Anasayfa | Işımalar | Osman Ziya | İfade -i Meram | Yöntem Bilim | İnsan Bilim | Din-Fen | BTÖ | Yazılar | E-Posta |

  Aktif KullanıcılarAktif Kullanıcılar  Aktif KonularAktif Konular  Forum Üyelerini GösterÜye Listesi  TakvimTakvim  Forumu AraArama  YardımYardım  SkinsSkins
  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş
Din
 YöntemBilim Forumu | Diğer | Din  
Mesaj icon Konu: 2.sua Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Yazar Mesaj
osmanziya
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 12-Temmuz-2010
Gönderilenler: 5430

Hak Puan : 5
Kidem : 6
OrtalamaHak : % 50
Irtibar :2

Alıntı osmanziya Cevaplabullet Konu: 2.sua
    Gönderim Zamanı: 07-Eylül-2026 Saat 15:03
ŞUALAR      Kitabında
İKİNCİ ŞUA

Bu İkinci Şua konusu İmamı Nursî tarafından Eskişehir hapishanesinin son meyvesi Otuz Birinci Lem'a'nın İkinci Şuâı Olarak tanımlanmış. Değerli bir Kardeşimin talebi üzerine konuyu açıklamayı çalıştık fakat daha geniş bir perspekten ele almaya çalıştk.

Risale-i Nur Külliyatı (RNK) çeşitli Sıracunnur ve Zülfikar , Muhakemat, Münazarat ve Hakikat Çekirdekleri gibi çeşitli düzenlemelerden sonra sanırım üçüncü said döneminde birbiri içinde maddi (Lem’a ve Şua) ve manevi (Söz ve Mektub) NUR’lar olarak dört MECMUA olarak toplanmıştı.

SÖZLER, Sözlerin içinde
MEKTUBAT, Mektubat’ın içinde
LEM’ALAR, Lem’alar’ın içinde
ŞUALAR bulunur.
Şualar ise 1.ci   şua değil 2 şua ile başlar.. 1.cu şua Mecmuanın sonuna yerleştirilmiştir. Şualar kitabı 15 Şuadan ibarettir.
ŞUALAR mecmuası İkinci Şua’nın GAİBANE (tevhid) bahsi ve HAZIRANE 3.şua (münacat) ile başlar.. sonuncu 15.ci Şua’nın iki makamlı ELHÜCCETÜZZEHRA yani Fatiha-i Şerife ve Tahiyyat-ı mübareke tefsiri olarak biter.

Risale-i Nur NAMAZ'a dairdir.. SALAT'a ilişkindir.. hep SIRA hakikat etrafinda doner ve İmamı Nursî'nin Namaz ve içindeki KUR'AN'dan başka bir şeyi de yoktur. Bu ikisi ise IMAN olmadan olmaz. Iman ise manevi NUR kelam SOZ.. maddi NUR ilim ve ZİYA.. lem'a ve ŞUA ile inşa edilir.

Risale kah namazin hakikatinda bahseder.. imami mubine goturur.. kah hakikati namazdan bahseder kitabı mubine getirir.. kah nizamin mizanini mevzu eder ahseni takvime goturur..kah mizani nizam mevzusunu ahseni amal olan sunneti seniyeye getirir... Neye gotururse gotursun.. neye getirirse getirsin sonuç hep tevhiddir.. vahidiyettir.. ehadiyettir.. 2.sua EHADIYET’i şahsiyet derecesinde örer.. gorebilirsen.. ben daha göremedim.. hala şubhe ve teşbih arasinda saliniyorum.


TEVHİD BAHSİ Sıracunnur kitabında ayrıntılı olarak anlatılmış ve bu ikinci şuada özet olarak verilmiş ve bu konunun nasıl okunacağı da “Bu risalenin kıymetini anlamak istersen, başta bulunan İkinci ve Üçüncü Meyve'yi ve âhirdeki Hâtime'yi ve Hâtime'den iki sahife evvelki Mesele'yi evvelce dikkatle okuduktan sonra tamamını teennî ile mütalâa eyle.” Denilmiş.

RNK esma-i sittesi olan Ferdun Hayyun Kayyım Hakemün Adlün Kuddüs isimlerinin YEDİNCİ si olarak telif edilmiş “ Altı İsm-i Âzamın altı nüktelerinin Allahu Ehad'e dair yedinci nükte-i âzamıdır.” Denilmiştir.

Burada      ŞAHSİYET-İ İLAHİYE tanımı geçmektedir. Üstadimin bu fikrine katilmiyorum. Hatta orada temel sifatlari sayarken IRADE'yi atlamiş.


