ortadogu
Nereden Yazdırıldığı: YöntemBilim Forumu
Kategori: Genel
Forum Adı: Dünya
Forum Tanımlaması: Genel Paylaşımlarınız
URL: http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=2981
Tarih: 29-Mart-2026 Saat 02:47 Program Versiyonu: Web Wiz Forums 8.03 - http://www.webwizforums.com
Konu: ortadogu
Mesajı Yazan: osmanziya
Konu: ortadogu
Mesaj Tarihi: 18-Mart-2026 Saat 23:34
https://yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=2981
Batının ortadoğu deği İslam dünyasına bir saldırı var kuşkusuz her ne kadar hedef şimdilik sadece İRAN görünse de.. ancak saldıran batı ve Avrupa ve Amerika değil KÜRESEL EFENDİLER.. insanı ortadan kaldırmak için ne gerekiyorsa yapacaklar.. ancak bunu siz anlamayacaksınız.. çünkü DÜŞMAN olarak sünnileri göreceksiniz ya da alevileri.. müslümanları göreceksiniz ya da yahudileri.. ÇÜNKÜ sadece inanıyorsunuz.. ve asla düşünmüyorsunuz.. bunu söylediğim için bana da kızacaksınız hatta tekfir edeceksiniz.. yaptığınız bu bu tekfirler bumerang gibi teker teker size dönecek.. bunun için bunu yapmayın.. ihtiyatlı olun.. temkinli olun.
Sakin olan.. kimseyi suçlamayın.. susun.. ben konuştum.. siz konuşmayın.. belki bu savaş İNŞAALLAH olmayacak.. savaş olsa bile ardandan daha güzel sonuçlar çıkacak.. SAYGILARIMLA
0z0
19.03.2026 00:10
"insan" olmak bu gün ve gelecekte.. artık müslüman olmak.. hristiyan olmak.. yahudi olmak.. sebataist olmak.. mason olmak.. marksist olmaktan önce gelmiyorsa.. her hangi birisinin eline güç geçtiğinde.. üç aşağı beş yukarı.. Netanyahu ve Trump yaptığından fazlasını yapamaz.. diye düşünüyorum.
Bin yıldır tarih ve edebiyatla birbirine HASIM ya da ADÜV yapılan insanlar İNSANLIĞI ortadan kaldırdıktan sonra fazla surmez UYGARLIĞI da ortadan kaldırabilirler.
İnsanlığın ve uygarlığın olmadığı yerde İSLAMLIK da ortay çıkmaz.
Sonuçta bugün için Allah'a inandım deyip sonra dosdoğru olmaktan başka bir kurtuluş yolu kalmamıştır.. diye düşünüyorum…
17.08.2026 üçyol izmir 00:48
Büyük bir olasılıkla rastlamışsınızdır.. en altta secdede olan MÜSLÜMAN.. bunun üstünde elinde İncil olan PAPAZ.. papazın üstünde de bir yahudi HAHAM duruyor. Belki bu müslümanın ağırına gidebilir.. lakin bir GERÇEĞİ gösteriyor. Müslümanların 1500 yıllık tarihi bulunuyor.. oysa hristiyanların 2000 yıllık daha çok tarihi.. Yahudilerin ise daha çok en az 3000 bin yıllık bir geçmişi yahudiler doldurmuşlar.
Bir de şunu dikkat çekmek istiyorum. İsa nebi gelinceye kadar bütün YAHUDİ dediğimiz insanlar müslümandı.. ancak biz onlara yahudi diyoruz. Keza Peygamberimiz gelinceye kadar bütün HRİSTİYAN dediğimiz insanlar da müslümandı.. sonuçta bu gerçek unutulup bizler kalu beladen beri olan müslümanlığını 1500 yıla daraltmışız.. şimdi tutmuş son kitab bizde siz kafirsiniz.. yahudiler tutmuş ilk kitap bizde siz kafirsiniz gibi AKILCI ve GERÇEKCİ olmayan sözleri hocalardan ve mollalardan.. papazlardan ve hahamlardan EZBERE alıp söylüyorlar. Bu nedenle BİRİKMİŞ sorunlar TARİH BOYUNCA çözülmeden kuşaktan kuşağa atlayarak kendini sürdürüyor.
SORUNUN nedenlerine de 35 yıldır söylüyorum.
DİL DİN EMEK ÖZGÜRLÜK gibi ortak insanı değerlerin partilere ve ideolojileri paravana ve paratoner yapılmaması gerektiğini söylüyorum.
ÇÖZÜMÜ söylüyorum: Akıllı ve zengin müslümanların dört kutsal kitabı tek metinde yayınlamaları gerektiğini söylüyorum. T
HATTA DAHA DERİNDE OLAN SORUNU DA SÖYLÜYORUM: Teknoloji ve ideolojinin bizi giderek doğadan ve toplumdan uzaklaştırdığını söylüyorum.
DAHA DERİNDE OLAN ÇÖZÜMÜ DE SÖYLÜYORUM:
Felsefe ve din arasında ortak bir plataform olan YBA öğrenmeye girişmek ve kullanmaya başlamak ve yararlanmaya çalışmaktır.
Söyleye söyleye dilimde tüy bitti amma ben daha gitmedim.
İnşaallah nasipse buradan tüyünceye kadar YBA çağrısını yapmayı sürdüreceğim.
0Z0 yontembilim.com
18.03.2026 22:58
------------- usul esasa mukaddemdir
|
Cevaplar:
Mesajı Yazan: osmanziya
Mesaj Tarihi: 23-Mart-2026 Saat 14:44
[11:56, 23.03.2026] Mustafa Buğucam: Bilimin faydasi daha çok dunya çikari.. dinin faidesi daha çok ahiret yarari.. insan bu ikisini dengelese hem dunya hasenesi hem ahiret hasenesi elde eder. Lâkin bu çaba ve çalişma bireysel olmaktan cikip örgutlu ve toplumsal hale geldiginde ne oldugunu goruyoruz. Bireysel olarak ailede çikar ve yarari dengelemek kolay lakin topluluk buyudugunde olumsuz sonuçlar cikiyor bilim ve dil.. din ve hukuk sorunlari doguyor.
