Anasayfa | Işımalar | Osman Ziya | İfade -i Meram | Yöntem Bilim | İnsan Bilim | Din-Fen | BTÖ | Yazılar | E-Posta |

  Aktif KullanıcılarAktif Kullanıcılar  Aktif KonularAktif Konular  Forum Üyelerini GösterÜye Listesi  TakvimTakvim  Forumu AraArama  YardımYardım  SkinsSkins
  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş
İnsan Bilim
 YöntemBilim Forumu | İnsan Bilim | İnsan Bilim
Mesaj icon Konu: GERCEK nedir ? Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Yazar Mesaj
osmanziya
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 12-Temmuz-2010
Gönderilenler: 5311

Hak Puan : 5
Kidem : 6
OrtalamaHak : % 50
Irtibar :2

Alıntı osmanziya Cevaplabullet Konu: GERCEK nedir ?
    Gönderim Zamanı: 17-Haziran-2026 Saat 01:40
https://yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3029

Gerçek nedir ?

Somut mu soyut mu ?

Bunu şöyle de diyebiliriz:
GERÇEK olan mı doğrudur
yoksa DOĞRU olan mı gerçektir ?

Ya da şöyle konuşabiliriz:
EVREN olan mi insandır
yoksa İNSAN olan mı evrendir.

Ya da şöyle düşünebiliriz:
ERKEK ya da insan EVREN'in gölgesi midir
yoksa KADIN ya da evren İNSAN'ın gölgesi midir ?

YBA der ki
sağlam bilgi hem gerçek hem doğru olmalıdır der
ve bunun koşullarını ve kurallarını kırk yıldır
arar.. anlatır.. açıklar.

Amma kime ?
Gerçeği gerçekten arayana..
Bilgilerini başkasını öğretmeye ve satmaya kalkana değil
Sağlam ve sağlıklı bilgi ve değeri öğrenmeye çalışana..

Her ne ise..

Burada yazılan günlük dilin düz yazısından ziyade buraya ziplenmiş.. zip dosyasındaki 78 TABLOYU versiyon sırasıyla yalından karmaşığa doğru.. vakit ayırıp emek harcayarak imgelediğinizde ve irdelediğiniz konuya daha iyi kavrayacak ve anlayacaksınız düşünürseniz..
İnşaallah.



0Z0 17.06.2026 üçyol izmir 02:28



Geçen gün bir kadın nasıl örtülür konusunda bir yazıyı paylaştım.. bir sürü katılan oldu.. ilmi ve felsefi konuları paylaşıyorum.. itibar eden olmadı.. gerçek gibi soyut bir konuyu burada paylaşmamın nedeni çalışmayı siber uzaya yerleştirip onu geleceğe göndermektir.



ABİ ÇOK TUZ KATIYON YEMEK YENMİYOR
Tuzlu ve kapali yaziyi sevenler tatliyi pek sevmez..
tatli ve açik yaziyi sevenlerde tuzluyu..
ancak işin dogrusu orta yolu bulmaktir.

Sadece YARATILIŞ ya da EVRIM.. eşya ve eşhasi anlatmaya yetebilir lakin açiklamaya yetmez. Dili bilmen konuşman için kafi gelebilir fakat din olmadan anlaman olasi degildir. Çünku dili konuşma ve dini anlama DUŞUNME denilen soru ve sav ile kanit ve yanit arama ve bulma etkinliği ile gerçekleşir. Bununla bilgi ve deger taşiyan sözlerin sağlam ve sağlikli olup olmadigini test ederek tezleri
kurallar ve koşullarla bir araya getirebilir..
kurallari dualite ve kontra yasaklardan..
koşullari parite ve anti yasalardan..
Yasaklar ve yasalari unite ve monite yataklarda uyutabilirsin.
Aksi halde dilsiz ve dinsiz ve dunyasiz uyanman ölümle olacaktir.
Bunun kapali oldugunu biliyorum. Lakin sen toptan kabul toptan red politikasi ile yaziyi tamamen siliyorsun.. yazidan anladiklerini eleştirmek anlamadiklarini sormak..yoluna gitmiyorsun.
Yaziyla degil benim yayin politikamla ilgileniyorsun.. bu konuyu da durmadan dillendiriyorsun.
Bende gerekcemi kac kez soyledim..

