|
Anasayfa | Işımalar | Osman Ziya | İfade -i Meram | Yöntem Bilim | İnsan Bilim | Din-Fen | BTÖ | Yazılar | E-Posta | |
![]() |
Aktif Kullanıcılar Aktif Konular Üye Listesi Takvim Arama Skins |
| Dünya | |
|
| |
|
| Yazar | Mesaj |
|
osmanziya
Kıdemli Üye
Kayıt Tarihi: 12-Temmuz-2010 Gönderilenler: 5225 ![]() Hak Puan : 5 Kidem : 6 OrtalamaHak : % 50 Irtibar :2 |
![]() Konu: iyilik ve adaletGönderim Zamanı: 30-Haziran-2026 Saat 21:06 |
|
Songül-Dursun onay paylaştı
"Herkese şükran duy. Çünkü herkes senin dönüşümün için bir alan yaratır. Seni engellediğini düşündüğün kişiler bile, düşmanın olduğunu zannettiklerin bile. Arkadaşların, düşmanların, iyi insanlar ve kötü insanlar, arzu edilen durumlar ve arzu edilmeyen durumlar. Hepsi birden senin dönüşebileceğin koşulları yaratırlar..!" En kötü insanın bile, daima bir yerlerinde saklı iyilik tohumları vardır. Cezalar kötülüğü durdurabilseydi, bugün çok farklı bir dünyada yaşıyor olacaktık. Bir insan, ancak kendi kendini bağışlayabilirse kötülükten kurtulabilir. Küskün insan iyi insan olamaz. Marifet insanları küstürmemekte, kendi gözlerinden yine kendilerini düşürmemektedir.” Çev: Işık Akçin dedim ki: İyilik güzeldir.. bağışlamak hoştur.. lakin ADALET daha güzel ve daha hoştur. Kaldı bazı insanlar bağışlanmaya layık değildir. Zâlim kimse haksızlığını kendini kâr sayar. Bazılarını neden ebedi cehnenneme düştüğünü bir zulme düştüğünüzde anlarsınız. "Herkese şükran duy." marazi bir zihin belirtisidir. Dünya kendini merkez sayan.. iyiliklerinde kötülüklerin de kendi çıkarı olduğunu düşünen zaten başkasını düşünmediğini açıkça ortaya koymuyor mu ? Dünya bir krallik ve kölelik düzenidir.. bunu değiştiremezsiniz.. çünkü Tanrı kendisini böyle gösterir. Burada köllerine bağımlı krallık ve krallarını bağlı kölelik düzeninin ötesinde kutsal Tanrılık ve kulluk düzeni bizim için henüz anlaşılır bir durum değildir. Enbiya 35... dünyada iyilik ve kötülükler.. karlar ve zararlar ile ortaya çıkan savaş ve barış içinde Rabbini tanıma sınav ve iyilikte kulların yarışın ASIL anlamanın O'na dönülünce anlaşılacağını söyler. İşte bu durumda bize düşün eşyayı kullanırken iktisatlı yaşayarak ısrafa düşmemek.. eşhası çalıştırırken adaletli davranar zülme kaçmamak.. asıl olandır. Sözleri küstürmek istemem amma din adına.. ahlak adına.. kişisel gelişim adına.. sonuçları nereye çıkacağı belli olmayan "HERKESE ŞÜKRAN DUY" gibi ilkeler ve ülküler ortaya çıkarmanın yerinde ve yararlı olmadığını düşünüyorum. Saygılarımla 0Z0 yontembilim.com |
|
|
usul esasa mukaddemdir
|
|
|
|
|
osmanziya
Kıdemli Üye
Kayıt Tarihi: 12-Temmuz-2010 Gönderilenler: 5225 ![]() Hak Puan : 5 Kidem : 6 OrtalamaHak : % 50 Irtibar :2 |
![]() Gönderim Zamanı: 01-Temmuz-2026 Saat 01:32 |