Bu yararsiz ve çikarsiz hatta zararli hastaliklarin ve saldirgan yikimlarin temel nedeni dunluk dilin kotu ve kotuye kulanilması.. kzb'in bzk'luk meydana getirmedir. Gunluk dilin duz yaziya dokulmesi de dilin sorumsuz ve saygisiz kullanilmasi olumsuz sonuçlari.. bozulmalari ve yikilmalar ağirlaştirarak artiriyor.
Bu gun için başta NÜFUS CUZDANI dört beş kağit.. bu işlerin apaçik ibresi ve aynasi ve gostergesidir: PARA banknotu.. OY pusulası.. DIPLOMA belgesi.. ATAMA yazisi.. MAHKEME karari gibi bilgi ve belgelerin sağlam bulunmasinin ve sağlikli olmasinin SAHTEKARLI suistimallerin yani yalan ve yanlişliklari olan DIL SORUNLARI dunyamizi karartan reklamlarin ve dinimizi bozan propagandalarin.. belalarin ve fitnelerin başında gelmektedir. Bu işlerin son ucunda:
GDDY suistimali ile ticaretle teknoloji ve bilim insani daha çok dogaya yabancilaşirtiriyor..
Keza GDDY suistimali ile siyasette ideoloji ve din.. insani insandan uzaklaştiriyor.
Bu durumda BIREYSEL olarak faydali olan dil ve din.. TOPLUMSAL boyut bireyden topluma.. ulusa.. yerele.. bölgesele ilerledikçe ve . küresele geçtikce.. dil ve din.. bilim ve hukuk.. ticaret ve siyaset resmî ve örgutlu olarak.. şirketler ve partiler araciligiyle zararli ve yikici hale geliyor.. çunku goruyorsunuz dunyayi savaşin içine çekenler ekonomik ve politik çikarlarıni dini alet ve ideolojiyi bayrak yaparak halki kandiriyorlar.
Tabiat tarihe dönüstukce.. tarih tabiati degiştirdikce.. yaratiliş ve devrim doğayi bozdukça.. evrim ve deneyim döneyi dönüşturdukçe.. evren yaratilisi adamin buyrulusunu bozdukca adami yaratişini yilanladikça bu minik minik ZULUM yalanlari.. ufak ufak ISRAF yanlişlari kocaman DEVLERE ve dehşetli EJDERHALARA.. yapay ZEKALARA ve sanal HAFIZALARA dönüşüyorlar.. einstein kuamindan atom bombasini.. epistein dosyasindan trump belasini çikariyoruz.. bunu başkasi degil her birimiz kendi ellerimizle.. oylarimizla.. paralarimizla.. diplomamizla.. yetki belgemizle katiyoruz.. katma degerimiz.. urunumuz ve onurumuz ile yapiyoruz. 10:50
0Z0
Yontembilim'i Beğenen Arkadaşlar
[11:56, 23.03.2026] Mustafa Buğucam: BILGIYI
Anladiginda eleştirecek..
Anlamadiginda soracak..
Yararliýsa teşekkur edecek..
Paylaşilinca kaynak verecek..
Kullaniyorsan iznini alacak..
olursan bilgeye ve bilgine önem ve deger vermiş bulunuruz.. bu duyarlikla da
kendi onurumuzda bu ehemmiyet ve kiymet kadar artirmiş oluruz. 0z0
------------- usul esasa mukaddemdir
|
Mesajı Yazan: osmanziya
Mesaj Tarihi: 24-Mart-2026 Saat 13:30
https://yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=2981
az kaz uz kaz.. ya mel’un derin kaz..
azık.. kazık.. tuzak.. yazık..
insan mezarını dişiyle kazar..
Ata sözlerimiz..
Bir de uygarlığızın birikim ve deneyimlerinden özetler..
Amel NİYETE bağlıdır.
Esas USULE mukaddemdir.
İlim İMANA endekslidir.
Nakil AKILA itibar eder.
“Usulu mukarredendir akıl ve nakil tearuz ettikten akıl esas itibar olunur, nakil tevil olunur. Akıl da âkil olsa gerektir.” Der İmamı Nursi muhakemat adlı eserinde.
Öncelikle BİLGİ bakımından bu Önder KAYA’nın kitabını salık veriyorum.
Orta dogu denilen islam cografyası.. islam dunyasi denilen ulkelerin bir parçasi türkiye tarihi.. kritik zamana girdi.. kitabi 10 gundur okuyorum.. size tavsiye ederim.
Ali Lamek yazida diyor ki Trump piyasayi ve enerji ile guvenlik ve savaşi TEK PARÇA olarak okuyor.. amma kitab bunun yüz parcasini yaziyor.
Demek ki
Bin nedn =Bir Olay =Bin Snuç
A = B = C
Bu eşitlik ve denklem Mantiğı dunyanin en saçma gerceği olan bir dogrudur.. matematik ondan biraz daha hallice.. matematik ve mantigin kendisinden çıktigi dil ise tamamen bir YALAN makinası.. damarlari ve sinirleri yok ki yalan soyledigini anlsyasin.. zaten boşuna YBA in reklamini yapmiyorum ki..
Islam cografyasi
Ortadogu tarihi
Turkiye anadolusu
Geçmis ve gelecegin kavsaklaştigi bu ulusta yaşiyorsaniz.. dogu ve batinin kesiştigi bu ulkede yaşatiyorsaniz.. yaş tahtaya basmamalisiniz. Bilgi toplumu ve hukuk devleti ulkusunden başka bir umde ve ideal ülkeleri kurtaramaz.
Islam âlemi denilen diri ve canli bir system bulunmadigi gibi böyle bir yahudi ve hristiyan ve budist bir din de aramayin.. bulamazsiniz.
Sadece tarih ve cografyanin önumuze koydugu ANADOLU dunyasinda nefes aliyoruz.. bu soludugumuzun hava oldugunu düşunuyorsunuz..
iki saat once uyandim ruyamda Antalya dan gorunen toros dağlarinda uçusan kuşlarin birini elimdeki kurek ile avladigimda iri bir baliga donüşuverdi..
74 yildir her bir gun nevmin ruyasinda yakazanin ruyetine ve riyasina ve reyine basarimi actigimda izafiyet gibi sert ay ustu âlemin determinizmi ile kuantum gibi yumusak atom alti dunyaya dilim ve dinim ile uyanirim.
Şimdi gordugum manzarinin MUSEBBI nazarim ve niyetim mi yoksa basarim ve sem'im mi ?
Asla.
