Anasayfa | Işımalar | Osman Ziya | İfade -i Meram | Yöntem Bilim | İnsan Bilim | Din-Fen | BTÖ | Yazılar | E-Posta |

  Aktif KullanıcılarAktif Kullanıcılar  Aktif KonularAktif Konular  Forum Üyelerini GösterÜye Listesi  TakvimTakvim  Forumu AraArama  YardımYardım  SkinsSkins
  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş
Dünya
 YöntemBilim Forumu | Genel | Dünya
Mesaj icon Konu: toplumsal degişim Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Sayfa   2 Sonraki >>
Yazar Mesaj
osmanziya
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 12-Temmuz-2010
Gönderilenler: 5048

Hak Puan : 5
Kidem : 6
OrtalamaHak : % 50
Irtibar :2

Alıntı osmanziya Cevaplabullet Konu: toplumsal degişim
    Gönderim Zamanı: 31-Mart-2026 Saat 00:35

GELECEK tehlike atide..
KAÇIRILAN firsat mazide olur..
fakat bazilari geleceğin ölüm tehlikesine rağmen
geçmiş ve gelecek arasında bu gün şimdi burada SIRF kendi geleceği için bir FIRSAT çıkarmaya çalışıyorsa FERASET'inin "basiret"i bulunmuyor demektir.

Bu kendi çıkarı ve başkasının yararını bulunduran bir davranış ya da kendi yararı ile birlikte başkasının da çıkarını koruyabilen bir   ilişkisi ortaya çıkaramıyorsa INSANLIK davasinda küçük ama zamanla büyüyecek bir sorun bulunuyor demektir.

Ayrica bu gibi olumsuzluklar için zaten yasal tedbirlerde alınıyordur. Çünkü INSANLIK bireysel bir dava degil toplumsal bir projedir.
DEMMİŞİM
31.03.2020
tarihinde.. ancak bu gün içinde bulunduğumuz iran ile israil arasındaki AMERİKA savaşında bu küçükler birike birike büyümüş...
31.03.2026
osmanziya








Paylaşımı nedeniyle Değerli bir Arkadaşıma dedim:

Yazınız okudum.. büyük bir olasılık sizin yazınız.. lakin altında İMZANIZ bulunmuyor. Belki sizin umurumuz olmayabilir ancak "söz"ler gidirek bulanıklaşıyor SOSYAL MEDYA'da.. bir gün çekip gideceğiz.. ancak kalanlar sözlerin kutsal kitap sözleri mi.. insan sözleri mi.. makina sözleri mi.. olduğu hususunda zorlukla karşılaşacaklar.

Zaten GDD günlük dilin düz yazısının kötü ve kötüye kullanılmasından beslendiğinde bu gibi kapalılık ve belirsizlikler onların ekmeğini yağ süren bir pus.

Size yazıyorum.. çünkü anlayabilecek olanların başında geliyorsunuz.. lakin bir kimsenin KORKMADAN anladıklarını eleştirmesi ve ÇEKİNMEDEN anlamadıklarını sorması ve bu ikisine GERİ DÖNÜŞ ile düşüncelerini değiştirmesi ve düzeltmesi ŞANSI dışında başka birisine erişme TALİHİ çok az.. kendi söyleyen ve kendi dinleyen MONOLOg ile kitabına kapatması çok MUHTEMEL.. DİYALOgLA bilim yapan uzmanlar ve ahlak yapan azmanlar yani ZAMANE (ideoloji) leri saymazsak.. yani ALO demekle iş bitmiyor.

Sonuçta hepimiz zamanın KÜTÜPHANESİNE saklanacağız. İlliyin vela safilin denilen konumlarda.. KENDİMİZİ ve nesnemizi NASIL gösterdiğimiz ve BENİMİZİ ve kimsemizi   NİYE gerçekleştirdiğimiz kadar..

işte yazınız altında İMZA görmediğimden yazınıza geri dönüş YANIT şansı vermeyeceğim.. BENZETİMDEN başka bir dilimizin bulunmadığı ve BENZETMEDEN başka bilgimizin olmadığı bilincinde olarak.

Saygılarımla.31.03.2026

0Z0

Yontembilim.com

Bizim ARAMIZDA KONUŞTUĞUMUZK kelamlarımız "İnsan" sözleridir. Bir kere konuşuruz görevi biter. Ancak "İlahi" olan KELAMULLAH bitmez. Rahmetli Haluk NURBAKİ Hocanın dediği gibi HAYY sırrına mazhardır, canlıdır, her zaman zaman diridir. Namazlarda okuduğumuz Kur'an ayetleri bizlerle konuşur.. eğer dinlemesini bilirsek. Nitekim "Fatiha Şerife Anahtarı" projesiyle bu konuya gireceğiz İnşaallah. İnsanı kelam ve İlahi kelamdan sonra şimdi çağımızda bir de MAKİNE KELAMI işin içine dahil oldu. İlahi Kelamları kutsal kitaplarla ayırabiliriz. Öyle ise Makina Kelamlarından ayırmak içinde bizler yazılarımızın altına imzamızı atmayı ihmal etmemeliyiz.

