duyarlık göstermek bilginin hem gerçek hem doğru.. olmasına bakmak.. değerin hem iyi hem güzel.. bulunmasını aramak demektir.<br /><br />Bu daha işin başlangıcı.. çünkü yukarıda belirtilen gerçek ve doğru ile iyi ve güzel kriterlerini tespit etmek gerekiyor.<br /><br />Bu konuda yapılacak çalışmalar için www.yontembilim.com sitemin FORUM kısmına katılımlarınızı bekliyorum.<br /><br />Saygılarımla<br /><br />0Z0 20.10.2026 üçyol izmir 09:36<img src="uploads/20261020_093349_t=yolculuk.jpg" border="0">]]>
   </description>
   <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 09:33:52 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3126&amp;PID=6546#6546</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Din : fitrat ve hilkat</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3125&amp;PID=6545#6545</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> fitrat ve hilkat<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 19-Ekim-2026 Saat 13:36<br /><br /><img src="uploads/20261019_132531_t=ozne.jpg" border="0"><br /><br />Felsefenin ikili ayırımı bulunur..<br />NESNE ve ÖZNE.. <br /><br />nesne'nin ne olduğunu bilmez.. <br />kimse'nin kim olduğunu bilmez..<br />özne'nin özün bilmez. <br /><br />Bilmemek ayıp değildir öğrenmemek ayıp. <br />Fakat bu köklü konuları da günlük dilin düz yazısıyla halk dönük ve tribünlere yönelik olarak çözmek ve çözümlemek imkansız değilse de çok zordur.<br /><br />Bu güne kadar tarih ve edebiyat yoluyla yapılanların kültürler arasındaki DÜŞMANLIKLARI artırmaktan fazla bir işe yaramadığı da ortadadır. <br /><br />Bu bakımdan insanları DÜNYA ve AHİRET ütopyası ve distopyası ile yönlendirmek yolundan vazgeçilmesi gerekmektedir. Ekonomik ve politik çıkarlarımızın  ortak insanı değerler olan dil ve din ile emek ve özgürlük değerleri etrafında toplayarak savaştırmanın getirdiği sonuçları bu gün hepimiz yaşıyoruz. <br /><br />Angaje ve âmâde olduğumuz ve adandığımız din ve felsefe ve ideolojiyi sadece ve sadece ekonomik ÇIKARIMIZ ve politik çıkarımız  için kullandığmızı ifade etmek o kadar zor mu ? Sanmıyorum. Fakat insan kafasını gömdüğü bataklıktan çıkarması kolay değildir.. zor olan bu...<br /><br />Dediklerim gelecekte herkesin bildiği malumatı adiyeten olacak ancak bu gün için biraz uçuk biraz da kaçık görünür..<br /><br />Ancak bu gün birisinin sesi.. yarının esintisi ve öbür gün rüzgarı ve sonra fırtınası olacaktır.<br /><br />Bu ses neden senin sesin olmasın ki ?<br /><br />Sayılarımla<br /><br />Osmanziya<br /><br />19.10.2026 üçyol izmir 13:40<br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><img src="uploads/20261019_132556_t=ozne00.jpg" border="0">]]>
   </description>
   <pubDate>Mon, 19 Oct 2026 13:36:48 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3125&amp;PID=6545#6545</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Din : fitrat ve hilkat</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3125&amp;PID=6544#6544</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> fitrat ve hilkat<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 19-Ekim-2026 Saat 13:23<br /><br /><img src="uploads/20261019_132008_t=benlik.jpg" border="0"><br /><br /><br /><br />İnsanlar dini ve ideolojik ve siyasi bakmaya alışkındırlar.. ancak bilimselliği bilimciliğe.. dinselliği dinciliğe çevirmeye yatkındırlar.