Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat

dunya metaı

Nereden Yazdırıldığı: YöntemBilim Forumu
Kategori: Genel
Forum Adı: Dünya
Forum Tanımlaması: Genel Paylaşımlarınız
URL: http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3095
Tarih: 16-Eylül-2026 Saat 14:31
Program Versiyonu: Web Wiz Forums 8.03 - http://www.webwizforums.com


Konu: dunya metaı
Mesajı Yazan: osmanziya
Konu: dunya metaı
Mesaj Tarihi: 08-Eylül-2026 Saat 02:41

Az önce gül konca da bir haber işittim.. bir KARADELİK galaksiden fırlayıp kaçıyormuş ve arkasında samanyolu galaksimizin iki katı boyundan yani 200.000 ışık yılı kadar bir KUYRUK bırakıyormuş.. peki bir başın bu kadar kuyruğu olursa ne kadar uyrukları yani döktüğü yıldız olacaktır.. fakat biz kendimize bir bakalım.. bu dünya ne imiş.. 0Z0 yöntembilim.com




Kendini göstermek ve benini gerçekleştirmek
Hamd davası ve hüda duası
kaliteli mal ve hizmet sunumu
karakterli fazilet ve kemalat serimi
kazanmak ve kurtulmak
aklanmak ve bağışlanmak
Hakkın rızası ve halkın ilası..
Bu sayılan işler kolay değildir.
Ancak zorluğu yani sorunu çözüm yüklendikten sonra
aşılmayacak engel kalmaz.
Çalışmak ama birlikte çalışmakla
Başarabileceğimiz çok işler bulunuyor.
Haydi iş başına...
osmanziya




Dünyayı yalından karmaşığa kadar 24 tane dosyada İNŞA ettim ve ortaya çıkan BİNAYI buraya yapıştırdım.

Dosyanın adı metalib.. Elmalı Hamdi YAZIR'ın metalib ve metalib adıyla yaptığı tercümeden aldım.

Google de şu bilgiyi verebelirim:


Metâlib ve Mezâhib, kelime anlamı olarak Arapçada "meseleler/problemler" (metâlib) ve "görüşler/okullar/ekoller" (mezâhib) demektir. Terim olarak ise Fransız felsefe tarihçileri Paul Janet ve Gabriel Séailles'ın kaleme aldığı Histoire de la philosophie: Les problèmes et les écoles (Felsefe Tarihi: Problemler ve Ekoller) adlı eserin Elmalılı M. Hamdi Yazır tarafından yapılan Türkçe tercümesinin adıdır. [1, 2, 3]
Google AI den alındı..

Fakat bu dosyayı ilişkin bilgi de şu Kur'an-ı Mu'ciz-ül-Beyan'da tekrarlanan ve melhayatüddünya illa METAulgurur..yani dünya bir aldanma malzemesi ve emtiası ve malıdır. Fakat aldatan sadece dünya değil ki işin içinde dil de bulunuyor ve din de bulunuyor. Dilini bozan da dünyayı da bozar.. dini de bozar.. insanı da bozar. Bize düşende Dilimi sağlam ve sağlıklı kullanmaya duyarlı olmak. Bu konuda yapacağım en iyi işte.. Gizli Dünya Devletin bir numaralı aldatma adevat olan Günlük Dilin Düz Yazısıni felsefi ve dini katmanlarda.. alanlarda ve konularda kullanmamak.

Eğer bu konuda kararlı iseniz.. işte size 25 tane dosya versiyon sırasıyla yalından karmaşığa doğru ilerleyiniz. belki sarıyla karşılaşırsınız.. karşılaşırsanız işte o benim.. yani sensin :)