Çunku bu birincil bilgiler ikincil bilgilerin yani işaretleri tercume ve tasrih ile delaletleri tevil ve téşrih eden.. kafama konulmuş dil sepeti ve başima geçirilmis düş çorabı bulunuyor
Bununda genetik imami mubinle ILLETLER "goruldugunu" var sayiyor ve nukleer kitabi mubin ile AKIBET "öruldugunu" var saniyoruz. Yazgi dedigimiz bu Dayatimin ve yargi dedigimiz bu Deneyimin DÜRÜLUŞUNUN ve buyruluşun DIRILIŞININ ata ve ceza dişinda ne oldugunu bilmiyoruz.
Sadece yaratilis ve evrim kavgasi yapmakla yetiniyoruz.
Daha açik ve seçik anlatamam.
Siz hizli bir anlam surucu ve kolay bir anlatim aygiti barindiran YBA ogrenmeli..kullanmali ve yararlanmalısiniz.
Böylece totaliter sistemler ve otoriter rejimler sunan yesil ve mavi dinlere âmade bulunup . kirmizi ve kizil ideolojilere angaje olup.. ortak etnik ve etik ile ekonomii ve politik degerlerimiz bulunan dil ve din ile emek ozgurlugu partilere ve cemaatlere paravane ve paratoner ettirmeyiniz.
24.03.2026 ucyol 09:04
0Z0
yontembilim.com
[06:53, 24.03.2026] Mustafa Buğucam: Başkan Trump yaklaşık yarım saat önce, 450 milyon Avrupalıya şöyle hitap etti: ‘Anlaşmamı Perşembe gününe kadar imzalayın, yoksa gazınızı keserim. Ve eğer bunun dürtüsel bir karar olduğunu düşünüyorsanız, dikkat etmiyorsunuz demektir. Bu, Amerikan tarihindeki en hesaplı enerji hamlesidir.’
Trump’ın AB’yi enerji alanında tehdit ettiği mevcut konjonktürde, İran’ın füzeleri ile Katar'ın LNG tesisi devre dışı. Katar mücbir sebep ilan etti. Ras Laffan, 3. günde İran insansız hava araçlarının saldırısının ardından kapatıldı. Küresel LNG kapasitesinin yüzde 17'si 3 ila 5 yıl süreyle devre dışı kaldı.
Ukrayna Savaşı’yla Rusya'nın Avrupa'ya doğalgaz boru hattı da kesildi. Norveç ise Avrupa’yı beslemek adına kapasitesini doldurmuş durumda.
Hürmüz'ün kapanmasından bu yana Avrupa'da LNG fiyatları yüzde 35 ila 50 arttı. Tek tedarikçi büyük ölçekte üretim yapmaya devam ediyor, o da Amerika Birleşik Devletleri.
Trump'ın AB Büyükelçisi Parlamento'ya şunları söyledi: 750 milyar dolarlık ticaret anlaşmasını 26 Mart Perşembe gününe kadar değişiklik yapmadan onaylayın, aksi takdirde Amerikan LNG'sine "avantajlı erişimi" kaybedeceksiniz.
Şimdi, gerçek zamanlı olarak oynanan stratejik jeopolitik satranç oyununun şifresini çözmekte yarar var:
Cumartesi gecesi Trump, İran'daki enerji santrallerini yok etmekle tehdit eden 48 saatlik bir ültimatom yayınladı. Bu tehdit esasen İran'la ilgili değildi. Bu başlık petrol fiyatlarıyla ilgiliydi.
Trump’ın temel derdi, Avrupa'yı LNG anlaşmasını onaylamaya zorlayacak kadar yüksek; buna karşılık Amerikan tüketicilerinin kasım ayındaki ara seçimlerden önce isyan etmesine yol açmayacak ölçüde yüksek bir petrol fiyatı gerekiyordu.
Ültimatom, Pazar günü Brent petrolünü 113 doların, WTI petrolünü ise 100 doların üzerine çıkardı. Pazartesi sabahı Trump, "verimli görüşmeler" hakkında bir paylaşım yaptı ve enerji santrali grevlerini beş günlüğüne durdurdu.
Petrol fiyatları saatler içinde %10'dan fazla düştü. WTI 89 dolara geriledi. S&P endeksi 2 trilyon dolar yükseldi.
Trump korku yaratmak için petrol fiyatlarını önce fahiş düzeye yükseltti. Sonra piyasaları rahatlatarak fiyatları düşürdü.
Korku, Avrupa'nın imza atmasını; rahatlama ise Amerikalı seçmenlerin savaşı affetmesini sağladı. Her iki hamleyi de Trump 36 saat içinde gerçekleşti. Her ikisi de füzelerle değil, sosyal medya paylaşımlarıyla yapıldı.
750 milyar dolarlık anlaşma, Avrupa'nın enerji kırılganlığının kalıcı bir şekilde parasallaştırılması anlamına geliyor. LNG. Petrol. Sivil nükleer enerji. 2028'e kadar kilitli.
AB, aylardır onaylamayı geciktiriyordu. Üç savaş tüm alternatifleri ortadan kaldırdı: İran Katar'ı, Ukrayna Rusya'yı, Norveç'in jeolojisi Norveç'i devre dışı bıraktı. Geriye kalan ise Amerikan LNG'si. Trump sadece gaz satmıyor; tedarikte alternatiflerin yokluğunu da satıyor.
5 günlük enerji santrali grevlerini durdurma kararı 28 Mart Cumartesi günü sona eriyor. AB Parlamentosu ise 26 Mart Perşembe günü oylama yapacak.
Avrupa, savaşın yeniden tırmanmasından, olası bir kara harekatının başlanasından iki gün önce Amerika’ya enerji bağımlılığını onaylamak zorunda.
Eğer grevleri durdurma kararı Cumartesi günü bozulursa ve İran, Ghalibaf'ın bölgesel enerji altyapısını "geri dönüşü olmayan bir şekilde yok etme" sözünü yerine getirirse, anlaşma imzalandıktan sonra Avrupa LNG fiyatları uçacak.
Trump, kriz fiyatlandırmasıyla 750 milyar dolarlık taahhüdü alıyor, ardından potansiyel olarak 48 saat sonra bir sonraki krizi tetikliyor. Anlaşma, pazarlık gücü sona ermeden önce kesinleşiyor.
