Anasayfa | Işımalar | Osman Ziya | İfade -i Meram | Yöntem Bilim | İnsan Bilim | Din-Fen | BTÖ | Yazılar | E-Posta |

  Aktif KullanıcılarAktif Kullanıcılar  Aktif KonularAktif Konular  Forum Üyelerini GösterÜye Listesi  TakvimTakvim  Forumu AraArama  YardımYardım  SkinsSkins
  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş
Yöntembilim
 YöntemBilim Forumu | Yöntem Bilim | Yöntembilim  
Mesaj icon Konu: yalan ve yanlıs.. Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Yazar Mesaj
osmanziya
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 12-Temmuz-2010
Gönderilenler: 5429

Hak Puan : 5
Kidem : 6
OrtalamaHak : % 50
Irtibar :2

Alıntı osmanziya Cevaplabullet Konu: yalan ve yanlıs..
    Gönderim Zamanı: 03-Eylül-2026 Saat 00:50

https://yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=3090

Bizim pek çok yalan değil "YALIN" durumumuz bulunur.
Uyuyorsak uyanık değilizdir
Uyanıksak uyuyor değiliz.
Bunun gibi
Doğmuşsak ölü değilizdir
Ölmüşsek diri değiliz.

Keza bulutlu SÜREKLİ görüyorsak dışındayızdır.. ancak bir sis olarak içinde bulunduğumuzda gözlerimiz yeterli derecede keskin olsaydı onun damlalardan değil minik damlacıkladan SÜREKSİZ var oluşunu fark ederiz.

Keza hakikatın de hem bir BİÇİMİ hem de bir İÇERİĞİ bulunur.
Biçimi MATEMATİK ile içeriğini FKB ya da PSL ile ortaya çıkarırız.

Ancak bunların farkında olunması KİŞİ ve OLAY düzleminden çıkamayan avamı nas için kolay değildir. Ancak OLGU düzeyine yükselmiş zihinler bu işlerin ayırdına vararak bilim ve san'at ve hukuk etkinlikleriye topluma katkıda bulunmaya çalışırlar.

Bununla beraber bu konuların sadece bilim ve san'at ve hukuk adamları arasında kalmadan halka indirilmesi gerektiğin düşünüyorum ve bir örnek olarak bu çalışmayı hazırladım.
03.09.2026
Saygılarımla

0Z0





Şecaittin Elikçi yazmış
Talip Tevkur paylaşmış:


19. yüzyıl efsanesine göre gerçek ve yalan bir gün buluşurlar.

Yalan doğru söyler ve
" bugün hava çok güzel” der.
Gerçek ona bakar ve gözlerini gökyüzüne kaldırır. Gün gerçekten çok güzeldir, doğru söylemesine şaşırmıştır. Bir kuyunun önüne gelene kadar birlikte zaman geçirirler. Yalan hep doğru söylemektedir.

Yalan;
"su çok güzel, birlikte banyo yapalım!" der.

Gerçek, bir kez daha şüpheci bir şekilde suya dokunur, su gerçekten çok güzeldir.

Ona inanıp soyunur ve yüzmeye başlarlar.

Yalan bir anda sudan çıkar, gerçeğin kıyafetlerini giyerek kaçıp kayıplara karışır.
Kızgın gerçek, kuyudan çıkar yalanı bulmak ve kıyafetlerini geri almak için her yere gider.
Dünyada çıplak gerçeği görenler onu hor görmekte ve öfkeyle bakmaktadır.
Zavallı gerçek kuyuya geri döner ve sonsuza dek ortadan kaybolur.
O zamandan beri yalan, dünyanın her yerinde gerçek gibi giyinmiş ve içimizde yaşamaktadır. Dünya ise hiçbir şekilde çıplak gerçeği görmek istememektedir.


TABLO - JEAN LEON GEROME - Kuyudan Çıkan Gerçek (1896)










dedim ki:


Size yazdığım "doğru ve yanlış ile yalan ve gerçeğin" birbirinden ayrılmasına dair duyarlılık konusunda yazıma yanıt vermediniz ve bunu da ona karşılık olarak mı yazdınız bilmiyorum ama yerinde bir yanıt oldu.. "hikaye" her şey tersine çevrilebiliyor.. hatta senaryolar hangi mesajı vermek isterlerse istesinler öykünün içine bir AŞK hikayesi kondururlar.




