<?xml version="1.0" encoding="iso-8859-9" ?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" href="http://www.yontembilim.com/forum/RSS_xslt_style.asp" version="1.0" ?>
<rss version="2.0" xmlns:WebWizForums="http://syndication.webwizguide.info/rss_namespace/">
 <channel>
  <title>Y&#246;ntemBilim Forumu</title>
  <link>http://www.yontembilim.com/forum</link>
  <description>XML içerik linki; Y&#246;ntemBilim Forumu : Son 10 Gönderilenler</description>
  <copyright>Copyright (c) 2006 Web Wiz Forums - All Rights Reserved.</copyright>
  <pubDate>Fri, 08 May 2026 21:52:02 +0000</pubDate>
  <lastBuildDate>Fri, 08 May 2026 21:43:57 +0000</lastBuildDate>
  <docs>http://blogs.law.harvard.edu/tech/rss</docs>
  <generator>Web Wiz Forums 8.03</generator>
  <ttl>30</ttl>
  <WebWizForums:feedURL>www.yontembilim.com/forum/RSS_topic_feed.asp</WebWizForums:feedURL>
  <image>
   <title>Y&#246;ntemBilim Forumu</title>
   <url>http://www.yontembilim.com/forum/forumlogo.gif</url>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum</link>
  </image>
  <item>
   <title>Y&#246;ntembilim  : cinsellik</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3008&amp;PID=6117#6117</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> cinsellik<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 08-Mayıs-2026 Saat 21:43<br /><br />https://yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3008  <br /><br />Cinsellik.. insanın yarısı hayat ve yarısı şuur.. ise hayatın yarısı da cinselliktir. Bu durumda cinsellik insanın dörtte birini teşkil eder. Bununla birlikte yaşamının tümü cinsellik olan bireyler olduğu gibi hayatının hiç bir parçasında cinsellik bulunmayan kişiler de bulunabilir. <br /><br />Bir video paylaşımı üzerine yazdığımız bu yazıda cinsellik denilen olgunun bizim yaşam 2.0 eşeyli üreme düzeyimiz  biolojik ve genetik bir yapımızdan çok daha geniş bir alana konuyu genişletiyoruz. <br /><br />Videoda Mehmet  OKUYAN ahirette cinsellik bulunmuyor, kararını vermiş. Bu savı eleştiren şu yazımda TAMAMİYLE HAYYATAR olan ahiret..  imamı Nursî'nen dediği gibi.. orada taşlar hayvan gibidir.. gel desen gelir.. ağaçlar ise insan gibidir.. onlarla sohbet edebilirsin. Cansızlar ve canlılığın ilk kademesi olan bitkiler böyle ise acaba insanlar.. cinler.. beşer nasıl olacaktır ?<br /><br />Bunun için denilir ki..  ahiret hayatının asla  ne göz bilir ne de gönül bilir ne de bir  kalbi beşere hutur etmiştir..  Bununla beraber öte dünyanın bu dünyadan tamamen kopuk ve ayrı olması da düşünülemez. Çünkü burada terbiye ve idare edilen kültür ve uygarlığın boş bir hayalle iştigal etmesi de anlamsız olacaktır. <br /><br />Yalnız şunu belirtmeliyim ki bu konuda İSLAMİYET lisesinde . yahudi ilk okulu ile hristiyanlık  orta okulundan daha fazla ve farklı dersler bulunur. Bunlardan biri de AHİRETTİR.  <br /><br />YAHUDİLERİN ahiret fikirleri bulunmaz. Onların dünyası da..  dili de dini de buradadır. Ahirete inanmazlar ve sırf dünya için çalışırlar ve bunun içinde dünyayı ELE GEÇİRMİŞLERDİR. Güçleri de buradan gelir.. dünya yıkıldığında bunlarda yıkılırlar. Sanırım üçüncü kez dünyayı başlarına yıkmak zamanı geliyor. Bu bir yahudi düşmanlığı değil.. akılsızlıktan öte kendini akıllı sananların.. dünyanın ve dilin ve dinin kendilerine ait olduklarını sandıkları gibi Tanrı'yı kendilerinin Tanrısı sanmışlardır..  hakkettiği bir sonuçtur bu. <br /><br />Kur'an-ı Mu'cizülbeyan'da yahudilerin başlarını gelenlerle insanlara ibret verilmek istenilmiştir.. ancak müslümanlar bunlardan yahudi düşmanlığı çıkarmışlar bu ayrı bir konudur. Yahudilik insanlığın ilkel durumumu temsil eder. Hristiyanlar ise biraz daha insancıl ve biraz daha merhamet sahibi olarak yükselmişlerdir. Ancak daha ahiret onlarda belirmemiş ve sadece ölümsüz ruhun manevi  bir yaşam tarzı ve ebedi istirahatgahı olarak düşünmüşlerdir. Cennet  kendilerine ve Cehennemi kendileri gibi olmayanlara hasretmişlerdir. Müslümanlar ise kıyametten sonraki bir yaşam olarak düşünürler. Ancak orayI kendilerinin değil.. kendileri de dahil olmak üzere imanı ve ameli ile hakkedenlerin bulunabileceği olarak düşünürler. Ve ahirete de ciddi olarak hazırlanırlar. Bu da onların dünyaya yeteri ve gereği kadar önem ve değer vermemelerine sebeb olmuştur. Bu gün bilimsiz.. kuvvetsiz.. dünyasız olarak dünyayı ve kuvveti ve bilimi ele geçirenler tarafından ezilmektedirler.. diye düşünüyorum. Doğrusunu Allah bilir.<br /><br />0Z0 <br />yontembilim.com <br />08.05.2026 üçyol izmir 21:44<span style="font-size:10px"><br /><br />Düzenleyen osmanziya - Bugün Saat 21:45</span>]]>
   </description>
   <pubDate>Fri, 08 May 2026 21:43:57 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3008&amp;PID=6117#6117</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Y&#246;ntembilim  : cinsellik</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3008&amp;PID=6116#6116</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> cinsellik<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 08-Mayıs-2026 Saat 16:51<br /><br /><br />https://yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3008  cinsellik ve türsellik ve tensellik, sadece biolojik bir olay değil.. tecanüs.. tezevvüc.. tenasül.. teşettüt.. teşeffu.. tenevvü.. teferrud.. tekasür.. teceddüd.. gibi kimlik ve kişilğimizi ve bireyselliğimiz belirleyen pek çok  yönü ve yanı olan bir olay ve olgu ve gerçek. Yazıda bunları da göstermeye çalıştım. Cinsiyet.. cinsellik.. türsellik.. tensellik.. hem temel gereksinimimiz hem temel sınavımız olarak başımızın belası bir konudur.. yemek yiyoruz.. neden bedenimizi yaşamını sürdürmek için yemek zorundayız. Peki bedenimiz nasıl başlıyor.. ana ve babamız tohumlarını birleştirmek suretiyle bir ZİGOT oluşturarak.. bu da ne ile oluyor:  cinsellik.. eşlilik.. evlilik.. namus.. aile.. yuva.. ocak.. denilen bir KURUM ile.. işte bu konuya anladığımızda cinsellikte çözülmüş olacaktır. osmanziya <br /><br /><img src="uploads/20260508_170010_logo00.jpg" border="0"><br /><br /><br /><a href="uploads/20260508_170548_CINSIYYET.zip" target="_blank">20260508_170548_CINSIYYET.zip</a><br /><br />Burada 20 den fazla dosya yüklenmiş bir sonunculardan bir tanesi buraya resim halinde yapıştırılmıştır.<br /><br /><br />Cennette huri ve gılman ve vildan denilen ve fakat ne olduğunu bilmediğimiz KİMSELER bizlere eşlik edilecek. <br />Genel olarak hurinin kadın.. gılmanın erkek.. vildanın çocuk olduğu düşünülür. Ancak doğrusunu Allah bilir. Bizler fazı fikir yürütebiliriz. Ancak fikir yürütürken bunu sağlam ve sağlıklı bir şekilde yapmalıyız. Burada bazı temel fikirler inançlarımızı etkileyebiliyor. Bunları burada hepsini sayamayız ancak bazıları üzerinde konuşmak gerekiyor. <br /><br />Normal bir zihin; erkekleri huri.. kadınlara gılman.. ve dünyada büyümeden ölen cocuklarımızın  ebedi çocuklar şeklinde verileceğini düşünür. Ancak bu buradaki yaşantımızın ölçüleriyle düşünüldüğün de çeşitli olumsuz sonuçlar çıkar: Örneğin erkek erkeğe ya da kadın kadına zina yapmak kötü görülmüşken.. ahirette bunların SERBEST olmasını akıl ve vicdan namus  kabul etmez. Benim KARIMI  başka bir erkek (GILMAN)  nasıl becerebilir .. ya da ben başka bir erkeği (GILMANI)  nasıl becerebilirim. bunlar ruha İĞRENÇ gelen işlerdir.. bu neden sanırım bu gibi konular akla gelince Okuyan gibi bazı hocalar ahirette cinsellik bulunmaz.. bunlar bir tür ARKADAŞLIKLARDIR diye düşünebiliyorlar. <br /><br />Bu bakımdan bizim önce SAĞLAM ve SAĞLIKLI bir aile düzeni yani karşılıklı sevgi ve saygıya.. dayalı yaşam düzeni..  