Bu, Trump Doktrini'nin en saf hali. Ticareti, güvenliği, enerjiyi ve piyasaları birbirinden ayırmıyor. Bunları tek bir araç olarak kullanıyor. Savaş İran'ı zayıflatıyor. Zayıflama Hürmüz Boğazı'nı kapatıyor. Kapanma enerji fiyatlarını yükseltiyor. Yükseliş Avrupa'yı dehşete düşürüyor. Terör, anlaşmayı zorunlu kılıyor. Anlaşma 750 milyar doları garanti altına alıyor. Duraklama petrol fiyatlarını düşürüyor.ali lamek
[07:37, 24.03.2026] Mustafa Buğucam: 24.03.2026 07:30
[07:37, 24.03.2026] Mustafa Buğucam: Ali Lamek ya paylaşti ya da yazdi.. bilmiyorum.. alinti dememiş
ABD Başkanı Donald Trump: İran’la güçlü görüşmeler yaptık, neredeyse tüm anlaşma noktaları üzerinde mutabıkız, çatışmalar büyük ölçüde sona erebilir
ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen görüşmelerin “çok güçlü” geçtiğini belirterek, “İran’la güçlü görüşmeler yaptık, neredeyse tüm anlaşma noktaları üzerinde mutabıkız, çatışmalar büyük ölçüde sona erebilir. Çok kısa süre içinde biraraya geleceğiz.” dedi. Anlaşmanın sağlanması durumunda petrol fiyatlarının hızla düşeceğini kaydeden Trump, ayrıca “Mücteba Hamaney’in öldürülmesini istemediğini'' belirtti ve “İran’da bir rejim değişikliği yaşanacak. Venezuela'da petrol konusunda ve başkan seçilen kişi ile aramızdaki ilişkilerde çok iyi gidiyoruz. Belki İran'da da böyle birini buluruz” ifadesini kullandı.
ABD Başkanı Donald Trump, Florida Palm Beach’te Air Force One başkanlık uçağına binmeden önce gazetecilere açıklama yaptı. İran Dışişleri Bakanlığı’nın, “ABD ile herhangi bir görüşmemiz olmadı” şeklindeki açıklamasının sorulması üzerine Trump, şöyle konuştu:
"Çok güçlü görüşmeler yaptık. Bakalım bu görüşmeler bizi nereye götürecek. Büyük anlaşma noktalarımız var. Hatta neredeyse tüm anlaşma noktaları üzerinde mutabıkız diyebilirim. Belki bu biraz da yansıtılmıştır. Bildiğiniz gibi iletişim tamamen parçalanmış durumda. Karşılıklı konuşamıyorlar. Ama biz çok güçlü görüşmeler yaptık. Bay (Steve) Wittkoff ve (Jared) Kushner bu görüşmeleri gerçekleştirdi.
"İşler iyi giderse, bu işi çözmüş olacağız; aksi takdirde, bombalamaya devam edeceğiz"
Bence her şey mükemmel gitti. Eğer bunu sonuna kadar götürürlerse, o sorunun, o çatışmanın son bulacağını söyleyebilirim; üstelik bence çok büyük ölçüde sona erecek. Orta Doğu’daki ortaklarımızı çok yakından takip ediyoruz. Bildiğiniz gibi, bir çoğuyla harika ilişkilerimiz var; ancak şaşırtıcı bir şekilde birçoğu bu durumdan ciddi şekilde etkilendi ve bunu görünce ben de şaşırdım. Ama çok kısa süre içinde bir araya geleceğiz. Beş günlük bir dönem uyguluyoruz. Bakacağız nasıl gider. Eğer işler iyi giderse, bu işi çözmüş olacağız. Aksi takdirde, bombalamaya devam edeceğiz.”
ABD Orta Doğu Temsilcisi Steve Witkoff'un İranlı hangi üst düzey yetkili ile konuştuğunun sorulması üzerine Trump, "Üst düzey bir isim ancak söyleyemem. Öldürülmelerini istemiyorum" dedi.
"Mücteba Hamaney hakkında kimse bir şey duymadı, hayatta olup olmadığını bilmiyoruz”
Trump, İran’daki liderlik durumuna ve İran’ın Dini Lideri Mücteba Hamaney’e ilişkin soruya şu yanıtı verdi:
"Liderlik kadrosunu birinci aşamada, ikinci aşamada ve büyük ölçüde üçüncü aşamada ortadan kaldırdık. Ama şu anda, bence en saygı duyulan ve lider olan kişiyle ilgileniyoruz. Biliyorsunuz, biraz zor. Herkesi temizlediler. Hayır, en üst lideri değil. Hiç kimse, biz de dahil olmak üzere İkinci En Üst Lider (Mücteba Hamaney) hakkında kimse bir şey duymadı. Biz de duymadık. Herkes bir açıklama yapılacağını söyledi ama henüz yapılmadı. Onun hayatta olup olmadığını bilmiyoruz. Ama işleri yürütüyor gibi görünen insanlar var ve söylediklerine bakılırsa gerçekten de öyle, çünkü söyledikleri şeyler gerçekleşti.”
“İran’da bir rejim değişikliği yaşanacak”
“Mücteba Hamaney’in öldürülmesini istemediğini” belirten Trump, şöyle konuştu:
“Hiç kimse şu anda o ülkenin başı olmayı dört gözle beklemiyor ama belki bu sorunu çözebiliriz. Rejim yüzünden herkes öldürüldü. Artık gerçekten harekete geçiyorlar. Otomatik olarak bir rejim değişikliği yaşanacak. Ama karşımızda benim çok makul ve sağlam bulduğum bazı kişiler var. Şey... İçerideki insanlar kim olduklarını biliyorlar, çok saygı görüyorlar ve belki de içlerinden biri tam da aradığımız kişi olacaktır. Venezuela’ya bakın, işler ne kadar iyi gidiyor. Venezuela'da petrol konusunda ve başkan seçilen kişi ile aramızdaki ilişkilerde çok iyi gidiyoruz. Belki İran'da da böyle birini buluruz.”
“Nükleer konusunda anlaştık”
İran ile olan görüşmelerde tam olarak ne aradıkları sorulan Trump, şu ifadeleri kullandı:
“Konuştuğumuz tüm konuları görmek istiyoruz. Nükleer bomba, nükleer silah… hiç, en ufak bir şekilde bile olmasını istemiyoruz. Füzelerde de düşük profilli olmasını istiyoruz. Orta Doğu’da barış görmek istiyoruz. Nükleer tozla ilgili de istediklerimiz olacak ve bence bunu elde edeceğiz. Bu konuda anlaştık.
