Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat

sakarya

Nereden Yazdırıldığı: YöntemBilim Forumu
Kategori: Yöntem Bilim
Forum Adı: Yöntembilim
Forum Tanımlaması: Yöntembilim Üzerine Paylaşımlarınız
URL: http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3122
Tarih: 23-Ekim-2026 Saat 01:43
Program Versiyonu: Web Wiz Forums 8.03 - http://www.webwizforums.com


Konu: sakarya
Mesajı Yazan: osmanziya
Konu: sakarya
Mesaj Tarihi: 16-Ekim-2026 Saat 00:15
https://yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3122
Bu gün istanbul ve sakarya SULAR içinde idi..

Bir bardak içinde bize canan olan su.. bazen böyle canavar olur.
Bu hava ve toprak içinde böyledir.. BARIŞ halinde bir toplum içinde her taraftan yardımımızı koşan insanlar.. savaş ile bir ölüm makinesi haline gelir.

Bu işaretleri tercüme edip okumak gerekir.
Bu delaletleri tevil edip anlamak gerekir.
Belki buna şimdilik basarın manzara ve nazarın mubsırası yeterli gelmeyebilir ancak okumayı ve anlamayı sürdürsen bir gün anlamaya başlayacaksın.

Yapacağın iş anladığında eleştirmek ve anlamadığında sormaktır.
Eleştirmek ve sormak KUŞKU'nin iki muhafızıdır.
Aynı zamanda hafızanı da çalıştırırlar.
Kuşku ile zekanı çalıştırıp hafızanı genişlettiğinde..
Etrafta söylenenlere saf saf inanmaktan kurtulursun.

0Z0 yontembilimci 16.10.20226 üçyol izmir 01:13   






Yedi kat yer

Şimdi bu tabloyu yerin yedi kat dibine saklasam insanlar yine onu arar bulurlar.. tablo diyor ki önce irfan gelir sonra ilim.. iman bunlar uzerine inşa edilir.
Şimdi bu tabloyu size anlatmayacağım.. saklayacağım. Başka bir konudan bahsedeceğim.






Insan amacina gore ANLAM çıkarabildigi gibi.. anlamima göre de AMAÇ edinebilir.. pek çok örnegi ve uygulamayi de kendimizde ve başkalarinda bulabiliriz.

Gerçi hedefleri ve gayeleri.. talepleri ve arzulari.. maksadlari ve mevzulari birbirinden ayirmak zordur. Bununla beraber bu terimlerin en kapsamlisi gorunen AMAÇ / GAYE ve MA'NA / ANLAM ekseninde bir çalişma yapilabilir.

Karl POPPER e göre yöntembilimsel kuramlar amaç ve beklentilerine göre değişirler.. Bilginin değeri konusunda yöntembilimsel kuramlar Karl Popper göre ikiye ayrılır.. birisi KENDİSİ gibi dışarıda bir HAKİKAT'ın bulunduğunu düşünenler.. zaten bunun için kitabının adı BİLİMSEL ARAŞTIRMANIN MANTIĞI adını taşır.

Bu cenahta bulunanlar   dışarıdaki bir hakikatı oldugunu var sayarlar. Onu arayip hipotetik deduktif yontemiyle bulduklarinda tasdik edip onaylayarak DOGRULARLAR.

uzun zamandan beri derim ki:
"Hakikati hikaye etmek zordur fakat hikayenin hakikatina erişmekte kolay degildir."

