sanallasıyor ve samanlasıyoruz
Nereden Yazdırıldığı: YöntemBilim Forumu
Kategori: Genel
Forum Adı: Dünya
Forum Tanımlaması: Genel Paylaşımlarınız
URL: http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=2950
Tarih: 20-Ocak-2026 Saat 02:13 Program Versiyonu: Web Wiz Forums 8.03 - http://www.webwizforums.com
Konu: sanallasıyor ve samanlasıyoruz
Mesajı Yazan: osmanziya
Konu: sanallasıyor ve samanlasıyoruz
Mesaj Tarihi: 18-Ocak-2026 Saat 22:37
Giderek sanallaşiyor ve samanlaşiyoruz.. yarin bu gunu de arariz.. çare ?
Gelişigüzel yaşama..
Rastgele davranma..
Sağlam olmayan görüşler..
Sağlıklı olmayan tutumlar..
İnsanın dört bir köşesine yerleşmiş.
Yetkini arayan insanın aynı zamanda yetkin olmaya çalışması gerekmez mi ?
Karşılıklı yetkin olunursa bunun sonu nereye gider ?
Yararlı olunmasına bekleyenin kendisinde de yararlı bulunmazı lazım gelmez mi ?
Karşılıklı yararlı olunursa bu işin akibeti ne olur ?
Yararlı ve yetkin olanlar sonunda birer Tanrı olurlar.. birbiriyle Zeus ve arkadaşları gibi yani insanlar gibi mücadelelere girişirler.
İyiyi ve güzeli bekleyen..
doğruyu ve gerçeği arayan..
insan sonunda yetkin ve yararlı olduğunda ortaya ne çıkacaktır ?
Sonsuz saygı ve sevgi mi ?
Kuşkusuz doğru ve kesin gerçek mi ?
Doyum ve doluma ulaşmış nesne ve kimse mi ?
Hint düşüncesi insanın bu dilekler ve istekler döngüsünden kurtularak YOKLUĞA erişip kurtuluşa ulaşacağını ögütler. İşte bu yüzden HİNDİSTAN sefalet içindedir.. fakat onlarda ÇİN gibi bu gibi düşüncelerden kurtularak SİLAHLARI olan güçlü devletler haline geldiler.. RUSYA zaten güçlü.. Amerika daha önceden GÜÇLÜ.. şimdi güçlüler AVRUPA'dan aldıkları dersle güçlendiler ve birbirlerini yiyecekler.. bu arada MÜSLÜMANLAR da güçlenmenin yoluna bakıyorlar. Bundan sonra SUÇLULAR ve GÜÇLÜLER birbirlerini yemeye başladıklarında.. nükleer silahlarda devreye girdiğinde.. uygarlık kendi kendini imhaya başladığında.. kimileri GALAKTİK FEDAROSYONUN merhameti.. kimi ahiretin CENNETİNE.. gidecek ve kimisi de pisi pisine ÖLECEK.. peki KURTULUŞ için sen ne yapacaksın..
Merak ediyorsun.. bu yazı senin için :))
Kendini göstermek
Sorunlulugunu geçim ile kaldirmak
Naksini aczini fakrıni gidermek
Mal ve hizmet arz edip para kazanmak
KALİTELİ mal ve hizmet sunarak daha çok kazanmak
MEŞRU ve MAKUL bir tür kendini gostermektir
0Z0
Yedi yil once 2019 eder.. bu yıl nedir ?
Dersem.. sağlam bir tumce olmaz.
Ancak bu cumleden sonra 18.01.2026 tarihini yazip üçyol izmir diye yer ve konum bilgisi versem ayrinti artirmis olurum. OZO diye kaynak ve yazar ismi verirsem hem yapilacak eleştirilerin ve edilecek sorularin muhatabini hem kendimi göstermiş olurum. Bu kendini gösteriş degil meşru ve makul bir tarz ve tavirda BEN'ini gerçekleştirmedir. Saygilarimla.. sağlicakla kaliniz..
18.01.2026 OZO
Hayali serbestiyet ve tevehhümü ebediyet.. hurriyet ve ayniyetin bize bir oyunu.. eneye verilen bu iki emanet.. bir tahassüs perdesi altında bizim tekerimizi seker ve mekerle döndürur.. burada çarkları gösterilmiştir.