HAYASIZLIK  bulaşmamış bir seks düzeni.. ZİNA bulaşmamış cima düzeni kurmamız ve bunun koşullarını ve kurallarını oluşturmamız gerekiyor. Bunun içinde önce İNSANI tanımamız gerekiyor. <br /><br />Yani ana erkil ya da ata erkil bir AİLE düzenin bütün sonuçlarını konuşabilmemiz gerekiyor. Kendimizi bu konuda ikna edecek sonuçlara ulaştığımız da bu konuları tartışsak daha yararlı ve verimli olacaktır. ERK'e ve MERKEZ'E kadını mı alacaksın yoksa erkeği mi ? Yani çocuklarının sahibi kim olacak.. anne mi baba mı ? Yoksa normal olanı olduğu gibi her ikisi de mi ?<br /><br />İkilik ve çokluk ile düzen oluşmaz.. birlik ve bütünlük ile düzen yürümez.. Düzenin oluşması için birlik.. düzenin yürümesi için ikilik.. gerekiyor.. bunu nasıl sağlayacaksın. <br /><br />Erkek eğemen bir düzen oluşuyorsa.. boş bırakırsan kadın eğemen düzen de oluşur. İnsan  mitokondriumularıyla anasının malıdır.. babası sadece cinsiyetini belirler.. ancak belirlenen cinsiyette önemli bir vasf ve karakterdir. Belki ana baba bir vasıta ve vesiledir kendimiz sahibi anamızın ve babamızın da sahibi olan  YARATAN'ımızdır.. Bizim Yaratan'a adanıp onu YARADAN kılmamız için ne gerekiyor olabilir. <br /><br />Buna TAPILASI karılar ve KULLUK edilesi koca diyorum.<br /><br />Tapılmayı ve kulluk edilmeyi kadın ve erkek.. karı ve koca.. birbirlerinin karşılıklı sevgi ve saygısı ile tanımadan  iyilik ve güzeliği ile bilmeden.. Tanrı'ya nasıl tapar ve kulluk edebilir ki ?<br /><br />Yani AİLE düzeni konusunda bizim NET bir fikir sahibi olmamız gerekir ki İNSAN ölçüsü hakkında KESİN bir bilgimiz bulunsun.<br /><br />Bu gün paylaştım:&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br /><br /> Dil ve Din<br /><br /> ILE<br /><br />Kultur ve Medeniyet<br /><br /><br /><br /> Koken  SORUNU  Kaynak<br /><br />....Dişil&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;  ve&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Eril.....<br /><br />Çekinik.....AILE......Baskın<br /><br />....Toplum&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;ve&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Birey....<br /><br /><br /><br /><br /><br />Rububiyet  ve Ubudiyet <br />B Ş R <br />Teslimiyet ve Islamiyet<br /><br /><br /><br /><br /><br />Koro&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;ve&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Solo<br /><br />Resmî&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;...INSAN...&nbsp;&nbsp;&nbsp;Sivil <br /><br />Sosyo&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;ve&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Polo<br /><br />Bunları size anlatmaya kalksam bir KİTAB yazmam lazım GüNLÜK dilin düz yazısı İLE.. <br /><br /><br />Hasılı temel genetik ve nörolojik bilgilerimizin farkında olmadan ilkesiz ve bilgisizce bu mevzuyu  konuşmak sorunu çözmüyor ve konuyu aydınlatmıyor.<br /><br />Sadece şunu söylemeliyim ve beni de ikna ediyor:<br />Bir anlatım duydum.. hadis mi değil mi bilmiyorum. Hani ünlüdür..  Hz. Yusuf aleyhisselam DÜNYA GÜZELİ bir erkektir. YUSUF suresi bütünüyle onun yaşam öyküsünü tahsis edilmiştir. Hatta ömrünün üç dönemi ilişkin filmi de İRANLILAR yaptılar. Çok ibretlidir çok hoşuma gider. İki kez ailecek seyrettik inşallah bir da seyrederiz. Orada aslında İNSAN anlatılıyor. İnsanın yanlışları anlatılıyor. Böylece ona ders veriliyor. Sadece geleyim:  Şimdi cennetteki huriler öyle güzeldir ki öyle güzeldir ke  yetmiş kez daha güzeldir Yusuf aleyhisselamdan. Onlardan biri dünya ehline görünseydi.. tüm dünya hayatı dururdu.. çünkü insanlar onu seyretmekten hiçbir dünya işlerini yapamazlardır. Ne yemek yerlerdi.. ne namaz kılarlardı.. ne de eşleriyle çiftleşebilirlerdi..  işte dünyadan ahirete geçen SALİHA bir kadın bu huriden yetmiş kez güzel olacaktır. Onun SALİHA eşi ise ondan yetmiş kez güzel olacaktır. Bunun için Yusuf aleyhisselam ömrünün sonuna geldiğinde vefat etmeden evvel Yusuf suresinde şöyle diyor:<br />“Teveffeni müslimen velhıkni minessalihîn.”<br />Rabbim beni MÜSLÜMAN olarak öldür ve SALİHLERE kat. <br />Bir kere mü’min ve Müslüm olarak ölmek halas ve kurtuluş şartı.. lakin “halis” olup “salih “olmak daha yüksek bir sonuç: <br />SLH  &lt; muttaki&lt; müslim&lt;mü’min&lt;  HLS<br />Sanırım bir şeyler anlattım. Ancak SALAHATI hep eşyaların iktisatlı kullanılması ve eşhasın adaletli çalıştırılması olarak tanımladım bu güne kadar. Ancak bu gün de bu sır ortaya çıktı… <br />Dünya olan işlerin tersinedir ve şaşırtıcıdır deniler AHİRET hakkında.. burada kadınlar güzel ve erkekler onların peşinde koşarlar.. ahirette ise erkeklerin güzel ve kadınların onların peşinde koşacakları anlaşılıyor. <br />Dünyada biz  beşer olarak cinleri ve uzaylıları görmüyoruz.. ahirette ise cinler ve uzaylılar beşeri göremeyecekler. <br />Yani bence dünyada AKILLI bir kadın SALİH bir erkek bulup karısı olması için can atmaladır. Ha kendini bilmeyen.. kadınlığı bilmeyen.. insanı bilmeyen.. güzelliği bilmeyen.. iyiliği bilmeyen KADINLAR neden erkekleri huriler veriliyorda bize gılmanlar verilmiyorlar derler.. Çünkü erkeklere HUR’iler veriliyorsa kadınlara da NURİ’ler veriliyor.  Peki HUR’inin ne olduğunu biliyor musunuz ? Hurinin ne olduğunu bilmeyen NURİ’nin ne olduğunu bilmez.  Erkek Huri’yi sofradaki ufakları.. ufak ufak döküntü ekmekleri yiyerer mi kazanıyor ?<br />Bence HUR’i ufak ufak ekmekleri yiyen  erkekleri değil de ufak ufak HÜRRİYETLER kazanan  erkekleri veriliyordur. HÜR yaşayabilmek İKTİSATLI  yürüyebilmek  ADALETLİ ilerleyebilmek ve sonun başkalarına, karısına, kocasına, çouklarına, patronuna, milletine ve devletine  KÖLE olmamış sadece yaratana KUL olabilmiş ABDULLAH’lar  güzelliğin ve iyiliğin  hakkını .. bilginin ve hikmetin hakikatını.. bildikleri ve tanıtıkları.. sevdikleri ve saydıkları için o hürilere kazanıyorlar, gibime geliyor. <br />NUR’i ise huri alabilecek erkeklerdir.  Eğer kocanız size ZULM ediyorsa.. sabr edin.. ahirette bu Nurilerden birine kavuşacaksınız. Eğer karınız size ZULM ediyorsa.. sabr edin.. ahirette öyle güzel Huriler bulunuyor ki.. bu çektiğiniz cefayı kat kat safa ile tazmin eder.. kaldı ki bu sabırla o kadına SALİH bir hanım haline getirebilirseniz.. belki ahiretin düzinelerce hurisine bedel bir güzellik bulabilirsiniz. <br />Keza kadında sabır ile zalim kocasını bile NUR’i yapabilirsiniz.. o da size TAPILASI bir kadın ve karı davranışında bulunabilir.. onun ahirette öyle bir güzelliği olacak ki ellerinizle yaptığınız bu güzelli oraa hazır verilen hurilerin güzelliğinden daha yüksek bulacaksınız.. İnşaallah. <br /><br /><br /><img src="uploads/20260508_164108_t=cinsellik.jpg" border="0"><br /><br /><br /><br />https://www.youtube.com/watch?v=Ue-Ic4gP9yw<br /><br /><br />"Cennette Kadınlara Da Huri Verilecek..Huri Dişi Bir Varlık Değil, Cinsel Partner Değil.."