Anasayfa | Işımalar | Osman Ziya | İfade -i Meram | Yöntem Bilim | İnsan Bilim | Din-Fen | BTÖ | Yazılar | E-Posta |

  Aktif KullanıcılarAktif Kullanıcılar  Aktif KonularAktif Konular  Forum Üyelerini GösterÜye Listesi  TakvimTakvim  Forumu AraArama  YardımYardım  SkinsSkins
  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş
Dünya
 YöntemBilim Forumu | Genel | Dünya
Mesaj icon Konu: hayvanı natık Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Yazar Mesaj
osmanziya
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye


Kayıt Tarihi: 12-Temmuz-2010
Gönderilenler: 1362

Hak Puan : 5
Kidem : 6
OrtalamaHak : % 50
Irtibar :2

Alıntı osmanziya Cevaplabullet Konu: hayvanı natık
    Gönderim Zamanı: 22-Kasım-2019 Saat 10:18
HAYVAN-I NATIK

Karada, denizde, havada ve uzayda yaşayan;
Şefkatli ve şehvetli .. Memeli hayvan
Eller ve ayaklarla aletli Omurgalı hayvan
Gözler ve kulaklarla illetli Kıllı hayvan..
Mizan ve vicdanla melli ve mallı Akıllı hayvan..
Konuşan hayvan.. hayvan-ı natık.. BEŞER.

Beşerin yapısından çıkan uygarlık (medeniyet) tüm kentleri (Medineleri) Dokuyor.
Hastahaneler ve Hapishanelerle.. buradan çıkanlar da MEZAR-HANE’lere dönüyorlar.. ister istemez.
Bu gün 21.11.2019 da saat 10.30 da İzmir Bozyaka hastanesinden TOMOGRAFİ randavum var.. bir mezar borusuna gireceğim derken meğerse ULTRASON imiş.. sanırım bu gün öğleden sonrada neticeyi alacağım...
Yolda giderken telefonsuz.. yüzüklerim olmadan.. düşündüm yürürken;
Nedir bu kentleri hastahane ve hapishanelerle dokumanın sırrı ? bu genetik ve kültürel kod ve modları işlemenin bilinmezi ne ?
Bilim ve hastane arasındaki TİCARET ne örüyor…
Hukuk ve hapishane arasındaki SİYASET ne görüyor…
Bütün bu ikisinin geldiği tekno-logos ve ideo-logos
Evren (Kosmos) ve İnsan (Homos) arasında ne yapıyor ?
Kaos ve Patos mu ?
Ben fazla bilmem ama fazla fazla sorarım..
İşte bildiğimde böyle dört beş tane “gavurca” kelime..
Ancak daha iyi bildiğim gibi Gavur ile Müslüman arasında nerede ise hiç fark kalmadığı ve amma insanın ve insan olmanın da giderek azaldığı.. buna rağmen beşeriyetin yapısından çıkan medeniyetin İNSANİYETİ inşa ettiğini de adım gibi biliyorum.. keza suna engel olunmaya çalışıldığını da…
Sonuçta elimizde kalan; medeniyeti inşa eden KÜLTÜRÜN kökenindeki dil ve din.. dil ve din ağacının meyvesi olan bilim ve hukuk.. bu meyveleri yardığımızda elimizde kalan ideo-tekno doğrular ki bunun özeti logos’tur ve bu kutbi yapıyı da olaylara uygulanabilir nisbi bir yapı olan matematiğe çevirdik ve sonuçta B.Russell’in dediği gibi elimizde kalan lojik-matematik gerçekler.. bunu şöyle düzelteyim lojik doğrular ve matematik gerçekler.. ancak bu iki logos’un boş ve fos olduğunu Kant şöyle söylemişti; Kavramsız görüler boştur, görüşüz kavramlar kördür.. öyle ise biz bu “LOFOS” ile ne yapabiliriz.. riya ve kibirde parlatılmış gurur garları ve sarayları mı ? Ben bu kadar kötü niyetli ya da umutsuz değilim.. çünkü ağzımızdan anüsümüze kadar pak girip pis çıkan BOK var.. dolu ya da boş aç veya dok bir MİDE etrafında kümelenen yürek ve beyinde bulunuyor.. şimdi bu damarları ve sinirleri ve boruları ile bu harika yapıları ve özellikle GENİTAL makineyi ve özellikle P ve V borularını göz ardı mı edeceğiz ? Geldik yine memeli, omuurgalı ve kıllı hayvana...