Saygılarımla

Sağlıcakla kalınız

0Z0
08.09.2026 üçkuyular izmir 02:41






uploads/20260908_022958_METALIB.rar - 20260908_022958_METALIB.rar




-------------
usul esasa mukaddemdir



Cevaplar:
Mesajı Yazan: osmanziya
Mesaj Tarihi: 08-Eylül-2026 Saat 15:53
Feminizm.. Komünizm.. Hünanizm.. sonlarındaki "izm"leri yani YOL'ları çıkarırsak geriye Fem ve Kom ve Hüm kalır. Hepsi de sorunu ifade eder görünürken bölünmüş İNSANLIĞI dava eder; kadınlar ve erkekler.. sömürenler ve sömürülenler.. insan olanlar ve olmayanlar.. bundan da insan olmayan erkeklerin kadınları sömürdüğü.. davası çıkar. Şimdi bu savda yalan değildir. Gerçekten sorundur. Ancak asıl sorun sorundan yakınmak değil.. sorunu yüklenmektir. İşte bu zordur. Sorunu çözmek tarafları kışkırtarak değil ortak noktalarını ve müşterek menfeatlerini göstererek olur. Bu da beynini tümüyle çalıştıranların yapabileceği iş.. bu da kültürlerimizde fazla bulunmuyor. Bu gün dilin ve dinin ve dünyanın olmazsa olmaz bileşenleri olan KÜLTÜR'ü bileşenlerden ayrı bir total var oluş olarak görmeye başladım.. nedense.. mantıksal KÜL ve olgusal TÜR bir araya gelerek önce TÜRK.. sona ÜL meydana getiriyor.. acaba TÜRKLÜK ÜLKÜSÜNÜ buradan çıkarabilir miyiz ? Elbette bizim bir tarafımızda KÜRT olduğuna göre Türkül ve Kürtül birlikteliği bize Anadolu'nun kapılarını açtığı gibi dünyanın kapılarını da açabilir mi ? Niye olmasın.. HUMANI erkek kadın.. sol sağ.. sünni alevi.. kürt türk.. laik dindar diye bölüp bölücülük yapmadıktan sonra pek ala olur. Öyle ise kültürlere ve ülkelere.. milletlere ve devletlere.. Bilgi Toplumu ve Hukuk Devleti ülküsünü sunamaz mı yız ? Elbette sunabiliriz. KALİTELİ mal ve hizmet sunumu.. KARAKTERLİ fazilet ve kemalat serimi yapabildikten ve kuyruğumuzu da sanal bellekten (yani YZ) kurtarabildikten sonra fazla bir şeye gereksinim kalmıyor. İnsanlar kendini tanıdıkça.. insan kendini bildikçe.. meşru ve makbul kendini gösterdikçe.. mümkün ve makul benini gerçekleştirdikçe.. işler giderek kolaylaşacak ve yüklenilen sorun çözülecek ve insanın karanlığın giderek aydınlanacak.. diye düşünüyorum. Doğrusun Allah Bilir. 0Z0 yontembilim.com



10 yıl önce paylaşmışım
Oldukça uzun bir zamanda "bilgi ve buyruk" denklemini kurarım.. ancak yöntembilimin denklemleri matematik eşitliklere benzemez.. sayısal eşitlikler gibi kesin ve değişmez değerleri ifade etmez.. zaten bu yüzden mantık ve matematikten başka bir dile gereksinim vardır günlük dil ve bilimsel dil üstündeki çok yönlü ve yanlı konularda.. belki yaklaşık on yıldır kullandığım bu "bilgi ve buyruk" kablosunu bu gün "bilgi ve istenç" olarak değiştirdim.. yani "ilim ve emr" denklemi "ilim ve irade" denklemi haline geldi.. "emir" noktası da "halk" noktasının karşısına yerleşti.. ve taşlar yerine oturdu.. zaten çok zaman beni zorluyordu bu "emr"in yeri.
Bu vesile ile benim için önemli olan bir konuyu açıklamak istiyorum. Bazı arkadaşlar yazılarım gibi TABLO’larım da beğeniyorlar daha doğrusu tutuyorlar.. TABLO’lardan bazı aydınlık ve ışık ve açıklık alıyorlar ki onaylıyorlar.. beni kara kaşım ve kara gözüm için değil her halde.. onları körü körü benin tablolarımı beğenmekten tenzih ederim.
Örneğin bu tabloda dört tane LİSTE var.. bilgi listesi.. istenç listesi.. komut listesi ve konu listesi.. bu listeler içeriğine yapılan indirgemeleri ve ircaları olumluyor ve benimsiyor ve onaylıyorlar ki BEĞENİYORLAR. İşte bu sadece beğenme benim için yetiyor.. hem okuduklarını daha doğrusu tabloyu izlediklerini gösteriyor hem anladıklarını.
Saygıdeğer arkadaşlarımın anladıklarını eleştirmeleri elbette beni daha çok sevindirir ve kendilerine kazandırır.. anlamadıklarını sormaları ise beni daha çok memnun eder.. ve özetle düşüncemin metodiğindeki hiç bir nokta.. hiç bir kavram.. rastgele yerleştirilmemiştir.. terim içerik ve ad ile ar ve biçim yönünden yönembilimsel kuralları uymadığında yirmi yıldır dahi kullansam gözüm kırpmadan değiştiririm.