<br /><br />Mehmet Okuyan ile konuşma.. <br /><br /><br /><img src="uploads/20260508_164726_cinsiyet.jpg" border="0"><br /><br />Benim tablomda YANLIŞLIKLAR  olabilir.. bu resimde de YANLIŞLIKLAR  bulunuyor. Kalın bağırsağı Follop tübleri olarak göstermiş.. rahimi idrar torbası olarak göstermiş.. <br /><br />Benim tablomda ve anotomik resimde olduğu gibi Mehmet OKUYAN'ın görüşlerinde de YANLIŞLIKLAR bulunabilir.<br /><br />Ancak hepimiz böyle konuşa konuşa düşünE düşüne yaza yaza YANLIŞLARIMIZI DÜZELTİYORUZ. <br /><br /><br /><br /><span style="font-size:10px"><br /><br />Düzenleyen osmanziya - Bugün Saat 21:10</span>]]>
   </description>
   <pubDate>Fri, 08 May 2026 16:51:45 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3008&amp;PID=6116#6116</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Y&#246;ntembilim  : evrim hakkinda</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3007&amp;PID=6115#6115</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> evrim hakkinda<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 07-Mayıs-2026 Saat 18:32<br /><br /><br />https://www.youtube.com/watch?v=1sjohn0INGs<br /><br />Evrimi Anlamak - Evrim Ağacı X Bebar Bilim Ortak Yayını<br /><br />Dr Çağrı Mert BAKIRCI  EVRİM AĞACI<br />Cengiz ÇALIŞKAN  Bebar İLİM <br /><br />Yolun YÖNÜ dörttür..<br /><br />bilinenlerden bilinmeyene.. ikincisi bilinmeyenlerden bilinenlere.. üçüncüsü bilinenlerden bilinenlere.. dördüncüsü bilinmeyenlerden bilinmeyenlere.. <br /><br /><br />BİRİNCİSİ bilimin yoludur.. bilinen kanıttın bilinmeyen sava gider.. bilinenlerden bilinmeyen olan soruyu çıkarır.. soru ile yanıta gider.. yanıtlardan çıkarılan kanıtlarla sava gider. <br /><br />İKİNCİSİ dinin yoludur. Bilinmeyen Tanrı'ya inanarak O'nun önüne açtıklarını.. sunulanları ve serilenleri serimleyerek veseyrederek ilerler. <br /><br /><br />ÜÇÜNCÜSÜ dünyanın illüzyonu ve aldatması ve kandırmasıdır. <br /><br />DÖRDÜNCÜSÜ sofestailerin kuşkuculuk yoludur. ŞBH dogmatik skolastiklerde TEŞBİH'e dönüşerek insan benzeri Tanrı hayallerler ki bunun önüne geçmek için dinde TESBİH icad edilmiştir. ŞBH septik agnostiklerde yani kesin bilinmezcilerde KUŞKU ve ŞÜBHE'ye dönüşerek her şeyden kuşku duyup hiç bir şeye inanmalar denirse de aslında olan ŞÜPHE'ye inanmışlardır. ANLAŞILDIĞI gibi hepsinin tepsisindeki gerçeğinin bir gerekçesi bulunur. <br /><br />0Z0 yontembilim.com 07.05.2026 18:32]]>
   </description>
   <pubDate>Thu, 07 May 2026 18:32:26 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3007&amp;PID=6115#6115</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Y&#246;ntembilim  : THE MATRIX hakkinda</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3006&amp;PID=6114#6114</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> THE MATRIX hakkinda<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 05-Mayıs-2026 Saat 19:24<br /><br />Face de Sibel ATASOY dedi:<br /><br /><br /><br />Matrixde uzun zamandır mı yatıyoruz?&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;3g<br />•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Yanıtla<br />Osmanziya Osmanziyaoğlu<br />Sibel Atasoy&nbsp;&nbsp;&nbsp;evet.. 1999 dan beri hiç çıkamadım.. yazınızı okumadım.. okuyunca ayrıca yazarım.. iyi mayıslar...<br />•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;2g<br /><br />Sibel Atasoy<br />Matrix Nedir? Bir Sohbetin Özeti<br /><br />Başlangıç: Yanıltıcı Bir haber<br />Sosyal medyada dolaşan “Evrenin simülasyon olduğu 1983’te kanıtlandı” başlıklı görselle başladık. <br /><br />CIA’nın Gateway Process raporu gerçek bir belge — bilinç araştırmalarını konu alan, gizliliği kaldırılmış bir metin. Ama “kanıtlandı” iddiası asılsız. Gerçek bir belgeyi “resmi kanıt” gibi sunmak, Matrix tartışmalarında sık yapılan bir hata. <br />İyi bir başlangıç noktası çünkü Matrix meselesine girmeden önce neyin gerçek neyin üretilmiş olduğunu ayırt etmek şart.<br /><br />Peki Matrix Nedir, Ne Değildir?<br /><br />Matrix, en yalın haliyle şu sorudur: Deneyimlediğimiz gerçeklik, gerçeğin kendisi mi — yoksa bir arayüz mü?<br /><br />Film bu soruyu popüler kültüre taşıdı. <br />Ama soru çok daha eskidir.<br /><br />Kadim Bilginin Cevabı<br />Hint felsefesi buna binlerce yıl önce Maya dedi — görünür dünyanın bir örtü, bir yanılsama olduğu. Gerçek olan yalnızca sonsuz bilinç, Brahman. Geri kalan her şey onun oyunu, Lila.<br /><br />Platon MÖ 380’de mağara metaforunu kurdu: İnsanlar mağarada zincirli, duvarda yalnızca gölgeler görüyorlar ve o gölgeleri gerçek sanıyorlar. Gerçek ışık dışarıda — ama kimse dönüp bakmıyor.<br /><br />Sufizm ise soruya sevgiden yanıt verdi. İbn Arabi’nin aktardığı kutsi hadis: “Gizli bir hazineydim, bilinmek istedim.” Yani sistem bir zorunluluktan değil, sevgiden ve kendini bilme arzusundan doğdu.<br /><br />Modern Bilimin Kapıya Dayanması<br />Kuantum fiziği 20. yüzyılda tuhaf bir şey keşfetti: Parçacık, gözlemlenmeden önce her yerde birden bulunuyor. Gözlemlenince “karar veriyor.” Yani bakan olmadan gerçeklik tamamlanmıyor.<br /><br />Fizikçi John Wheeler buna katılımcı evren dedi — evren gözlemciyi gerektiriyor, gözlemci evreni. İkisi birbirini yaratıyor.<br /><br />Holografik prensip ise şunu söylüyor: Üç boyutlu gördüğümüz gerçeklik, aslında iki boyutlu bir yüzeyin projeksiyonu olabilir. Tıpkı hologram gibi — her parçada bütünün bilgisi saklı.<br /><br />Nörobilim de ekliyor: Beyin dışarıyı doğrudan almıyor. Duyu verileri geliyor, beyin bunlardan bir model üretiyor. Yani hiçbir zaman masayı görmüyoruz — beynimizin masaya dair ürettiği simülasyonu görüyoruz. <br />Bilim insanı Anil Seth bunu şöyle özetliyor: Gerçeklik, kontrol edilmiş bir halüsinasyon.<br /><br />Rüyalar ve Senkronisite<br />Sohbette iki rüya öne çıktı.<br /><br />Birincisinde ölüm bir kapıya dönüşmüştü — geçişin ötesinde genç kodlayıcılar Matrix kodları yazıyordu. Onlara kızılmadı, yargılanmadı. “Sorumluluğunuzun bilincindesinizdir” denildi, gülerek. Ve yanlarına oturup nasıl yaptıklarını öğrenmek istendi.<br /><br />İkinci rüyada ise semboller ve rakamlar yukarıdan aşağıya akıyordu — bir duş gibi. Ve bu rüya Matrix filmi çıkmadan önce görülmüştü. Film izlendiğinde tanıdık geldi, çünkü zaten görülmüştü.<br /><br />Jung buna senkronisite derdi — anlamsız olamayacak kadar anlamlı çakışmalar. Bazı imgeler bireysel zihnin ötesinde bir yerden, kolektif bilinçdışından gelir. Wachowski’lere film olarak geldi, bu sohbetin sahibine rüya olarak. Farklı kapılar, aynı kaynak.