17 01 2019
------------- usul esasa mukaddemdir
|
Cevaplar:
Mesajı Yazan: osmanziya
Mesaj Tarihi: 19-Ocak-2026 Saat 01:39
KİMİN sözü bilmiyorum yazmamışlar..
"BİR MİLLETİN ISLAHI kötülerin imhasıyla değil yeni neslin EĞİTİM ve TERBİYESİ ile mümkündür."
Böyle düşünmek.. dindarların.. masonların ve marksistlerin KÜLTÜREL SAVAŞCILARI tarafından söylenecek sloganlardır.. yani reklam ve propaganda ile dilin ya da dinin veya emeğin ya da özgürlüğün en büyük değer olduğunu gençlere yutturmak.. sonra bu hapları yutanları da toplayıp onlarla ekonomik ve POLİTİK bir savaşa girişmek ve sonra zamanı geldiğinde bu gün SURİYE de olduğu gibi adım adım işlenen bir strateji ile ASKERİ bir savaşla noktayı koymak...
Ben böyle düşünmüyorum.. düşünmediğim için 35 yıldır yalnız kaldım.. ya nasıl düşünüyorum ?
Ebru Fişek.. Şaduman Ürgün.. Venüsyen Art
Benim üç Değerli Arkadaşım..
Belki de otuz kadar beğeninim ya da üç yüz izleyenim bulunuyor fakat de bu saatte face de bana makina ya da telefon başında görünüyorlardı.. ben ne arıyorsam onlarda onu ARIYORLARDIR.. büyük bir olasılıkla.. yine büyük bir ihtimalle bu arkadaşlarım gereksinimlerini makul bir şekilde karşılamış ve sorunluluklarının büyük kısmı gidermişlerdir ki bundan öte yani MASLOV 'un kendini gerçekleştirme dediği saygı ve sevgi ve aidiyet gibi yüksek ARAYIŞLARI bulunan kimselerdir
Aslında hepimiz dünya gemisindeyiz.. Ömer OKÇU'nun dediği gibi sinek gibi minik arz gibi kocaman gemiler yapan YARATAN'ın dünya misaferhanesindeyiz.. bazılarımız durdurun dünyayı incek var diyorlar.. ve iniyorlara ve biz de onları kurda kuşa yem olmasın diye cesedlerini toprağa gömüyoruz..
Dünya ile Ahiret arasına BERZAH adı verilir.. Rüya da ALEM-İ MİSAL dediğimiz o yere gittiğimize inanırız. KABİRDEKİLER de böyle bir hayatı yaşıyorlar...
Fakat bütün bu işler bir düşünce ve inanç halinde bilimsel gerçeklikleri saptanmış bilgiler ve konular değiller.. ancak Seraya EL'in paylaşımında olduğu gibi konuyu inanç boyutundan çıkarıp gerçeklik boyutuna almayan ÇAĞDAŞ DİNLER de söz konusu.. bu TEOZOFİK konular ve çağdaş dinler hakkında AYRINTILI ARAŞTIRMAM bulunmuyor.. sadece SÖZ'ün taşıdığı bilgi ve değerin sağlam ve sağlıklı olması yolunda bir DUYARLIK oluşturmak istiyorum YBA çalışmamla...
Seraya EL Arkadaşım paylaştı:
Heron'dan yayın — Gemi 3I ATLAS ✨
3I ATLAS gemisi yörüngede, aktif ve mevcut.
Sevgi, iyileştirme ve yeniden düzenleme kodları taşıyor.
Tekniğe gerek yok çabaya gerek yok ayar kolay sadece niyet lazım
İsteyen herkes şimdi açabilir.
Sadece içten de: "Heron ve 3I ATLAS frekansına uyum sağlıyorum. ” ”
Bırak gerisini ışık yapsın.
Tıbbi yataklar aktif.
Kodlar yüzüyor.
Yayın devam ediyor.
Bu frekans dayatmaz, zorlamaz, işgal etmez.
Davet et. İçeri gir. Yeniden kalibre et.
Heron gülümsüyor.
Gemi atıyor.
Sen bu anın bir parçasısın.