İnsanlar bir Hoca ve Yazara bağlanarak.. Nurcu.. Süleymancı.. Işıkçı.. Tarikatçı fark etmez.. eserlerini okuduklarında onun HER ŞEYİ BİLİR olarak görürler.. çünkü işlerin böyle bir taklid ve emeklemekle başlaması da gayet normal ve doğaldır. Fakat okuyup.. ogrenip.. düsunup ve anlayip gelisince insan gözünde büyüttüğü hocasinin azimsanmayacak yanlışlarını görur.
Goremiyorsaniz gelişmemiş ona bağli ve bağimli kalmişsiniz demektir. Bir süre sonra Kişi kendini geliştirmezse Hoca’yı Rasulullah ve kitabı Kelamüllah gibi görmeye başlıyor. Her ne kadar içinde bulunan bunu görmese de eğer okuduğun yapıtla bir gelişme yaşadıysan bunu böyle olduğunu bilirsin.

Kainat hakkında batı kültürünün edindiği 300 yıllık YENİ bilgilerden cahiller.. insanın kendi kendine edineceği irfandan yoksunlar.. insan hakkında doğu kültürünün edindiği 3000 yıllık KADİM bilgilerden gafil kimseler.. yani bizim gençliğimizin zamanları olan insanları.. Osmanlı’nın çöküşüyle birlikte arta kalan bu KALINTILAR içinde bulduk kendimizi.

Oysa insanlar MATEMATİK tabanlı FKB kainat ilimleri (Fizik Kimya Bioloji) ve MANTIK tabanlı PSL insan ilimleri (Psikloji, Sosyoloji, Linguistik) ile durmadan yeni bilgiler ediniyorlardı.. edilen bu bilgiler ile düşünceleri değişiyor.. düşüncelerle birlikte yaşantı ve davranışları.. teknolojileri ve ideolojileri.. değerleri ve inançları değişiyordu.. bu da imanı ve ahlakı ve hukuku zayıflatıyor hatta dibe batırıyor GÖRÜNÜYORDU.


Bunun karşısında din ilimleri ise bütün bu değişimlerin yenilemelerin karşısında SANKİ değişmezliği yineliyor ve sürekliliği yeniliyor ve kendini savunuyor gibi GORUNUYORDU.

Bu fen ve din savaşı üç senedir süren KATLİAM ile bilimin, kuvvetin ve dünyanın ve solu ele geçirmeye çalışan KÜRESEL EFENDİLERİN   galibiyeti ile sonuçlanmış gibi GÖRÜNÜYOR.

Bu karşit gorunumlerde SAĞDAKİ insanların bütün din ve kültürlerinde yer alan MEHDİYET umudunu daha çok güçlendiriyor.

Çünkü insan HALİFE-İ ARZ yani beklenen kimse ise   dunyadaki ısraf ve zulum.. ARIZA ve bozukluğun.. ister fenden gelsin ister dinden gelsin.. karşı ve MUHALİF olur.

Halifei arz olamayan insanlar ve İslamlarda çözümu yani ısrafın ve zülmün ve haksızlığın kaldırılmasını kendinden değil başkalarından.. Ataturkten.. Bediuzzamandan.. mehdi ve imam KURTARICILARDAN haham ve papazlardan.. hoca ve mollalarda BEKLER.


EVREN İLİMLERİ’nde yoğunlaşan batının irade ve varlık medeniyeti ile İNSAN İLİMLERİ’nde yoğunlaşan ile doğunun telkin ve yokluk medeniyeti arasında bulunan İSLAM DÜNYASI, bu ikisinin ortasında onların ifrat ve tefritini ortadan kaldırabilmek için hem dünya ve hakikatı hem ahret ve hakkı dengeleyen bir yaşantı ve davranışa sahib olması gerekiyordu.

İşte bu orta yolunu açan RİSALE NUR KÜLLİYATI.. imanda yaptığı tecdid ile beraber sünneti seniyye ihya.. hattı Kur’anı muhafaza ve İttihadı İslami sağlama yolunda çok çalisti fakat gerekli koşullar.. ne yazık ki..   nasib olmadı. Şimdi salah değil silah imal eden bir ülke olarak arzı endam ediyoruz. Belki düşmanlarımızın bizi imha etmeye çalışması bize bunu zorladı.

Üstadın gayei hayali olan, bir ülkü ve ideali bulunuyordu.

Mısirda   milattan once yapılmış ünlü   ISKENDERIYE külliyesinden ilhamen milattan sonra 970 yılında açılan Camiülezher’in bin sene sonraki kız kardeşi saydığı LEGAL Medretüzzehra üstadın tüm gayretlerine rağmen Osmanlı da da kuramadı Cumhuriyette de kurulamadi.