<br /><br />Matrix Boş Mu? Psikolojisi Doğru Mu?<br /><br />Bu sohbetin belki de en önemli sorusu buydu.<br />Matrix kavramı iki farklı insana iki farklı şey yapar:<br />Bazıları için hapishane olur — “her şey sahte, hiçbir şeyin anlamı yok” çıkarımına götürür. Bu psikolojik olarak yıkıcıdır ve felsefi olarak da eksiktir.<br />Bazıları için ise özgürleşme olur. Sistemi görmek, sisteme teslim olmak anlamına gelmez. Aksine — oyunun kurallarını bilen biri oyunu daha özgür oynar.<br /><br />Bu sohbette ikincisi konuşuldu. Ve şu saptama yapıldı: Matrix’i görmek bu kişiyi hapsetmedi, çünkü sistem anlaşıldıkça ona anlam yüklendi, isyan edilmedi. Anlam yükleyen biri için kafes, kafes olmaktan çıkar.<br /><br />Bu Sohbetin Asıl Cevabı<br /><br />Sohbetin sahibi kendi modelini şöyle kurdu:<br />“Sonsuz güç — Allah — kendini bilmek istedi. Big Bang oldu. Milyarlarca yaşamda biriken deneyimlerden sızan bilinç bir yerde toplanıyor. Kaynak sonsuz olduğu için bu birikim de sonsuz. Bu bizi zamansızlığa, sadece anın var olduğuna bağlıyor.”<br />Ve ekledi: “Sonsuz kaynak saf aşktır — ama başlangıçta bilincinde değildir. İşlem, kendini bildiğinde tamamlanır.”<br /><br />Bu model İbn Arabi ile, Teilhard de Chardin’in Omega Noktası teorisiyle, kuantum fiziğinin blok evren anlayışıyla örtüşüyor. Ama bunların hiçbiri okunarak değil, düşünülerek ulaşılmış bir nokta.<br /><br />Buna bir metafor eşlik etti: Kimsenin uğramadığı çıkmaz sokaktaki unutulmuş araba var mı yok mu?<br />Cevap şu oldu: Algılanmayan yok olmaz — sadece henüz kendini bilmemiştir.<br /><br />İsim, Aşk ve Görünür Olmak<br /><br />Bu sohbette öne çıkan en orijinal düşüncelerden biri ismin rolüydü.<br /><br />İsim verilmemiş bir şey biz insanlarca görülemez. İsim, var olana kılıf gibi geçirilir — ve o kılıf, içine konan aşk parçasına sızarak şeyi görünür kılar.<br /><br />Buradan çok güçlü bir ayrım doğdu: Sevgi insani bir duygu çeşididir — gelip giden, büyüyen, kırılabilen. Aşk ise ışıktır, kaynaktır. Gelmiyor çünkü zaten var. Kırılmıyor çünkü madde değil.<br />Yani tüm model buradan okunabilir: <br />Malzeme aşk. Kılıf aşk. Görünür olan aşk.<br /><br />Rablar Sistemi ve İlahi İsimler<br /><br />İbn Arabi’ye göre Allah’ın sonsuz isimleri vardır. Her isim kendi alanında, kendi varlığında bir Rab gibi işlev görür — yetiştiren, gözeten, terbiye eden. Her ruhun kendine özgü bir Rabbi vardır, onu var eden ilahi isim.<br /><br />Evren tek merkezden değil, bu isimlerin sistemi üzerinden işler. Rahman ayrı yazar, Adl ayrı yazar, Latif ayrı yazar. O rüyadaki kodlayıcılar belki de tam buydu.<br /><br />Sevginin Çatallı Yapısı ve Özgür İrade<br /><br />Sevgi altıncı boyuta kadar çatallı bir yapıdadır: Bir kolu kendini sevmek, diğer kolu her şeyi sevmek. Biz insanlar bu çatalların belirli seviyelerinde yer alıyoruz.<br /><br />Beşinci boyuttan mezun olmak bu çatalın kaybolmasıyla mümkün — ikilik tamamıyla çözülüyor.<br /><br />Peki bu çatallı yapı neden var? Çünkü Allah insana özel bir lütufta bulundu: Özgür irade. Böylece insan tekamül yolunda — kaynağa dönüş yolunda — kendi kararlarını alabilir. İster beşyüz ister beşyüzbin yıl sürsün, acele yok. Çünkü zaman zaten yok.<br /><br />Ve özgür irade yalnızca bir lütuf değil — tekamülün olmazsa olmaz koşulu. Zorla götürülmüş ruh öğrenmiş olmaz. Kaynağa ancak kendi kararınla döndüğünde gerçekten dönmüş olursun. Her karar, her sapma, her dönüş — kaynağın kendini bilmesine bir parça daha ekliyor.<br /><br />Sonuç<br />Matrix boş bir kavram değil. Ama dolduruluş biçimi her şeyi belirliyor.<br />Eğer Matrix seni “hiçbir şeyin önemi yok” noktasına götürüyorsa — yanlış kapıdan girilmiş demektir.<br />Eğer seni “buraya bir sebeple geldim, önüme çıkan olasılıkları hakkını vererek yaşayayım” noktasına götürüyorsa — o zaman Matrix görmek, en kadim bilgeliğin modern adını öğrenmekten ibarettir.<br />Sistem var. Kod yazılıyor. Malzeme aşk, kılıf aşk, görünür olan aşk. Ve en güzel soru hâlâ yanıtsız duruyor — yanına oturup “nasıl yapıyorsunuz bu işi, biraz öğreneyim” demek için belki de öteki tarafı beklemek gerekiyor.  <br /><br /><br /><br />#Matrix #Simülasyon #SimülasyonTeorisi #Bilinç #Metafizik #KuantumFiziği #Felsefe #İbnArabi #Tasavvuf #Sufizm #Rumi #Aşk #Işık #Özgürİrade #Tekamül #Rüya #Senkronisite #Jung #Hologram #HolografikEvren #Gerçeklik #Varoluş #Kozmoloji #RuhsalGelişim #MatriksNedir #BilinçliYaşam #Uyanış <br /><br />bende dedim:<br /><br />Aydınlatıcı bir anlatım olmuş tebrik ederim. <br />Halit ERGENÇ .. Suleyman'imizi canlandirdi.. <br />sonra Serkan ÇAYOĞLU Fatihi'mizde oldu.. <br />her ikiside rollerinin hakkini verdiler ve veriyorlar. <br /><br />Her birimize düşende yaşanç ve tanincimizla bir film çevirdiğimizin farkinda olup <br />kendi ROL'umüzun, hakkıni vermek.<br />Bu gök adada adımlarımızla Ad’ımızı oluşturmak <br /><br />dogum ve düğüm arasında DUĞUN<br />olum ve ölüm arasimda OLANAK<br />tohumlar ve çekirdek arasında AĞAÇ<br /><br />X ve Y den Z<br />A ve B den Ç<br />Karakter ve Karakterden KALITE<br />çikariyoruz biz OLANAK'lar.<br />AR'ımıza bir AD veriyorlar..<br />AT olarak...<br /><br />Ne NESNE yuku taşıdigimizi<br />Kim KIMSE yolcusu yüklendigimizi <br />biliyor mu yuz ?<br />ÖZNE olarak...<br /><br />Gereksinimler birakilmaz.<br />Alışkanliklar terk edilmez.<br /><br />Bu ARA da bir ARAYIŞIN olmalı..<br /><br />Bağımliliklar kaçınilmaz.<br />Bağliliklar kurtulunmaz<br /><br /><br />0Z0<br />Yontembilim.com<br />Yazınızı bu tablo ile yirmiya yakın tablo ile yanıtladım.. ancak düz yazıyı çevirmek facesin sınırlarını taşar. <br /><br />İnşaallah web sayfamda bunu yapabilirim. <br /><br />Kısaca herkes  bilir dünyanın  illüzyon olduğun lakin kandıracak bir illüstrasyon ve aydınlatacak bir illümünasyon yapabilmek gerekiyor. <br /><br />Fakat bu açıklama ve aydınlanma ile güvenimizi.. bağlılığımızı ve inancımızı isteyen inisinasyonlara karşı da dikkatli gerekiyor<br /><br /><br /><br /><br /><img src="uploads/20260505_192412_t=atasoy.jpg" border="0"><br /><br />Bu bindirilen tabloya gelinceye kadar olan yirmiyi yakın dosyayı versiyor sırasıyla incelediğiniz biraz daha açıklayıcı olacaktır. Bunun için dosyalar ATASOY zip dosyasıyla burada yüklenmiştir. <br /><br /><a href="uploads/20260505_192653_ATASOY.zip" target="_blank">20260505_192653_ATASOY.zip</a><br /><br />Yalnız şu kadar diyebiliriz ki çoğumuz hemen gerçeği elde edivermek istiyoruz.. fakat gerçeğin ne olduğunu bilmeden onu bulabilme olasılığı bulunabilir mi ?<br /><br />Sadece elimizdeki yalan ile karşılaştırarak gerçeği bulabilir miyiz ?<br /><br />Hem aramadan bulabilir miyiz ?<br /><br />Eğer bir gerçek bulmuşsak bile onu olmadan anlayabilir miyiz ?<br /><br />Ben kimseye gerçeği aradığımı ve bulduğumu ve olduğumu söylemedim.. sadece onu ararken sözün taşıdığı bilgi ve değerin sağlam olmasını ve sağlıklı bulunmasına duyarlı olmamız gerektiğini söyledim.