Yıllardir ezberledigimiz sözleri ve bilgileri ve degerleri omrunu sonuna kadar da yineleyebiliriz. Bu ne seni ne de beni başarili kilar. Ancak anladiklarimizi eleştirir ve anlamadiklarimizi sorarsak.. yani birbirimizi dinlersek o zaman yeni sozler.. bilgiler ve değerler ogrenebiliriz.
Hiç bir dinin tarihi TEMIZ degil.. bu nedenle din gibi dindarlarda captan düstuler.. lakin en yuksek yarar TANRI en buyuk çikar AHIRET ile akillari ortulmuş ve kalbleri   korelmis DINDARLAR goremiyorlar belki Aziz olan TANRI da onlardan yuz cevirdi.. iti ite kirdirip intikmani aliyor ve bunu bilim suresi aliimran ve hukuk suresi bakara nin tam ortasi aliimranin baş sayfasinda 4.cu ayette buyuruyor.
Din savaşlari dinsizlerle degil dindarlarin dindarlariyla olan tahammulsuzluk ve acimasizligiyla ilgilidir.
Dedigim gibi bilim ve dinden.. bilgiden ve degerden.. duşunceden ve anlamadan ve inançdan yoksun halki.. bilimcileri ve dincileri
Kullanan masonlar ve marksistler halki birbirine dusman ederek kuresel efendilerin piyonu olurlar.
Akılli olan başkasini duzeltmeye kalkmaz.. kendini degiştirir ve geliştirir.. kendini gosterme yerini kendini kurtarmaya.. benini gerçekleştirme yerine gercegi aramaya başlar..
Buna ikna olmuşsa.. çok yonlu ve yanli konular ve alanlar ve katmanlar için biçilmis kaftan YBA in hizli anlam surucunu ogrenerek ve ögrendigi anlam surucusunu analitik duzlem anlatim aygitini kullanarak ve YBA anlam surucu ve anlatim aygiti ile elde ettigi tablolari kullanip sav ve soru arama ve yanit ve kanit bulmada onu mental virtualitesinden   yararlanarak vital aktualitesinde sorunlari çozme ve konulari aydinlatma kedilere yardimci olmayi surdurur.
Beşerin kuvvei şeheviyesi ve gadabiyesi.. yani orta beyin kedi kopek beyni olan limbik sistem serbest kaldı.. terbiyesizlik ve şiddet engellenemiyor.. hukuk ve yasa ve devlet etkisini yitirdi.. kuresel efendiler her şeye hâkim.. bireyin yapabilecegi fazla bir onlem kalmiyor.. herkesin etkisi.. yapabilirse.. ailesi kadar.. yapay zeka kontrolu ele geçirirse yapilabilecek fazla bir sey kalmayacak.. bende bulabilecegim bir kaç kisiye umut bağladim
Zaten dunya bir sen varsin etrafindaki kraliçen bile figuran. Seni razi etmişse kurtulur lakin senin kurtulusun belli degil.. çunku sen kralsin. Krallar zor kurtulur.. etrafa ettigi zulumler onu batirir. Beşeriyete yeni bir çozum.. insaniyete işe yarar çare.. islamiyete guzel bir örnek birakmamişsa TUKETICIDEN başka bir sey degilsin
Tablonun ustundeki böcek.. uretici mi tuketici mi ?
Çocuk yetiştirci.. fakat asil uygarliga katkida bulunan.. egiitim de ve yönetimde çozum değiştiricidir.
Işler neden bizim bildigimiz gibi gitmiyor diye SORUNDAN yakinanlar.. ÇÖZÜM ve ÇARE yuklenici olamazlar..
Ekonomik ve politik güç her sey degildir amma bir seydir.. nedir o.. askeri gucu hazirlar...
Sosyo kulturel gür her şey degildir amma bir şeydir.. nedir o.. aristotratik gücle hazirlanir.. Aristo nun yetisdirdigi iskender.. 10 yilda akdenizi yunan golu haline getirdi..
Her cemal ve kemal kendini gormek ister der imami Nursî.. amma bu mésru ve makul ve makbul olmali.. Yaratanin verdigi baldiri ve bacaği.. kolu ve pazuyu degil urununu ve eserini gostermeli..
Tablo..
kendini gösterme.. başkasinı HIZMET ve HIMMET için..   gör.. diyor..
Keza beni gerçekleştirme.. gerçegi ara.. diyor lâkin kemalat ve faziletini sergilemek yanliş ve haram degildir.
Sonuçta.. KALITELI mal ve hizmet sunmada.. kendini gosterme ve başkasıni görme.. KARAKTERLI fazilet ve kemalat sermede.. benini gerçekleştirme ve gerçekligi arama.. meşru ve makul ve makbul bir şekilde saglanacaksa
Bu sunum ve serimin kıstaslari.. kriterleri.. ölçütleri nedir ?
İşte bunu HAKAIK dizinindeki tablolarla anlatmaya çalıştım.
Osmanziya
Yontembilim.com
17.06.2026 üçyol izmir 01:10