Osmanziya












Veysel AYDIN paylaştı:





dedim ki:

Hindular.. Budistler.. Yahudiler.. Hristiyanlar.. suniler.. Şiiler bin ve yuz yıllardir KURTARICI bir yolgösteren bekliyor

Bu fakir de aksine kırk yildir.. bekleyen muslumanlar değil beklenen insanlar.. olalim demekteyiz. Fakat bir kişi dahi katilmadı. Demek ki beklenen insan olamamışım.

Paylaşılan japs da Rad suresinin 11.ci ayeti.. bir toplum kendini degistirmedikçe Allah onlarin durumunu degiştirmez.. ayetiminin işaret ettigi.. "toplumsal degişim" olgusunu.. AYET dedigi çin degil..toplumsal değişimi bildigi icin ayetin muradinı anlamak gerekiyor.

Bunu yapabilmek icinde duşunme ve anlama ve inanma ücgenini kare yapacak dorduncu NOKTAYI aramak lazim geliyor.

X ------------------------- inanmak

anlamak ----------------- düşünmek

Tam 25 yil onceki sloganim şu idi;

Bilgi toplumu ve hukuk devleti
Ulusal kalkinmanin olmazsa olmazidir
İçerdiği fikirler ise:
Eşyayi iktisatli kullaniniz
Eshasi adaletli çaliştiriniz
Salah olasiniz ki halas bulasiniz
Tahar olunuz ki rahat bulasiniz

Mustesarim Emre Kongar'i Toplumsal Değisim baslikli kitabi..
Marksist bir kuramla bunu yazar..
muslumanlar gibi masonlarda hep iktisadı ve adaleti söyler..

Demek ki söylemek kolay eylemek zor

Saygilarimla

Saglicakla kaliniz ve huzur bulaniz.

Başarilar dilerim

30.03.2026 uçyol izmir 23:41

0Z0

not:


Bize verilen..
imkani ve firsatı..
muhleti ve muddeti..
akli ve ömrü..
gidayi ve gayeyi..
yani EMANETİ
dogru ve gercek
onem ve degerde..
ÖĞRENMEK
lazim geliyor..
iyi ve guzel
çkarda ve yararda
KULLANMAK
Icab ediyor.

0Z0
31.03.2026 01:15



Toplumsal değişim.. sorun küresel ise çözüm bireyseldir.. söyleminde sorun ile çözüm arasında DEĞİŞİM.. birey ve küresel arasında ULUSAL.. bulunduğuna göre toplumsal değişimini lokal ile global arasında GLOKAL bazda sağlayabilenler gelecekte BİRLEŞMİŞ MİLLETLERDE söz sahibi olabilecekledir. Bu bakımdan ulusal kalkınmaya gerçekleştirirken bilgi toplu ve hukuk devleti ülkülerini gerçekleştiren ülkeler gelecekte söz sahibi olmaya aday devletler olacaktır.. diye düşünüyorum.

0Z0
03.04.2026 02:22

Düzenleyen osmanziya - 03-Nisan-2026 Saat 02:20
usul esasa mukaddemdir
IP
osmanziya
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 12-Temmuz-2010
Gönderilenler: 5048

Hak Puan : 5
Kidem : 6
OrtalamaHak : % 50
Irtibar :2

Alıntı osmanziya Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 31-Mart-2026 Saat 00:41


Biz 40 yildir Koca Yunus'umuzun..
Ilim ilim bilmektirini YBA ile
Ilim kendin bilmektirini INSANBILIM ile
Sen kendin bilmezsin bu nice okumaktirini
ISLAMBILIM ile capımizca duse goturduk ve dile getirdik.. yazikarimizla dillendirdik ve tablolarimizla düşundurduk.. lakin derdi din ve dunya olanlar kuyumuza tas dahi atmadilar.

Şurasi açik ki kulturun olmazsa olmaz bu dunya ve dil ve din üçlüsunden DIL'i unutanlar ve onu din ve dunyaya alet edip kötü ve kotuye kullananlar dunyayi belirleyen ve dini tanimlayan lisanin onemini anlayamadilar ve degerini kavrayamadiler.

Bu yuzden . bilgi ya da sevgide aşirilik ve abarti ile yaratildigimiz ALAKA yi körelttiler.

Daha başindan yanliş bir strateji ile nebiler ve veliler ile dahiler ve delileri ayirdilar.

Bir yerde şoyle dedim;

Elbette TSM arabeskten kaliteli.. bu tartişilmaz.. lakin zevkler ve renklerin tartışılmazlıgi da tartışilmaz.. oyle ise nitelik ve kaliteyi muzik dışinda pek çok alanda KALITELI mal ve hizmet sunumundan başlamak uzere .. KARAKTERLI fazilet ve kemalat seriminde.. KARIYERLI bilim ve teknoloji sergisinde.. SPESIFIK çözum ve karar kurumunda.. SOFISTIKE vizyon ve misyon kılıminda..arayalim.

Şimdi bunlari kagıt uzerinde ve teoride söylemek kolay.. lakin sunmak ve sermek ile kurmak ve kilmak olay.. dolayisiyla ayinesi iştir kişinin lafza bakilmaz demis Ziya Paşa.