Zenginleştirilmiş uranyum istemiyoruz. Eğer bu gerçekleşirse, İran için kendini yeniden inşa etmesi açısından harika bir başlangıç olur ve istediğimiz her şey gerçekleşmiş olur. Bu aynı zamanda İsrail için de harika ve diğer Orta Doğu ülkeleri, Suudi Arabistan, BAE, Katar… hepsi, özellikle Kuveyt ve Bahreyn için de çok iyi olur. Yani hepsi için olumlu bir gelişme.
“ABD’nin sisteminde mümkün olduğunca fazla petrol olmasını istiyorum”
Donald Trump, “zenginleştirilmiş uranyumu nasıl temin edeceklerine” ilişkin soruya şu cevabı verdi:
“ABD’nin sisteminde mümkün olduğunca fazla petrol olmasını istiyorum. İran’ın o parayı alıp almadığını bile bilmiyoruz. Açıkçası, onların bunu alması bence çok zor. Ama dışarıda petrol yüklü gemiler var. Onları orada tutmak yerine, sisteme gitmesini tercih ederim. İran’ın alacağı küçük bir miktar para, bu savaşta hiçbir fark yaratmaz. Ama sistemde petrol olmasını istiyorum. Hatta 14 milyar dolar bile, bence onlara pek yardımcı olmaz. Çünkü aldıkları şişirilmiş fiyatla 14 milyar dolar elde ediyorlar ama bence parayı almıyorlar. Size şunu söyleyebilirim, tüm bunlar bittikten sonra kimin parayı aldığını açıklayacağım.”
Deniz piyadelerinin geçen hafta sonu San Diego'dan ayrıldığı bildirilmesi üzerine savaşta ABD Ordusu’nun olası askeri planlamayı açıklayıp açıklayamayacağı sorulan Trump, “Benim yerimde olsaydınız ve size bu soruyu sorsaydım, gerçekten size bir cevap vereceğime inanıyor musunuz? Saçma bir soru. Biz strateji hakkında konuşmuyoruz” dedi.
“Anlaşma imzalanır imzalanmaz petrol fiyatları dibe vuracak”
Trump, Hürmüz Boğazı’nın kapatılması ve son dönemde savaş nedeniyle artan petrol fiyatlarına ilişkin soruyu da şöyle yanıtladı:
“Anlaşma imzalanır imzalanmaz petrol fiyatları dibe vuracak. Sanırım bugün bile öyle oldu. Bir anlaşma yapma ihtimalimiz çok yüksek. Tabi hiçbir şey garanti etmiyorum. Tek söylediğim, bir anlaşma yapma ihtimalinin çok yüksek olduğu. Ve sanırım bahisçi olsaydım, buna bahis oynardım, ama tekrar söylüyorum, garanti etmiyorum. Anlaşma yapmak istiyorlar. Anlaşma yapılır yapılmaz petrol fiyatları bir taş gibi düşecek.”
------------- usul esasa mukaddemdir
|
Mesajı Yazan: osmanziya
Mesaj Tarihi: 24-Mart-2026 Saat 15:36
Yazar olmak konuyu kavramina indirgemek ya da kavrami baglamindan bir anlam çercevesi çikararak onu bir başlik ile sunmaktir.. diyebiliriz. Ancak bunu yaparken eskilerin dedigi EFRADINI cami AGYARINI mani bir metin oluşturmak telifin ve tahririn kuralidir. Bu konusurkem gereken BELAHAT (bazen belagat belehat olabilir.. benim gib bazı eblehler kendini beli sanabilir) adi verilen muktezayi hale mutabakata benzer.
Ancak ben bu edebiyat ve belagat tarifleri YERINDE bulmuyorum.
Çunku belirtilen bu kurallari uygulayacagim diye.. maksadimi teblig ve meramimizi muhataba beyan ederken HAZIR acik ve secik.. SEHIL kolay ve hızli.. ANLASILIR musbet ve mukni yazmak..okuyucuyu ve ögrenciyi düsunmeye zorlamaz ve anlamaya çaliştirmaz hale getirebiliriz.
Boylece hocasinin illumünasyonuna bagli angajeler ve yazarinin illüstrasyonuna bağimli âmâdeler ortaya çikar.
Işte bu nedenle anlaşilmaz yazilar ve anlatilmamis tablolar paylaşiyorum.
Benim acelem yok.. yazar ve hoca olmak gibi kaygımda bulunmuyor. Kimseye gerçegi anlatmak ve dogruyu gostermek ve icerikli bilgi vermekle gorevli bulmuyorum kendimi.. zaten herkes aradigini bulur.. olabiliyorsa buldugunu olur.
Saygilarimla
24.03.2026 15:32
0Z0
Yontembilim'i Beğenen Arkadaşlar
------------- usul esasa mukaddemdir
|
Mesajı Yazan: osmanziya
Mesaj Tarihi: 25-Mart-2026 Saat 12:00
Şimdi buradakileri yazıya döksem koca bir kitap olur.. ben bu kitabı yazacağıma.. bastıracağıma.. dağıtımını yapacağıma.. işte karşınızda dururken anlamaya çalışsanız.. anlıyorsanız eleştirseniz.. anlamıyorsanız sorsanız.. daha yararlı olmaz mı ? elcevap olur... böylece ÜMMET kelimesi sağı ve solundaki sınıfsız ve tabakasız.. altında üstündeki davet ve icabet sözcüklerinin ne anlama geldiğini merak etmez misiniz ? ancak KAVM kavramının nebi ve rasul ile karşılık geldiğini.. kavm derecesine gelen cemiyetlere ve toplumlara gönderildiğini.. fakat bunların millet ve kültür ve ulus haline geldiklerinde dili ve dini birleştirerek özel islam toplumları oluşturduğunu.. türkiye müslümünlığı.. türk müslümanlığı.. arap müslümanlığı.. ırak müslümanlığı.. oluşturduğunu.. memleketlerler.. melikler.. hizibler ve mezhebler meydana getirdiğini.. de ileri sürmüş olurum KIRMIZI çizgi ile.. ahseni takvimden ahseni amele giden sürecinde böylece başladığını.. hepsi bir arada ve görsel olarak TEK BİR TABLO'da yansıtmanın.. baya güzel bir anlatım tarzı olduğunun reklamını da yapmaya çalıştım..