<br /><br /><br />Sonra sağlam bilginin hem gerçek hem doğru olması lazım geldiğini.. sağlıklı buyruğun hem güzel hem iyi bulunması icab ettiğini söyledim.<br /><br /><br />Dilin hem dünyayı belirlediğini hem dini tanımladığını ve bu yüzden dil konusunda duyarlı olup onu kötü ve kötüye kullanmamız gerektiğini söyledim.<br /><br />Bunu dedikten sonra gerçek, doğru, iyi, güzel,sağlam, sağlıklı, söz, bilgi, değer ve pek çok temelli kavramlar hakkında binlerce yazı ve  on binlerle tablo yaptım ve dedim ki anladıklarını eleştirin ve anlamadıklarınızı sorun.. fakat bazıları  dediklerini anlamıyoruz diye toptan yanıtlar verdiler ki ayrıntı olmayınca bunlar benim için yanıt hükmünde değildi.<br /><br />Kısaca ben GDDY Günlük Dilin Düz Yazısından kaçıyordum.. onlarrda YBA YÖNTEM BİLİMSEL ANALİZ tekniğini ve yöntemini ve dilini öğrenmekten ve kullanmaktan ve yararlanmaktan kaçıyorlardı.. <br /><br />Saygılarımla<br /><br />0Z0<br />&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br /><br /><span style="font-size:10px"><br /><br />Düzenleyen osmanziya - 05-Mayıs-2026 Saat 19:39</span>]]>
   </description>
   <pubDate>Tue, 05 May 2026 19:24:58 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3006&amp;PID=6114#6114</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>&#304;nsan Bilim : 03 05 2026</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3005&amp;PID=6113#6113</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> 03 05 2026<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 04-Mayıs-2026 Saat 07:46<br /><br /><img src="uploads/20260504_074359_metagurur.jpg" border="0"><br /><br />META-I GURUR ne demek ?<br /><br />Ve mâ el-hayatuddünya illâ metaelgurur.<br />Ne anlama geliyor ?<br />Dunyadaki FANI hayatin<br />eşya ve eşhasi ile..<br />emlak ve emvali ile..<br />kadini ve erkeği ile..<br />ebeveyni ve evladeyni ile..<br />Kisaca<br />dili ve dini ile dunyanın<br />BUTUNÜYLE<br />sadece ve sadece<br />GURUR METASI<br />olmasi<br />ne demektir ?<br /><br /><br />Sıralayip saydiklarim.. mal ve emtia ile meta ve muta ise GURUR ne anlama geliyor ?<br /><br /><br /><img src="uploads/20260504_074559_cocuk_sahibi.jpg" border="0"><br /><br />YIĞIT ADAM paylaştı:<br />Hayatının büyük bir kısmını feminist harekete savunmaya adayan İngiliz yazar Petronella Wyatt, bir makale kaleme alarak pişmanlığını şu sözlerle dile getirdi:<br /><br />“Bekarım, çocuğum yok ve yalnızım. Feminist hareket beni hayal kırıklığına uğrattı, benimle birlikte bütün bir nesli de.”<br /><br />Yazar makalesinde şunları ekledi:<br />“Her pazartesi Londra’daki bir restoranda, pencereden yakın bir masada oturup hayatlarımızı tartıştığımız bir grup arkadaşla buluşuyorum. Hepimizin ortak noktası çok; ellili yaşlarımızın ortasındayız, iyi eğitim almış çalışan kadınlarız. Ama hayatlarımızda bir boşluk var. Hepimiz bekarız ve çocuğumuz yok.”<br /><br />“Yakın arkadaşlarım gibi ben de giderek artan bir şekilde feminist hareketin bizim neslimizi hayal kırıklığına uğrattığını hissediyorum. Bazen, arkadaşlarım gibi, Batı’nın feminist felsefeyi geride bıraktığını ve onun artık zararlı hale geldiğini düşünüyorum. Peki, bu dünyada nasıl olur da biz kadınlar böyle bir durumda kalırız? Elli yaşlarımızın ortasına geldiğimizde kendimizi yalnız buluyoruz. Biliyor musunuz, Britanya’daki ellili yaşlarındaki kadınlardan her on kişiden biri hiç evlenmedi ve yalnız yaşıyor. Bu acı verici ve sağlıksız bir durum.”<br /><br />55 yaşındaki arkadaşı Sally, yazarla şu görüşlerini paylaştı:<br />“Bir kadın olarak hep istenmeyen biri olduğumu hissettim çünkü feminist hareket bize geleneksel kadının erkeklerin bizi kontrol altında tutmak için uydurduğu bir klişe olduğunu öğretti. Bu yüzden erkeklere karşı bir düşmanlık geliştirdim ve onları kendimden uzaklaştırdım. Şimdi bunun bedelini ödüyorum. Açıkça söylüyorum: Bu kültürü yeniden gözden geçirmenin ve geleneksel kültüre dönmenin zamanı geldi. Belki benim ve arkadaşlarım için artık çok geç, ama feminist hareketin gelecek nesillerin hayatını da mahvetmesine izin vermemeliyiz.”<br /><img src="uploads/20260504_074627_yba_dolu25.jpg" border="0">]]>
   </description>
   <pubDate>Mon, 04 May 2026 07:46:32 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3005&amp;PID=6113#6113</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>&#304;nsan Bilim : 03 05 2026</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3005&amp;PID=6112#6112</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> 03 05 2026<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 04-Mayıs-2026 Saat 07:42<br /><br /><img src="uploads/20260504_074248_t=dogum_gunu.jpg" border="0"><br /><br /><br />Dünkü doğum günümde beni tebrik eden Arkadaşlarıma çok teşekkür ederim. Yirmi arkadaşımın hepsinin adını buraya yazmaya çalıştım. <br /><br />Bu tabloda her kutu ve yumurtaya bir isim yazılmıştır. <br />Yani her bir isim bir kez yazılmış ve bir daha yazılmamıştır. <br />YBA in mutfagı olan bu ANALİTİK DÜZLEM TABLOLARI böyledir.<br />Özel isimleri böyle bir kez olarak yazabilirsiniz fakat cins isimlerin ikinci bir kez kullanılmaması YBA bir kuralıdır.<br /><br />Eğer bir terim ya da kavram ikinci kez yazılırsa bu YBA dilinde falsodur ve hatadır ve yanlıştır. <br /><br />Peki bu ne anlama geliyor ?<br /><br />YBA dilini öğrenip kullandığınızda ortaya çıkar sonuçları ve neticeleri görüp ondan yararlanmaya başladığınızda bunun ne anlama geldiğini yakinen bileceksiniz.<br /><br />Ancak değil öğrenip kullanarak yararlanmak.. bu GDDY yazılmış metinlere bile katılmıyorsunuz.. katıldığında toptan konuşarak HİÇ BİR ŞEY ANLAMIYORUM diyebiliyorsunuz.. oysa metnin  TÜMÜNÜN anlamını  bulamasanız bile ve BÜTÜNÜN bağlamını bilemeseniz bile anladığınız terimlerin bir ikisinin  kavramlarını ve  bildiğiniz tanımların  üç dördünün anlamlarını ve tümcenin ve hiç olmazsa bir  paragrafın bağlamını eleştirebilir, anlamıyorsanız sorabilirsiniz ?<br /><br />Peki bunu niçin yapmıyorsunuz ve neden yapamıyorsunuz ?<br /><br />Çünkü günlük dilin düz yazısının ihtiyacınız  ve hacatınız  ve gereksiniminiz bulunan  dünyanın işine yarıyor ve ARAYIŞINIZ ve harratınız  olan ahiretin işine yaramıyor ? <br /><br />Çünkü gereksinimden öte haraket edebilmek için;<br />bazı negatif etkilerden sıyrılmanız gerekiyor.. bunların bir kaçını biliyorsunuz ve itiraf etmiyorsunuz bende söylemiyorum.. ancak en önemlisi YAZDIKLARIMI KATILMAK ZORUNDA değilsiniz. Bu yüzden bende sizi KATILMAYA MECBUR edemem. Zaruret ve mecburiyet bulunmadığından da  anlaşılmayan şeyi ANLATMANIN ayıbını yüklenirim  sizde anlaşılmayanı ANLAMAMIN ayıbını taşırsınız. Bu ayıbların başına bir G koyunca gaybolur gider.. sizde bende rahat ederim. <br /><br />Saygılarımla<br />osmanziya <br />yontembilim.com <br /><br />0Z0<br />yontembilim.com]]>
   </description>