20260617_013300_GERCEK.zip








Düzenleyen osmanziya - 17-Haziran-2026 Saat 02:08
usul esasa mukaddemdir
IP
osmanziya
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 12-Temmuz-2010
Gönderilenler: 5311

Hak Puan : 5
Kidem : 6
OrtalamaHak : % 50
Irtibar :2

Alıntı osmanziya Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 18-Haziran-2026 Saat 14:58
Veysel Aydın'ın paylaşımı için dedim ki Paylaşım için teşekkürler.. Paylaşım için teşekkürler.. ilginç bir yaklaşım. Ancak bilim ve bilimin tahminleri.. felsefe ve felsefenin kuramları.. din ve dinin haberleri birbirinden farklıdır. Hatta bilim ile bilimin varsayım ve kuramları da birbirinden farklıdır. Felsefesi sorunlar ile felsefi çözümler de birbirinden farklıdır.. Kitabın beyanları ile insanların yorumları birbirinden farklıdır. Sonuçta RESMİ filoloji ve teoloji ile irtibatımızı kesmeden.. SİVİL filozofi ve teozofinin dediklerine de kulak kabartırız.. ancak gönlümüzü vermeyiz.

0Z0

https://yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3029



Elhâkümüttekâsürü hattâ.. öne çıkmak değil gerçeği çıkarmak asıldır. Çoğunluk gerçeği aramaz düzeni sürdürür. Güçten korkanlar ve güce tapanlar çoğunluktan.. çıkara bananlar ve çanak yalayan ekseriyetten.. sakınmak lazımdır.. diye düşünüyorum. Kişiyi giderek doğaya yabancılaştıran ve insandan uzaklaştıran teknoloji ve ideoloji bizim asıl sorunumuz. https://yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3029 "Yaptığın hiç bişey boşa çıkmaz, bu dünyada öğretim yeri okullar değil deneyip yanılmalardan edinilen tecrübedir. Üstelik bu sadece kendi hayatımızla da sınırlı değil genetik yolla özellikle kadınlar üzerinden sonsuza kadar birekerek total bilincin ilerlemesine sebep olur. Total bilinç ise Allahın kendini bilme yolculuğudur." demişsiniz.. özeti PANTEİZM ya da ATEİZM.. elbette bunlar bir TANRI yorumudur.. kimse bir şey diyemez.. aynen TEİZM ve PANENTEİZM gibi.. bilim değil özgür inanç alanında kalırlar. Bununla beraber bilim ve bilimin tahminleri.. felsefe ve felsefenin kuramları.. din ve dinin haberleri birbirinden farklıdır. Hatta bilim ile bilimin varsayım ve kuramları da birbirinden farklıdır. Felsefesi sorunlar ile felsefi çözümler de birbirinden farklıdır.. Kitabın beyanları ile insanların yorumları birbirinden farklıdır. Sonuçta RESMİ filoloji ve teoloji ile irtibatımızı kesmeden.. SİVİL filozofi ve teozofinin dediklerine de kulak kabartırız.. ancak gönlümüzü vermeyiz. Bu gün KADER röltivite ile ve İRADE kuantum kuramları ile anlatılmış ancak bunlar sonuç varsayım ve faraziye.. her ne kadar adına kuram denilse de.. kanımca bilginin ve değerlerin böyle içeriğinden ziyade.. belli düzeyde kimselerin bilgi ve değerin biçimine yönelmeleri daha akılcı ve gerçekci ve hatta ahlakcı duruyor. Dünya bir pazardır.. dileyen filesini istediği gibi doldurur. Ancak yükselen değerleri izlemek gerekir. Saygılarımla 0Z0 yontembilim.com

