CUMA Hocam yazmış:
KISA YAZMAK
Ben üniversitede hoca olsaydım ve bir öğrenciye danışmanlık yapsaydım, mesela biri 500 sayfalık bir tez yazmış: “git evladım bunu yeniden yaz ve 250 sayfaya indir” derdim.
Kerime Nadir gerçekten 500 sayfalık bir roman yazmış ve yayınevine götürmüş. Editöre teslim etmişler. Editör okumuş ve yarısını çıkarıp atmış. Kerime Nadir bunu görünce ağlamaya başlamış.
Amerikalı dünyaca tanınmış yazar Dale Carnegie diyor ki: "yazıdan attıklarınızdan dolayı kafanızı taşlara vurmak istemedikten sonra okumaya yarar, değerli bir şey yazamazsınız".
Edebiyatçı, yazar-şair Beşir Ayvazoğlu da benzer şeyler söylüyor: "eğer diyor yazdıklarınız işe yaramıyorsa 500 sayfa da yazmış olsanız hiç acımadan çöpe atın".
Nurettin Topçu’nun tavsiyesi de şudur: "10 okuyorsanız bir yazın ve yazdıklarınızın onda dokuzunu atın". Bu yüzden N.Topçu’nun yazıları mücevher gibidir.
Benim kısa yazmak merakım biraz medresede okumamdan geliyor. Okutulan başlangıç dersleri o kadar kısadır ki, onların üzerine şerhler, haşiyeler ve kayıtlar yazılır ve kısa olduğu için de ezberletilir.
Bir yerde şöyle bir söz okumuştum: "eğer meramınızı bir cümlede anlatamıyorsanız, siz o konuyu bilmiyorsunuz demektir".
“Kısa” derken de yanlış anlamayın. Kısa yazı kelime sayısıyla ölçülmez, o kelime ve cümlelerin yoğun bir anlam taşımasıdır. Anlam kelimelerden taşar ve üzerinizde ağırlığı vardır. c.ö. 6 NİSAN 2026
DEDİM Kİ:
Teşekkür ederim Değerli Hocam.. Değerli bir yazı.. KISA yazmak zordur.. ancak bu UZUN UZUN yazmaktan sonra elde edilir.. Değil mi Kadir Uzunkok. Sevinç ve öfkeleri kısa bir iki sözcükle ifade ederiz. Neden ardında kocaman bir hissiyat bulunur. Yazmak HAYAT gibidir.. kısa da yaşasan.. uzun da yaşasan ANLAMADIKTAN sonra fazla bir kıymeti olmaz.
Düşünme ve İnanma arasına ANLAMA girer.. bunun için DÜŞÜNENLER inanmaz.. İNANANLAR düşünmez. Çünkü düşünme ve inanma arasında ANLAMA bulunur.
İşte YBA anlatımı nutuktan.. kıyastan.. cümleden.. kelimeden.. harfen HATTA indirmiş KISA bir anlatımdır.
Giderek azalan işaretler NUKTA'ya yaklaştıkça işler zorlaşıyor. Nokta NUTKA geliyor ve böyle nükteleri sıralıyor lâkin NUTUK mantıka indikçe NUKUT bir dağ gibi önüne yığılıyor.
Kitabtan çizgiye kadar bayırı inmenin kolaylığının karşısında.. çizgiden noktaya çıkmak yokuşu ve yükselişin zorluğu oluyor.
Biz kırk yıldır insanları bayır aşağıya indirmeye ve kelimeleri "karşılamadan" çizgileri "karşılaştırmaya" getiremiyoruz.. çizgiden nokta çıkmanın söz bile edilemez.
Özetle mukabele ve muhammele meydana gelen KELAM ile mukayese ve muhakeme ile oraya çıkan İLİM.. öyle sözcüklerle yazıldığı gibi kolay bir iş değildir.. bir ömür istiyor.
Adam zaten ömrünü dolduruyor.. ya da doldurmuş.. şimdi gel bunu KISA yazılarla YBA ile ömrünü doldur diyebilir miyim ?
Lakini ömrünü doldurmak üzere olanlardan birisi meramı anlarda maksadıma yapışır ve yükün altına girerse.. bu da benim ve onun kısmetine kalmış bir nasibdir ve münasebettir.
Saygılarımla
0Z0
06.04.2026 14:54
------------- usul esasa mukaddemdir
|