Belkide bu yuzden Popper bu dogrulayicilardan ayriliyor ve gunumuze kadar gelen bilim ve felsefe tarihini ve hikayesini.. öyküsunu ve evrimini göz önune alarak hakikati arama ve bulma işini tasdik yani doğrulama değil tekzib / YANLIŞLAMA olarak goruyor. Önce dünyanın merkezi yer küresi dedik.. sonra güneşin merkez olduğu bir kainat tasviri çıkardık.. öğrendik ki bizim dünyamızda diğer kevkeb ve gezegenlerden biri imiş.. bu tasvire da güneş sistemi adını verdik. Bilgilerimiz birike.. bireke düşüncelerimiz birbirine eklendi.. araçlarımız geliştirdik gördük ki diğer yıldızlarda bizim güneşimiz gibi necm imiş.. Herschel aslında birer güneş olan yıldızlardan kurulu bir uzay içinde yıldızlardan başka gaz ve toz bulutları olan nebülözler (sahabiyeler) ile bu gök küreye Kehkeşan (milkway.. süt yolu.. samanyolu) adını verdi. Daha gelişen teleskoplarla sonra öğrendik ki bu bulutsu denilen gök cisimlerinin aynen bizim galaksimiz gibi uzakta bulunan gök adaları imiş.. bu gün artık galaksiler arası uzay olan evrenimizin “bir” tane olduğundan kuşku duyuyoruz.. çünkü neye “bir” tane diye el ya da göz attıksak hep “iki” çıktı.. doğru bir tanedir.. iki tane olunca o doğru olmaktan çıkar gerçek olur. Çokluğun birimi çifliktir.. ancak bütün çiftler hiçbir zaman birbirine tamamen ve mekamen ve zamanen benzemez tekdir. Peki şimdi size soruyorum bu “çok ve çift ile tek ve bir” olan sayı mıdır yoksa nicelik mi dir ?

Ney biz konumuza dönelim.. Popper dışındakiler de hakikatın ezelden ebeden hakikat olduğunu düşünmezler.. yanlışları eleyerek doğrunun bulunacağını düşünürler oysa Popper hakikatın bulunacağını değil bulunmayacağını bu nedenle BILIMSEL ANLATIMDA bilimsel kuramların doğrulayıcı değil YANLIŞLAYICI olması gerektiğini söyledigini düşunuyorum.

Ben felsefenin varlik ve deger kuramlarini degil bilgi kuramlarini severim. Merkeze ontoloj ya da aksiyomatigi değil EPISTEMOLOJIYI koyarim.

Bunun ićin Aristo ve Dekart ve Kant benim için KÖŞEBAŞI filozoflardir. Yani kendinden oncekileri toplayici olan ORTA YOLCULUKLARI ve kendinden sonrakilere kaynaklik edici olan ÖNCÜ YÖNCULUKLERI bulunur.

KANT felsefesinden kaynaklanan ışıkla diyorum ki gerçeğin insan aklında bulunan apriori ilkeler ve analitik kavramla   düşünür örneğin sebeb sonuç dışarıda olan bir suret değil insanın aklında bulanan bir şekildir.

Popper bu iki yan arasında Ponicare.. Duhem.. Dingler.. Eddington gibi iki yanı UZLAŞTIRANLAR bulunur. Aslında Kant uzlaşmacıdır.. bilgiyi sadece insan aklına bağlamaz.. dışarıdaki gerçeği kabul eden DENEYCİ Hume ile içerideki gerçeki kabul eden AKILCI Descartes i birleştirmiş, telif etmiş ve uzlaştırmıştır.

Bana göre..öznelerimiz nesne yükü ar ile kimse yolcusu ad taşıyan bir AT'tır
Sayısal ve sözel karakterlerle REMZ nicel ve nitel karaktereler VASF adına vererek size YBA çalışmasına çağırıyorum. İkinci bir ARİSTO hareketini analitik düzlemin metodik kullanımı ile başlatıyorum.

Aristonun 2300 yıldır hala geçerliliğini suren klasik ve şekli mantığını yani o kafamızda çalışan mantığı ortaya çıkarmasaydı bu gün FELSEFE denilen çalışma ortaya çıkmaz.. bizde kendini akıllı sananların konuşmalarıyla ikinbin yıl önceki kültür ve uygarlığı sürdürür bulurduk kendimizi.

Dilimizi tedvin ve düşüncemizi disipline eden Platon ve sofistleri uzlaştıran ARİSTO'nun yerini anlamayı düşenenlere ve konuşanlara bırakıp bir soru soralım:


Aristo sıradan ya başlangıç sayan bu görüş farklılığmız öznelliğimizden mi kimselliğimizden mi kaynaklanıyor ? Ancak bu soru da bir ön soruyu gerektiyor; öznellik nedir.. kimsellik nedir ve aralarında ne gibi farklar bulunur ?