Düzenleyen osmanziya - 18-Haziran-2026 Saat 18:18
usul esasa mukaddemdir
IP
osmanziya
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 12-Temmuz-2010
Gönderilenler: 5311

Hak Puan : 5
Kidem : 6
OrtalamaHak : % 50
Irtibar :2

Alıntı osmanziya Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 18-Haziran-2026 Saat 22:27
Herkes her şeyi biliyor ya da hiç kimse hiç bir şey bilmiyor gibi birbirini yıkan.. ya da ben her şeyi biliyorum (doğmatik) hiç kimse bir şey bilmiyor (ağnostik) tersine bir birini destekleyen.. cümlelerin içerikleri doldurulamaz ancak yine bir anlam ibare ederler lakin bir sağlam düşünce ifade etmez. Öyküler canlı ya da cansız olabilir.. oyunlar başarı ya da başarısız olabilir. Ancak canlı bir öykü de başarılı bir oyun oynansa bile bunların, oyun ve öyküden başka gerçekliği bulunmaz. oyun ve öykü ile gerçek ve yalan öyle bir dörtlü ortaya koyar ki yalan da olsa ortada bir UYDURMA bulunduğundan sonuç bu dördü arasında yer alan GERÇEK dahi yalnız başına kaldığından onu destekleyecek bir zemin bulamayız. Şimdi kendimi ve sizi bu KUŞKULAR içinde bulundurmamın nedeni.. kişi gerçeğin ne kadar "gerçek" olduğunu sordurmaktır.. elbette eğer GERÇEK ile karşı karşıya gelmezsek. Bizim için en değişmez gerçek ÖLÜM'dür. Önce bunun çözümünü buluruz ve sonra diğerlerine geçeriz. Ancak ölüm de muğlak bir kavram ve terim ve sözcük.. doğum ve düğüm arasında kalmış DÜĞÜN ile başlayan yaşam öykümüz tohumun olumuyla başlar.. var OLUŞ ile sürer.. yok OLUŞ ile bitmez.. çünkü boşluk yokluk arasında kalan ÖLÜM.. "olum" ile mi başladı ? EĞER ol.an.ak gibi öl.an.ak dahi buluyor ise çünkü an ve ak arasında "yürüyen" adımların OL ile başlayıp ÖL ile yok olup bittiğini kimse KESİNLİKLE söyleyemez.. evet bir önce başlat sonra bitir başat yasası bulunur.. var ve yok.. vardır ve yoktur.. varlık ve yokluk.. başka başka şeyler.. biz sadece mevlid ve mevt arasında bulunan bir İMKAN'ız ve kendimiz hakkında ne garip fazla bir bilgimizde bulunmaz.. agnostik olmaz bir çözüm.. deist olmak bir çözüm.. teist olmak bir çözüm.. lakin nihai bir hal çaresi değil.. ölüm karşı bulduğumuz Tanrı tanırlık veya ben burada ise ölüm yok.. ölüm burada ise ben burada değilim.. tarzında bilmediğimiz varlık ve tatmadığımız yokluk yani Tanrı tanımazlık.. çözümleri belki bizi var oluş sorunlardan kurtarabilir lakin köklü bir çözümü ve yanıtı olmayan sorunsallar ve sorusallar arasında kalarız. Bunlar bizim dışımızda bulunur eğer ararsak.. aramazsak sorun kalmaz.. amma insan olan insan da aramadan yapamaz.. bu bakımdan ben şahsen aramayı arayanları bıraktım.. ancak onları yardım etmek babında sözün taşıdığı sağlam ve sağlıklı bilgi ve değerlere duyarlığa çağırıyorum