08.09.2016 osmanziya


Bu gün BİLGİ konusuna tevafuk etti paylaşımlarım.. tevafuk. vefik olma.. . tetabuk.. mutabık gelme.. tesadüf.. sadef olma.. terasüt.. raset gelme.. GELİŞ GÜZEL ya da GİDİŞİ ÇİRKİN.. veya tersi olabilir.. bir nesnenin arkasından başka bir nesne gelir.. bu ikisinin ard arda geliş sürdürülürse bu ikisinin bir arada durma ve olma durumun MUKARENET adı veriliyor.. yani o ona KARİN oluyor.. Karye köy ise Karn devir.. yani mekan ve zaman olarak birbirine yakın olmak.. işte bu şekilde SEBEB VE NETİCENİN ard arda gelmesi.. İLLİYET adı verilen bir ilişki olarak tanımlanmış.. neden ve sonuç ilişkisi.. neden ve netice ilişkisi.. sebeb ve sonuç ilişkisi diyelim nn ve ss daha yakışıklı dursun.. bilgi konusu ya da bilgi komutu.. bilgi konusu ve buyruk komutu.. ya da bilgi konusu ve istenç komutu.. BİLİNÇ konusu ve İSTENÇ komutu denilirse biz bu yukarıdaki EMİR ve HALK ile ilmi CEBRİ (dayatımı) ve iradi CERBİ (tecrübe ve deneyimi) nesnelerini resmetmiş olur ve aralarındaki ilişkileri daha rahat örebilir ve görebiliriz.

08.09,2016 osmanziya


-------------
usul esasa mukaddemdir


Mesajı Yazan: osmanziya
Mesaj Tarihi: 09-Eylül-2026 Saat 21:52
DİKKAT DİKKAT DİKKAT


Önce güzellik gider sona iyilik ve arkasından da gerçeklik.. geriye doğruluk kalır.. bazen onu düzgünlük ve dürüstlükle ve düzlükle karıştırırlar.. lakin onlarda güzelliğin ve iyiliğin ve gerçekliğin bir parçasıdır. DOĞRULUK seni çağıran bir aynadır. Eğer ona bakabilirsen kendini de görebilirsin.. dedim bir Arkadaşıma.. şimdi o oraya gitti.. biz de gideceğiz.


DİKKAT DİKKAT DİKKAT


İbadetin özü ÖĞRENMEKTİR.. bu noktada insanlar islamlardan daha ileridedir. Hatta müslümanların bunların çalışmalardan doğan bilgileri Tanrı'nin ilim ve irade ile kudret ve rahmetinin bir delili olarak sunarlar. Geçen yüzyılda elde edilen bilgiler.. altı bin yıllık yazılı altmış bin yıllık sesli kültürümüzde elde edilen bilgilerden kıyaslanmayacak kadar fazladırlar.


0Z0 yontembilim.com



-------------
usul esasa mukaddemdir


Mesajı Yazan: osmanziya
Mesaj Tarihi: 10-Eylül-2026 Saat 12:12
Cuma ÖZÜSAN ağabeyim

Bana ne kadar aykırı ve ters gelirse gelsin hiçbir fikre kızmıyorum. Yeter ki o fikre bir çaba sonucu varılmış olsun.

deyince dedim ki:


Fikir ve ZİKİR ile LAFIZ ve ma'na ayrımı yapıp bunları tanımlayabilir miyiz ? Ya da başka bir ayırıp yapıp bileşenleri tanımlamaya kalksak bunu ne ile yapmış oluruz ? Fikir le mi.. zikirle mi ? Ma'na ile mi lafız ile mi ?