Saygilarimla sağlicakla kaliniz

0Z0
yontembilim.com 31.03.2026 üçyol izmir 00:44

Düzenleyen osmanziya - 31-Mart-2026 Saat 17:23
usul esasa mukaddemdir
IP
osmanziya
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 12-Temmuz-2010
Gönderilenler: 5048

Hak Puan : 5
Kidem : 6
OrtalamaHak : % 50
Irtibar :2

Alıntı osmanziya Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 31-Mart-2026 Saat 00:44
13.hafta

13. haftadan kalan LAFZ.. lafız olunca bu kelam zikr edilir.. peki "bu" nun MA'NA sı mi olur fikrimi ? Şimdi bu zor soruya kolay bir cevap verilemeyecegini anlamişsinizdir.. buna ragmen biz daha onceki haftalardir.. nerede ise savaş başladigindan beri bir aydir yanit vermeye çaliştik.. verebildik mi ? Hayir.. sadece kendimizi gösterdik bu baldir bacaklarla.. ama sonunda hic olmazsa esrari şeriati çozduk.. dahiler ve deliler ile veliler ve nebileri bir araya getirdik.. aradaki ZAMAN perdesini kaldirip durumu MEKANA yansitarak...

Tabloda insan ve islam ayirimi.. kuramsal olarak kesinlikle açık ve seçik olarak gostergelenmiştir.. goruntu yani MANZARA ve gosterge yani IŞARET farkini biliyorsaniz.. gorungu DELALET ve gostertu MUBSIRA ayirimini anlamişsaniz.. sizde gorebilirsiniz.. diye düşunurum.

Dediklerimi buyuk bir olasilikla hiç biriniz anlamayacaksiniz fakat çogunuz iki kelimenin bağlamindan bir anlami çikarabilirsiniz.. nasilki guneş fuzyonunda.. 1 numarali iki hidrojenin birleşmesinden 2 numarali HELYUM atomu ortaya çiktiginda.. aradaki kayip kutle farkinda enerji ortsya çikiyorsa.. nasil 2 yanici hidrojen ve 1 yakici oksijenin birleşmesinden sondurucu su meydana geliyorsa.. nasil x ana ve y baba tohumunda ana ve babadan ayri bir z çocuk karekteri doguyorsa.. AYNEN BUNUN GİBI tabloda ikinci kez kullanilmamis kelimelerden ikisini bir araya getirip bir cumle teşkil ettiginizde .. YENI bir ANLAM çikarabilirsiniz.. lakin buna cesaret edemiyorsunuz.. e kolsy da degil tabi alişmadihniz seyi yapmak.. bununla birlikte bu işe girişerek 2 li baglamdan 1 anlam çikarma deneyimine başladivinizde ele edeceginiz başarilar bu çalismalari.. alişmalar ve ogrenmeler haline getirecektir.. İnşaallah.

Osmanziya 29.03.2026




Düzenleyen osmanziya - 31-Mart-2026 Saat 17:23
usul esasa mukaddemdir
IP
osmanziya
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 12-Temmuz-2010
Gönderilenler: 5048

Hak Puan : 5
Kidem : 6
OrtalamaHak : % 50
Irtibar :2

Alıntı osmanziya Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 31-Mart-2026 Saat 16:36
ACABA HİÇ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ ?

Acaba hiç hiç düşündünüz mü kelamın kıraatı ne demektir.. kalemin kitabeti ne anlama gelir.. kalemin aslında mal olup amel yaptığını.. kelamın aslında mel olup emel ettiğini.. bu arada insanların birbirlerinden çıktığını.. amelleri ve emellerin aslında ELEM verdiğini ve bu süreç içinde vehim ve hayal zeminimizin fikir ve zikir ile işlenerek ortaya lafz ve mananın çıktığını ve bu ikisinin maan ve beyan olduğunu..

Errahman alleme el-lKur’an. Halaka el-linsane allemhü el-lbeyan.

Kültürün olmazsa olmaz bileşeni olan dilin ve dinin dünyada işlenerek ortaya çıkan cemiyetlerin.. ferdlerin.. milletlerin ve devletlerin ümmetlerin ve uygarlıkların.. nebiler ve veliler ile dahiler ve deliler eliyle.. çağlar boyunca karşılıklı etkileşerek.. bu günkü bir kibrit çalsan yanacak hibrit halini aldığını...

Bütün bunlardan altmış bin senelik SESLLİ ve altı bin senelik YAZILI.. dil ve din birlikteliğinin bu gün geldiği durumdan teknolojinin giderek insanı doğadan uzaklaştırdığını ve totoliter ve otoriter yeşil ve mavi.. kırmızı ve kızıl ideolojilerin insanı insana yabancılaştırdığını da anlıyoruz.