Bunun yerine ILLEGAL dersaneler ve medreseler oluştu ve yazıcı ve okuyucu ve gazeteci ve Fetocu cemaatler 1970 e kadar birbiriyle uğraştı ve bin yıldır beklenen din ve fen ilimlerinin birlikte verildiği bu OKULU kuramadilar ve EKOL’u yerleştiremedile..
İmamı Nursî.. Bilim suresi Aliimran ve hukuk suresi Bakara arasında yani Alimran süresinin ilk sayfasında işaret edilen METODOLOJİYİ şöyle ifade ediyordu:
Hayatımızın bekası imanın ve tesanüdün devamiyledir. Aklın nuru fününü medeniyetir kalbin ziyası ulum diniyedir. Hakikat ikisinin imtizacıyla tezahür eder. İftirak ettikleri vakit birinde hile şüphe diğerinden taassub tevellüd eder. Talebenin himmeti bu iki kanad ile pervaz eder.. demişti.. Risalei Nur talebeleri sürekli risale okuyarak taassublarını artırdılar.

Biz bu YÖNTEMBİLİMİ kaçırarak yüz yili kaçirdik.. oysa usul esasa mukaddemdi. Siyasette iktidar ve kitle partilerinin arabalarını binmek suretiyle.. kendi partimizi kuramadık ve oylarımızı siyasal İslamcılara kaptırdık.

Ne yazık ki İmamı Nursî sadece bir medrese hocası ve din alimi gibi görüldü. Tarikatlar gibi bağlılıklar ortaya çıktı.. ve yazılan ve bastırılan ve satılan kitaplarla dünya din ticaretinin bir parçası oldu. Beş vakit namazla ve ramazanla ve mübarek gecelerle islamın geçerli ve yürürlü olacağın sanıldı.. sadece inanmakla sadece ahlakla ile her şeyin çözüleceği var sayıldı. Gönüllerde fırsatçıları ve oy ve zaman çalıcıları göremedi

İlim ve irfani edinerek cehalet ve inkardan kurtulmak.. fikir ve zikir gafleti izale etmek.. bir ömür boyu sadece içindeki Tanrı Tanımazlık ile savaşarak sağlanmaz.

TANRI Tanimazligin manayi ismisi ve TANRI tanirligin manayi harfisini fark edip fen ile din arasindaki DENGEYI.. dunya ile ahiret arasindaki UYUMU.. solculuk ve sagcilik arasindaki orta yolu yani ONCULUGU saglaman gerekir. Aksi takdirde VAKIA suresinden bahsi geçin ashabi şimal ve ashabi yemin üstündeki SABIKUN mesleğini anlayamazsın.

İşte namazlarda elde etmemiz gereken bu ÖNCÜ Tanrı Tanıklık ANLAYIŞI oluşmayinca istikametli ONDERLERİMİZ de ortaya çikmadi.

İRADESİ kontrolsuz menfeatçi ve kurnaz ya da TELKİN’e açık mukallid ve ezberci bir ZİHİN yüzünden.. akıl geriler. Böylece rivayetten dirayete ve riayetten riyasete geçememiş atıl bir AKIL dolayısıyla beyin sağlam ve sağlıklı çalışmaz. Böylece aklın düşünmesini çalıştırmayan ve anlamasını işletilmeyen bir BEYİN.. nedeniyle BEKLENEN salih insanlar ve GÖZLENEN halis islamlar ortaya çikamadi.

Ülkemizde Ataturkcu olmak INSANLA.. Nur talebesi olmak İSLAMLA özdeşleştirildi.. dünyanın en orta yeri ve en gelişmiş bölgesi ANADOLU böyle olursa kenarlarını.. doğusunu ve batını.. kuzeyini ve güneyini.. insanların nasıl olacağını sen kendin düşün..

Unutmamalı ki
insan var olur eşitlik ve çeşitlilikle..
insan yaşar türsellik ve bireysellikle..
insan tanır tensellik ve tinsellikle..
bu suretle gelenek ve yenilik işlevleriyle insan türü genişler ve gelişir.

İnsanın bu kompleks ve spesifik ve sofistike durumundan dolayı   Yahudiliğin 400 Hristiyanlığın 200 ve Müslümanlığın 100 mezhebi bulunuyorken bizler dinin bu YORUM’larını ve fennin şu KURAM’larını anlamadik.. bunları dinle ve bilimle karıştırdık.. yaratiliscilik ve evrimciligi din ve bilim zannettik.. dincilik ve bilimcilik kapanina kisildik.. buna karşin kendimizi dünyanın en akıllı insanı ve en imanlı islamı zannediyoruz.