Elbette hayatın fark etmesi ve şuurun kadr etmesi zemininde yükselen aklında istikra ve istihrac ile istintacı ve istinbatının kökeni muhakeme ve mukayeseler.. muhammele ve mukabeleler bulunur.. eski bu konuda çok şey söylemişler ve yazmışlardır.. biz bunların gafili ve cahili ve hatta münkeriyiz. Şakır şakır ingilizce konuşur ve hatta düşünüyoruz.. birde uzmanlığımız konusunu da iyi öteriz.. lakin insanın temelleri konusuna geldiğimizde OSMANLICA ve arapça ve farsça konusunda dut yemiş bülbüle döneriz. Nitekim bende uzmanlığım olan YBA konusun bülbül gibi şakıyorum lakin Arapça ve Farsça Kur'an okuma nedeniyle bir de anlayabilirsem bu dilleri uzmanlığım bulunmadığım dilim lal oluyor. Maalesef insanlar bin yıllardır DİL içinde skolastik bir PHILOLOJİ de boğuldular ve doğmatik bir TEOLOJİ içinde hapsoldular. Belki bununla mantık tabanını dayanan insana ilişkin kadim bilgelik ile çağdaş dünyanın evrene ilişkin ve matematik tabanlığı bilginliği de hazırladılar.. lakin son üç yüz yıl ve özellikle geçen yüzyılda DİN ile bağlantı kesilerek ve özellikle din düşmanlığı ile iş zıvanadan çıktı. Ve benim gibi ağzı olanın konuştuğu bir internet uzantısı sosyal medya bilgeliği ve vikipedi bilginliği işi götürürken yapay zeka denilen sanal belliğin.. yani insanın ürettiği bilgileri kullanan Artificial Inteleligent AI.. AI.. AI.. deyip duruyoruz. Sonunda "fikir" tefekkür ile "bilgi ve değer ile inan ve güven" içinde kendisini bir " şey' " sanmaya başladı.. oysa o her şeyden önce bir "Şahs" idi. Lafız ve zikir bir "nesne" bileşeni olabilirdi.. ancak ma'na ve fikir evvelemirde bir "kimse" bileşenidir. Akıl iki şeyi bilir.. üçünü bir araya getiremez.. bir satırda böyle dört kelimeyi sıralasan.. hiç birini de anlamaz. İşte bunun içindir ki benim düşük zekam ve zayıf hafızam kendine YBA diye bir hızlı anlam sürücü ve kolay anlatım aygıtı icad etti.. bununla öttürüyorum. Lakin bu da inşa halinde bir yapı olduğundan ortalık toz dumandan görünmüyor. Her ne biz burada en azından ma'na (anlam) fikir (düşünce) kardeşliğini ortaya çıkardık ve bu arada YBA reklamı yaptık. Bağışlana. Saygılarımla 10.09.2026 13:52

0Z0 yontembilim.com.




-------------
usul esasa mukaddemdir


Mesajı Yazan: osmanziya
Mesaj Tarihi: 10-Eylül-2026 Saat 12:15
Bazen insanları şamar oğlanı ya da günah keçisi dediğimiz pek çok faktörler ve aktörleri içerisinde bazılarını öne almak ve gerek batıran deccaller ve gerek kurtaran mehdiler oluşturmak gerekiyor. Benim şamar oğlanım MASONLARDIR ya da israil.. günah keçimde MEHDİ BEKLEYENLER ya da iran.. bu ikisinin birbirine düşman halleri.. "Küresel Efendiler"in manüplasyon ya da algı operasyonu ya da toplumu hipnotize etme.. gibi sorunu ve çözümü tek "bileşen"e indirgeme gayreti.. bizleri rahatlatır. Bende GDD ini GDDY ye bağlarım. Bunlar zihne kolaylıktır. Oysa her birimizin yapıcı ürünü kadar onuru ve yıkıcılık payı kadar sorumluluğu bulunur. Yapıcı ve yıkıcı kutuplar arasında denge bir yana doğru eğildiğinde yaz mevsimi ya da kış mevsimi başlar. Şimdi son bahardayız.. bir kış geliyor.. ancak ardından yine yaz gelecek İnşaallah.