"Ademin eşi onun kaburga kemiğinden yaratılsaydı.. erkeklerin bir kaburgası eksik olurdu.. demek ki hepsi palavra." tümcesindeki anlatım görünürde mantıklı.. ancak her mantıklı anlatım gerçek değildir.
Bütün İNSANLAR ölümlüdür.
(Bütün KALEMLER masadır.)
SOKRATTA bir insandır.
(KAĞIT da bir kalemdir. )
O halde Sokratta ÖLÜMLÜDÜR.
(O halde kağıt MASADIR.)


İki tane karşılaştırma..
ilk mukayesenin içeriği gerçek..
ikinci mukayasenin içeriği gerçek değildir.
Bu örnekten anlaşıldığı gibi bir ANLATIMDA mantıksal ve biçimsel DOĞRULUK ile olgusal ve içeriksel GERÇEĞİ birbirinden ayırmamız gerekiyor.

SAĞLAM bir BİLGİ'de hem biçimsel olarak "doğru" hem olgusal olarak "gerçek" olması gerekiyor.

SAĞLIKLI bir DEĞER'de hem biçimsel olarak "güzel" hem olgusal alarak "iyi" bulunması gerekiyor.

Diğer taraftan ilk karşılaştırmadaki "bilgi"nin biçiminin içeriği olan   GERÇEK'i de tartışabiliriz.
Önce "insanlar ölümlüdür" öncülünü ele alalım. Eğer insan ahirette dirileceklerse onlara ölümlü diyebilir miyiz ? yani insan KESİN KES ölümlü değilidir.

İkincisi "SOKRAT bir insandır" öncülünü ele alalım. Evet geçmişte Yunan felsefesini temelleyen ve birbirinin hocası olan Sokrat ve Platon ve Aristo üçlüsünden bahsedilir. Lakin bazı yazarlar Sokrat isminin aslında talebesi PLATON'un yazılarında diyolag yapması için kendi uydurduğu bir kimse olduğunu söylüyorlar. Bu durumda belki SOKRAT diye bir kimse hakkında KESİN verimiz bulunmuyor.

Üçüncü öncüllerden çıkan vargı ve yargı olan "O halde Sokrat ÖLÜMLÜDÜR" tümceSİNE gelince ilk iki ÖNCÜL tümce kuşkulu kalıyorsa bu iki tümceye dayanan son cümle de boşlukta kalır.

Bu durumda kesin bir bilgi ve kuşkusuz değer edinemeyiz. Buna rağmen bizim dünya intibakımızı ve toplum içinde yaşamamızı temin eden dilin intikal ettiği bilim ve dinin intikal ettiği hukuk ile yaptığımız ticaret ve siyaset ile sosyal ve kültürel faaliyetlerimizi sürdürebiliyoruz.

Bu sürdürüşün ne olduğu konusunda da illüzyondan illüstrasyona.. illimünasyondan inisiyasyona.. kadar Hakk ve Hakikatı arama etkinliklerimizi de geri bırakmıyoruz.


Bununla beraber bilginin sağlamlığını ve değerin sağlıklı oluşana duyarlı olursak doğru ve gerçek olmasa da SAĞLAM BİLGİ.. iyi ve güzel olmasa da SAĞLIKLI DEĞER elde etme duyarlığın da ğeri bırakmayıp sürdürürsek hem bireysel hem toplumsal hem küresel olarak daha sağlam ve sağlıklı sonuçlara ulaşabiliriz.

03.09.2026 00:54
rev: 03.09.2026 10:30




Görüldüğü gibi bir resim ve kuru bir mantık ya da renkli ve çekici bir resimle yapılan öykülü bir ANLATIM ile GERÇEĞİ ortay koymak mümkün değildir.

illüzyondan kurtulmak..
illüstrasyonu aşmak
illüminasyonu ulaşmak
insiyasyonu sağlamak

Önümüzde duran duraklardır.