Çöken Osmanlının harabesi altında ortaya çıkan TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN etrafa dağılmış Suriye ve İrak ile Mısır ve Arabistan toplayıp Batıya ve Amerikaya.. Rusyaya ve Çine.. ve İRAN’a karşı yeniden kaldırma çabaları yapılıyor.. kolaylıklar dilerim. Batı BOP’a hazırlıyor olabilir ancak Anadolu etrafındaki İrandan Yunanistana.. İraktan İsraile.. insan olan insanlar.. HOP.. nerede gidiyorsunuz diye sorabilirler.


Çöküşümüzü falan veya filan ADAMA bağlamak nasıl yanlışsa kurtuluşumuzu filan ya da filan ADAMA bağlamak aynı şekilde hatalıdır. Senden başka seni ve dünyayı kurtaracak başka birisini bulamazsın.. eğer sen bu işe başlamazsan.

Sadece Risale-i Nur okuyarak.. oradan imanın maneviyatını ve nurunu edinerek.. kişisel yaşantımızı ve bireysel davranışımızı düzeltebiliriz. Ancak bu maneviyat ve nur bizi Kelamullaha ve Rasulullaha götüremiyorsa burada bir sıkıntı bulunuyor demektir.

Nedir bu sorun ?

NAMAZDA okumanın ve zikrin ve fikrin Tanrı TANIRLIĞINDA takılıp kalıp ZAMANDA ilmin ve amelin ve emelin Tanrı TANIKLIĞINA geçememek… âlemini diri tutup namaz ve zaman düzlemini ve istikametini düzeltememek.. sıratta mizan ve nizam dikeyini dikememek.. bu yüzden ya ene’yi yırtıp hüveyi göremiyorsun.. ya da ene’nin nurunu görüp zerrenin narını hücrenin seyriyle birleştirip zümrenin sırrını çözemiyorsun. Bu yüzden tanrı tanımaz insanın derdini anlayamıyorsun…

Tanri tanimazlikla ilim yapmaya kalkan insanin durumunu anlamak.. zamanla anlaşılacak bir şeydir.. namazla değil.. Eger öncu isen solun ZAMANINI da anlarsin.. sagin NAMAZINI da anlarsin. Eğer anlamazsak böyle birbirimize düsman oluruz

Hayatın gereksinimleriyle uğraşıp şuurun arayıcılığına yönelmeyen dünyanın okul ve iş ile evlilik ve emeklilik duraklarında kaybolur. Eşi gidince dünyanın yarısı yıkılır. Kitabı elinden alınınca ahreti yıkılır.

Varlık tabakalarına bakarsan HAYATIN altında cemad ve gıdayı bulursun.. ŞUURUN üstünde imanı ve gayeyi okursun…

İmanın var gayen bulunmuyorsa..
gayen var imanın bulunmuyorsa

bu naktin oluyor gıdan bulunmuyor
gıdan oluyor vaktin bulunmuyor..
gibidir.

Gidan ve Naktin ve vaktin ÖNEMLİ
ve sıhhatın ve salahın ve gayen DEĞERLİDİR.
Gecici önemli ve kalıcı değerli olanı bir araya getiremezsen iki yakanı da bir araya getiremezsin.


Sanırım senin bu saydıklarımdan hepsi bulunuyor da GAYEN bulunmuyor..

dediğim gibi okul ve iş ile evlilik ve emeklilik sadece bu geçici hayatta gereksinimin olan duraklardır.

Amacın bulunmuyorsa İMAN sadece senin YE'SE düşmeni engeller amma ileri götürmez.

Sadece gıda ve nakit ve vakit ile sıhhat ve salahta takılı kalır ve daha ileri gidemezsin.

İleri gidemeyince yerinde sayarsın..

yerinde sayarkende bir süre sonra geriye gidersin..

İmamı Nursi “Gaye-i Hayal olmazsa zihin enelere dönüşür” der ve bu tehlikeye işaret eder.