Elbette her filozof felsefi düşünceye yaptığı katkıyla değerlidir.. ancak her biri bilimde bir yeri bulunur.


Bu matematikçiler resmi bunu bir örnek:








Matematiğin Aristo su Hindliler ise   Dekartı Euler dir.. Matematikci olmadığım için değerlendirme bana göredir ve büyük bir olasılıkla hatalıdır.. amma Matematiğin Kantı da hilbert mekanını kuran David Hilbert olmalı..


YBA çalışmasının mutfağı olan ANALİTİK düzlemin MATEMATİK kullanımında geometriden aritmetiğe geçen Dekart sokrat.. aritmetikten geometriye geçen Fermat platon.. Euler ise bu ikisini birleştiren Aristo'dur.

YBA çalışmasının mutfağı olan ANALİTİK düzlemin METODİK kullanımının da bir Aristosu, Dekartı ve Kantı olacaktır.

Osmanziyaoğlu YBA çağrısı ile Metodik kullanımının birinci aşamasını başlattı.. felsefe ve din arasında ortak bir dil olabileceğini öngördü ve felsefi ve dini içeriklerden ve bilgilerden sıyrılmış.. bilgi ve sevgiden soyutlanıp ilgiye inmiş.. hızlı bir anlam sürücü ve kolay bir anlatım aygıtı olan HİKMETİ getirdi. Bundan sonrası ise gelecektir. İnsanlar felsefe ve dini içeriklerin ötesinde ortak zeminlerine bulacaklar ve sağlam ve sağlık bilgi ve değeri arayışta bulaşacaklar.. gereksinimleri iktisad ve adaletle çözdükten sonra büyük bir olasılıkla nsanlar ve islamlar bir araya bulanabilecekler.

Evet burada kaba bir benzetme yaptım.. fakat bizim de bilimsel analoji ve temsil ve benzetim ve edebi metafor ve teşbih ve benzetme dışında başka bir bilme ve öğrenme ve anlama ALETİMİZ bulunmaz.. hepsi kaba ALEGORİ den fazla bir şey değildir.. andırma.. benzetme ve benzetim. Bu benim seni anlamamdır.


GERÇEK sadece bilgi konusu değil aynı zaman bir değer konusudur.. hatta bilginin kendisi dahi bir değerdir. Gerçek sadece düşünülen bilinen NESNE değil aynı zaman değeri olan ve bir kimsece inanılan bir NESNE'dir.


Diğer taraftan SAĞLAM bilgi hem nesnel gerçek bulunmalı hem kimsel doğru olmalıdır.

Dünya sadece sağlam olan ve olmayan bilgi gerçeği ve değerlerden ibaret degil saglam ve sağlilk olmayan bilgi ve degerlerde bulunur. Hatta sadece gercek olan fakat dogru olmayan gerçeklerde olur. Keza sadece doğru olan fakat gercek olmayan dogrularda olur.

Dunya nesnelerinden ibaret değil.. kimselerde bulunur.

ÖZETLERSEM; dünya sadece SAGLAM ve SAĞLIKLI “gerçek ve dogru ile güzel ve iyi” bilgi ve değerler değil sağlam ve sağlıklı olmayanlarını da barındırır. Bize düsen sağlam bilgi ve değer.. sağlam iyi ve güzel olanları aramak ve bulmaktir
Elbette bu kolay olmayan yorucu bir iştir.

2020 de Bandirma univresitesinin duzenledigi II uluslar arasi FILOLOJI Kongresine sundugum çalişmada dar ve orta ve genis ve salt anlamda gercek ve dogru ile guzeli ve iyiyi BİCIMSEL içeriksiz YÖNTEMBILIMSEL olarak açikladim. Metin kongrenin tam metin kitabinda internette yayimlandi. Email adresine verene bu çalışmayı gönderebilirim.

0Z0
16.10.2026 üçyol izmir00:41




-------------
usul esasa mukaddemdir



Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums version 8.03 - http://www.webwizforums.com
Copyright ©2001-2006 Web Wiz Guide - http://www.webwizguide.info