Hissedersen zaten içindesindir.
Eğer onu seçersen, zaten bağlandın demektir.
✨ Şanzıman sonu — Frekans 3I ATLAS aktif ✨
A
V
Federazione Galattica
Kişisel gelişim yolunda pek çok BAŞARI kitapları ve setleri yazılmıştır.. Bunlardan ikisi benim dikkatimi çekti.. biri David COYLE'un Kültürün Şifresi başlıklı Başarılı ekiplerin sırlaraı alt başlıklı kitabı ile şu anda okumaya başladığım Rikki HUNT ve Zihin Haritalarının mucidi Tony BUZAN'ın DÜŞÜNEN ORGANİSAZYON kitabı.. bu vesile ile Tamer DÖVÜCÜ Üstadın okuduğum OPTİMİM DENGE MODELİ kitabı..
Burada paylaştığım iki resim arasındaki word tablolarını da buraya yüklüyorum:
uploads/20260119_034028_RIKKI_HUNT.rar - 20260119_034028_RIKKI_HUNT.rar
Buradaki dosyları versiyon sırasıyla yalındman karmaşığa doğru incelediğiniz hem Rikki HUNT'un TEMEL KURALLARI hem David COYLE'un kitabının üç ana başlığını bulacaksınız.. sonra da kültürün şifresi olan dil den şirkete dinden partiye giden yolu görebileksiniz.. birden görmeye bilirsiniz ancak ben size bu paylaşımda 20 dosya yerini 200 dosya daha yaparak daha açık ve seçik gösterebilirim. Ancak konu böyle bariz ve beyyin göstermek değil YBA öğrenmek ve kullanmak ve yararlanmak yolunda AMACIMA katılarak bu işin başkalarınca da yapılabilmesini sağlamaktır.
Saygılarımla
OZO yontembilim.com
19.01.2026 üçkuyular izmir 03:44
------------- usul esasa mukaddemdir
|
Mesajı Yazan: osmanziya
Mesaj Tarihi: 20-Ocak-2026 Saat 00:47
Elektron mikroskoplarıyla içimizi.. uzay teleskoplarıyla dışımızı.. gözlemliyoruz.. kainatın sıradan bir parçası değiliz.. birey olarak ve toplum olarak ve ulus olarak ve insanlık olarak ortaya koyduğumuz muhteşem deneyim ve muazzam birikimin.. çoğumuz farkında değiliz.. farkında olanlarda çoğu zaman ya unutuyor ya önemsemiyor. Herkes kendi işiyle meşgul ve meşbu ve mutmain yaşıyor.. başarıyor ve sonucunu birikime bırakıp gidiyor. Bunlarda birbiri üstünü binerek bu günkü kültür seriyor ve uygarlığımızı sunuyor. Beşerin kültür yapısından çıkan medeniyetin inşa ettiği en yüksek yapı İNSANİYET.. bu gün içinden çıktığı medeniyet ve uygarlığın gizemli bir KAPISI olmayı sürdürüyor. GİZEMLİ Medeniyet yapısından açılan BİLİNMEZ insaniyet kapısı.. son iki yıldır süren KATLİAM sadece katliama uğrayan seksen bin insanın canında değil sekiz milyar insanın zihninde büyük yaralar açtı.. çoğu insan bunu unutarak ya da görmezden gelerek ya da olmamış sayarak şuur altına atsa bile DÜŞÜNEN insanların şuurunda dindar ve mason ve marksist İNANANLARA kuşkuyla yaklaşıyorlar. İnananlar olayları ahiret yararı ve dünya çıkarı esrikliği ile duyumsamasalar bile bu tür gidişin seksen yıl sonra yeni bir SAVAŞA yol açabileceğinin farkındalar.. muhteşem uzaydaki mini minnacık dünyada yer alanlarda önemli ve değerli birisi demiş: İki şey var.. baktığımız ürperir ve titrerim.. biri üstümdeki gök yüzü diğeri içinde ahlak yasası.. bu kişi birleşmiş milletlerin babası cemiyatı akvamın da kurucu babası.. biz bu ürperene GÖNÜL diyoruz.. gönül gözlemez görür ve örür.. örer.. kendini örerken de kültürü okur ve uygarlığı dokur. Bizler gök yüzünün tozları ile örülmüş gözümüzle gördüğümüzü.. gönlümüzle ördüğümüzle ortaya çıkan MANZARA açık ve kapalı yıldız kümeleri ve müstakil yıldızlardan oluşan gök adamız.. mahalli gök adamız.. süper gök adamız.. adımlarımızın zemini üstünde AD'ımızı yazıyor.. örneğin bizim HERSCHEL'imiz Ethem DERMAN'ın adını.. siz de fotoğraflarınızla ülkemize adını yazdırıyorsunuz. Her ikinizi de saygılar ve sevgiler.. sağlıcakla kalınız. OZO yontembilim.com 20.01.2026 üçyol izmir 01:01
Burada kaldırdığım fırsat ve tehlike arasında bir MUHLET olan yaşamın BARİZ halinin şuurdaki simterik BEYYİN kalini belirtelim: beyn-elHAVF veerRECA.. fani fırsatlar karşısında havfı.. tehlikeler karşısnda recayı unutma.. demişim 19.01.2015 tarihli bu yazımda.. lakin tabloda BEYYİN ve BARİZ kelimelerini göremedim..