Şunu da biliyoruz ki dil ve din ticaret ve siyasetle bilim ve hukuka intikal etti.. ticaret ve siyaset ile teknoloji ve ideolojiye dönüştü.. YOL ortaya çıktı.. şimdi biz de bu sırat-ı sebili YBA ile anlamaya çalışıyoruz.
Diyorlar ki Peygamberi Kitap yazmayı emretmedi.. sonradan ortaya çıktı.. belki haklılar.. ancak ilk ayet ne idi ? İkra.. yani oku.. bir de ne diyordu bildiklerimizden bilmedikilerimize giderken biza yardımcı olan.. “allemebilkalem” bizi buna ne diyoruz:KİTAB

Rasullullah geçmiş ehli kitap deneyimlerini nazara alarak belki bu KİTABİLEŞMEYE yüz vermemiş.. doğal ve olağan bir evrim içinde KİTAB’ımız Kur’an-ı Mu’ciz-ül-Beyan da ortaya çıkmış. Her ne kadar ilk dört yüz yılından sonra Müslümanlar tefekkürü (DÜŞÜNMEYİ) ve felsefeyi dondurmuş.. son üç yüz yılda fikri (DÜŞÜNCEYİ) ve bilimi ve hukuku dondurmuş.. FURKAN’ın, Tevrat ve İncil’deki muhkem ve müteşabihatı fark ettirek mahiyette olduğunu unutmuş.. olsa da Kur’an tarihinden biliyorum ki bu muhteşem beşer ötesi bir yapıt; Mekke’de inmiş.. Mısır’da okunmuş ve İstanbul’da yazılmış. Her beş vaktimde onu Kendim Yazmış gibi huşu ve huzu ile okuyorum.. sorularıma yanıt.. sorunlarıma çözüm.. zorluklarıma kolaylık.. dertlerime çare buluyorum.

Zaten bunlar için irsali nebi ve inzali kitab oldu.. neziri kainat ile beşiri insanı tamamladı.. Ne yazık ki bizler dersimi yeteri kadar çalışmadık ve ibretimizi gereği kadar alamadık.
Sonuçta birbirimize UKELA olmadan akıllarımızı çalıştırarak.. Ali İmran suresinin dördüncü ayetinde ki AZABI ŞEDİD uyarısına muhatab olmamaya çalışmalıyız.
Saygılarımla.. Osmanziya 31.03.2023 Üçyol İZMİR






Düzenleyen osmanziya - 31-Mart-2026 Saat 17:24
usul esasa mukaddemdir
IP
osmanziya
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 12-Temmuz-2010
Gönderilenler: 5048

Hak Puan : 5
Kidem : 6
OrtalamaHak : % 50
Irtibar :2

Alıntı osmanziya Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 31-Mart-2026 Saat 16:58



Unlü dolandirici Osman Ziya SULUN.. ünlu şair Osman Ziya SABA'dan sonra tarihe bir internet FENOMENI olarak gececek Osmanziya Osmanziyaoğlu 'yu sizlere arz ve takdir ediyorum.. YBA reklami ve propagandasi deyip kendini tanittirmak ve beğendirmek için ugruna çalistigi halde bu emeline nail olamadigi gibi YBA adanil tâlib olacak bir kişi bile bulamadiginin nedeni acaba kendinin enayi ve milletin uyanik olmasi olabilir mi ?

Belki bu tabloyu açiklayip gunluk dilin duz yazisina (GDDY) cevirerek kandirmanin ve aldanmanin ne kadar kolay.. ve ayni zamanda.. kanmanin ve aldatmanin.. ne kadar zor.. yalan ve dolanın.. ardinda aracili ve dolayli anlam ve anlatim oldugunu gostererek bu işin ne kadar ciddi ve tehlikeli oldugunu gostermek isterdim. Fakat dusundurmeye engel oldugunda HAZIR açık ve şeçik ANLASILIR yazarak hocalik ve yazarlik yapmaktan nefret ederim.

Gurura düşüren Ene'nin enayiliğine işaret eden nefis ve şeytan ile tagut ve dunyadan başka bir HANNAS bulundugunu söylersek durumun vehameti ortaya çikar.

Hayatimda iki üç kez dolandirildim.. kimseyi de dolandirmadim.. sadece bir kez de savciligim ile Sevgili Eşime avci oldum.. İnşaallah.. Ümmeti Muhammed ile birlikte..Şeytana av ve nefse yem olmayiz.

YBA Yöntem Bilimsel Analizin ise dili kotu ve kòtuye kullanmaya karşı en etkili bir yol oldugunu söylemekle birlikte onun en birinci düşmaniniz oldugunuda söylemeliyim.

Fakat düşmani yenmek için onu tanimaktan başka bir yol bulunuyor mu ?

Sağlıcakla kaliniz.

31.03.2022 (dört sene önce)





Düzenleyen osmanziya - 31-Mart-2026 Saat 17:25
usul esasa mukaddemdir
IP
osmanziya
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 12-Temmuz-2010
Gönderilenler: 5048

Hak Puan : 5
Kidem : 6
OrtalamaHak : % 50
Irtibar :2

Alıntı osmanziya Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 31-Mart-2026 Saat 17:31
12 Bin Filistinli mahkûmun idamı onaylandı.
Bunların 4 bini çocuk.

Vatanında yaşamak istedikleri için,
İşgal edilmiş topraklarını savundukları için 78 yıldır toplamda 400 Bin Filistinli şehit edildi.