Düzenleyen osmanziya - 18-Haziran-2026 Saat 22:35
usul esasa mukaddemdir
IP
osmanziya
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 12-Temmuz-2010
Gönderilenler: 5311

Hak Puan : 5
Kidem : 6
OrtalamaHak : % 50
Irtibar :2

Alıntı osmanziya Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 19-Haziran-2026 Saat 15:04
Hikaye ve resimlerle artık işler yürümüyor.. somut hikayelerle işler götürülmüyor.. DİL kökenine ve işleyişine akıl sır ermez.. olarak varlığın sürdürür lakin biz onu BİLİM haline getirdik küresel sorunlarımızı daha kolay çözüyoruz.. DİN hikmetinden sual edilmez Rabbimizden gelmiştir.. lakin biz onu HUKUK haline getirdik toplumsal sorunlarımızı çözüyoruz. Aydının türbinlere seslenerek sağ ve sol halindeki karşıtlığı kışkırtmaları bir işe yaramadığı gibi sorunları daha da büyütüp çözümü zorlaştırmaktan başka bir işe yaramıyor.. diye düşünüyorum. Bence bilgisayardan önce aydının algoritmalarını bir çeki düzen vermesi lazım. Saygılarımla.

0Z0 https://yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3029




Bilimin esası olan İKTİSAD ve hukukun temeli olan ADALET.. şirketlerin ticaretinden.. teknolojilerine kadar geçerli.. partilerin siyasetinden ideolojilerine kadar yürürlü.. bir ilke ve ülküdür. Bunlar dışında kalan ayrıntı ile meşgul olmak ve teferruatı büyütmek.. halkı oyalamak anlamına geliyor. Zaten meclisimize adalet mülkün temelidir.. yazmışız.. iktisad kongresi yaparak karma ekonomi ilkesini benimsemişiz.. şimdi bütün bunları bozup kapitalizmin kölesi ya da sosyalizmin esiri haline mi geleceğiz.. dil ve din ile özgürlük ve emek gibi ortak insani değerleri partilere paravana ve ideolojilere paratoner yaparak bir yere gelemediğimizi gördüğümüz halde.. neden hala aynı yanlışta ısrar ediyor.. çözüm dinde.. çareyi dilde.. kurtuluşu emekte.. kaçınılmazı özgürlükte görüyoruz. Bunlar devletin değil milletin hatta beşeriyetin ortak değerleridir. Bu etik değeri.. bu etik değeri.. bu ekonomik değeri.. bu politik değeri.. ALET ve BAYRAK yaparak insanları toplayacağınızı ve onlarla bir yere varacağınızı sanıyorsanız.. kesinlikle aldanıyorsunuz. Önce İNSAN olunuz. İnsan olmazsa islam olmaz. Lakin insanda İSLAM olmadan kurtulmaz. Dediklerimi anladığı halde eleştirmeyen ve anlamadığı halde sormayanda AYDIN olmaz.

0Z0 yontembilim.com


usul esasa mukaddemdir
IP
osmanziya
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 12-Temmuz-2010
Gönderilenler: 5311

Hak Puan : 5
Kidem : 6
OrtalamaHak : % 50
Irtibar :2

Alıntı osmanziya Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 19-Haziran-2026 Saat 21:19

fehmi ilkay çeçen demiş ki.
Kur'an'a rağmen oluşturulan bu anlayış dinin özüne aykırıdır. İslam'ı değil çarpık köhne bir din kültürünü yansıtır, siyasidir.
- “Dinde zorlama yoktur.” Bakara, 56
- “Dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin.” Kehf, 29
- "Senin işin tebliğdir, hesap sormak bize aittir" Rad, 40


dedimler.. dedim ki:

https://yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3029 Bakara 256 olacak.. bu ayette açık ve seçikçe dinde zorlama ve ikrah olmayacağın belirtilmiştir. Ancak eskimiş şeriatları yamayıp yamayıp giymeye alışmış olanlar buna da bir hukuk ve şeriat ve ahkam cambazlığı yapacaklardır.