25 03 2016
25.03.2016 on sene önce
Tanrı Tanırlıktan Tanrı Tanıklığa
Fatiha Şerif Anahtarı
Şerefli Fatiha Ana Hatları
Radikallik.. din ve ideolojinin ortak tavrıdır. Sağda ve solda olan dinler ve ideolojiler tetikçiler ile hareket geçirilerek kavga çıkarılır.. bunlardan yararlanılarak da dünyayı istedikleri gibi dizayn ederler. Büyük yahudilik.. hristiyanlık.. büyük islamlık.. şu anda dünya büyük masonluğun etkisi altında.. büyük hakimiyet ve egemenlik ve otorite.. kısaca SİYASAL İKTİDAR kültürel ve sosyal ve ekonomik yaşamın ucunda bulunan bir GERÇEK.. büyüklük güce ulaşmanın bir yolu.. birlik ve beraberlik ve bütünlük teraneleriyle işe başlarla sonra HAKİM olan bir süre dediğinizi yaptıktan sonra sıra diğerlerine gelir. Sonuçta devletlerin ekonomik ve politik ve askeri çıkarlarını korumak ve kollamak.. sürdürmek için ortak etik ve etnik ile ekonomik ve politik değerler olan dil ve din ile emek ve özgürlük kavramlarını partilerine paravana ve ideolojilerine paratoner etmelerinin önüne geçilebilmesinin yolu BİREYSEL duyarlılıkla başlıyor. Bu günün dünyasında BİREY on sene yapılmış bu tabloda gösterildiği gibi bu işlerin başında duruyor.. sen şimdi Yusuf KAPLAN'ı mi izleyeceksin yoksa başka birini mi ? Buna karar vereceksin.. ancak bundan daha iyisini yapabilirsin YBA öğrenerek ve kullanarak ve yararlanarak kendin tasarlar ve kendin karar verirsin.. bize düşende sadece bu işin burada reklamını yapmak.. konuşan herkes kendi reklamını yapar.. sen niye başkasının borazanı olup beğendiğin onun bunun sözlerini paylaşıyorsun. Yapacaksan sözlerin taşıdığı bilgi ve değerin sağlam ve sağlıklı olup olmadığının değerlendirmesini yap.. bu zor bir şey değil..
Yusuf KAPLAN dediYeni Şafak gazetesi yazarı Yusuf Kaplan, Batı dünyasının ve küresel güçlerin İslam coğrafyasındaki politikalarına dair dikkat çeken iddialarda bulundu. Kaplan, Batılıların asıl korkulu rüyasının Şia değil, Ehl-i Sünnet olduğunu ileri sürdü.
İslam düşmanlarının Şia ile ittifak kurarak veya onların bölgesel olarak önünü açarak genel anlamda İslam'ın ilerleyişini engellemeye çalıştığını iddia eden Kaplan, bu durumun devletleşme süreçlerine de yansıdığını savundu. Batılı güçlerin Şiilerin devlet kurmasına göz yumduğunu belirten yazar, buna karşılık "Sünniliğin iki kalesi" olarak nitelendirdiği Türkiye ve Mısır'ın peş peşe darbelere maruz bırakıldığını ifade etti.
Yusuf KAPLAN
------------- usul esasa mukaddemdir
|
Mesajı Yazan: osmanziya
Mesaj Tarihi: 26-Mart-2026 Saat 12:07
https://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=2981&PID=6037#6037
Ayinesi iştir kişinin lafza bakılmaz.
Ziya PAŞA demiş.
Maalesef biz iş yerine lafzı konuşturuyoruz:
Bununla beraber lmuradımız ve afzımız içerik değil insanları biçime çağrıdır.
Bu paylaşımda ortadoğu denilen İslam Coğrafyasını konu ediniyoruz.
ABD’nin güvenlik doktrinleri, Avrupa’nın medeniyet söylemleri, İsrail’in önce bölgesel sonra hegonomik dünya siyaseti; farklı isimlerle anılsa da aynı anlayışın, aynı projenin ürünü olarak insanlığa servis ediliyor…
“Yeni dünya düzeni, bizim çıkarımıza göre biçimlenecek!”
Ve tek kutuplu bu düzen; Irak’ta, Afganistan’da, Afrika’da, Suriye’de, Filistin’de ve en son Venezuela’da görüldüğü gibi, kültürleri silen, toplumları dağıtan, insanların hayatını değersizleştiren çoklu bir zulüm üretmektedir…
“Medeniyet Götürme” Söylemi: Sömürünün Modern Maskesi, Tek Kültürlü Hegonomik Dünya Projesi’’
Bugünün küresel sistemi dünyadaki çeşitliliği kendilerine tehdit olarak gören bir anlayış üzerine kuruludur.
Farklı kültürleri, farklı inançları, farklı medeniyetleri yaşatma derdi yoktur; tam tersine onları yok etme, sistemin dışına itme hedefi vardır.
Bu düzen üç eksende yürür:
Kültürel Homojenlik: Farklı olanı önce aşındırma, değersizleştirme! sonra yok etme…
Siyasi Hegemonya: Halkların iradesi yerine küresel merkezlerin iradesini dayatma…
Ekonomik Bağımlılık: Oluşturdukları algoritmalarla, teknoloji, borç ve şirket ağlarıyla görünmez, prangalar, zincirler vurma…
Bu projenin tek ve nihai amacı, insanlığı çok kültürlülük, çok seslilikten… alıp tek kültürlü! tek sesli..! bir karanlığa sürüklemektir.
Son 30… yılda dünyaya yayılan işgal ve müdahaleler aynı kalıbın kopyasıdır:
Irak demokrasi adına yakıldı!
Afganistan özgürlük adına göçük altında bırakıldı!
Suriye jeopolitik mühendisliğin kanlı pazarına çevrildi!
Afrika kalkınma masallarıyla soyup soğana çevrildi!
Filistin’de etnik temizlik uluslararası düzenin ölüm sessizliği ortaklığıyla sürdürülüyor!
En son Venezuela’da… insani! gerekçeler bahanesiyle yeni bir işgal süreci başlatılıyor…!
Bütün bunlar, küresel güçlerin “medeniyet… götürüyoruz” derken aslında medeniyet devşirdiğini; kültür değil çıkar ihraç ettiğini gösteriyor.
Bu çağın en çıplak gerçeği şudur:
Modern maskenin altında kadim bir sömürü düzeni vardır!