Şimdi de dünyanın gözü önünde 12 Bin insan idam edilecek.

90 gün içinde idamlar yapılacak.
Lütfen susmayın.
İnsanlık bugün ayağa kalkmayacaksa ne zaman kalkacak?
İnsan olduğumuzu bugün göstermeyeceksek ne zaman göstereceğiz?

Lütfen susmayın.
Paylaşın.
Karşı çıkın bu idamlara..



https://yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=2988
Yaklaşık kırk senedir bana ses veren bir İNSAN bulamadım.. desem insanlar kızacaklar.. İSLAMLIK 300 sene önce bitti dedim.. çok kızdılar müslümanlar.. bu durumda demek ki ben İNSAN değil mişim diyerek geri çekileceğim.. ve kızanlara da din itikad ve ibadet ile ahkam ve ahlaktan ibarettir.. islamiyet olarak biten ahkam dediğiniz şeriattır diye açıklama yapacağım.

Yurt dışında hepimizi EZEN Trumpa karşılık yurt içinde bizi EZEN Erdoğana fazla kızmayalım diyorum. Diğer taraftan dünyanın esasının kavi (ezen) ve zayıf (ezen) ilişkisine dayandığını ve kavi zayıfı olduğunda onunda ezmeye başladığını aynelyakin gören birisi olarak sorun bu ezen (sömüren) ve ezilen (sömürülen) değil zayıf ve kavi ilişkisinin en optimal şekli olan HUKUK DÜZENİNİN dünya bulunmadığını ve bunu dünya beşten büyüktür deyip yıllardan beri seslendiren erdoğanın sesinin daha gür çıkması için hepimizin onu desteklemesi gerektiğini düşünüyorum.

Aksi halde bu SAVAŞ olaganüstü durumunda sağ ve sol.. türk ve kürt.. fetocu ve retocu.. irancı ve arabcı.. birbirine gireceğimiz türk ve kürt ve arap olarak bir araya gelmenin daha gerçekci ve akılcı olduğunu düşünüyorum.

Osmanziya 31.03.2026 üçyol izmir 18:53

DÜZELTME: Yaklaşık kırk senedir bana ses veren bir İNSAN bulamadım.. desem insanlar kızacaklar.. İSLAMLIK 300 sene önce bitti dedim.. çok kızdılar müslümanlar.. bu durumda demek ki ben İNSAN değil mişim diyerek geri çekileceğim.. ve kızanlara da din itikad ve ibadet ile ahkam ve ahlaktan ibarettir.. islamiyet olarak biten ahkam dediğiniz şeriattır diye açıklama yapacağım.

Yurt dışında hepimizi EZEN Trumpa karşılık yurt içinde bizi EZEN Erdoğana fazla kızmayalım diyorum. Diğer taraftan dünyanın esasının kavi (ezen) ve zayıf (ezen) ilişkisine dayandığını aynelyakin gören birisi olarak sorun bu ezen (sömüren) ve ezilen (sömürülen) değil zayıf ve kavi ilişkisinin en optimal şekli olan HUKUK DÜZENİNİN dünya bulunmadığını ve bunu dünya beşten büyüktür deyip yıllardan beri seslendiren erdoğanın sesinin daha gür çıkması için hepimizin onu desteklemesi gerektiğini düşünüyorum.

Diğer taraftan ZAYIF kavi olduğunda bu sefer onunda zayıflayan eski kaviyi ezmeye başladığını siz de görmüyor musunuz ?

Demek ki bir bir süre daha eski zayıf yeni kaviye bir süre daha destekleyeceğiz. Aksi halde bu SAVAŞ'ıh olaganüstü durumunda sağ ve sol.. türk ve kürt.. fetocu ve retocu.. irancı ve arabcı.. birbirine gireceğimize, türk ve kürt ve arap olarak bir araya gelmenin daha gerçekci ve akılcı olduğunu düşünüyorum.

Osmanziya 31.03.2026 üçyol izmir 18:53

Not: Yazımı düzelttim.. okuyan Değerli Bir Kardeşimin hatırına.03.04.2026 13:39



Düzenleyen osmanziya - 03-Nisan-2026 Saat 13:36
usul esasa mukaddemdir
IP
osmanziya
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 12-Temmuz-2010
Gönderilenler: 5048

Hak Puan : 5
Kidem : 6
OrtalamaHak : % 50
Irtibar :2

Alıntı osmanziya Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 31-Mart-2026 Saat 18:36


Teşekkür ederim.. Kur'an-ı Mu'ciz-ül-Beyan benim bildiğim ünlü ayetlerden iki yerde (kadir ve nebe surelerinde) Melekler ve Ruh terimini kullanıyor.. RUHLAR demiyor. Tablomda bir-rab ve hür-ruh’a dikkat çektim.

Diğer taraftan başka bir ünlü ayet siz RUH hakkında fazla bilgi verilmemiştir.. diyor. Bu bakımdan M.Arabî bütün ruhları tek bir RUH olarak görüyor.. hatta hayat-ı sariye adı verilen yaygın bir dirilik ve canlılıktan söz der TARİKAT..

