Anasayfa | Işımalar | Osman Ziya | İfade -i Meram | Yöntem Bilim | İnsan Bilim | Din-Fen | BTÖ | Yazılar | E-Posta |

  Aktif KullanıcılarAktif Kullanıcılar  Aktif KonularAktif Konular  Forum Üyelerini GösterÜye Listesi  TakvimTakvim  Forumu AraArama  YardımYardım  SkinsSkins
  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş
Din
 YöntemBilim Forumu | Diğer | Din  
Mesaj icon Konu: KIBRIYA Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Yazar Mesaj
osmanziya
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye


Kayıt Tarihi: 12-Temmuz-2010
Gönderilenler: 1029

Hak Puan : 5
Kidem : 6
OrtalamaHak : % 50
Irtibar :2

Alıntı osmanziya Cevaplabullet Konu: KIBRIYA
    Gönderim Zamanı: 03-Aralık-2017 Saat 16:15



Tanrı dizininden sonra bu KİBRİYA konusu güzel bir tevafuk oldu.. Halık.. Bari ve Musavir.. Yaratamaya ilişkin üç esma var ve bunların gizemlisi BARİ ismi.. BR köküne "K" sesi eklendiğinde ortaya KİBRİYA çıkıyor..

Kibriya bir Perde'dir.. bu örtü altında bütün mebdeler ve umdeler gizlenir.. tüm mutalar ve ucbeler saklanır.. neyin kimden çıktığını ve kimin nereden geldiğini anlayamazsın.. öyle birbiri için örtüler ortaya çıkar.. buna ilişkin muhteşem bir sözü İmamı Nursi söylemiş..

"İzzet ve Azamet ister ki esbab perdedar-ı desti kudret olan aklın nazarında.. Tevhid ve Celal ister ki esbab ellerini çeksinler tesir-i hakikiden."

Böylece Üstad imkana ilişkin sebebler dairesi ile Vucuba ilişkin itikad dairesini birbirinden ayırmış.. bilim ve hukuk yapmak imkanı getirmiş.. lakin Akıl ve Kalb gözünü ayıran imamı Gazali gibi onuda anlayamadılar.. yine eskisi dini sadece ibadete ve ahirete münhasır ettikler.. dünyaya.. bilime..hukuka.. medeniyete ve tekniğe ilişkin çözümler ve çareler getiremediler. Bin sene daha uyumaya devam ettik.


Bu iki noktayı yatay İLLET ve dikey AKİBET ile formulü etmeye çalıştım.


Bundan gereksinim (HACAT) ve arayış (HARRAT) çıktı..
bundan İTMAM-İ naks ve İKMAL-İ kasr çıktı
bundan dünyanın ibadet ve ahiretin istianesi çıktı..
bundan bilim ve ticaret çıktı.. hukuk ve siyaset çıktı..
bundan teslimiyet ve İslamiyet çıktı..
bundan hürriyet ve meşveret çıktı..
bundan teknoloji ve ideoloji
bundan esrarı şeriat olan risalet ve velayet ile ubuiyet ve rububiye çıktı..
Ortaya bir dualite ve ikilik koydum..
imanın içinde usulün kapısını açtım..
sadece kapıyı açtım.. lakin hazırcılar açılan kapıdan görülenleri söylememi beklediler kendileri kapıdan içeri girmediler.
YBA öğrenerek, kullanarak ve yararlanarak kendileri görmeyi istemediler.. anlamıyoruz diye yakınmadan başka ses veremediler ya da vermediler.. kendileri bilir gayri..


KİBRİYA


SUUN dizini içindeki dosyalar
Versiyon sırasıyla izlenecek 12 tablo var


20171203_181336_SUUN.rar




Nezaket ve kibarlık her zaman kolay, ucuz ve çabuk hizmet gelmesini sağlar... Kabalık ve büyüklenmek ise çoğu zaman zorluk çıkarır ve pahalıya mal olur.

Nefsin işi kendini beğenmek enenin işi de böbürlenmektir. Her ikisi de büyüklenmektir.

Büyüklenmek.. aynı zamanda extantion ileri gitmek ve yükselmektir.
Bu durumda geri gitmek ve düşmek kötü ve çirkin görülmüştür.

İleri gideceksin lakin kendini beğenmiyeceksin.
Yükseleceksin lakin asla böbürlenmeyeceksin.
Kendini beğenerek ve böbürlenerek büyüklenmeyecekesin.

İşte bu bizim yarış içinde sınavımız.. savaş içinde barışımızdır.