‘‘Dijital Hegemonya: Görünmez Zincirlerin Kurduğu İmparatorluk!’’
yüzyılda hegemonya artık tanklarla değil; verilerle, ekranlarla, algoritmalarla kuruluyor…
Algoritmalar toplumları ayrıştırıyor!
Veri şirketleri kişilikleri şekillendiriyor!
Sosyal medya hakikati değil manipülasyonu körüklüyor!.
Yapay zekâ destekli psikolojik operasyonlar kitlelerin öfkesini! bile belirliyor!
Bu çağın köleliği dijitaldir; zinciri ise görünmez!
İnsanlar özgür olduklarını zannederken,, aslında görünmeyen bir el, küresel güçler tarafından yönetiliyor!.
‘‘ÇIKIŞ: ADALETİ ESAS ALAN İNSANİ/İSLAMİ MEDENİYET DURUŞU!’’
Tek kutuplu dünyanın karanlığına karşı gerçek çözüm, gücü kutsamayan; hakkı merkez alan bir medeniyet anlayışı, tasavvurudur!
Bu anlayışın tarihsel ve ahlaki karşılığı, İslam medeniyetinin adalet ve merhamet eksenli duruşudur!
İslam’ın temel ilkeleri—hakkaniyet, merhamet, şura, emaneti ehline vermek, zulme karşı çıkmak—kültürleri yok etmeye değil, ihya etmeye yöneliktir.
Bu nedenle İslam’ın adalet tasavvuru, küresel hegemonya düzeninin en güçlü panzehiridir.
Bu duruşun özünde şu hakikat vardır:
‘‘Güç, hakka hizmet ettiği sürece meşrudur!’’
Bugün insanlığın ihtiyacı olan tam da budur:
Gücün değil; ‘‘haklının güçlü olduğu!’’ bir dünya düzeni.
Evet, dünya ağır bir karanlığın içinden geçiyor.
Evet, küresel güçler tarihte görülmemiş bir kuşatma ağı kurdu.
Evet, toplumlar yoruldu, şehirler yıkıldı, medeniyetler örselendi.
Ama bütün bunlar son değildir.
Çünkü:
Zulmün hükmü geçici, hakikatin hükmü ebedîdir!
Bugün insanlığın önünde iki yol vardır:
Ya tek kutuplu zulüm düzeninin figüranı olmak,
Ya da adaleti merkez alan yeni bir medeniyetin kurucusu olmak.
Bu bir tercih değil; insanlık adına tarihi bir sorumluluk ve zorunluluktur!
Bugün yapılması gereken açıktır:
Gerçeği görmek,
Karanlığın adını korkusuzca koymak ve haykırmak,
Zulme karşı geri adım atmadan hakikatin yanında saf tutmak,
Ve adaleti temel alan yeni bir dünya düzenini kurmak için harekete geçmek!
Çünkü biz biliriz ki:
Aradığımız çıkışın en sahici zemini, insanı merkeze alan İslamî adalet tasavvurunu kuşanmak; onu yaşamak, onu sadece bir fikir değil, bir duruş, bir yöneliş ve bir iddia olarak taşımaktır!
Zira unutmamak gerekir ki: ‘‘Küresel kötülüğün!’’ tümden bir insanlığı, sokmaya çalıştığı bu korku tünelinden çıkaracak olan yegane güç! silah gücü değil; hakkın sesi, adaletin nefesi ve hakikatin sarsılmaz gücü ve iradesidir
Erol KAVUNCU
dedim ki:
GUCU
kim kullanirsa kullansin
Dindarlarin motor metafor ve analojisi
Masonlar totaliter ideolojisi
Marksistler otoriter partisi
Olacagi budur.
ÇUNKU
Güç zehirler.
.Bir yazi için dedim ki:
Yazilariniz reklam. bu vesile ile bende kendi reklamimi yapiyorum.. bağişlayiniz.
BILGI ögrendiklerinden ibaret degildir..
BILGI koşullandiklarin.. çaliştiklarindan.. aliştiklarindan ibaret degildir.. ilim ve irfan arasinda gaflette bulunuyor.
BILGI dilinin ve dininin ve kulturunun fatkinda olmadan kimligine ve kişiligine empoze ettiklerinden ibaret degildir.. bilgi ve deger arasinda tefekkur ve fikirde oluyor.
BILGI bir gecim kapisi bulmak için tahsil ettigin hakimlik.. tabiblik.. muhendislik.. mimarlik.. muhasebecilik..uzmanligi degildir.. belge ve buyruk arasimda iman va yakin ve itikadda yer aliyor.
BILGI i başkalarinda ogrenip ezberlediklerinden ibaret degildir.. kendi istihrac ve istibatlarimizinda bulunmasi gerekiyor
BILGI seni buraya kadar getirdi.. ancak bundan sonrasina göturemeyincek.
İçinde bulundugumuz 3.dunya savaşi OYUNLARI.. artik bilginin fazla bir işe yaramadigini açikca gosteriyor.
Vazih açik ve secik.. bilgi ve çözum..
Sehil kolay ve hızli.. mal ve hizmet..
Hazir kocalik ve kadinlik.. para ve karı..
Taze gençlik ve dinçlik.. sağlik ve huzur..
Eldeki kazanc ve beldeki.. firsat ve güç..
Bunlar..
Dün gelmiştir.. bu günu kurtarir.. yarin eskiyecek..yaşlanacak.. elden gidecektir.
Ancak birden ve aniden degil bu iş..
yavaşyavaş.. evre evre.. aşama aşama.. adim adim olacak.
Şu anda fani hayatta ani gelen ölümle birlikte olsaMAsa idik
bunu YAZAMAZ sende OKUYAMAZDIN..
Eger tablomu inceleme firsati bulduysan..
4 zaman ÇIZELGESINDE sundugum
;
BOYUT sırasi
KATMAN sayısi
ALAN türü
KONU çeşidi
Beni ve seni öýle kuşatmiş ki
KUŞ atmış ve yetmiş de olsa
Sen
Ya kanatlarinda yararlanmayan bir horozsun..
Ya da gaga pence kanatlari kartlaşmiş bir
kartalsin.
Bu yuzden tablonun lafzini zikri sana yaramadigi gibi ma'nasinin fikri de bana yaramiyor.
Çunku sen beni aramadiğindan..
ben de seni bulamadiğindan..