Dinde zorlama yoktur ayeti kafirler içindir onları zorlamayın mealindedeir yoksa müslümanlar için değil.
demiş bir arkadaş dedim ki:

Salih Salihoğlu bu ayetten önceki ayeti ve bu ayetten sonraki ayetleri okursanız.. bu ayetin maksadı daha iyi anlaşılır. Daha doğrusu siz o ayn işaretleri ile ayrılan fıkralara nazara alırsanız. Bakara suresi toplam 40 fıkradır.. 34 fıkra olan bu konudaki 254-257 ayetler dinde zorlama konusu aydınlatır.


[07:50, 19.06.2026] Mustafa Buğucam: Aleykumusselam Degerli Yazerim.. her şeyin bir giriş.. bir gelişmesi.. bir çıkışi bulunur.

Bizler dunyaya.. dile.. dine tek başina girmiyoruz.. geliştirmiyoruz.. çikmiyoruz.

Dunya.. dil.. din.. kultur.. millet.. devlet.. medeniyet nereden geldi.. nereye gidiyor diye soruyoruz.

Dunya da pek çok sorular yanitlanir.. sorunlar çozulur ve fakat bazi sualler cevaplanamaz.. bazi mes'eleler halledilemez. Bunlara sorusallar ve problemati denilir.. sorunsallar denilir. Ancak bazilari pes etmez yanitlamaya ve çozmeye çalışir. Bilim ve hukukun cevaplayamadigi ve çozemedigi bu konulari bilim ve hukuk halledemese de bu imani ve ameli ve ahlaki konulst din aydinlatmaya çalisir ve felsefe çozemeye ugraşir.
[07:50, 19.06.2026] Mustafa Buğucam: Felsefe ve dinin ortak konusu olan ve asla kesin yanıtı verilememiş olan dört tane ilk ve son soru: 1. Nereden geldik.. 2. Nereye gidiyoruz.. 3.Ne yapacağız.. 4.Bu üç soruya yanıt verilirse kanıtı nedir ? Başka bir anlatımla kültürün olmazsa olmaz bileşenleri olan dünyanın.. dilin.. dinin kökeni nedir ? Bu üç soruya Din İnna lillah ve inna ileyhi raciun.. ile yanıt veriyor O
[07:50, 19.06.2026] Mustafa Buğucam: O'dan geldik.. O'na dönüyoruz.. yani kuşkulu soruya kesin cevap veriyor.. Felsefe İMAN ve Yakin ile çözülen bu konuyu çözemiyor ve felsefenin talebesi olan BİLİM ise konuyu delil ve ISBAT ile çözmeye çalışıyor. Biz ise YBA ile diyoruz konu ve yöntem ayırımı yapılmadan problem halledilmez diyoruz. Külli alanlar ve konular sıdk ve iman ve ikna ile.. çözülür. Cüz'i konular ve alanlar.. şüphe ve ilim ve ısbat ile.. halledilir. Yani dinin (ahlakın) ve bilimin (felsefenin) alanlarını ve yöntemleri karıştırmazsak ortada değil çözüm sorun bile kalmaz. Fakat çoğu YARI aydın bu tam aydınlıktan yoksun olduğu için bilgi ve yaklaşımları ile insanların kafalarını karıştırıyorlar. Bilgileri.. içerikleri.. konuları ve uzmanlıkları.. onlara perde oluyor. Bu konuları k…