Bu yolda ve bu duraklarla ilerlerken günlük dilin düz yazısıyla.. resimlerle.. yapay zeka ile.. hazır bilgilerle.. ezberlenmiş düşüncelerle çok yönlü ve yanlı konulara ve alanlara ve katmanlara ilişkin konuları aydınlatmak ve sorunları çözümlemek kolay değil. Bu yüzden DÜŞÜNEN felsefe ve İNANAN din arasında iyi ilişkiler kuramıyoruz.

Bunun için felsefe ve din arasında ortak bir DİL platformu olmaya aday YBA çalışmasını ısrarla sürdürüyoruz. 03.09.2026 üçyol izmir 10:35

osmanziya
yontembilim.com



Düzenleyen osmanziya - 03-Eylül-2026 Saat 10:50
usul esasa mukaddemdir
IP
osmanziya
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 12-Temmuz-2010
Gönderilenler: 5429

Hak Puan : 5
Kidem : 6
OrtalamaHak : % 50
Irtibar :2

Alıntı osmanziya Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 03-Eylül-2026 Saat 00:53
Suat tekin

Zihin dünyası bulanık, düşünceleri dağınık ve niyetinde kötülük taşıyan insanlarla karşılaştığımızda ne yapabiliriz?
Hiçbirimiz böyle insanların ne varlıklı olmasını ne de bizi yönetmesini isteriz. Ancak gerçek şu ki, varlar. Hem de azımsanmayacak kadar çoklar.
Asıl mesele şu: Biz hangi tarafta duracağız? Böyle birine dönüşmemek için ne yapmalıyız? İnsan karakterini değiştirebilir mi? İyiliği seçmek gerçekten elimizde midir?
Peki ya şu soru: Niçin daha uzun yaşamak isteriz? Daha fazla kötülük yapmak için mi, yoksa daha fazla iyilik bırakmak için mi?
Ben uzun ve sağlıklı bir ömür istiyorum; ailemin yarım kalan mutluluklarını tamamlamak, onların ihtiyaçlarını karşılamak ve ihtiyaç sahiplerinin yanında biraz daha uzun süre durabilmek için.
Varlıklı olmayı da, yönetici olmayı da bunun için arzularım. Ama ne varlıklı olmak ne de yönetici olmak uğruna bir insana zarar vermeyi göze alırım. Hırsın esiri olmam. Zaten olmadım da.
Sonunu bildiğim bir hayatın bana ıstırap çektirmesine asla izin vermedim. Ahirete inanırsınız ya da inanmazsınız; bu sizin inanç dünyanızla ilgili. Öldükten sonra arkanızdan söylenenleri önemsemeyebilirsiniz de. Ama bazı gerçekler inançtan bağımsızdır: Öleceğinizi kesin olarak bilirsiniz. Yaşlanacağınızı da. Ve uğruna hırs yaptığınız, birbirinizi kırdığınız, belki hayatınızı tükettiğiniz hiçbir şeyi giderken yanınıza alamayacağınızı da...
Bunlar, hayata ve inanca nasıl baktığınızla ilgili meseleler. Eğer yaşama biçiminizin sizi mutlu ettiğine inanıyorsanız, buna söyleyecek sözümüz olmayabilir. Ama ciddiye alınması gereken çok önemli bir soru var: Kalbinizin sesini dinleyerek aldığınız kararlar ve gerçekleştirdiğiniz eylemler yalnızca size ve ailenize mi fayda sağladı, yoksa içine doğduğunuz toplumun hayatına da bir iyilik kattı mı?
Asıl mesele belki de budur.
Sizden sonraki bir hayatın varlığına inanıp inanmamak sizin elinizde. Ama sizden sonra bıraktığınız etkinin sonuçları sizin elinizde değil. Çünkü insan öldükten sonra da yaşamaya devam eder. Bir sözünde, bir iyiliğinde, bir çocuğun hayatında, bir yoksulun duasında, bir insanın hafızasında... Ya da tam tersine, yaptığı kötülüklerin utancında.
Hayatınız boyunca verdiğiniz kararlar, sizi insanların hafızasında iğrenç ve hatırlanmaya değmez biri hâline de getirebilir; yıllar geçse bile güzel duygularla anılan, varlığıyla dünyayı biraz daha yaşanılır kılmış harika bir insan hâline de.
Belki de insanın elinde olan en büyük şey şudur: Nasıl hatırlanacağını değil, nasıl yaşayacağını seçmek. Çünkü nasıl yaşarsanız, geriye çoğu zaman öyle bir iz bırakırsınız.
Osmanziya Osmanziyaoğlu



Yazara göre
DEĞERLİ HOCAM YAZI, KIYMETLİ YAZINIZA KARŞILIK değil.. Reklam amacıyla yazdım.. isterseniz silebilirsiniz.