sık ve ziya nin cisimde yansiması ve aksi.. Işık ve ziyanın zihinde ansimasi ve hadsi.. Işık ve ziyanın ayrica cisimde zıllı ve golgesi.. Işık ve ziyanın zihinde ayrıca zihinde aydınlığı ve ve nuru bulunur. Bunları Televvun ve renk sureti ile tesabbug ve boya şekli olarak birbirinden farklilığını anlamam İMKAN'ı anlamam gibi elli yılımı aldı. Zaten insanlar bilinmeyen nedenlerle ilmi ve irfanı birbirinden ayırırlar. Günlük dil, bilimsel bilgi, felsefi bilgi, dini bilgi hiç bir zaman insan için yeterli olamaz. Her birine ayrı ayrı ihtiyacı bulunur. Fakat cam ya da toprak yemeye alışan insanlar gibi sadece din ile sadece bilim ile.. yetinen insanlar olur ve onların bütün dünyası dincilik ve bilimcilikten ibarettir. Nitekim benim için bu böyledi.. bir zamanlar bilimciydim.. solcuydan.. sonra din ve sağcı oldum. Benim bir özelliğim bulunur.. aldığımı bırakmam.. şimdi hem solculuğu hem barındıran sağcılığı bulunduran önce oldum. osmanziya
Dil ve bilgi tabloda görüldüğü gibi dört katman. Bu katmanlar "bilgi" bakımında bilinenin gözlemi ve bilenin yorumuna göre farklı değerler taşırlar. Keza bu tabakalar "dil" açısından alanların ve konuları ile yöntem ve yaklaşımları bakımından külli ve cüz'i olmasına göre de farklı özellikler ve yapılan ve işlevler gösterirler. Bunları uzun uzun anlatmak gerekir. Lakin dinleyen olmayınca söyleyen dahi bulunmuyor. Biz de böyle kısa kısa sesleniyoruz. Bazılarına seslenmem sövme gibi geliyor normal ve doğal olarak. Bununla beraber bu ayırımlar nedenleri ve sonuçları bilinmeyince nebiler ve veliler ile deliler ve dahiler çatışması çıkıyor. Sayglarımla sağlıcakla kalanız. 0Z0 yontembilim.com 30.06.2026 |
|
|
usul esasa mukaddemdir
|
|
|
|
|
osmanziya
Kıdemli Üye
Kayıt Tarihi: 12-Temmuz-2010 Gönderilenler: 5225 ![]() Hak Puan : 5 Kidem : 6 OrtalamaHak : % 50 Irtibar :2 |
![]() Gönderim Zamanı: 01-Temmuz-2026 Saat 01:35 |
Bazilari beni anlamiyor.. zaten insani anlamak zordur Ancak onun tanimak istedigimiz insani yaşanti ve davranişlarina bakarak KENDIMIZ açisindan.. ana babamiz.. çocuklarimiz.. eşimiz.. karimiz.. kocamiz.. dostumuz.. yoldaşimiz.. arkadasimiz.. ortağimiz.. tedarikçimiz.. müşterimiz olarak degerlendirebiliriz. Keza gorüş ve tutumlarini da sohbetini dinleyerek.. yazilarina bakarak ve kitablarini okuyarak oğrenebiliriz. Benim anlaşilmaz yazilarim ve gizemli cağrilarim ve bilinmez tablolarimın soyut konulari ve agir kavramlari goruş ve tutumlarimi anlamaya imkan vermiyor. Ustelik yukaridaki hakli gerekçelerle izlemedigimiz ve ilgisizlik nedeniyle sorunlarini ve konularina merak ve çözumve aydinlatmalarina tecessusumuz doğmamişsa ANLAŞILMA şansı fazla olmaz. Buna ragmen gazate BULMACA çözmeye merakiniz varsa gazete bulmacalarina benzer kutulardaki ve yumurtalardaki sözcukleri harfler gibi kullanarak kelimeleri IKIŞER IKİSER birleştirerek yeni sözcuklar ve anlamlar ve fikirler ortaya çikarip.. bunlari tartişabiliriz. 0Z0 |
|
|
usul esasa mukaddemdir
|
|
|
|
|
osmanziya
Kıdemli Üye
Kayıt Tarihi: 12-Temmuz-2010 Gönderilenler: 5225 ![]() Hak Puan : 5 Kidem : 6 OrtalamaHak : % 50 Irtibar :2 |
![]() Gönderim Zamanı: 01-Temmuz-2026 Saat 01:36 |
|
bir arkada dedim.. Malumu aliniz Hukuk felsefesi derslerinde gördüğümüz gibi POZİTİF hukuk olduğu gibi bir de İDEAL hukuk ya da DOĞAL hukuk dediğimiz yasa tasarımları bulunuz. Diğer taraftan genel felsefede dinlerin cennet ve cehennem dediği ütopya ve distopyalar söz konusudur. HUKUK aygıtı toplumun ekonomik ve politik yapasının iktisat ve adalet ülkülerine bağlı kalması ya da ayrılmaması yönünde hem toplumu geliştiren hem kendini genişletin bir ALETTİR.. bilim de başka bir alettir. Bu iki cihat altı bin yıldır ve özellikle son bin beş yüz yıldır ve özellikle son üç yüz yıldır HÜMANİZM adı verilen cereyan ile evrensel bir hale gelmiş.. bilgi toplumu ve hukuk devleti ülkülerini meyve vermişken.. 21 yüz yılın ilk çeyreği itibariyle TRANSHÜMANİZM cereyanı ile İ…