Karada, denizde, havada ve uzayda yaşayan;
Şefkat ve şehvetli dolu.. Memeli hayvan
Eller ve ayaklarla aletli Omurgalı hayvan
Gözler ve kulaklarla illetli Kıllı hayvan..
Mizan ve vicdanla melli ve mallı Akıllı hayvan..
Konuşan hayvan.. hayvan-ı natık.. BEŞER.

Böyle iyi borular ve kötü borular.. yani Hayrı Beriyye ve Şerri beriyye ağları nereye açılıyor.. Bunları Sicim Kuramı ile daha iyi anlayabilecek miyiz ? Atom kuramı fazla işe yaramadı.. Sicim kuramı bize bir yol açabilir mi ? Aç.. Açı.. Acı.. Açlık.. açlık tüm acılardan acıdır.. ki bunu anlayana ACIMA açılır.. ve bu açılan ağlar olan AĞAǒların meyveleri olan BEN’ler.. kimlikler.. kişilikler.. bireyler.. başkanlıklar.. bilim ve hukuku inşa.. imar ve icra eden yetenekliler ve yetkililer bizleri nereye götürüyorlar.. hatta nereden getirdiler.. bu yanıtlanamayan ve çözümlenemeyen sorular ve sorunlar olan sorusalları ve sorunsallara ilişkin yanıt ve çözüm vermeye soyunan bilgin ve bilgelerin giyindikleri ve örtündükleri dil ve düş.. ne kadar açabilir ve seçebilir ?
Olmayan "özdeş"liğimiz ve bulunmayan "özgür"lüğümüz ile yaptığımız BİLİM ve HUKUK, bilim ve hukukla kurduğumuz TİCARETİN ve SİYASETİN sonuçları hakkında vicdanımızda sorumluluk duyduğumuz gibi aklımızla da güç ya da tanrı dediğimiz bir süper vizöre karşı da yükümlülük duyarız.. üstelik sorunluluğumuz geçim ile çözmeye çalışırken bu sorumluluk ve yükümlülük gereği de bir seçimle karşı karşıya geliriz..
Benin bilgim ve “yöntem”imle.. senin inancın ve “amaç”ın..
Bireyin bilgi ve nedenselliği ile başkanın buyruğu ve amaçsallığı..
Hangi doğum ve düğüm arası düğünde..
Hangi olum ve ölüm arası ANIŞ ve AKIŞ ile yaratılıp yapılarak görülen var oluş ya da yok ölüşte..
Hangi Ağ ve aç arası bağda..
Hangi nesne ve kimsede..
Hangi ar ve adda..
K.arşı K.arşıya gelerek karşılama ve karşılaştırma yaptı.. yapar.. yapacak..
Arş, başka bir arş ile birleşebilir mi ?
Öyle ise yakaza ve nevm ile arşa ve ferşe gidiş gelişine bir bak,
Ne yere gidiyorsun.. nereye gidiyorsun…
Mustafa BUĞUÇAM
22.11.2019 Üçyol İZMİR (Yazımı düzelttim.. terzinin diktiği kötüdür onu güzel gösteren ütüdür)
IP
Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums version 8.03
Copyright ©2001-2006 Web Wiz Guide
Türkçe Çeviri : Nuri Cengiz
Tasarım & Düzenleme : BeyazSeytan
WebWizTurk