Tarih ilme göre gitmez.. ilimin bir tarihi bulunabilir.. lakin ilim ve irade ve güç birbirinden farklı sıfatlardır.. ilim dini.. irade dili.. güç dünyayı belirler. Güç ve dünya tepededir.. dil ve irade ortadadır.. ilim ve din alttadır. Malum işler alttan yukarı yavaş ilerler.. yukarıda aşağı ise hızlı..
Aşağıda olan ARİSTOKRASI belki ilk kuruluşunda hızlı çalıştı İskender'e 10 yılda dünya hakmiyeti sağladı.. ancak bundan sonraki 2300 yılda.. roma ve islam medeniyetinde giderek etkisi azaldı.. varisleri olan alman ve fransız ve ingiliz kültürleri ise bu gün can çekişme evresinde olduklarını üç yıla ulaşan KATLİAM ile görüyoruz.. insanlık olsa bu oluyor mu idi. bunu paralel 3000 yıllık dindarlık (yahudilik ve hristiyanlık müslümanlık bundan öneki budistlik) ve mason kapitalist ile marksist sosyalist ideolojisi.. ezber ve öğrenilmiş ve yaygınlıktan gücünü alan bir ölü bir dünya haline aldı.. bu ideolojilerin savları geçerli olsaydı üç yıllık katliam olur mu idi ? Türklük ve Kürtlük.. sağcılık ve solculuk.. sünnilik ve alevilik.. alışkanlıkları ve alışkınlıkları ile yürüyen ve ilerleyen halk ve aydın için YAPAY ZEKANIN halkın nabzına göre verdiği şerbetler.
Bu bilgi ağı, kafamızı konulmuş dil sepetine ve başımıza örülmüş düş çorabına göre çalışır. Bu konuşma ve düşünme aperatlarını giderek daha iyi öğrenen yapay zekanın tefekkür ve tezekkür altındaki anlama ve inanmayı gelecekte nelere çevireceğini ve evireceğini bilemeyiz. Örneğin bu yazıyı ben mi yazdım makina mı yazdı ? Bilebilir misiniz ? Yarın tanrı sözü ve insan sözü ve makina sözü öyle birbirine karışacak ki bunları ayırmakta zorluk çekeceğiz.
Umarım akıllı ve zeki insanlar tevrat ve zebur ve incil ve furkanı tek kitapta toplayarak TANRI SÖZLERİNİ kurtarırlar.. bizler insanları giderek doğaya yabancılaştıran ve insanı insandan uzaklaştıran TEKNOLOJİ ve İDEOLOJİ karşında doğamızı ve insanlığımızı korumaya ve kurtarmaya çalışmaliyiz. Kurucu akıl denilen mental virtualite ile Mutlak İktidar denilen vital aktualite.. sözündeki MUTLAK sözcüğünü hakiki manasında değil izafi anlamında alırsak ki bu en sakil kelime kullanımıdır.. mutlak sözcüğünü "hakiki" yerine izafi kullanıyoruz demek. Lakin bazen mecbur kalıyoruz diyebiliriz.. örneğin zaman ve mekan "mutlak" değil sabit ve değişmezdir.. mutlak ve salt olan ancak Tanrı'dır. Bununla beraber bu sabitliği mutlak olarak tanımlarsan einstein izafi yaptığı zaman mekanı ile sabit kıldığı ışık hızı ile kafamıza bir kuram ve masal oluşturmuş olursun. Şimdi bakın bakın fizikte böyle masallardan çıkamıyorsak bu tarih çalışmalarında haydi haydi öykülerin etkisinden sıyrılamayız. Öykülere herkes seviyor diye de ona bulaşmamız.. her mesajı olan bir filme aşk hikayesi yerleştirmemiz gibi SENARİST bir yaklaşım olur..
Dinin 600 ve dilin 1000 ve kültürün 2000 yıllk ömrü bulunur.
2300 yıllık Aristokratik ve demokratik kültür yerine başka bir kültüre bırakıyor.
Yukarıda tanımladığım teknoloji ve ideoloji Transhümanizmin yolunu açıyor.
Ben hadi buna gelecektekileri de katarak biz diyelim.. insanlığımızı kurtarma peşindeyim.. lakin siz bu ülkeyi ve türkülüğü ve İslamlığı kurtarmaya çalışıyorsunuz.. tarihte bunların kalktığını bile bile… Ey ehli kitab neden bile bile hakkı batılla örtmeye çalışıyorsunuz.. ve hakkı örtüyorsunuz.. ayet sanki bizlere sesleniyor. Eğer.. İslamlık bitti de lakin insanlık dahi.. biterse bir daha İslamlığa dönme şansmız olmayacak gibi görünüyor. Ya da beşeriyetin yapısından çıkan medeniyeti insanlığı inşa ediyor.. onun İslamlığa geçmesine engel olunuyor. Doğrusuna Allah Bilir.
Saygılarımla sağlacıkla kalınız. 0Z0 yontembilim.com