"tartışılmayan" degerli BILGI ;
ELESTIRILMEGINDEN
araştirma ve geliştirme..
SORULMADIGINDAN
deneme ve yanilma..
GIRISILMEDIGINDEN
degistirme ve duzeltme..
BAŞLANMADIGINDAN
genişletme geliştirme..
IŞLEVLERIN yerine getirmiyor ve artmiyor.
Yukarida betimledigim gibi..
Biz
yerimizde..
bir adim ileri.. bir adim geri..
sayiyoruz.
Bir aR'm geri iki aD'im ileri aT'arak
İLERLIYEMIYORUZ.
Saygilarimla
Sağlicakla kaliniz
0Z0
yontembilim.com
26.03.2026
02:44.. 07:54.. 10:45
------------- usul esasa mukaddemdir
|
Mesajı Yazan: osmanziya
Mesaj Tarihi: 28-Mart-2026 Saat 23:01
Savaşın koken
YAHUDILIK din saaşları
Savaşim temeli
HRISTIYANLI cihat savaşları
Savaşin tabani
MUSLUMANLIK haçlı savaşları
Savasim tavani
INSANLIK ekonomik ve politik savaşlar
Savaşim catisi
ISLAMLIK yer yüzünün sulhu ve selameti ve barışı...
Savaşın Barişi
Hurriyat-i Şeriyye dediği LAIKLIGI
Meşveret-i Meşrua dedigi DEMOKRASİYI
Imami Nursı yuz yıl önce savunuyordu..
Ancak ayni zamanda musalli bir musluman oldugu için ne laikler ne de şeriatcilar inanmadilar ve anlamadilar. 28.03.2026
------------- usul esasa mukaddemdir
|
Mesajı Yazan: osmanziya
Mesaj Tarihi: 28-Mart-2026 Saat 23:17
01012015
Esselamü aleynâ.. sekiz sene önce yaptığımız büyük resim.. başkaları tarafından anlaşılmasa da konuşmak ve yazmak ve böyle resimler çizmek nasıl bir "delilik" çoğu kimse anlamaz.. lakin iyi kötü de olsa anlayanlar ve en azından takdir edenler bulunuyor ki bu işi hâlâ sürdürüyorum.
Bunun en birinci nedeni ortaya çıkan resimlerin fikirleri ve manaları öylesine muhteşem ki zikirlerini ve lafızlarını anmaya ve yansıtmaya devam ediyorum. Anmayı ve yansıtmayı sürdürüyorum. "Anmaya ve yansıtmaya devam ediyorum." ile "Anmayı ve yansıtmayı sürdürüyorum." arasında ne fark bulunuyor ?
Dili bilenler bu sorumu yanıtlayacak.. bilmeyenler sualin cevabını veremeyecekler. Bilenler diyecekler ki ilk tümce ismin "e" hali.. ikinci tümce "ı" hali.. yani ilk hali "nesne" durumu.. ikinci durumu "özne" hali.. günlük dilin düz yazısının bu kullanımında bir "sözcük" bir kaç kez hatta pek çok kerre kullanılabilir. Oysa YBA de bir sözcüğü ancak "bir" kez kullanabilirsiniz.. "ikinci" bir kerre kullanamazsınız.. kullanırsanız falso olur.. hata olur.. yanlış olur.. o tablo ne kadar muhteşem görünse de KURALA uyulmadığından geçersiz olur. Çünkü gerekçesiz ve gerçeksiz olur.. yani yeteri kadar GERMEMİŞ olursunuz.. GENİŞLETMEMİŞ olursunuz.. GELİŞTİRMEMİŞ olursunuz.. san'atçılığınızı soldurmuş ve özgünlük ruhunu öldürmüş olursunuz.
Ancak bu zorluğa katlanırsanız.. bu dili de edinirsiniz... Sanırım bu yüzden.. bu "aptal"lığa başkaları katılmadı ve katlanmadı.. bu fakir de kendi söyleyip kendi dinler halde.. bunun gibi 8 yıl değil.. 34 yıldır Rabbimizin verdiği imkan ve fırsat ve ni'met ile bu işi sürdürüyoruz.
YBA öğrenmek ve kullanmak ve yararlanmak ve bu suretle YÖNTEM BİLİMSEL ANALİZ tekniğini ve yöntemini ve dilini EDİNMEK isteyenleri arıyoruz. Yanaşıp kaçan onlarca ve belki de haberim olmayan yüzlerce kişiye rağmen DELİLİĞİMİZİ.. önce başlat ve sonra BİTİR ile araştır-geliştir ve giriştir-SÜRDÜR yasasına uyarak bitirmiyoruz sürdürüyoruz.
Çünkü KENDİMİZİ geliştiriyoruz. Başkaları ondan yararlanıp geliştirmese bile.. çünkü yaratılıştan konulan temel ve ESAS olan budur. Umarım bunu başkalarından da anlayan olur ve sürdürür. Nitekim benden başka …… Hanım Kardeşim bulunuyor ki 8 yıldır.. işin tadını alamadığı ve hatta şu anda rahatsızlığına rağmen ilgi ve bağlılığını sürdürüyor.. ona bir kez daha burada minnetimi ve teşekkürümü sunuyorum.. saygımı ve sevgimi belirtiyorum.. Yüce Rabbimizden maddi ve manevi sorunlarına kolaylıklar diliyorum.
Bu tevafuk eden 2015 itibariyle 8 SEKİZ yıl ile 1990 itibariyle 34 yıl.. rakamların gizemli düzeninde.. iki yıl bir fazlalık ile 4444 duasının bir bereketi olan bu çalışmanın tanıtım ve anlatımını yine bir REKLAM ile PROPAGANDA bitirmiş oldum. Bu tanıtım ve anlatımın ortak yanı YİNELEMEK.. oysa YBA içeriğinde yinelemek yasaktır. Ancak biçiminde böyle otuz dört yıldır sürdürebilirsiniz…
Saygılarımla. Sağlıcakla kalınız.
Osmanziya 28.03.2024 Üçyol İzmir
(bu sunduğum TABLO öylesine tatlı ki sanırım bu çalışmaların içeriği YENİLEMEYİ ve biçiminin reklamını YİNELEMEYİ SONSUZ'a değin sürdürebilirim)
28.03.2024
iki sene önce face de paylaşım:

------------- usul esasa mukaddemdir
|
|