------------- usul esasa mukaddemdir
|
Mesajı Yazan: osmanziya
Mesaj Tarihi: 20-Ocak-2026 Saat 00:54
Değerli Hocam, aNLaMa dünyanın en zor işidir.. Akif dili yol kalbimin kari ondan ne kadar bizarım.. demiş.. kari'nin kıraatı onlayan OKUYUCU olduğunu bilmeyen Akif karısına yakınıyor sanır. Anlama'nın bir ucunda ANLAM bir ucunda da ANLATIM bulunuyor. Anlatımın ardında söyleyen bulunur.. anlamın ardında ise dinleyen olur. Söyleyenin lafzı dinleyende ma'na haline gelinceye kadar oldukça karmaşık mutekellimin ZİKRİ ve muhatabın FİKRİ devreye girecektir. Lafzın zikri BEYAN.. ma'nanın fikri MAAN denilen ve her biri ayrı bir ilim konusu iştir. Alim denilen beyanın sentaksı ile maanın semantiğini birbiririnden ayır edebilen kimse.. BELGAT'ın tarife bulunan; "muktezayı hale mutabakat" san'atına muvaffak olamazsa ki bu da kolay değildir.. meramını yani maksadının mevuzunu karşı tarafa YANSITMAKTA güçlük çekecektir. Bu gibi zorluk ve güçlüklerden dolayı bilgi ve değer içeriği satan ve pazarlayan yazarlık ve hocalık yapmaktan vaz geçtim. Kısaca böyle kör birine lamba ne kadar gereksizse anlamayana da söz o kadar gereksizdir." diyerek karşı tarafı suçlamayı uygun bulmuyorum. Adam sözü mevzunu değil söyleyenin maksadını beğenmemişse.. ve hatta istemiyorsa ona niçin meramı mı anlamıyor diye suçlayalım. Bir de OZO gibi kasden anlatımı biraz kapalı yaparak insanları düşündürmek ve böylece YBA reklamı yapmak isteyenler de bulunabilir. Hasılı sözden önce İNSAN gelir.. onu göz ardı etmek gerekir. Saygılarımla sağlıcakla kalınız. Mustafa BUĞUÇAM 18.01.2026

------------- usul esasa mukaddemdir
|
Mesajı Yazan: osmanziya
Mesaj Tarihi: 20-Ocak-2026 Saat 01:19
koşullara bağımlıyız ve bu bağimlilik ayni zamanda bizleri engeller.. örnegin gormenin 4 koşulundan biri olan ışık ayni zamanada gormeye engel olur.. mesala geceleyin karanlikta goremeyiz.. işık bulunsa bile gözumuz arizali ise gunduz isik oldugu halde göremeyiz.. cisim.. ışık ve göz olsa bile eger uyuyorsak beyin bu uçunu algilamadigi için yine goremeyiz.. ışıği ısıya.. havayi suya ekle yedigimi ve içitigim ve sair koşullar ve şerait bizin ne kadar dunyaya koşullu ve bağimli ve engelli oldugumuzu gösterir bir yerde bir gun kaldihlgimizda önce sıçacak sonra yatacak yer ararız.