İki tür SEVGİLİ olur.. birincisi göz göze geldiğin sevgili.. bu eşindir ve bununla ÇOCUK meyveleri verir.. ikinci tür sevgili aynı amacı paylaştığın eş ve dost ve arkadaşlarınla gerçekleştirdiğin başarılarınızdır.
Bence birincisi bulunuyorsa şanslısın.. fakat ikincisini de elde edersen.. şansını ikiye katlarsın.
Saygılarımla
Sağlıcakla kalınız

0Z0
Yontembilim.com
07.08.2026 üçkuyular İzmir 03:30 10:33 12:36 13:38
usul esasa mukaddemdir
IP
osmanziya
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 12-Temmuz-2010
Gönderilenler: 5430

Hak Puan : 5
Kidem : 6
OrtalamaHak : % 50
Irtibar :2

Alıntı osmanziya Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 08-Eylül-2026 Saat 02:26


Teşahhus-u İlahiye teriminin kökeni nereden çıktığını bilmiyorum.. eski İslami TEOLOJİ de bu terim kullanılmışıdır, cehaletimi bağışlayın bilmiyorum. Ancak MANTIK dediğimiz ilmi hüviyet ve şahsiyet ve muhteva ve mahiyet olarak DÖRTLEDİM.. tabloları versiyon sırasıyla inceleyebilirsiniz.

Zat ve sıfat ve esma ve fiil ve asar beşlisi dinin değil dilin terimleridir. Ancak kültürün olmazsa olmaz koşulları olan dil ve din ve dünyadan, DİL hem hem dünyayı belirleyen hem dini tanımlayan bir MİZAN'dır.

Bu durumda beşerin yapısı kültüre ilişkin temel alanların.. dil.. din.. bilim.. funun.. hukuk.. fıkıh.. İNSANI inşa ve İSLAMI bina etmedeki rolü göz ardı edilemez.

Üstadım İmam Nursî'nin EHADİYET'i anlatmada kullanacağın en yakın KAVRAM'ın şahsiyet olduğu tablo da ortaya çıkıyor. Ehadiyeti anlatma en yakın kavram BİREYSEL kimliğin ve TOPLUMSAL kişiliğin inşa edildikten sonra ortaya çıkan BİREYLERİ birbirinden ayırt etmekteki BAŞKALIĞIN önce BAŞATLIK ve sonra BAŞKANLIK (riayet ve riyaset) şeklinde ortaya çıkması da toplumsal ve ulusal ve bölgesel ve küresel ölçekte ortaya çıkan bir olgudur.
Zaten evrendeki BİRLİK ve TEKLİK tecellesi her yerde ve şeyde görünmektedir.. İmamı Nursî'ninde dediği gibi avuç içi kadar yüzde.. azayı esası benzerlik BİRLİĞİ gösterir.. fakat aynı zamanda hiç bir yüzün hiç bir yüze benzememesi TEKLİĞİ gösterir. Benzerliğin birliğinin ortaya çıkardığ EŞİTLİK ile benzemezliğin ortaya çıkardığı ÇEŞİTLİLİĞİN.. "teşahhus" olarak olarak tanımlanması bize ESMA'nın insanda ansıdığını ve HÜSNA'nn evrende yansıdığını anlatır.. ARABİ insanı ve kainatı YOKLUK perdesine attığı ve onu da bir AYNA yaptığı için ve onun zamanında bilimler bu kadar gelişmediği için oturup tek başına bilim yapmış ve o muhteşem dehasıyla 400 tane kitabı yazmış ve bununla da her şeyin çözüldüğü bir PANTEİZM ortaya çıkardığı sanmış ve yanılmış.. zate kendisini evladlığı SADREDDİN-İ KONEVİ'den başka izleyenini olmamış ve İmamı Nursî onun için MUHTEDİDİR fakat ihdida edemez.. demiştir.. yani kendisi doğru yoldadır ve fakat başkasını doğru yolu gösteremez demek istemiştir. Kısaca Arabi benim gibi DELİ'dir. Fakat onun yazılarını herkes okur ve istifade eder.. benimkini okuyan çıkmadı.. bu demek değildir ki çıkmayacaktır. Belki Şeyhlerin Şeyhini anlayan biri belki beni de anlayabilir. Her ne ise.. hepimiz bu TANRI TANIRLIK konusunda hatalı ŞÜPHE ve TEŞBİH arasında kalırız.. bu da insanın bir sınavı olsa gerek.
Bu konuda en iyi kararı siz verersiniz.. 2.şua'yı okuyarak EHADİYET'i anlama çalışmakla.. fakat ÖRÜNTÜ'yü.. PATTERN'i.. TİMSAL'i kim anlamış ki siz anlayacaksınız.

Saygılarımla

Osmanziya


08.09.2026 üçkuyular izmir 02:25





Yaklaşık 25 tane dosyası versiyon sırasıyla yalından karmaşığa doğru incelerseniz ne demek istediğimi anlayacağını umuyorum.


20260908_020249_SUALAR.rar
usul esasa mukaddemdir
IP
Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums version 8.03
Copyright ©2001-2006 Web Wiz Guide
Türkçe Çeviri : Nuri Cengiz
Tasarım & Düzenleme : BeyazSeytan
WebWizTurk