çünkü daha önce ona demiştim: DEVLETİN ADI: Anadolu Birleşik Cumhuriyetleri ABC BAYRAĞIN ADI: Analitik Düzlem AD ÜLKENİN ADI: Anadolu Ülkesi AU DEVLETİN DİLİ: Yöntem Bilimsel Analiz YBA ORDUNUN ADI: Orduya gereksinim bulunmuyor. ne mutlu İNSANIM diyebilene… bu yazım üzerine: Sayın Osmanziya Osmanziyaoğlu, Farklı bir gelecek tasavvuruna sahip olabilirsiniz. Fikir özgürlüğü, demokratik toplumun en kıymetli güvencelerinden biridir. Ancak fikir üretirken, üzerinde yaşadığımız devletin hukuki ve tarihî kimliğini yok saymak, eleştiriyi aşarak gerçeklikle bağını koparır. Bugün bu ülkenin adı, kişilerin tercihine göre değil; milletin iradesini temsil eden Anayasa ile belirlenmiştir. Anayasamızın değiştirilemez hükümlerinden biri olan 3. maddesi açık ve tartışmaya kapalıdır: “Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Millî marşı İstiklâl Marşı’dır. Başkenti Ankara’dır.” Ayrıca Anayasa’nın 66. maddesi de “Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür.” diyerek burada etnik değil, hukuki vatandaşlık tanımı yapmaktadır. Dolayısıyla; “Devletin adı Anadolu Birleşik Cumhuriyetleri”, “Ülkenin adı Anadolu Ülkesi”, “Bayrağın adı Analitik Düzlem”, “Ordunun adı gereksizdir” şeklindeki ifadeler, bir öneri veya felsefi egzersiz olarak değerlendirilebilir; fakat bunlar Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuki ve tarihî gerçekliği değildir. Üstelik “orduya gerek yok” düşüncesi de tarihimizin tecrübeleriyle bağdaşmaz. Barışı en çok isteyen milletler, caydırıcı bir savunma gücüne sahip olan milletlerdir. Tarih, güçlü orduların savaş çıkardığını değil; çoğu zaman güçlü orduların savaşları önlediğini de göstermektedir. “Ne mutlu insanım diyebilene” sözü kulağa evrensel ve hoş gelebilir. Ancak bu ifade ile “Ne Mutlu Türküm Diyene” sözü aynı zeminde değildir. Mustafa Kemal Atatürk’ün bu sözü, bir ırk üstünlüğü iddiası değil; ortak vatandaşlık bilinci etrafında birleşme çağrısıdır. Nitekim Anayasa’nın vatandaşlık tanımı da bunu teyit etmektedir. İnsan olmak elbette ortak paydamızdır. Ancak devletler, yalnızca ortak insanlık fikriyle değil; ortak hukuk, ortak tarih, ortak egemenlik ve ortak milli kimlikle ayakta kalırlar. Farklı düşüncelerimizi konuşabiliriz. Eleştirebiliriz. Hatta mevcut sistemi değiştirmeyi savunabiliriz. Fakat önce mevcut hukuki gerçeği doğru teslim etmek gerekir. Çünkü fikir, gerçekle tartıştığında güç kazanır; gerçekle bağını kopardığında ise yalnızca temenniye dönüşür. Saygılarımla. 🇹🇷Av. Arb. Selim Ateş🇹🇷 bana demişti.. neymiş.. benim ki TEMENNİ değilmiş :)) |
|
|
usul esasa mukaddemdir
|
|
|
|
|
||
Forum Atla |
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma Kapalı Forumda Cevapları Silme Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme Kapalı Forumda Anket Açma Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma |
|