İnsanlar hazır para ve hazır kadın ve hazır erkek gibi hazır çözümleri de yeğlerler.. ülkeyi iktidar ya da muhalefetin yani PARTİLERİN kurtaracağını sanırlar.. sizi bu konuda bazı BİLGE ye da BİLGİNLERİN inisinasyonu ya da illüminasyon olarak alabilirsiniz.. oysa partiler ardık çağımızda ikincil konuma geçtiler.. yarın yapay zeka karşısında bilginlerde o duruma düşebilirler.. belki de günümüzde dünyayı götüren sadece uluslararası şirketler ve bunların az sayıda sahipleri olan küresel efendiler.. onların dediği olur. Devleti idare edenler de onların TAŞARONLARI durumundadırlar. Devlet başkanları da ülkenin ve ulusun imkanlarını bu küresel efendilere pazarlarlar. Bu kurulmuş ve hazırlanmış ve bu hale gelmiş durumlar onların suçu değildir. Onlar bize ben ye da sen gelsen.. o konumda biz fazla farklı bir şey yapamayız. Ancak bu durumu kabullenmek umutsuzluk değildir. Sorunu nasıl bu hale geldiğini ve nasıl çözüleciğini sukunetle tartışmak gerekiyor. Bizim acelemiz bulunmuyor.. şirketlerin ve partilerin olmayabilir amma bilgelerimizin ve bilgilerin bol vakti oluyor. Yeter ki düşünmek ve anlam ve inanmak için vakit ayır.. eğer daha önce okumak ve yazmak ve öğrenmek için vakit ayırdıysan.. ayırmadıysan sana üç kitab ismi vereceğim; Yaşam 3.0.. İnsanlık 2.0 ve Neksus bu kitaplar çözümü göstermek.. sorunu çözmek.. sorunu çözmek için senin Günlük Dilin Düz Yazısından kurtulabilmek gerekir.

Saygılarımla 0Z0 yontembilim.com 09092926 14:10



Bazen insanları şamar oğlanı ya da günah keçisi dediğimiz pek çok faktörler ve aktörleri içerisinde bazılarını öne almak ve gerek batıran deccaller ve gerek kurtaran mehdiler oluşturmak gerekiyor. Benim şamar oğlanım MASONLARDIR ya da israil.. günah keçimde MEHDİ BEKLEYENLER ya da iran.. bu ikisinin birbirine düşman halleri.. "Küresel Efendiler"in manüplasyon ya da algı operasyonu ya da toplumu hipnotize etme.. gibi sorunu ve çözümü tek "bileşen"e indirgeme gayreti.. bizleri rahatlatır. Bende GDD ini GDDY ye bağlarım. Bunlar zihne kolaylıktır. Oysa her birimizin yapıcı ürünü kadar onuru ve yıkıcılık payı kadar sorumluluğu bulunur. Yapıcı ve yıkıcı kutuplar arasında denge bir yana doğru eğildiğinde yaz mevsimi ya da kış mevsimi başlar. Şimdi son bahardayız.. bir kış geliyor.. ancak ardından yine yaz gelecek İnşaallah.
İnsanlar hazır para ve hazır kadın ve hazır erkek gibi hazır çözümleri de yeğlerler.. ülkeyi iktidar ya da muhalefetin yani PARTİLERİN kurtaracağını sanırlar.. sizi bu konuda bazı BİLGE ye da BİLGİNLERİN inisinasyonu ya da illüminasyon olarak alabilirsiniz.. oysa partiler ardık çağımızda ikincil konuma geçtiler.. yarın yapay zeka karşısında bilginlerde o duruma düşebilirler.. belki de günümüzde dünyayı götüren sadece uluslararası şirketler ve bunların az sayıda sahipleri olan küresel efendiler.. onların dediği olur. Devleti idare edenler de onların TAŞARONLARI durumundadırlar. Devlet başkanları da ülkenin ve ulusun imkanlarını bu küresel efendilere pazarlarlar. Bu kurulmuş ve hazırlanmış ve bu hale gelmiş durumlar onların suçu değildir. Onlar bize ben ye da sen gelsen.. o konumda biz fazla farklı bir şey yapamayız. Ancak bu durumu kabullenmek umutsuzluk değildir. Sorunu nasıl bu hale geldiğini ve nasıl çözüleciğini sukunetle tartışmak gerekiyor. Bizim acelemiz bulunmuyor.. şirketlerin ve partilerin olmayabilir amma bilgelerimizin ve bilgilerin bol vakti oluyor. Yeter ki düşünmek ve anlam ve inanmak için vakit ayır.. eğer daha önce okumak ve yazmak ve öğrenmek için vakit ayırdıysan.. ayırmadıysan sana üç kitab ismi vereceğim; Yaşam 3.0.. İnsanlık 2.0 ve Neksus bu kitaplar çözümü göstermek.. sorunu çözmek.. sorunu çözmek için senin Günlük Dilin Düz Yazısından kurtulabilmek gerekir. Saygılarımla 0Z0 yontembilim.com 09092926 14:10