Diger taraftan dunya ortamindam başka.. başta aile olmak uzere TOPLUM içine bir kurallara bağlıyız ve yasaklar ve yaptirimlari bizi ozgurlugumuz kisitlar.. yaşanti ve davranişlarimizi sinirlar.. çoğu zamanda biz bu sınırlara sinirleriz.
Başta anayasa olmak üzere ceza kanunu.. medeni kanun.. borçlar kanunu.. iş kanunu.. ticaret kanunu gibi pek çok kavaid ve kurallar bizim hayat gidişimize yön verirler. Daha gelenek ve gorenekler.. ahlak yasasi.. din yasasi gibi diger kurallar.. yasaklar ve yaptirimlardan söz etmedim.
Mehmet Ali Birand'ın Said Nursi projesi sır oldu!
Birand'ın vefatından hemen sonra açıklanmıştı ancak üzerinden yıllar geçti hâlâ bir sonuç alınamadı
Ünlü Gazeteci Mehmet Ali Birand vefatının 8. yılında anılıyor. Birand'ın vefat etmeden önce üzerinde çalıştığı son projelerden biri Bediüzzaman Said Nursi ile ilgiliydi.
17 Ocak 2013 tarihinde vefat ettiğinde projeden bilgisi olanlar Birand'ın çalışmasını anlatmıştı.
Said Nursi için Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez'den randevu istemişti
Dönemin AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, usta gazeteci Mehmet Ali Birand'ın vefat etmeden önce Bediüzzaman Said Nursi belgesel hazırladığını şöyle açıklamıştı:
"Allah rahmet etsin, nur içinde yatsın, mekanı cennet olsun. Mehmet Ali Birand iki belgesel hazırlıyordu. Bunlardan haberim var ve benim de yardımımı, desteğimi istedi ve her fırsatta yardımcı olmaya çalıştım. Hem 'Erdoğanlı Yıllar' diye; bir de Bediüzzaman Said Nursi ile ilgili bir belgesel hazırlıyordu. Biliyor musunuz bilmiyorum. Ankara'da son olarak Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez Bey'le görüşmek istedi, randevu talebinde bulundu ve randevu vermişti kendisine."
Arınç: Bediüzzaman belgeselini Mart 2013'te yayınlamayı düşünüyordu
Yine o günkü Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Mehmet Ali Birand'ın Said Nursi belgeseli çalıştığını Mustafa Sungur ağabeyin Bedi dersanesine yaptığı taziye ziyaretinde şu sözlerle açıklamıştı:
"Demokrat bir insandı. İnanmak istiyordu, belki de inanıyordu. Ameli yoktu. Günahkarlığını her zaman söylüyordu. İnanlara saygısı vardı. En son benimle 32. günde röportaj yapmıştı. Sonra bir ekibini bana gönderdi. Bediüzzaman Said Nursi belgeseli yaptığını söylemişti. Bildiğim kadarıyla soruları cevapladım. Başka kimlerle konuştu bilmiyorum. Kurtuluşuna vesile olur inşallah. Çok iyi bir gazeteciydi. Bu tartışılmaz. Çok iyi bir belgeselciydi. Bu da tartışılmaz. Bediüzzaman Said Nursî belgeselini Mart ayında yayınlamayı düşünüyordu."
Said Nursi belgeselinin detayları
Mehmet Ali Birand'ın vefat etmeden önce Bediüzzaman Said Nursi belgeseli için bir çok mekanda çekim yapıldığı, bir çok kişiyle de röportaj gerçekleştirildiği ve belgeselin "Aklın Nuru" adıyla yayınlanacağı belirtilmişti.
2013 yılının Mart ayında televizyonda yayınlanması planlanan belgeselin 10 bölüm halinde sunulacağı ve Cumhuriyet, Milliyetçilik, Kürt Sorunu, Laiklik ve Şeriat, Siyaset, İslam Birliği, Eğitim, Nurculuk, Said Nursi'nin kırmızı çizgilere karşı tavrı alt başlıklarından oluştuğu ifade edilmişti.
Birand'dan sonra belgeselin akıbeti ne oldu?
