konular   Ι  ışımalar  Ι osmanziya  Ι  forum  Ι  anasayfa  Ι  e-posta

yazılar

yontembilim
İNSANBİLİM


İNSANBİLİMİN TEMELLERİ HAKKINDA BİR DENEME

İNSANBİLİM! Bilimler ortaya koyan insanı aç-an, açı-layan, açık-layan ilim.
Her halde bu tasrih, bu teşrih, bu tavzih kolay bir iş değil.

Psikolojiden sosyolojiye değin , antropolojiden hümanizma kadar bütün bilimler ve etkinlikler insanı inceler ve onu araştırır. Birey olarak toplum onu korur, yurttaş olarak devlet onu geliştirir. Fenden felsefeye, iktisattan hukuka kadar, tıptan ahlaka, sanattan hikmete kadar her alanda ve her disiplinin merkezinde insan yer alır. Gün onun için gelmiştir, Din onun için konulmuştur, kitap onun için indirilmiştir, rasul onun için gönderilmiştir.

Elbette bu "insanbilim"adını seçen, bu ilmin, bu çeşitli yan ve yönü bulunan konusunun, değişik boyutlu ve yoğun soyutlu alanının farkında olmalıdır.

Evet, farkındadır. Ama buna rağmen böyle bir insanbilim temellerini yokluyorsa girişiyorsa, onun bu "temele" girişme cesaretini nasıl bulduğu, "insanbilim" adını koyma cür'etini nereden aldığı sorulmalıdır.

Birincisi, bu çalışmanın hiç bir kesin yargıyı içermeyen bir deneme olmasıdır.

İkincisi ise, aşağıda parağrafta ifade edilen evrensel yöntembilimin'in ilkesi olan tümel ve bütünleyici gerçektir.
 

"HAYATIMIZIN BEKASI
İMANIN VE SIDKIN VE TESANÜDÜN DEVAMIYLADIR

VİCDANIN ZİYASI ULUM-U DİNİYEDİR.
AKLIN NURU FÜNUN-U MEDENİYEDİR.


HAKİKAT İKİSİNİN İMTİZACIYLA TEZAHÜR EDER
İFTİRAK ETTİKLERİ VAKİT
BİRİNCİSİNDEN TAASSUP
İKİNCİSİNDEN HİLE VE ŞÜPHE TEVELLÜD EDER.

TALEBENİN HİMMETİ
BU İKİ CENAH İLE PERVAZ EDER."


 
Çünkü bu ilkenin ülküsü, insanın, taassup ve şüpheden bütünüyle arınamasa da bu İDRAK tefritinden ve İRADE ifratından kurtulmaktır. Elbette insan hakikata ve imana ulaşmak, hakka ve yakine kavuşmak için bütün yetenek ve olanaklarını kullanacaktır. Ama bu sonuç ve ereğe giden yolda, MANTIĞIN katılık ve tutuculuğu kaldırmak, MEŞİETİN kuşku ve yıkıcılığı engel olmak alınması gereken ilk önlem olmalıdır.

Aristo'dan Kant'a değin, Newton'dan Einstein'e kadar, İmamı Gazali'den İmami Nursi'ye kadar; bütün fen ve din otoritelerince benimsenen ve önerilen bu , "İki kanatlla" uçmak, "iki ayakla" yürümek yani us ve gönül barışını kurmak, her türlü içerikten önce yapılması lazımgelen biçimsel gereklilik; her türlü ilim ve hükümden evvel, uyuluması icab
eden yöntembilimsel bir zorunluluktur.

Bu, akıl ve kalb birlikteliğini sağlamak, inisiyatifin fiksiyonu ile instinktin faktumunun dengesini kurmak, mental ve vital tarafları birbirine irca etme kolaylığına kaçmamak, tutuculuğa ve kuşkucuya karşı geleneği ve yeniliği sürekli kılarak gelişmek ve evrilmek; insan türünün yaratılıştan gelen ve buyuruluştan verilen doğal ve yasal yoludur.

Belki de bu yolun gereği olan ortak akıl ve müşterek vicdanın varlığına olan inanç usumuzu çalıştırmakta , nesnel bilimin ve tümel hukukun gerçekleşeğine olan umut gönlümüzü işlettirmektedir. Gerçeklere biraz daha yakın olmak için, "İNSAN"ı bıkmadan ve usanmadan yüzlerce kez kurguladık. "İnsan" hakkında yüzlerce model oluşturduk. Doğruya biraz daha yaklaşmak için, çözümlemeleri yinelemeyi ve çıkarımları yenilemeyi terketemeden binlerce yöntembilimsel grafik şema husule geldi. Elimizden kağıt ve kalem hiç bir zaman inmedi, merakımız dinmedi, İnsanı Yaradanın lutuf ve avniyle alakamız kesilmedi. Her yerde her zaman aklımızdan insanın gerçeğinin araştırılması silinmedi ve kalbimizden bilimin doğrusunun soruşturulması hiç bir zaman çıkmadı. Hala değiştirdiğimiz ve sürekli düzelttiğimiz bu yöntembilimsel grafik şemaların bir örneği YÖNTEMBİLİM sayfamızda verilmiştir.

Sürekli denetlenen ve düzeltilen bu analitik çıkarımların düz yazı halinde bulunan "müsveddelerinin" alenileştirilmesi, bu yüzden değişme ve gelişmesi bitmeyen bu sentez ve kurgulamanın "ilk ürünlerin" açığa çıkarılması, bu gün çok değişmiş ve yenilenmiş bir çalışmanın "beş sene önceki halinin" webde yayımlanması belki doğru değildi.

Ancak yeni olanlar da denetlenip ve düzeltileceğinden, çoğu değişen ve gelişen eski görüşlerimin neşri, internetin etkilişimli iletişimiı aracılığı ile hem düşüncelerimizi paylaşmak hem görüşlerimizi düzeltmek için, belki de, iyi bir başlangıç olacaktır.

Belki de bu sayfaya göz atan, Protoğras'ın "İNSAN her şeyin ölçüsüdür" felsefesinden hareketle "KENDİNİ BİL" hikmetine yönelen kimseler bizi de aydınlatırlar,

Belkide bu sayfaya uğrayan, "Nefsini bilen RABBİNİ BİLİR" kudsi gerçeğinden yola çıkıp "RABBİNİ BİLEN nefsin bilir" hedefine ulaşan kişiler bizi de nurlandırırlar,

Belki de insanın önemini ve kendinini değerini bilenler, engin bilgileri ve zengin deneyimleriyle bize de ışık tutarlar,

İçinde kendinizi bulacağınızı umduğun kendimin ifadesini ya da varoluşumun kayıtlarını size ve geleceğe arzederken, içten sevgi ve cidden saygılarımı sunar, ilginizi bağışlamanızın ve bilginizi paylaşmanınızın göstergesi olan görüş ve eleştirilerinizi beklerim, Efendim.

Osmanziya
 

Sitenin kuruluş tarihi: (1. edisyon 1 Ocak 2001 - 2. edisyon : 15 Eylül 2004)