Nefsini tanı, haddini bil ve değişimi kavra...
Bu üç yaşam ve gelişim ilkesinin ortası ve ikincisi olan HADDİNİ BİL kuralı bizim kendimizi tanıma yanında ve benimizin sınırlarımızı bilmemizi ister...
Kendi nesneni.. kendi kimseni.. kendi konumu, diğer nesneler, kimseler ve konumlar yanında mukayese ve muvazene ederek yürümelisin. İstidatların, kabiliyetlerin, becerilerin, yetkilerin ne kadar öğrenmelisin. Hatta büyüklenerek gerçek yerine ilerlemeni ve yükselmeni engellemelisin. Yapıklarıya öğünerek yapamadıklarını gözden kaçırırsan asla ilerleyemezsin.

Çünkü yaşam için büyüklerimiz vardır.. Anne babamız vardır.. hocamız vardır.. patronumuz varır.. ustamız vardır.. amirimiz varır.. liderimiz varır.. peygamberimiz vardır.. Tanrımız vardır.. bunların bizden yüksek kemalat ve faziletleri vardır ve üstelik bizim üzerimizde emekleri ve etkileri.. hak ve hukuk ve yetkileri vardır. Ancak bu kesret içinde vahdete dönüp kendimizi ve Tanrı’yı unutmamalıyız.

Bu büyüklerin bazısını tanırız bazısını tanımayız.. ne hikmetse küçük rab ve melikler tanınıyor da bütün rab ve meliklerin üstünde olan Tanrı Tanımaz kimseler çıkıyor.. düşünen insanlar için bunda ibretler vardır.. Bunların en başında insana emanet olarak verilen enaniyet, ayniyet ve hürrriyet bulunur. Mevhum rububiyetimiz ve mecazi malikiyetimiz bizi aldatmasın.

Bu konu öylesine ince ve incelikli bir konu ki insan konuşmaktan korkar.. aşağı söylese şirk yukarı söylese küfür olur.. lakin nazar güzel ve niyet iyi olunca konuşmanın sorumluluğu düşebilir ve bağışlanabilir hale gelebilir. Zaruret kadar konuşmak en iyisi.. Biz buna rağmen biz BÜYÜKLÜK ve kibriya hakında bir tablo yaptık arayan ve düşünen insanlara yardım etmek istedik.

Çoğumuz şuhuda ilişkin cemal ve celalin farkında oluruz.. erkek ve kış ve gece ve gök   deyince celali ve kadın ve yaz ve gündüz ve yer deyince cemali biliriz de kibriyanın bu uzmasına karşı ulyası hakkında fazla bir biliciliğimiz bulunmaz..

Kibriya K ve BR kökünden çıkmış.. büyük bir bariyye sanırım.. Kibir çirkindir de kibarlık güzeldir.. barbarlık kötüdür de berberlik iyidir.. bakın dil bize ders veriyor.. bunla rastgele mi ? Seslerin anlamları izlemesi.. evet, dilde hikmet var.. rastgele bir kuruluş değil dil.. sadece bizim dil mi ? Hayır tüm diller böyledir.. zaten dinler, diller üzerine inşa edilmiştir. Kur’an dili Arap dili üzerine indirilmiştir.. ancak mahiyeti anlaşıldığında aslın insan dili ve düşüncesi üzerine indirildiği ortaya çıkacaktır. Sonuçta Kur’anı daha iyi ve yetkin anlamak için Arapça’dan başka bilim dili Matematik ile kendi dilinde dahi yer alan YBA dilininin öğrenilmesi gerekir diye düşünüyorum.. Belki çoğu kimse YBA benim uydurduğum bir dil sanacaktır.. lakin öyle değil.. dilin içine girince görülecek bu konuda tartışmak istemem.

Dil uzma ve şuhuda.. din ulya ve gayba.. ilişkin bir kibriya..
dilin ve dinin birlikte ortaya koyduğu gizem ve bilinmez bitmez ve tükenmez... insanı ürpertiyor ki bunu Kant bunu şöyle ifade etmiş.. iki nesne beni ürpertir.. biri üstümdeki yaldızlı gök.. bir de içimdeki ahlak yasası..

Hakikaten meşhud olan yaldızlı gök ile kuşatılmış ve yine dil ile belirli bir DÜNYA var.. lakin içimizdeki gaybi ahlak yasası ve ahlak yasası içinde gizlenmiş DİL ve dil içinde gizlenmiş DİN.. bir büyük bir Kibriya penceresi ki ulame buna LATİFE-İ RABBANİYE adını vermiş.. Rabbim Hissetmeyi nasip etsin. amin.

Osmanziya



Düzenleyen osmanziya - 03-Aralık-2017 Saat 18:14
IP
Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums version 8.03
Copyright ©2001-2006 Web Wiz Guide
Türkçe Çeviri : Nuri Cengiz
Tasarım & Düzenleme : BeyazSeytan
WebWizTurk