-------------
usul esasa mukaddemdir


Mesajı Yazan: osmanziya
Mesaj Tarihi: 11-Eylül-2026 Saat 00:14



şuur



şuur










şuur


şuur







-------------
usul esasa mukaddemdir


Mesajı Yazan: osmanziya
Mesaj Tarihi: 11-Eylül-2026 Saat 00:52
Otostopcunun Galaksi Rehberi filmini izledim..


SONSUZ OLANAKSIZLIK MOTORU.. olmayacak sonsuzlukların ya da sonsuz olmayacakların otomatik olarak meydana çıkarılması SAÇMALIĞI üzerinde hayaller yaparak insanları eğlendirmeye çalışmış.. fakat bu kadar eğlenceli işler arasında da ciddi bir şey sormuş; hayatın.. evrenin yani her şeyin
yani her sorunun NİHAİ yanıtını aramış.. yanıt: 42

KRONİK yayınlarının Sayılar kitabına baktım.. 92.sayfasında filmin kitabının yazarı Duoglas Adams'ın söylediği bu sayının PASTA KESME sayısı imiş.. Sayılar kitabı konuyu çok güzel açıklamış: Pastayı herkesin payına düşeni adil olarak aldığına inanacağı bir şekilde pasta kesmenin çok zor olduğuna işaret etmiş.

Ayrıca KRONİK yayınlarının FELSEFE kitabının 42 nci sayfasına baktım: Başlığı KSENOFANES: Kanıt ve Doğru İnan.. sayfasının sonunda diyor ki yazar Marcus WEEKS.. "Gerçekliğin hakikati diye bir şey gerçekten vardır ama bu her zaman bizim insani anlayışımızın ötesinde olacaktır; yapabileceğimiz en iyi şey, sürekli olarak ona yaklaşmak için hipotezlerimizi geliştirmektir." demiş.

Ayrıca KRONİK yayınlarının SİYASET kitabının 42 nci sayfasına baktım konu HÜMANİZM ve Ulus Devletlerin Yükselişi.. yine Marcus WEEKS sayfanın sonunda "Aristokrasinin geleneksel hiyerarşisi Aydınlanma döneminde Cumhuriyetçilik ruhu yeniden ortaya çıkana kadar devam etti." diyor.

Yani ister totoliter sistemler olsun.. ister demokratik sistemler olsun.. hiç kimse ekonomik çıkaran ve politik yararın dağıtılmasından hoşnud değil.. uluslar arası akımlar.. nasyonal dildarlar.. teokrat dindarlar.. kapitalist masonlar.. sosyalist marksistler.. solocu budistler.. korocu budistler.. hiç biri.. birbirinin tahakkümünden hoşnud değil..

Yine de siz SAYILAR kitabının 41 ve 43 ncü sayfalarına bakabilirsiniz.. hatta tüm kitabı incelerseniz.. sayılarla aranız iyi olmasa bile.. sayıların garaib dünyasının sözlerin acaib dünyasından aşağı kalmadığını göreceksiniz.. kitabı okumanızı öneririm.

Her sorunun nihai yanıtını bulmak için ille bunu çok ama çok akıllı bir bilgisayarın sizin sorunuza yanıt vermesini beklemeden kendiniz yapınız.. ondan çok daha fazla "gerçekleri" öğreneceksiniz. En azından doğruları gerçeklerden ayırmaya başlarsınız.