<br /><br /><br /><br /><img src="uploads/20261019_132152_t=kavga.jpg" border="0"><br /><br />Nesneler arası denge kurma ve kimseler arası uyum sağlama öznenin temel işidir. Denge kurarken ve eşyayı kullanırken iktisadı ve uyum sağlarken ve insanları çalıştırırken adaleti esas alır. İktisaddan israfa giderse denge bozulur.. adaletten zulme giderse uyum bozulur. Fakat aynı zamanda insan MAKİNE değildir. Biz makinelere bunu öğretebiliriz.. fakat kendimizi bunu yapamayız.. aşırı aşırı yaşarız ve abartılı davranırız..  ölçüyü bozarız ve düzeni yamulturuz.. başta dil olmak üzere her şeyi kötü ve kötüye kullanırız.. bu yüzden çatışmalar ve kavgalar ve kötülükler ortaya çıkar.. fakat kötülükler olmazsa ve çirkinlikler bulunmazsa iyilikler bilinmez ve kötülükler anlaşılmaz. Bu bakımdan yaratan insana verdiği BENLİK emanetine iki kanat takmıştır.. özdeşlik (ayniyet) ve özgürlük (hürriyet). Fakat insan bunları kendinin sanır. Ayniyetten tevehhümü ebediyetle olmayan SONSUZLUK  ve hürriyet emanetinden  bulunmayan BAŞIBOŞLUK ve serbestlik çıkarır. Bu emanetlerden başka doğuştan sınırlanmamış kuvvei şeheviye.. kuvvei gadabiye.. kuvveli akliye melekelerinden aşırı ve abartılı  fart ve gayy  ile yaşantı ve davranışında saldırı ve tecavuzler ortaya çıkar.  Zaten insanın mesaili dünyasına eklenen  helal ve haram ile teklif-i dini ve  insani mes'uliyetine eklenen emir ve nehiy ile  mükellefiyeti imani.. çift katlı yükler altında kalır. Fıtrat ve hilkatınden çıkan arzu ve talepler ile kainatın  kosmosunu kaosa..  insanın  homosunu patosa çevirir. Dünyayı cennete çevirmeye çalışırken cehenneme çevirir. Üstelik suçu da Tanrı'ya..  tabiata.. devlete.. millete.. kabilesine.. babasına atarak kendimi temize çıkarmaya çalışır. Şöyle oturup.. düşünüp.. anlayıp.. ne nereden geliyor.. kim nereye gidiyor.. madem doğduk neden ölüyoruz.. madem öleceğiz niçin doğduk.. gibi köklü anlam ve amaç arayışını girişmez.. eylediğinde adalet etmez.. zulmeder..  işin sonunu sabretmez.. şikayet eder..  sonunda bir şamar oğlanı ya da günah keçisi bulur. Bütün kötülükleri bir kişiye bağlar.. bütün iyilikleri birinin  getireceğine inanır. Sonunda hepimizin bir gerçeği bulunur.. en azından bir gerekçesi olur..  kendi gerçeğini aramak ve karşısındakinin gerekçesine saygı göstermek yerine kavgayı seçer. Bunları görünce ben artık  kendimden başka hiç kimseye inanmamak ve aynı zamanda kimseyi suçlamamak yolunu seçtim.. kendimi inşa etmeye giriştim.. kendimce insan bina etmeye koyuldum. Lakin hiç bir insani iş tek başına gerçekleştirilemiyor.. başkası gerekiyor.. başkası bulunmazsa bile başkasını inşa edersin.. bende bunu yaptım; yöntembilim yapan Osmanziya ve insanbilim yazan Mustafa BUĞUÇAM ve islambilim yazan Dinnur YAŞAR.. sanırım başkaları da kendini inşa ve benini bina etmekle meşgul ki bana ses vermiyor. Saygılarımla <br /><br />0Z0 yontembilim.com <br /><br />19.10.2026 üçyol izmir 13:15]]>
   </description>
   <pubDate>Mon, 19 Oct 2026 13:23:05 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3125&amp;PID=6544#6544</guid>
  </item> 
 </channel>
</rss>