Anasayfa | Işımalar | Osman Ziya | İfade -i Meram | Yöntem Bilim | İnsan Bilim | Din-Fen | BTÖ | Yazılar | E-Posta |

  Aktif KullanıcılarAktif Kullanıcılar  Aktif KonularAktif Konular  Forum Üyelerini GösterÜye Listesi  TakvimTakvim  Forumu AraArama  YardımYardım  SkinsSkins
  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş
Dünya
 YöntemBilim Forumu | Genel | Dünya
Mesaj icon Konu: kapitalizm Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Yazar Mesaj
osmanziya
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye


Kayıt Tarihi: 12-Temmuz-2010
Gönderilenler: 1488

Hak Puan : 5
Kidem : 6
OrtalamaHak : % 50
Irtibar :2

Alıntı osmanziya Cevaplabullet Konu: kapitalizm
    Gönderim Zamanı: 20-Ekim-2020 Saat 12:40

KAPİTALİZM için demişler ki:


Alıntıdır
SAVULUN!…YENİ DÜNYA DÜZENİ GELİYOR !
Kapitalizm bir sonraki aşamaya geçiyor. Bunu da bir virüs salgını ile çok başarılı bir şekilde(!) insanları paniğe sürükleyip, korkutup, sindirmek yoluyla yapıyor.

Peki nedir bu yeni dünya düzeni?

İnsanların sınıflara keskin biçimde ayrıldığı, steril alanlar ve “ölümü gösterip sıtmaya razı” bölgelerin oluştuğu, insanların kendilerini steril alanlara atmak için sistemin köpeği olacağı bir düzendir. İnsanlar her açıdan robotlaşacak, belki isimler gidip numaralandırılacaktır gelecekte. Düşünmek, örgütlenmek, sistemi yargılamak kesinlikle yasak olacak, belki de insanlara çipler takılacak ve çeşitli ilaçlarla mallaştırılacak, en vahimi de bu boktan sistemin yine en büyük savunucusu olacaklardır. Mutasyona uğramış, dozu artmış bir “stockholm sendromu(!) ”

Peki nasıl oluşacak bu sistem?

Bugünlerde temeli atılıyor, dünya halkları deneniyor. Salgın vasıtasıyla evlerine kapatılarak, sokağa çıkmaları engellenerek , toplu olarak bulunacakları organizasyonlar iptal edilerek insanlar toplum değil birey olmaya kanalize ediliyor. Çünkü sistem gelecekte oluşabilecek tehlikeleri biliyor ve tehlikeleri bilinçli bir şekilde ortadan kaldırıyor.

Nedir o tehlike ?

Geçmişte de olan, gelecekte de olacak o büyük tehlike, sokağa çıkan , bir araya geldiğinde kollektif akılla düşünen, itiraz eden, haksızlığa karşı ayaklanan , örgütlenen toplumdur. Bu tehlikeyi komple ortadan kaldırmak, insanları korkutup sindirmekle başlar önce . Sonra bu korku bir kültür haline getirilir. İnsanlar bu korku kültürü ile yaşamaya alıştırılır.

2. aşama, şu anda da hızla dijitalleşen dünyayı her aşamada tamamen dijitalleştirmek ve yeni bir sanayii devriminin yolunu açmaktır. Bu aşamada artık her şey dijital olacak ve dünya parçalı ulus devletler tarafından değil , küresel bir üst akıl tarafından yönetilecektir. O üst akıl, kapitalizmin evrim geçirmiş son halidir ve dünyayı yönetmek için kağıt paraya ihtiyacı yoktur artık . Peki nasıl olacak kağıt para olmadan ? Cevabı hepimiz biliyoruz aslında : Bitcoin ! Yani dijital para ! Bilen biliyor .

Uzun zamandır zaten tedavülde . İnternetten altın gibi , hisse senedi gibi alınıp satılabililiyor . Bir diğeri kredi kartı ! Bu da dijital bir para aslında, ortada elle dokunabildiğiniz bir kağıt veya madeni para yok . Hatırlayalım , bu virüs salgınında hemen çin kağıt paraları değiştirmekten bahsetti ve insanlarda kağıt para üzerinde virüs dolaşıyor diye bir tiksinti kampanyası başladı !