Fakat diğer yandan her birimizin ayrı bireysel kimlik ve kişiliği ile özgün öznemizin yani ÖZNEL DENEYİMİMİZİN tanıklığı da bulunuyor.. bu iki karşıt durum başka konularda bulunuyor.. işte bu gibi çok yönlü ve yanlı konularda GDDY (günlük dilin düz yazısı) yetersiz kalıyor.. bilimsel dilin matematiği de bir dereceye kadar netlik sağlıyor.. fakat edebiyat çok anlamlılığı ile Bilimin tek anlamlığa başka bir karşıtlık zaten.. diğer taraftan bizim kuşkulu soru soran felsefi yanımız ile kesin yanıt veren dini yanımızı. biri adına diğerini susturmakta bu güne kadar işe yaramadı.

Şimdi biz bu işi çok bilmiş yapay zekayı işe karıştırmadan "insan" bilgilerine ve tanrı "sözleri"ne saygı göstererek.. bir dindar.. bir mason.. bir marksist.. ana akım olarak bir MASA etrafında konuşabilmemiz ve ortak bir platformda buluşabilmemiz gerekiyor.. ancak buna da angajeler ve âmâdeler ve adanmalar.. engel oluyor. Kime.. bilgiyi ve düşünceyi ve inancı birbirinden ayırt edememişlere.. ayırt etmişlerde zaten sizin ve benim gibi ayrı ayrı takılıyor.

İşte bu ayrı ayrı takılmanın önüne geçelim diyorsak.. eleştiri ve soru.. katılım ve katı ve yandaşlıktan daha değerli hale geliyor.. diye düşünüyorum.

Kuşkusuz bizde bir EMANET bulunuyor. Fakat elbette kendi mülkü sananlarda oluyor. Ancak bunun fazla bir zararı olmaz. Bilgi ve düşünce ve İnanç ya da bilgi ve değer ayırımı yapabilenler için sorun değil.

Sanırım bu emanette genetik kodlar ve nörolojik modlarda.. bunları kuşatan nükleer çekirdeklerde.. biopsik ve fizikoşimik.. başta termodimak yasalar olmak üzere sibernetik ve semiotik.. TESPİTLERİMİZ olduk genişledi ve çoğumuz UZMANLIĞIMIZDA haps olduk.. sizin ve benim gibi nadirler bu BİLGİ CENDERESİ ve SEVGİ PENCERESİ “aralığından” bir çıkış sağlayabilirsek.. işler daha güzel olacak diye düşünüyorum.
Saygılarımla sağlıcakla kalınız.
Osmanziya 31.03.2026


Popular Mechanics’teki bir makale, bilincin nerede yaşadığı ve nöronların ateşlenmesinin bir işlevi olarak mı beynimizde üretildiği yoksa bizden bağımsız mı var olduğu sorusunu ele alıyor. Yeni araştırmalar, bilincin fizik, anatomi ve geometrisi üzerine yapılmış çalışmalarla bu gizemli olguyu inceliyor.
Aralık 2025’te Frontiers in Human Neuroscience’da yayımlanan bir çalışmada fizikçi Joachim Keppler, bilinçli durumların beynin kuantum vakumla — yani tüm uzayı dolduran sıfır nokta alanıyla (ZPF) — rezonans kurma kapasitesinden kaynaklanabileceğini öne sürüyor.
Kısacası makale, bilincin salt nöronların kimyasal sinyalleşmesinden değil, beynin evrensel enerji alanlarıyla kurduğu kuantum düzeyindeki bir rezonanstan doğabileceği fikrini işliyor. Spekülatif olabilir ama son derece heyecan verici!
beyin bir radyo alıcısı gibi, bilinci üretmiyor — alıyor. Bilinç zaten orada, evrende var; beyin sadece onu yakalayıp kişisel deneyime dönüştürüyor. (çok da emin değilim!)
Bu bakış açısı aslında kadim metafizik öğretilerle şaşırtıcı biçimde örtüşüyor — Hint felsefesindeki “Brahman”, Sufizmdeki “nefes-i Rahman”, hatta Platon’un idealar âlemi… Hepsi bir şekilde “bilinç önce gelir, madde sonra” diyor. Kuantum fiziği de giderek aynı kapıya çıkıyor.
Bilim, çok dolaşık bir yoldan kadim bilgeliğin söylediği yere varıyor sanki.
O halde beynin bu bilinci yakalaması için insan ne yapmalı? Doğal olarak ilk aklıma gelen bı
Beynin o alanla rezonansa girebilmesi için temel koşul: zihni susturmak, “gürültüyü” azaltmak. Çünkü sürekli düşünce, plan, kaygı… bunlar parazit gibi — sinyali bozuyor.
Benim rutinimden bakınca:
Peki bu rezonans için ne gerekiyor? Sessizlik. Yavaşlamak. Zihni boşaltmak.
Fark ettim ki benim için bu; sabah müziği, kulaklıksız doğa yürüyüşü, bazen sadece pencereden bakmak ağaçları seyretmek onlarla sessiz bir iletişime girmek. A bir de yemek yapmak
Bunları “vakit geçirmek” sanıyordum — meğer anten kalibrasyonuymuş.
Siz hangi anlarda “alıcı moda” geçtiğinizi hissediyorsunuz?
Sibel Atasoy
#Bilinç #KuantumVeMetafizik #İçsesiniDinle #BilimVeBilgelik #RezonansHayat