   <pubDate>Mon, 04 May 2026 07:42:58 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3005&amp;PID=6112#6112</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>&#304;nsan Bilim : 03 05 2026</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3005&amp;PID=6111#6111</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> 03 05 2026<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 03-Mayıs-2026 Saat 23:57<br /><br /><br /><br /><br />İNSAN'IN  YAPILANMASI<br /><br />13.02.2026 tarihli face paylaşımı<br /><br /><br />Kuvve-i vâhime.. zannın yok saymasi ile farzın var sayması arasında.. bir hissiyat.. bir kaziye.. bir kaldir... bu kal ve bu kavl bazan akıl olur bilgi ve sevginin semasında dolaşır.. bazende arza çakılır kalır.. bazen de bir kıl kadar degeri kalmaz.. burnundan kıl aldırmaz.<br /><br /><br />Osmanziya<br /><br />işte ilk defa üçümüz bir araya geldik üç işarette.. zihnin menfi ve müsbet.. şuurun münker ve maruf.. imkanın muhal ve makul ucunu işaretledik.. zihin yonteme.. şuur insana ve imkan islama açılan kapılar olduğunu gördük ve gösterdik.. diri ve canlı bir bilim ve hukuka giden yolları aydınlattık.. desek üç kişi olduğumuz için övünme sayılmaz tek kişi olsaydık kendini beğenme olur.. fakat öyle olsa bile ne demiş kainatın efendisi insanı ve kainatı yaratana selam yerinde: Ettahiyyatü lillahı vesalavatü vettayyibat.. şu mülk.. şu hayat.. şu şuur.. şu iman senindir. Öyle ise övgü ve ödgü.. medih ve minnet.. kimden kime giderse gitsin, O'nundur. Bu rabbimin ışıtması ve aydınlatmasıdır.<br />Mustafa buğuçam<br />ökümüz olan suret-i hayal ve şekl-i vehim dondurulmaz ve durdurulmaz.. ancak aynı şekilde başıboş ve serbestte bırakılmaz.. aksi halde zihni hastalıklar ve felsefi aşırılıklar ortaya çıkar.. skolostizme varan doğmatiklik.. agnostiğe kapı açan septizm.. dinde taaasup ve taklid ve ezber.. felsefede küfür ve inkar.. bilimde donmuşluk.. hukukta durmuşluk.. aslında bilim, felsefe ve din tarihi bu konularda denemeye ve yanılma.. araştırma ve geliştirme.. değişitrme ve düzeltme ile vehim ve hayalimize terbiye ve idare etmek dönesidir.. döne döne tarih tekrir ve tecdidleriyle yaptığı evrim ve devrimlerle..yaratılış ve dirilişlerle.. uygarlığımı daha iyiye ve daha güzele.. insanlığımızı daha gerçeğe ve daha doğruya götürüyor.. başkaları kötümser olabilir.. fakat iyimserler olmasa bu gelişim olurmu idi.. umudumuzu yaşatabilir mi idik.. kanaatim şu dur ki yöntemi unutup sistem, rejim, öğreti, dini vaaz, felsefi edebiyat, imparatorluk, tiranlık, tanrılık peşini düştüğümüzde.. artık nizamın mizanı ve zamanın namazı kalmıyor istikameti yitiriyoruz.<br /><br />Dinnur Yaşar<br /><br /><br /><br />Canlı bir buyuruluş.. diri bir yaratılış.. kesin bir dayatım ve kuşkulu bir deneyim.. bütün bunların bir insanda toplandığını akıl ve havsala almaz.. lakin bu dünyanın.. ÖRNEĞİN rusya ve amerika ile almanya ve japonya dörtlüsüyle idare edildiğini nasıl aklımız alıyor.. bu kadar karşıt ekonomik ve politik çıkarlar.. bu kadar karmaşı etnik ve etik yararlar.. nasıl bir arada bulunuyor. iki soru ve bir X'in açtığı kapıyı iki uçla bir ünlem kapatmış.. elin yaratışı ile gönlük buyuruşunu canlı inanç ve diri bilgi.. götürüyor.. vehim istediği kadar durdurun.. hayal dilediği kadar dondursun.. göz ve kulak diri ise.. us ve uz canlı ise BİLGİ ve İNANÇ her işimizi çözecektir.. 10 ay önce yaptığım bir tabloyu dillendirdim.. ama ne yaptım.. EDEBİYAT.. düz yazıyla bunu siz de yapabilirdiniz.. önemli olan tabloyu yapmaktır.. belki bir gün sizlerde yapacaksınız.. İnşaallah.<br /><br />Dinnur YAŞAR<br />13.02.2016<br /><br /><br /><img src="uploads/20260503_235637_13022016.jpg" border="0">]]>
   </description>
   <pubDate>Sun, 03 May 2026 23:57:38 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3005&amp;PID=6111#6111</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>&#304;nsan Bilim : 03 05 2026</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3005&amp;PID=6110#6110</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> 03 05 2026<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 03-Mayıs-2026 Saat 23:54<br /><br />&#091;IMG&#093;uploads/20260503_235315_beceriyetiyetki.jpg&#091;/IMG&#093;<br /><br />Bilme BECERISI<br />Düşünme YETISI <br />İnanma YETKİSİ<br /><br />bu güne ilişkin 03.05.2021 tarihli paylaşım.. <br /><br />DNY<br /><br /><br />DYL<br /><br /><br />DYN<br /><br /><br />dünya ve dil ve din<br /><br />dikey ve yatay sıraladığım ve dizdiğin bu üç kelime SAYİH bir zemin teşkil etmiş..  yani bunların NE olduğunu fazla bilmiyoruz.. bu gün için söyleyebileceğimiz KÜLTÜR'ün olmazsa olmaz bileşenlerinin 60 bin yıllık SESLİ ve 6 bin yıllık YAZILI birlikteliği bulunuyor ve anladığımız kadariyle de dil hem dünyayı belirliyor hem dini tanımlıyor. <br /><br />Bu arada şu üç katmanı da saptıyoruz:<br /><br />BİRİNCİSİ Çok YOK&nbsp;&nbsp;&nbsp;ya da az VAR  veya TERSİNİ  diyebilmek ve bu ikisinin arasında orta ve ara ve denk bir DENGEYİ saptayabilmemiz. Ben buna BECERİ dünyamız diyoruz.<br /><br />İKİNCİSİ VAR sayma ve YOK sanma YETİMİZ. Bir şeye.. bir nesneye.. bir şahsa.. bir kimseye.. bir özneye vardır.. ya da yoktur diyemeyiz. çünkü SONSUZA kadar gözleme.. deneme ve yanılmalarda değiştirme ve düzeltme şansı ve olanağımız da bulunmuyor.  Bu varDIR ya da yokTUR..  diyemeyeceğimize göre varlar ve yoklar arasında ne söyleyebileceğimiz konusunda en son çözüm Popper'in 1960 lerda  BİLİMSEL ARAŞTIRMANIN MANTIĞI kitabında söylediği ve imamı Nursinin 1928 de daha önce dediği  ayeti kübrba eserinin başında iki vartadan necat konusu ile külli inkarın.. külli nefyin.. külli kuşkunun.. külli şüphenin.. kanıtlanamayacığı ve BİLİMİN olumlama yeteneğinin değil olumsuzlama ve yadsıma becerisinin bulunduğudur.<br /><br />ÜÇÜNCÜSÜ ise bizim bir Yoktur diyemesek de HİÇ YOKTUR diyebilme.. Vardır diyemesek te HEP VARDIR demek suretiyle bir HİÇLEME ve HEPLEME yetkimizin ve selahiyetimizin bulunduğudur. Biz toptan redd ve toptan kabule ne diyoruz ?<br /><br />İmtina etme.. iman etme.. selb etme.. icab etme.. terk etme.. talk etme.. bunu müslümanı da yapar kafiride çünkü  bu insanları bu işi yapma yetkisi doğum ve ölüm arasında verilmiştir. Ancak bu iman ve itikad ile İLİM yapılmaz.. çünkü iman başkadır ilim başkadır.. her ne kadar ilim ve iman aynı şeydir diyen DANGALAKLAR bulunsa da bu geri zekalıları dünya nazar almaz.. İmanı Nursi mana-yı harfi ve Mana-yı ismi ayırımı ile açıklamışsa da ve ondan önce imamı gazalı akıl ve kalb gözü ile  izah etmişse de ve Pascal vasıtasıyla bundan haberi olan Immanuel Kant bunu teorik akıl ve pratık akıl ile açıklayıp RESMİ FİLOZOFİ nin babası olmuşsa ve çoğu aydın bunun farkında değildir.  Çünkü insanlar hakikatı arama ve bulma ve satma adı altında kendini görme ve gösterme ve gerçekleştirme ile meşgul olduklarından bunu aramaya ve araştırmaya  vakit ve fırsat bulamıyorlar. <br /><br />Her ne ise yarın YBA din ve felsefe arasında ortak bir dil olduğunda bu konu daha etraflı tartışılacaktır. Yaratının bize emanet verdiği enaniyetin iki kanadı olan ayniyet ilkesi ve hürriyet ülküsü anlaşılacaktır.. diye düşünüyorum. Doğrusu Allah bilir.<br /><br />osmanziya <br />04.05.2026 üçyol izmir 08:48 <br /><br /><br /><span style="font-size:10px"><br /><br />Düzenleyen osmanziya - 04-Mayıs-2026 Saat 08:48</span>]]>
