Anasayfa | Işımalar | Osman Ziya | İfade -i Meram | Yöntem Bilim | İnsan Bilim | Din-Fen | BTÖ | Yazılar | E-Posta |

  Aktif KullanıcılarAktif Kullanıcılar  Aktif KonularAktif Konular  Forum Üyelerini GösterÜye Listesi  TakvimTakvim  Forumu AraArama  YardımYardım  SkinsSkins
  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş
Din
 YöntemBilim Forumu | Diğer | Din
Mesaj icon Konu: mağaradan mağazaya Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Yazar Mesaj
osmanziya
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye


Kayıt Tarihi: 12-Temmuz-2010
Gönderilenler: 1452

Hak Puan : 5
Kidem : 6
OrtalamaHak : % 50
Irtibar :2

Alıntı osmanziya Cevaplabullet Konu: mağaradan mağazaya
    Gönderim Zamanı: 15-Ocak-2020 Saat 00:08
17 adet düz yazılardan ve tablolardan oluşan bir küme BİLİM başlıklı bu RAR dosyası..



20200115_000622_BILIM.rar


içinden bir tanesinin düz yazısını ve resmini burada paylaşıyorum:



Belki SARARAN dizinindeki altmış tabloyu buraya yükleme fırsat bulamayabilirim diye bu sarı zemin paylaşıyorum..Yani bunun altında 60 dan fazla evveliyat var demektir.





Platon'un ünlü mağara alegorisi;

Bir mağaranın içinde, dışarıdan gelen ışığa arkalarına dönük olarak ömürlerini geçirmiş olan insanların tek gördükleri önlerine vuran hayvan, insan ve nesne gölgeleridir.

Gerçek formunu hiç görmemiş bu insanlar için tek gerçeklik bu gölgelerdir. Hapis olan kişilerden biri bir gün aniden serbest kalır.

Mağaranın dışındaki dünya ile karşılaşır. Tamamen ışık ile yani gerçek ile tanışan bu kişinin gözleri neredeyse körlük yaşar.

Zamanla şimdiye kadar gerçek sandığı gölgelerin aslında gerçek olmadığını ve gerçeklerin birer karanlık yansıması olduğunu anlamaya başlar..

Hayatın gerçeğini anlayan bu kişi mağaraya dönüp diğer insanlara gölgelerin sahte olduğunu ve asıl gerçeğin dışarıda olduğunu anlatmaya çalışır. Ancak dışarıyı hiç görmeyen bu insanlar anlatılanı idrak edemezler ve kızgınlıkla karşı çıkarlar...

Platon, mağara alegorisi yani benzetmesinde bir şeyleri anlamaya başlamış olan filozofların bunu halka anlatamayışını örneklemek istemiştir.

Bu metafor günümüz dünyası ve düzeni içinde hala geçerlidir. Çünkü insanlar anlayabildikleri kadarını kabul edip kendi anlayışlarının ötesinde anlatılanları kabul etmezler. Bu yüzden gerçekleri anlatanlar bir şekilde toplum içinde baskı altına alınır.

Işığı-gerçeği görmek doğruyu duymak rahatsız edicidir. Bu yüzden zihin karanlığı ve esareti seçer. Cahillik mutluluktur.. Gerçek ile yüzleşmek ve özgür olmak cesaret ister.

Herkesin bir gün mağaradan çıkabilecek kadar cesur olması dileğiyle... Alıntı



GERÇEK NEDİR

Gerçek ne kadar gerersen çekilmez.. bir hıffet.. ne kadar çekersen çek gerilmez bir sıklet.. Kitab zilzal ve karia surelerinde MİSKAL ZERRE kaybolmayan sıklet ve hıffet olarak anlatılır.

A) Miskal, sıklet kökünden çıkar..
AĞIRLIK demektir.
hararetin   nasıl hareketi varsa..
sıkletin de hıffeti vardır.