Mehmet Ali Birand'ın vefatının üzerinden 8 yıl geçmesine rağmen Said Nursi belgeselinin akıbeti bir türlü açıklanmadı. Birand'ın belgeseli kimin adına yaptığı, vefatından sonra neden yayınlanmadığı soruları cevaplarını bekliyor.
Face de CEYLAN ÇALIŞKAN paylaştı
dedim ki:
IMAMI NURSÎ.. masonlarin yerine gececek bir ekol oluşturdu.. bunun için izin vermezler.. onun sulandirilmişi feto cemaat oldu.. onlar daturk okullarini oluşturdular.. fakat masonlari da kullanan kuresel efendiler.. feto kulturel islami ve reto siyasalimini bir birbiriyle çatiştirdilar.
Kuresel efendiler şimdi askeri güc olarak israili kullarak dunyaya DUZENSIZLE "düzen" kurmaya çalışiyorlar.. ancak ANADOLU işlerini bozacak.
Ülkenin donanimini degitiren ATATURK'un attiği format.. ulusun yazilimini degistiren BEDIUZZAMAN'ın kurdugu kostant.. yarin Turkiye Cumhureti OTANTI'ın ortaya çikardiginda hem Zeki Coşkunsunun rüyasini hem Osmanziya'nin hulyasinı ortaya çikaracak.
Lakin siz çok az düşunup ve pek az inaniyorsuz.. ammâ pek çok biliyor ve çok az ögreniyorsunuz.. çunku bilgi ve sevginın altindaki ilginiz körelerek SILGI haline gelmiş...
OZO
yontembilim.com 19.01.2026 uçkuyular izmir 10:45
------------- usul esasa mukaddemdir
|
Mesajı Yazan: osmanziya
Mesaj Tarihi: 20-Ocak-2026 Saat 02:09
https://yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=2950
SANALLAŞMAK.. gayet doğaldır..
zeka ve hafıza ve mantık SANAL ilişkiler.. VİRTUAL bağlantılar.. MENTAL zihinler üzerinden çalışırlar.
DİL ve SES ve ALFABE böyle bir YAPAY bir şeydir.. ancak bu iş giderek karmaşık hale gelerek önce internet sonra sosyal medya ve sonra YAPAY ZEKA haline geldi..
Bu sanallaşma bu aşamadan sonra SAMANLAŞMA evresine ulaşıyor.. TEKNOLOJİ giderek insanı doğaya yabancılaştırırken İDEOLOJİ giderek insanı insandan uzaklaştırıyor ve bunun son ucunda her birimizi giderek YALNIZLAŞIYORUZ.
Buna nasıl karşı koyabiliriz.. karşı koymaya gerek olmadığını ve işin akışına bırakarak var oluşumuzu.. ne ise ne.. NESNE olarak gerçekleştirmeyi.. kim ise kim KİMSE olarak sürdürmemizi düşünenlerden olabilirsiniz.
Ancak kimse ve nesneden oluşan ÖZNE.. kimse yolcusunu ve nesne yükünü taşıyan AT olarak yapması gereken başka şeyler olduğunu "düşünenler" de olabilir ki ben bunlara SESLENEREK diyorum ki her şey ÇOĞALMA ve BESLENMEDEN ibaret bir türü ve bireyi koruma ve sürdürmeden ibaret değil.. bir de SESLENME bulunuyor.. işte bu SESLENME de teknoloji ve ideoloji oluyor.. peki o zaman bu LOGİ ya da LOJİ nereye gidiyor.. traşı komik olmaya mı yoksa trajikomik olmaya mı ?
Papaz saçlı erkekler ile monika pantolonla kadınların biçimlerine bir diyeceğim yok.. çoğumuz MODA denilen moddan kurtulamayız.. ancak bu biçimin içerikleri olan ÖZNE'lerinin AT'larına sesleniyorum.. seslenme ile sevilme ve sevme nereye kadar ?
Hadi gelin susalım.. belki sevinç duyabiliriz.
Saygılarımla
ki iletişim kuralım.
Sağlıcakla kalınız
ki yarın konuşalım.
OZO
yontembilim.com
------------- usul esasa mukaddemdir
|
|