11.09.2026 00:53

0Z0
     

-------------
usul esasa mukaddemdir


Mesajı Yazan: osmanziya
Mesaj Tarihi: 11-Eylül-2026 Saat 17:20
Sağ ve sol örgütler böyle hem birbirleriyle hem kendi aralarında kendilerini eleyerek küresel efendilerin önünü açıyor.. https://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3095 osmanziya

Serkan SARIKAYA
Kitap ÖZETLERİNİ

PAYLŞMIŞ

Ahmed Şah Mesud... Afganistan'ın aydınlık yüzüydü. Ülkesinin Sovyetler Birliği tarafından işgaline karşı destansı bir direniş gösteren ve askerî dehasıyla "Pençşir Aslanı" unvanını alan efsanevi komutan. Modern, vizyoner ve dünyaya açık bir entelektüeldi. Kontrolü altındaki bölgelerde kız okulları açtı, kadınların toplumda hak ettiği yeri alması ve eğitilmesi için büyük çaba gösterdi. Radikalizme, Taliban'a ve dinci fanatizme tüm gücüyle karşıydı.
Doğal olarak ülkedeki karanlık odakların ve Afganistan'ı kendilerine güvenli bir sığınak haline getiren Usame bin Ladin ile El-Kaide'nin bir numaralı hedefi haline geldi. Çok sıkı korunan, olağanüstü güvenlik önlemleriyle yaşayan Mesud'a El-Kaide bir türlü ulaşamıyordu. Onu ortadan kaldırmak için kurdukları her plan başarısızlıkla sonuçlanıyordu.
Sonunda El-Kaide, adeta şeytanın bile aklına gelmeyecek haince bir istihbarat tuzağı hazırladı. İki militanını profesyonel birer gazeteci gibi eğitti. Yanlarındaki televizyon kamerasının ve batarya kemerinin içine ise ustaca bombalı düzenekler yerleştirdiler.
Tarihler 9 Eylül 2001'i gösteriyordu; yani meşum 11 Eylül saldırılarından tam iki gün önceydi. Mesud o dönemde Avrupa Parlamentosu dahil her platformda Batı'yı ve Amerika'yı sürekli uyarıyor; El-Kaide ve Usame bin Ladin tehdidi Afganistan'da yok edilmezse, bu terörün çok yakında Amerika'yı ve Avrupa'yı da kalbinden vuracağını haykırıyordu. Tam da bu günlerde, haklı davasını dünyaya ve İslam coğrafyasına duyurabilmek amacıyla bu iki "Arap gazetecinin" röportaj talebini kabul etti. Gelenlerin kendisini hayattan koparacak katiller olduğundan tamamen habersizdi.
Bu iki terörist kendilerini kusursuz bir şekilde kamufle etmişti. Belçika'dan çalınmış gerçek pasaportlar kullanıyorlar, kendilerini Londra merkezli prestijli bir Arap televizyonunun çalışanları olarak tanıtıyorlardı. Üstelik Londra'daki İslami çevrelerden aldıkları çok güçlü, inandırıcı referans mektuplarıyla Mesud'un istihbarat ağını ve yakın çevresini yanıltmayı başarmışlardı. Acele edip şüphe çekmemek için tam üç hafta boyunca Kuzey İttifakı'nın kampında diğer yabancı gazetecilerle kaldılar ve çevrelerine tamamen güven verdiler. Mesud'un korumaları onları defalarca didik didik aramıştı ancak kameranın gövdesine ve bataryasına profesyonelce eritilerek gizlenen patlayıcıları fark edecek bir teknolojiye sahip değillerdi.
9 Eylül günü Mesud'un Pençşir'deki karargahında röportaj başladı. Gazeteci kılığındaki terörist, Mesud'a can alıcı o soruyu yöneltti: "İktidara geldiğinizde Usame bin Ladin'e ne yapacaksınız?" Mesud'un yakın dostu büyükelçi bu soruyu tercüme ettiği tam o salisede kameraman bombayı patlattı. Afganistan'ın en parlak zihni, en büyük umudu ve aydınlık geleceği orada haince katledildi.
El-Kaide bu suikastla 11 Eylül planının en kritik stratejik hamlesini yapmıştı: İkiz Kuleler'i vurmadan hemen önce, Amerika ve Batı dünyasının Afganistan sahasında ittifak kurabileceği en güçlü, en karizmatik ve en güvenilir lideri önceden yok etmişlerdi.



-------------
usul esasa mukaddemdir



Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums version 8.03 - http://www.webwizforums.com
Copyright ©2001-2006 Web Wiz Guide - http://www.webwizguide.info