• Yanıtla
Suat Tekin


Gönderi Sahibi
Osmanziya Osmanziyaoğlu Sabırla ve dikkatle okudum. Dinler tarihi, uygarlık tarihi ki bu iki tarihsel doku birçok yerde iç içe geçer ve felsefe, az da sosyoloji birbirine girmiş. Tek yazıyla hepsi hakkında yorum yapmak ciddi iştir ve hayli emek ister. Şahsen buna cesaret edemem. Ama ilgi alanım olduğunu söyleyebilirim.
• Yanıtla
Osmanziya Osmanziyaoğlu

Cahil cesur olur derler Hocam.. cehaletimize bağışlayın. Lakin biz dışardan bakmıyoruz.. içerden bakıyoruz.. çemberden değil merkezden. Nebiler ve veliler ile dahilerin ve delilerin birlikte işlerini yürütecekleri zaman şimdi gelmediyse ne zaman gelecek.. bilimde paradigmalar üst üstü değişiyor.. dinde ne zaman gelecek.. sonuçta halife-i arz olan insan.. yer yüzünden tüm türlerin yaptıkları görevi.. nev-i beşer olarak o da yapacak. Cin ve beşerden sonra üçüncü türe gerek bırakmayacak.. medeniyet insaniyeti inşaasını sürdürecek ve Transhümanizm tarihin cöplüğüne atılalcak.. YBA değil. Saygılarımla 0Z0 yontembilim.com.




0.Selamun Aleykum.. bu kelami demeden başkasina konuşamazsiniz.

1.Resmi buyutmeden okuyamazsiniz.

2.Zaman bıçimini içerik mesajdan ayirmadan anlatimi izleyemesiniz.

3.OKLARIN yonunu izleyerek tahayyül edip imgelemesiniz.

4 KELIMENIN altinda ve ustundeki sözcükleri göz önunde bulundurarak tevehhüm edip irdelemelisiniz.

5 . Anladiklarinizi eleştirerek düşunceye verim ve anlamadiklarinizi sorarak bilgi erim katarak birlikte aydinligimizi artirabiliriz.

Gazeteye bakmayan.. dergi okunmayan ve kitaba dokumayan bir nesle okuma yazma ogrendikleri için telefon tablet ve bilgisayarla hazir düşunce ve kolay bilgi sunarak ve buna aliştirarak onlari nereye goturmek istiyorlar. ?

Uyanik değil uytulmuş bir beyne

Uretici degil tuketici bir zihne..

Bağlayan degil bağlanan bir şuura

Usule değil usulsuz bir akla

Uslüba degil uslubsuz bir nakle

Kısaca kaliteli.. karakterli ve kariyerli bir insana degil siradan bir bireye ve tepkisel bir kişiye ve edilgen bir insana..

Gelin bu oyunu bozalim.