Yazınız okudum.. büyük bir olasılık sizin yazınız.. lakin altında İMZANIZ bulunmuyor. Belki sizin umurumuz olmayabilir ancak "söz"ler gidirek bulanıklaşıyor SOSYAL MEDYA'da.. bir gün çekip gideceğiz.. ancak kalanlar sözlerin kutsal kitap sözleri mi.. insan sözleri mi.. makina sözleri mi.. olduğu hususunda zorlukla karşılaşacaklar.
Zaten GDD günlük dilin düz yazısının kötü ve kötüye kullanılmasından beslendiğinde bu gibi kapalılık ve belirsizlikler onların ekmeğini yağ süren bir pus.
Size yazıyorum.. çünkü anlayabilecek olanların başında geliyorsunuz.. lakin bir kimsenin KORKMADAN anladıklarını eleştirmesi ve ÇEKİNMEDEN anlamadıklarını sorması ve bu ikisine GERİ DÖNÜŞ ile düşüncelerini değiştirmesi ve düzeltmesi ŞANSI dışında başka birisine erişme TALİHİ çok az.. kendi söyleyen ve kendi dinleyen MONOLOg ile kitabına kapatması çok MUHTEMEL.. DİYALOgLA bilim yapan uzmanlar ve ahlak yapan azmanlar yani ZAMANE (ideoloji) leri saymazsak.. yani ALO demekle iş bitmiyor.
Sonuçta hepimiz zamanın KÜTÜPHANESİNE saklanacağız. İlliyin vela safilin denilen konumlarda.. KENDİMİZİ ve nesnemizi NASIL gösterdiğimiz ve BENİMİZİ ve kimsemizi NİYE gerçekleştirdiğimiz kadar..
işte yazınız altında İMZA görmediğimden yazınıza geri dönüş YANIT şansı vermeyeceğim.. BENZETİMDEN başka bir dilimizin bulunmadığı ve BENZETMEDEN başka bilgimizin olmadığı bilincinde olarak.
Saygılarımla. 31.03.2026
0Z0
Yontembilim.com



Düzenleyen osmanziya - 31-Mart-2026 Saat 18:40
usul esasa mukaddemdir
IP
osmanziya
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 12-Temmuz-2010
Gönderilenler: 5048

Hak Puan : 5
Kidem : 6
OrtalamaHak : % 50
Irtibar :2

Alıntı osmanziya Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 31-Mart-2026 Saat 23:50
KÜRT BİR ANADAN DOĞMA, ZAZA BİR BABADAN OLMA;
•NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE!
ÖZDEYİŞİNİN BİLİNCİNDE BİR TÜRKİYE CUMHURİYETİ YURTTAŞI OLARAK, AMASIZ, FAKATSIZ İMZALIYORUM BU AÇIKLAMAYI *


Biz;

Türk olan KÜRT BİR ANADAN DOĞMA,
ZAZA BİR BABADAN OLMA;
•NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE!

ÖZDEYİŞİNİN BİLİNCİNDE
BİR TÜRKİYE CUMHURİYETİ YURTTAŞI OLARAK,
AMASIZ, FAKATSIZ İMZALIYORUM BU AÇIKLAMAYI *

Biz; Türk olabiliriz, Kürt olabiliriz, Zaza, Gürcü, Çerkez olabiliriz…
Sünni olabiliriz, Alevi olabiliriz…
Herkesin soyu sopu, kökü ve kültürü kendi onurudur.
Ama; 86 milyonun ortak adı Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlığıdır.

Bu topraklarda kimlikler ayrılık sebebi değil, kardeşliğin ve birlikteliğin rengidir.
Bizi bir arada tutan; birlikte yazdığımız tarihimiz, birlikte ulusal kurtuluş mücadelesini verdiğimiz bağımsızlığımız ve vatanımızın geleceğidir.

“Ne mutlu Türk'üm diyene!” sözü; ayrıştırmanın değil, Cumhuriyet’in eşit ve onurlu yurttaşlık anlayışının ifadesidir.
Biz birlikte Türkiye’yiz.

Gürsel   EROL
CHP Elazığ Millet Vekili

ALINTIDIR

dedim ki:

Birlik ve beraberlik ve bütünlük özgürlükleri.. özgülükleri.. özgünlükleri ortadan kaldırmamalıdır. Yüzyılımız ve UYGALIĞIMIZ da bunun yolunu İNSAN hak ve hürriyetlerine dayalı DEMOKRASİ ve LAİKLİKLİK olarak ortaya çıkarmıştır.

Biz de BİLGİ toplumu ve HUKUK devleti ülküsüyle ülkelerin ve ulusuların bunu başaracağına inanıyoruz. Ancak dili ve dini partilerine paravana eden.. emeği ve özgürlüğü ideolojilerine paratoner edenlerin de gizli hesabları bulunuyor.