B) Hak.. hakikat.. kuvvet.. halk
Bunlar hepsi birbirine göre sıklet ve hiffeti olan nesneler.


Tüm bunları SARARAN adlı bir dizinde otuza yakın dosya olarak topladım ve kim bilir bir gün bir yazıda orada paylaşırım.


C) Mükellefiyet.. teklif..
Mesuliyet.. mesail..
Bunlarda usr (zorluk) ve yusr (kolaylık) olarak anılabilir.


İşte (C) bunlar ve (B) şunları meydana getiriyor.. onları (A) meydana getiriyor.. bu nasıl oluyor.. bu bir BİLİM işi ki bilim konusunda beş tane yazım var burada..

Yaşam yükünün sıkleti bulunur ve bu da adama külfet verir ancak sonunda YAŞ-AM'ın am-aç mı yoksa araç mı olduğunu anlarsınız...


Araç olduğunu anlarsanız amacın AD-AÇ olduğunu da anlamaya yakınsınız demektir.. ancak ar-aç ile ad-aç birbirinden ayırmak öyle yaşamın amaç olmadığını anlamaya benzemez.. zaten yaşamı amaç bilirseniz tanınca ve oradan inanca geçme şansınız oldukça azalacaktır demektir.


İşte bu yazılar ve tablolar size bulunduğunuz mağazadan mağaraya götürecek demektir.. mağaraya girdiğinizde ise EFLATUN'un ünlü MAĞARA BENZETMESİ'ni biraz anlamaya yakınsınız demektir.


Bu da sizi günlük dilden bilimsel bilgiye.. bilimsel bilgiden felsefi dile.. ve felsefi filden bilimsel bilgiye giden yolculuğa çıkaracaktır.

arabanızın bir tekeri kuşkulu sorular soran FELSEFE bir tekeri kesin yanıtlar veren DİN.. kırbacınız ise DİL olacaktır.. peki ya BİLİM.. işte o sizin AT'ınızdır.


Ne kadar çok bilgi toplumu olursanız hukuk devletine yaklaşma şansınız o kadar yüksek olur.. ÜLKELER bu bilgi toplumu ve hukuk devleti ÜLKÜ'süne doğru koştukça iktisat ve adaleti yakalar.. dünyaya varis ve hükümran olursunuz.


Bilim ve iktisat ile hukuk ve adalet AR yükünü ve AD yolcusunu taşıyan ARABA'nızdur.. buradan nesnelere ve arlara.. kimselere ve adlara.. ulaşırsınız.. bu meyanda bu at ve araba öylesine birbirine karışır ki size onu beden ve beyin olarak biraz daha somutlaştırabilir.

Atınıza iyi bakarsanız arabanıza da iyi bakmış olursunuz.. ancak arabanızı ihmal ederseniz atınızı da üzersiniz.. ki biz buna SAĞLIK diyoruz.. sağlam kafa da sağlıklı vucudda bulunur.

Görüyorsunuz.. dil düşünceden.. düşünce ise BENZETME'den uzaklaşamıyor.. ve bu yüzden gerçeği öykülendirmek kolay olmadığı gibi hikayenin hakikatını bulmakta zordur.. ama yine de bulanlar ancak arayanlardır.

Bende sizin gibi ARAMA'ya sürüyorum ARABA'yı...

Bu gün Nermin hanımla yaptığımız bir çalışma bu arabayı yaptık.. onu bu gün rüyamda bir ARABA olarak gördüm ve torunların onun üzerine KAĞIT yapıştırıyorlardı.. hayırdır İnşaallah.     

   
osmanziya 15.01.2020






Düzenleyen osmanziya - 15-Ocak-2020 Saat 14:16
IP
Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums version 8.03
Copyright ©2001-2006 Web Wiz Guide
Türkçe Çeviri : Nuri Cengiz
Tasarım & Düzenleme : BeyazSeytan
WebWizTurk