0Z0 yontembilim.com






Düzenleyen osmanziya - 03-Eylül-2026 Saat 10:51
usul esasa mukaddemdir
IP
osmanziya
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 12-Temmuz-2010
Gönderilenler: 5429

Hak Puan : 5
Kidem : 6
OrtalamaHak : % 50
Irtibar :2

Alıntı osmanziya Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 03-Eylül-2026 Saat 02:27
https://www.facebook.com/groups/1717711088504121



dediler ki:

Evren genişliyorsa nasıl anlayabiliyoruz ve neyin içine genişliyor?

dedim ki:

Kamunun güvenliği yani yaratılış ve kişinin gizliliği yani evrim karşılıklı bir denge içindedir.. ancak nasıl kavi iktidar ve sermaye.. zayıf emekçi ve muhalifi çoğu zaman ezerse ki bu krallık ve kölelik düzeninden kurtulmak mümkün değildir.. kurtulunduğu zaman da ne kral kalır ne de köle.. anarşi ve sonunda toplumun yıkımı olur.. bundan dolayı yalan kamuya ve kişiye göre ayrı bir değer alır. Bu günkü bilimiz yüz de beş madde bilgisine dayanır.. oysa yüz yirmi beş kananlık enerji ve yüzde yetmiş karanlık madde hakkında hiç bir bilgimiz bulunmuyor. Bu evren kuramında ve evrim masalında bu yüzdeleri saptamışlar.. bilmiyorum.. ben onun yalancısıyım.. fakat yalan ve gerçek hakkın daha derin ve açıklama yapabilirim. Lafı uzatmaya gerek yok.. arife tarif yeter. 0Z0 yontembilim.com




Düzenleyen osmanziya - 03-Eylül-2026 Saat 02:31
usul esasa mukaddemdir
IP
osmanziya
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 12-Temmuz-2010
Gönderilenler: 5429

Hak Puan : 5
Kidem : 6
OrtalamaHak : % 50
Irtibar :2

Alıntı osmanziya Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 03-Eylül-2026 Saat 11:16
Hakk
Hakikat
Hayr
Hüsn
Bunlar yuvarlak kelimeler.. soyut sözcükler.. lâkin köşeli ve somut.. kanlı ve canlı olanları da bulunur.. bilgiler ve değerler.. görüşler ve inançlar.. duyumlar ve düşünceler.. duygular ve dilekler ve hatta varlıklar ve olaylar ile onlarla iç içeyiz.. ancak Hakk deyince BATIL.. hakikat deyince KİZB.. hayır deyince ŞERR.. hüsün deyince KUBH.. sözcüklerde aklımıza gelir. Her ne kadar başkası ile kendimiz arasında.. kendimiz ile dünya arasında bir perde olan DİL ve DÜŞ bulunsa bile bizim doğrudan nazar ve niyetimiz.. basar ve sem'imiz bulunur. Ancak bunlardan daha yakın bizim kimliğimiz, kişiliğimiz.. bireyselliğimiz.. kalitemiz.. karakterimiz.. olur ki bizi bunlarla bir YER'e götürüyorlar. NEREYE.. işte bu işi anlamaya bir başlangıç olarak sizlere şunu sunuyorum:




Simetriyi gördünüz mü ? Şeriat ve şeriat sitemrisini.. inen nedir çıkan nedir ördünüz mü ? meşiet (seçim) ve maişet (geçim) ile mesai (çalışma) ile meşai (yürüme) uçlarını.. burada mesai ile meşai birbirine karışmasın.. burada o kadar çok karışmağa müsait sesler var ki.. ancak ilim edinmek için bu karışıklıkların derdi bir zevktir..çünkü bizi lügat karıştırmaya sevk eder.. lisanı yalnız laga lüğa ibaret bilen ehl-i nüha.. sadece aklını kullanır dilini ve sözlüğünü ve lisanı ve lugatı değil.. böylece havanda su döver.. çok az nesne bildiği halde her nesneyi bildiğini düşünür.. bu ona aklın bir oyunudur. Sözlük olmadan.. lügat olmadan.. kelime bilmeden.. terim bilmeden.. kavram tanımadan ancak ve ancak gevezelik yapılır ilim ve bilim değil. 03.09.2016


en azından on yıl önce nar ve nur ile syr ve srr dörtlüsünü saptamışım..03.09.2026 üçyol izmir 11:18
usul esasa mukaddemdir
IP
Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums version 8.03
Copyright ©2001-2006 Web Wiz Guide
Türkçe Çeviri : Nuri Cengiz
Tasarım & Düzenleme : BeyazSeytan
WebWizTurk