Bunun bir kanıtı barışa yaptıkları katkılar nedeniyle İzak Rabin ve Yaser Arafatın başın gelenlerdir. Bu bakımdan aydınların uyanık olarak bu oyunların farkında olmaları gerekmektedir.

0Z0 yontembilim.com
31.03.2026 23:52



Düzenleyen osmanziya - 31-Mart-2026 Saat 23:59
usul esasa mukaddemdir
IP
osmanziya
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 12-Temmuz-2010
Gönderilenler: 5048

Hak Puan : 5
Kidem : 6
OrtalamaHak : % 50
Irtibar :2

Alıntı osmanziya Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 03-Nisan-2026 Saat 02:13
UBUDIYET ve RUBUBIYET
                                           I L E
                          ISLAMIYET ve TESLIMIYET

                            Asker RESMΠ  zona

                      Siyasi ....KAMU....saha

               Ekonomik.........SIVIL........alan

           Sosyal....TOPLUMSAL..........saha

   Külturel ...............BIREYSEL.......mesafe

Amerika.. mısır yunan ve roma medeniyeti ile alman ve fransiz ve ingiliz kulturundem sanra gecen 20.ci yuzyilin motoru idi.. sayilan medeniyetler ve kulturler arasinda kalan ilk dort yuz yillik gelişmesinden sonra islamlik bin yil once etkili kultur ve uygarlik niteligini kaybettikten sonra ortadogu denilen bir çoğrafyada dagildi..

Şimdi ya AMERIKA nin dagilmasini izleyecegiz ya da Ortadogunun ANADOLU toplanmasini.. elbette tam tersi ya da ara seçenekler de bulunabilir.

Fakat hangisi olursa olsun.. ben insani inşa ettim.. beseriyetin yapisindan çikan insaniyet binasinin yukseltilmesi çalişmalarini surdurecek can suyunu hazirladim.. bu binayi insaniyet yapilandiginda babi islamiyet yeniden açilacak mehdi ve nebi ve kralliklar degil halife-i arz ortaya çikacaktir.. İnşaallah.

0Z0
yontembilim.com
03.04.2026
usul esasa mukaddemdir
IP
osmanziya
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 12-Temmuz-2010
Gönderilenler: 5048

Hak Puan : 5
Kidem : 6
OrtalamaHak : % 50
Irtibar :2

Alıntı osmanziya Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 03-Nisan-2026 Saat 02:30
Biz sanıyorduk ki bilgisayarın kökeni Steve Jobs ve Bill Gates.. meğerse 2000 yılında uluslararası ödüle layık görülen Jack Kilby imiş.. kimi temeli atar.. kimi tabanı sürer.. kimi duvarları örer.. kimi tavanı serer ve kimi de çatıyı diker bu kültür ve uygarlıkta.. herkes OLUMSUZLUKTA sorumluluk payını ve OLUMLULUKTA ürünün onurunu yüklenir. 0Z0

https://tr.wikipedia.org/wiki/Jack_Kilby?fbclid=IwY2xjawQ72wZleHRuA2FlbQIxMQBzcnRjBmFwcF9pZBAyMjIwMzkxNzg4MjAwODkyAAEewg-dV0QNdN4gY2UlmsINqYC5J8Nak9Q1GvspuMgjUVqqvnW_rMB1eegAB0E_aem_l1Eu16JBntSo6X8xr1pcTQ
Jack St. Clair Kilby (8 Kasım 1923, Jefferson City, Missouri - 20 Haziran 2005, Dallas, Teksas) Nobel Fizik Ödülü sahibi Amerikalı elektrik mühendisi, elektronik mühendisi, bilim insanı ve mucit.

2000 yılında, tümleşik devre buluşuyla Nobel Fizik Ödülü kazanan Texas Instruments mühendisi Kilby, aynı zamanda el hesap makinesi ve termal yazıcının da mucidi olarak bilinmekteydi. 60 civarında patente sahip olan Kilby, birçok üniversite ile yakın temas içinde oldu. Illinois Üniversitesi, Wisconsin Üniversitesi, Texas A&M Üniversitesi bunlardan birkaçıdır. Kilby 1983 yılında Texas Instruments'den emekli oldu, 81 yaşında uzun yıllar mücadele ettiği kansere yenik düştü. Bilim insanının ölümünden sonra ailesi, Kilby'nin dünyanın teknoloji ve mühendislik alanında en zengin koleksiyonunu Güney Metodist Üniversitesi'de (Southern Methodist University) kurulu DeGolyer Kütüphanesine bağışladı. Bu koleksiyonda ilk dijital saatler, ilk taşınabilir hesap makineleri, ilk transistörler, ilk mikroçipler, ilk cep telefonlarına ait dokümanlar ve örnekler bulunmaktadır.


usul esasa mukaddemdir
IP
Sayfa   2 Sonraki >>
Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums version 8.03
Copyright ©2001-2006 Web Wiz Guide
Türkçe Çeviri : Nuri Cengiz
Tasarım & Düzenleme : BeyazSeytan
WebWizTurk