[07:50, 19.06.2026] Mustafa Buğucam: Burada Yusuf Filminin başlangıcında Yusuf nebinin doğum tarihin miladdan önce 1160 olduğunu söylüyor.. demek ki ibrahim aleyhisselam 1200 civarında gelmiş.. bundan 600 sene sonra Musa aleyhisselam gelmiş.. 600 sene sonunda İsa Nebi gelmiş.. m.s. 610 yılında Kur'an nazil olduğuna göre YAZILI dinler ortalama 600 senede YENİLENİYORLAR.. Yani dinlerin itikadları ve ibadetleri ve ahlakları değişmiyor ve evrensel kalıyor yalnız şeriatları ve hukukları ve ahkamları tarihsel olarak yenileniyor.. Dil ve din ve dünya bir birine bağlı olarak öyle bir KÜLTÜR ortaya çıkıyor ki beşerin bu kültür yapısı bir şehir.. bir medine.. bir medeniyet veriyor. İşte biz birbirine düşman dinlerle değil dindarlıklarla.. bu medeniyetin yapısını ve bütünlüğünü bozuyoruz. Onu siyasetimize ve ticaretimize ve dünyamıza ALET ediyoruz. Milletimize ve devletimize BAYRAK yapıyoruz. Dili kötü ve kötüye kullanarak dini ve dünyayı bozuyoruz ve bu insanlığımızı bozuyor ve bu da islamlığımızı bozuyor. Üstelik bozukluğu görmüyoruz.. gösterilse de kabul edemiyoruz. Körü körü din yandaşlığı.. dindarların yanlışlığını bize göstermiyor. Dindar olmayanların dindarlardan biraz fazla olan yanlışları kendimizi kutsamamıza neden oluyor. Sonuçta ortada 3400 yıllık ilk kitab bizde son kitab bize kavgasını sürdürüyoruz. Oysa dinlerin.. dindarların kendi ELLERİYLE yaptıkları hukukları 600 yılda yürüklükten kalkıyor ve geçersiz oluyor ve böylece ortadan kalkıyor.. lakin onlar dinimizi koruyacağız diye atalarının yaptıkları yanlışları savunmaya kalkıyorlar.
[07:50, 19.06.2026] Mustafa Buğucam: Dört tane SORULASI yukarıda söyledim.. dört tane SORUNSALA gelince.. 1.Yoksulluk.. 2.Hastalık.. 3.Yaşlılık.. 4.Ölüm olmak üzere dört kalemdir. Bunlar çözülmez değil ölüm hariç hepsi çözülür lakin kabre kadar.. kabre kadar bu yoksulluk, yaramazlık ve yaşlılık YOKSUNLUĞU ve MAHRUMİYETİ bitmez. Hiç biri çözülmez.. ancak gecici pansumanlar olur. Yoksulluğu bitirsen hastalık yakana yapıyor.. hastalığa razı olsan yaşlılık gelir başına çöker.. hepsine razıyım yeter ki ölmeyeyim dersin.. zaten hepsinin anası mevt.. elmevtu hakkın gerçekten gerçek HAKK bir gerçektir. Bu yüzden onu pek aklımıza getirmeyiz. FAKAT HADİS DİYOR.. accilu bissalatü kablelfevt.. accilu bittevbeti kablelmevt.. bununla beraber insanları bu kıtlık ve yoksullukların.. hastalık ve salgınları.. yaşlılık ve bunamaların.. çaresine bakmaya çalışırlar.. hatta ölüm de ortadan kaldırmaya uğraşırlar.. nitekim bu olumsuzlukların kaldırılması için dinimiz namaz yanında zekatı da emretmiştir. Dikey olarak SALAT ile Rabbine yönel.. lakin YATAY olarak zekat ile yoksulun ve yoksunun yardımına ilim ve mal ve amelinle koş.. demiştir. Gücünü elde et kafire karşı zelil olma demiştir. Bizi batıran bu bir lokma ve bir hırka felsefesi.. her işi ahirete bırakma yaklaşımı.. işe Allah azze ve celleye havale etme tevekkülü..300 yıldır.. ilimi ve kuvveti ve dünyayı elimizden kaçırıp kafire verme sonucunu doğurmuştur. Madde ve manada.. ipin ucunu kaçırdık.. biraz tutmaya başlayınca da birbirimize düştük.. feto ve reto.. chp ve akparti.. türkçü ve kürtçü.. sağcı ve solcu.. siyasi ve ideolojik kavgaları bizi ilim ve irfandan yararlanmama.. fazilet ve kemalattan uzaklaşma.. birlik ve beraberliğimizi yitirme gibi OLUMSUZLUKLARI çıkarıyor. SAYDIKLARIMDAN birine yanaşmak diğerinden uzaklaşmaksa o zaman bizim KÖKLÜ bir seçim yapmamızı gerektiriyor. Bu da şu tabloya bir bakmanızı istiyor:
[07:50, 19.06.2026] Mustafa Buğucam: insan nereden gelip nereye gidiyor.. bir bakınız bakalım.. ancak bu çakar çakmaz çakan ÇAKMAK değil.. görmek için önce bakmayı istiyor.
[07:50, 19.06.2026] Mustafa Buğucam: Bunu gördükten sonra GELECEĞİ görmek istiyorsanız:Burada tablo daha önce gösterdiğimden daha karmaşık.. çünkü çok fazla bilgi ve düşünce ve gerçek bulunuyor.. ancak bunları görmek, GDDY verdiği alışkanlıkla okumaya çalışmanızla değil.. burada yeni bir şey var galiba diye ilgilenmenizle ve tabloya DİKKATLE değil rahat ve sakinlikle yönelmenizle ortaya çıkacaktır. Aksi halde yerleşik "anlayamam" önyargıları.. düşünme emeği vermeden ve anlama zamanı geçirmeden hemen elde etme tutkunluğu.. hazır açık ve seçik sehil metinlerin anlaşılır kolaylığına düşkünlüğü gibi faktörlerle tablo size kapalı kalacaktır. Bununla beraber   cemadı tatma ve imanı tutma arasında tasaddur eden fuadınız.. hali iş ve kali de mabeyninde tasarruf eden ayadınız.. insanın hilkat ve kıyamet arasında geçirdiği değişim ve dönüşümlerin.. bir tablo üzerinde gösterildiğini birazcık anladığınızda ise bu normal ibare ve olağan bir ifade olmadığını anlayacaksını.. çünkü bu tabloda bir sözcük ikinci kez kullanılmamıştır. Bu olağandışı durum da benim kişisel becerim ve özel başarım değildir.. alet işler el öğünür.. sırrıyla YBA aittir.
[07:50, 19.06.2026] Mustafa Buğucam: Selamünaleyküm.
Yazerim.
YBA ile yada bağımsız olarak düşünülür ise; "Dilbilimsel olarak, Dil' lerin kökenlerine inilirse "Din' e ulaşılır! " mı?
Hayırlı Cumalar.
[08:06, 19.06.2026] Mustafa Buğucam: Aleykumusselam.. teşekkur ederim.. hep birlikte amin.
[08:06, 19.06.2026] Mustafa Buğucam: Dinin en az yarisi kadr dil.. dini hakikatlari aydinlaticidir. Dil olmadan din.. din olmadan dil olmaz. Talimi esma ile dil açiklanabilir. Nebiler ayni zamanda dilin ve ilmin hocalaridir.
[08:06, 19.06.2026] Mustafa Buğucam: Zattan.. sifattan.. isimden.. fiilden.. eserden.. bahsederiz dinde.. bunlar dil konulari degil mi ayni zamanda.. Arapca dilini bilmeden Kur'ani Mu'ciz-ul-Beyani açiklayabilir mi yiz..

Her şeyin anlatildiği Rahman suresi.. her şeye Kur'an ve insana beyan öğretildi.. diye başlamiyor mu ?

Yarın Furkan.. dile masal diyen.. dine masal diyen.. ahlaka masal.. insana masal.. islama masal.. diyenleri yutacak. Biz hele şu INSANLIGIMIZI bir kurtaralim da..



Düzenleyen osmanziya - 19-Haziran-2026 Saat 21:29
usul esasa mukaddemdir
IP
Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums version 8.03
Copyright ©2001-2006 Web Wiz Guide
Türkçe Çeviri : Nuri Cengiz
Tasarım & Düzenleme : BeyazSeytan
WebWizTurk