   </description>
   <pubDate>Sun, 03 May 2026 23:54:25 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3005&amp;PID=6110#6110</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>&#304;nsan Bilim : 03 05 2026</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3005&amp;PID=6109#6109</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> 03 05 2026<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 03-Mayıs-2026 Saat 20:54<br /><br /><br />73 yıldır Rabbimin verdiği imkan ve fırsatlarla.. müddet ve muhletlerle.. yevm ve vakitlerle.. bir eli yağda bir eli balda hakikatı aramak ve bulmak ve satmak için ya da kendimi görmek ve göstermek ve gerçekleştirmek için ugraştım.. elime ne geçti.. geldik 74 ncü yaşa ve 3005'inci yazıya.. gibi görünüyorsa da ortaya YBA denilen bir teknik ve yöntem ve dil çıktı.<br /><br />Her 03.05.2026 tarihine kadar ne kadar bu tekniği öğrenen ve bu yöntemi kullanan ve bu dilden yararlanan çıkmadı ise de bundan sonrada çıkmayacak demek değildir.. nasıl müslümanların kullandğı Analitik düzlemi Descartes ortaya çıkarmışsa.. Frege'yi Russell ortaya çıkarmışsa.. genetik yasaları bulan Mendel'i Watson ortaya çıkarmışsa.. YBA ortaya çıkaracak birisi çıkacaktır.. benim canımın çıkmasıyla bu işin biteceğini de sanmıyorum.<br /><br />Bununla beraber bu 74 ncü yaşımda başarısızlıklarıma pes etmeyeceğimi de göreceksiniz İnşaallah.. her ne kadar kum fırtınasından beter SESSİZLİK KUMKUMASI içinde kalsam bile.. felsefe ve din arasında ortak bir platform olmaya aday YBA reklam ve propagandalarını yapmayı sürdüreceğiz. İnşaallah.<br /><img src="uploads/20260504_074759_yba_bos50.jpg" border="0"><br /><br />03.05.2026<br />Bundan 545 sene önce Fetihler Sultanı Mehmed.. bilinmedik bir Anadolu seferine çıkarken rahatsızlanarak GEBZE ilçesinde vefat etmiş.. bu gün benim kafa kağıdı doğum günüm..çocuklarım kutlama için bu resmi göndermişler.. <br /><br /> <img src="uploads/20260503_210534_yapay_zeka.jpg" border="0"><br /><br />KATİL israil elindeki esirlere YARGILAMA yapmadan öldürecekmiş ULUSLAR ARASI HUKUKA aykırı olarak.. <br /><br />aratan diyor ki şu kötülüğe engel ol.. kuluna.. yaratılan kul da diyor ki Ya Rab şu kötülüğü önle.. <br /><br /><br />Ancak bu duruma karşı BİREYSEL olarak..  kötülüğü birden ortadan kaldırma  ve aniden engel olma olanağımız bulunmuyor. İnsanlar bir araya gelip bir şahsi manevi oluştururlar.. örneğin bir apartmanda oturanlar o apartmanın genel kurulunu teşkil ederler.. bu genel kuruldan bir yönetim kurulu bir de denetim kurulu seçilir. Apartmanın genel kurulu bir tüzel kişiliktir.. yönetim kurulu apartman manevi şahsitenin aklıdır.. denetim kurulu da o Apartman Düzel Kişiliğinin kalbidir. Keza insanlar şirket kurar.. insanlar parti kurar.. bunlar şahsı manevidir. Keza apartmanlar manevi kişiliktir, şirketler ve partiler manevi şahsiyetlerdir, cemaatler ve tarikatlar birer tüzel kişiliktir. En büyük tüzel ve manevi kişi DEVLETTİR..  devletin eli ve kolu  hükümettir.. yani SİYASAL İKTİDARDIR.. devletin aklı MECLİSTİR..  devletin kalbi MAHKEMELERDİR. Ancak bir tane devlet bulunmaz dünyada 200 tane ulusal devlet yer alır.. keza çağımızda devlet gibi başka ve güçlü tüzel kişiler bulunur.. 200 tane uluslar arası şirketler. Uluslar arası iki yüz şirket ile ulusal iki yüz parti 400 kişilik bir organizasyon meydana getiren burada çalışan 600 aydın.. okumuş.. tahsil görmüş kimseler dünyanın yönetiminden ve denetiminden sorumludur. Bu sorumluluklarını gösterme yeri de BİRLEŞMİŞ milletlerdir. Bu bir "leş" miş olan MİLLETLER 7 Ekim 2023 den beri devam eden KATLİAM'ın önlemeyemiş ve çıkmış da engel olamamışlarsa burada bir SORUN vardır.. demektir.. bu sorunu anlamadan ve çözümü aramadan ve çaresine bakmadan  "ALLAH ım AZABINI GECİKTİRME ZALİMLERİN ÜZERİNE TEZ iNDİR AMİİİNNN ALLAH'IM AMİİİNNN &#129330;" şeklinde olan çağrıların iki sene yedi aydır  hiç bir çaresi olmadı.. <br /><br />neden çünkü "Yaratan diyor ki şu kötülüğe engel ol.. kuluna.. yaratılan kul da diyor ki Ya Rab şu kötülüğü önle" böylece yazımız size bir şey anlattı ise lütfen ne anladığınızı yazarak yazımı yanıtlayabilir misiniz ?<br /><br /> <br />On yedi senedir yazarım.. biriniz bile yanıt vermedi.. bundan sonra da vermez..<br /><br />Çünkü "ses"  vermek yürek ister.. yüreğimiz olsa idi.. iki sene yedi aydır katliam sürmezdi.. <br /><br />Acaba böyle yazılar yazmak ve paylaşmak "ses" vermek anlamına geliyor olabilir mi ?<br /><br />Şu anda iki aydır.. BATININ kültürel hegomanyası içinde olan müslüman ülkelere SALDIRAN irana saldırıyor BATI..  lakin özneyi batı yapmakta pek doğru değil.. çünkü BATI'nın devletleri ses çıkarmıyorsa da halka zulme ve katle karşı seslerini çıkarıyor.. Hele Türkiye ve idaresi de SES çıkarıyor.. lakin bir etkisi olmuyor. <br /><br />Deme ki başka bir ses gerekiyor:<br />SİLLE-İ HAKKIN SADASI YOKTUR.. BİR VURDUMU DEVASI YOKTUR.<br /><br />Keza İbrahim Suresi 42 nci ayet ve la tahsebannallage gafilen amme yamüluzzalimune innma yuahhirehüm ile yevmün teşhasu fihilebsar..  Zalimlerin amellerinden Allahın gafil olduğunu sanmayınız fakat onları gözlerin kararacağı belireceği teşahhus edece bir güne tehir ediyor.. bırakıyor. TERK etmiyor TEHİR ediyor. <br /><br />Şimdi biz bunu unutmadan bu işin NEDEN ortaya çıktığını NİÇİN sürdüğünü ve çözüm ve çaresinin ne olduğu konusunda SESSİZLİĞİMİZİ bozarak konuşacağız.  <br /> <br />0Z0 <br /><br /><br />https://yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3005<br /><br />Bunu şunun için yazdım:<br /><br /><br />Değerli bir değerli bir arkadaşım ve meslektadaşım ve önemli bir Dostum.. .. ben YBA ile ilgilenmiyorum.. diyor amma bir taraftanda YBA etrafa tanıtmaya uğraşan bir Dostum.. bu garibin elinden tutması için kimlere haber göndermedi.. <br /><br />Dedim ki: Biliyorum.. amma bize de tebliğ etmek düşüyor.. hakk bildiğimiz tanıtmak ve hakikat gördüğümüz anlatmak..  kolay ve hızlı hizmet, bol ve ucuz mal, sunmak suretiyle teknolojinin bizi doğaya yabancılaştırdığını.. hazır açık ve seçik sehil yani anlaşılır bilgi ve değer sermek suretiyle ideolojinin insanları bir yana çekerek  birbirinden uzaklaştırdığını.. böyle tek tek insanları avlıyorak onlara sadece bir SAYI haline getirdiğini.. dillendirmek gerekiyor. Yoksa muayyen bir ülke muayyen bir çözüm yana PARTİ'ye YANDAŞ olarak sorumluluğumuzdan sıyrılamayacağımız.. SORUN küresel ile ÇÖZÜM'ün bireysel olduğunu.. sorun ile çözüm arasında DEĞİŞİM.. küresel ile bireysel arasında TOPLUMSAL.. olduğunu.. TOPLUMSAL DEĞİŞİM'in  ülkelerde bilgi toplumu ve hukuk devleti ilkesinin yerleşmesiyle.. bu ülkülerin yerleştiği ülkelerin oluşturacağı BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ile uluslar arası HUKUKUN ve BİLİM'in daha sağlam ve sağlıklı olacağını ve bununda bireylerin SÖZLERİN taşıdığı bilgi ve değerlerin sağlam ve sağlıklı olmasına DUYARLIK göstermesiyle başlayacağını.. bunun için felsefe ve din arasında ORTAK  bir  PLATFORM olarak önerilen YBA  hızlı anlam sürücü ve kolay anlatım aygıtı barındıran yapısı ile bu hedefte yardımcı olacağını anlatmaya çalışacağım<br />https://www.youtube.com/watch?v=TG35SuQf2LQ&list=TLPQMDMwNTIwMjb_biWxWtXjoA&index=1  Yalan, Yalan, Yalan  Bebar BİLİM  dünya da kötülükler ve çirkinlikler bulunmuyor mu.. elbette şerr&nbsp;&nbsp;&nbsp;ve kubuh da oluyor..&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;dünya da yalanlar ve yanlışlar bulunmuyor  mu  elbette  kizb  ve hatalar da oluyor.. ancak önemli olan iyiliğe ve güzelliğe taraftar bulunmak.. kötülüğü ve çirkinliğe karşı olmak.. bu taraftan ve yandaş olmaktan daha değerli olan  iyi olmaya çalışmak ve kötü olmaktan kaçınmak.. şimdi bundan daha önemli ve değerli olan başka bir şey bulunmuyor mu ? Evet.. oluyor.  Bu iyimser  bulunmak ve kötümser olmamak.. İYİMSER olmak iyi olmaktan çok daha değerlidir.. çünkü iyi olan bir kimse.. karşılaştığı birçok kötülükten ve çirkinlikten sonra, iyilikten ve güzellikten umudunu yitirerek kötü bir insan olabilir.. fakat kötü bir insan bunca kötülük ve çirkinlikten sonra eğer İYİMSER ise  kötülükten vaz geçerek iyi olmaya çalışmaya ve kötülükten kaçınmaya çalışır. Sonuçta dünya iyilik ve kötülük ile güzellik ve çirkinliğin içi çe olduğu bir âlemdir.. iyiliklerden kötülükler türeten.. çirkinliklerden güzellikler üreten bir makenizmadır. Şimdi kendimize bakacağız.. dünyada kötülükler mi yoksa iyilikler mi dikkatimizi DAHA ÇOK  çekiyor.. belki bununla İYİMSER mi yoksa KÖTÜMSER Mİ olduğumuzu anlayabiliriz. Saygılarımla 0Z0 yontembilim.com  03.05.2026 üçyol izmir 17:28<br /><br /><img src="uploads/20260503_210550_yapay_zeka00.jpg" border="0"><br /><br /><br /><br />fakat ben bu gün asıl şu tablo ve bu yazıyı paylaştım:<br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><img src="uploads/20260503_210246_yas_gunu_tablos.jpg" border="0"><br /><br /><br />Bu  d o l a p tablosunda ki paylaşim&nbsp;&nbsp;&nbsp;okunulacak GRAMERIK  bir metin olmadigi gibi izlenecek GEOMETRIK bir resim ve incelecek bir GRAFIK tablo da degildir.  Ya nedir ?<br /><br />Düşünülecek LAFIZLAR<br />Eklemlenecek MA'NA<br />Kavranacak ZIKIRLER<br />Anlaşilacak FİKİR<br />sunulmaktadir.<br /><br />Bunun içinde  anlaşildiginda eleştiri ve anlaşilmadiginda soru ile karşilanirsa tablo kendi kendini açacak ve anlaşilacaktir.<br /><br />raz<br />Irab<br />Istima <br />Ibsıra <br /><br /><br />Anlasılacak fikir<br />Kavranacak zikir<br />Bağlanacak ma'na<br />Öylenecek ruya  <br />Oylacak re'y <br />DÜŞünce..<br />DÜŞÜNÜLÜNCE<br /><br />TABLO da GÖSTERDIGIM;<br /><br />Terim in kavrami<br /><br />Tanimin anlamı<br /><br />Tumcenin baglami<br /><br />Konu nun başligi <br /><br />yazmişim..<br />Fakat YANLIŞ olmuş<br /><br />AR (harf) in sesi.. EK sesi<br />AD  (isim) in anlamı..  KÖK ses<br />TERIM in değişken ve degeri<br /><br />TAMLAMA nin anlatımı <br />TANIM ın deyimi<br />TÜMCE nim baglami <br /><br />DIZGE nin yargısı <br />BAŞLIK ın konusu<br />DIL in uydurmasi <br />yani<br />Degişkeni ATMASI <br />Deger ATAMASI<br />yani<br />GÖSTERGE sıralamasi <br />X'i karşılamasi Y'yi yüklemesi<br />yani<br />İKS'i mukabelesi<br />YE'yi muhammelesi<br />Ses.siz'i (süs.süz'ü)<br />Seslendirmesi (süslendirmesi)<br />Sentaks'ı  semantik'lemesi<br />Biçimi içeriklendirmesi<br />Söz dizim'inin<br />Anlam Bilim'lendirmesi<br />bulunur.<br /><br />Kısaca &lt;  {  &#091;  '&nbsp;&nbsp;&nbsp;&#093;  } &gt; <br />Minicik yarım kuyruklu nokta buluna ve APSTROF adi verilen işaret yani  gösterge'nin bile olmazsa olmadigi bu dile getirip dillendirme ile düşe goturup düşundurme ve böylece iki kimseyi ya da iki nesneyi söyletip dinleterek konuşturma ALETINI yani DIL'i dunyayi belirtirken KOTU istimal etmek ve dini tanimlarken KOTUYE kullanmak bizim bir (1) numarali sorunumuzken bunu surekli göz ardina atmak.. göz önunde bulundurmamak hatta unutmak.. yok saymak beni dil bilim tahsili almiş ya da bu işle ugraşan üç (3) çocuguma yakişir mı ?<br /><br />Yakişmaz.<br /><br />Lakin GEÇIM sekeri ve SEÇİM mekerinin tabloda gosterdigim TEKERİ kafalarina SEPET başlarina ÇORAP olmuş.. bunu onlara ve bana göstermiyor...<br /><br />Göstergelemiyor.. <br />basarimizi perdeliyor..  görüngulemiyor.. <br />nazarimizi örtuyor.<br /><br />Sonuçta bizim artik işaret ve delalet ikincil bilgilerle basar ve nazar birincil bilgileri YBA ile açik ve seçik GORMEMIZ ve GOSTERMEMIZ gerekiyor.<br /><br />Saygilarimla<br /><br />Sağlicakla kaliniz.<br /><br />03 05 2026 izmir 10:25<br /><br />0Z0<br />Yontembilim.com<br /><br /><br /><br /><img src="uploads/20260503_210506_yas_gunu_tablos.jpg" border="0"><br /><br /><br /><img src="uploads/20260504_074759_yba_bos50.jpg" border="0"><span style="font-size:10px"><br /><br />Düzenleyen osmanziya - 04-Mayıs-2026 Saat 08:07</span>]]>
   </description>
   <pubDate>Sun, 03 May 2026 20:54:57 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3005&amp;PID=6109#6109</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Y&#246;ntembilim  : hafiza</title>
   <link>http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3004&amp;PID=6108#6108</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.yontembilim.com/forum/member_profile.asp?PF=42">osmanziya</a><br /><strong>Konu:</strong> hafiza<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 02-Mayıs-2026 Saat 11:21<br /><br /><br /><br />Bu ikibinden beri üçbindört'ünce yazım.. <br />2001'den 2026 yılını kadar web sayfamda 3003 tane yazı yazmışım.. sayfamı izlerseniz MİLYARLARLA  okunma bulunur lakin geri dönüşler ve etkileri parmakla sayılabilir.<br /><br />neden ? <br /><br /><br /><img src="uploads/20260502_112053_yba_bos50.jpg" border="0"><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><img src="uploads/20260502_111558_t=hafiza.jpg" border="0"><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><img src="uploads/20260502_111617_t=hafiza00.jpg" border="0"><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><img src="uploads/20260502_111648_t=hafiza01.jpg" border="0"><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><img src="uploads/20260502_111714_t=hafiza02.jpg" border="0"><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><img src="uploads/20260502_111744_t=hafiza03.jpg" border="0"><br /><br /><br /><br /><br /><br /><br /><img src="uploads/20260502_112003_t=hafiza0450.jpg" border="0"><br /><br /><br /><br /><br /><br /><img src="uploads/20260502_112029_yba_dolu25.jpg" border="0"><br /><br /><br /><span style="font-size:10px"><br /><br />Düzenleyen osmanziya - 02-Mayıs-2026 Saat 11:32</span>]]>
   </description>
   <pubDate>Sat, 02 May 2026 11:21:36 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3004&amp;PID=6108#6108</guid>
  </item> 
 </channel>
</rss>