Şimdi “para, kağıt olsa ne olur dijital olsa ne olur “diyenleri duyar gibi oluyorum . Çok şey olur ! Kağıt parayı kontrol edemez, üzerine bir çip takamazlar . Ama harcadığın her dijital parayı adım adım takip edebilir, seni her yerde fişler , izini bulur, eğilimlerini kaydeder, seni bir robot gibi kodlar , takip ederler.

Bir sonraki aşama emeği dijitalleştirmek, robotlara üretim yaptırmak ve %100 otomasyona geçmektir. Bu aşamaya çoktan geçildi zaten . Dijital zeka , akıllı yazılımlar çoktan hazır ve geliştirmeye devam ediliyor . Gelecekte artık insanların yaptığı çoğu işi akıllı yazılımlarla donatılmış robotlar yapacak . İnsan emeğini hiçe sayan vahşi kapitalist düzen artık robotları öne sürerek insanı tamamen seçenek dışı bırakıp pasifize edecek.

Dünyada daha tehlikeli virüsler ve hastalıklar varken ölüm oranı % 2 -3 olan bir virüsü küresel bir kampanya ve gerçekte sahiplerinin kim olduğunu bildiğimiz küresel medya devleri sayesinde parlatıp, 24 saat yaptıkları haberler ile insanların beynini yıkayıp korkutan ve sindiren bu yeni kapitalist üst akıl, çok kısa sürede amacına ulaştı ne yazıkki . Etrafınıza bir bakın . Herkes korku ve panik içinde. Okullar tatil edildi ve yakında uzaktan eğitim başlanacak . Nasıl olacak bu ?

İnternet ve TV yoluyla ! Bakın işte ! Bu da bir dijitalleşme provası ! Evde otur ey çocuk, robotlaş ve YouTube ‘da matematik videosu izle ! İşe gitme kardeşim , evden bilgisayar yoluyla çalış !

Yanlış anlaşılmasın. Bir hastalık , virüs yok demiyorum . Var . Ama planlı bir şekilde var . Daha önce de kuş gribi ve domuz gribi furyasında olduğu gibi var . Kuş gribi zamanlarını hatırlayın . Aynı bu şekilde bir kampanya yürütüldü. İnsanlar korkutuldu. Hatırlayalım, en ücra köylerde bile insanlar kümeslerindeki tavukları katledip, üzerine kireç döküp gömmüştü. Küresel sermayenin güdümündeki “Dünya Sağlık Örgütü” o zamanlarda kırmızı alarm verip ortalığı ayağa kaldırmış , “sonra aşısını bulduk,çözdük “ demiş hatta çok iyi hatırlıyorum “pardon , biraz fazla abartmışız bu kuş gribini “ de demişti! . Bu seferde öyle yapacaklar ! Aradan belli bir süre geçince “salgını önledik. Çaresini bulduk .

Bundan sonra sadece bize inanın, bize güvenin” diyecek ve bundan sonra daha da ileri gidip “ gelin derinizin altına bir çip takalım. Ne zaman vücudunuza bir virüs girerse , bip sesi çıkarıp dijital olarak bize bildirsin “ diyecekler !

Sonuç olarak benim inancım şudur ki yukarıda değindiğim gibi şu an yaşadığımız bu virüs salgını bu yeni kapitalist dünya düzeninin bir provasıdır ve bilinçli ve planlı bir şekilde yönetilen kontrollü bir süreçtir.

Biz, yani bilinçli insanların yapması gereken ise paniğe sürüklenmeden ama bu sırada da rehavete kapılmadan virüse karşı bazı kişisel tedbirleri almak ve insanlıktan çoktan çıkmış bu vahşi, “yeni kapitalist dünya düzeni” heveslilerinin oyununa gelmemektir.
Tabloya her zaman uzaktan bakalım, asıl o zaman gerçekleri görürüz, aksi halde küresel sermayenin güdümündeki medyanın yaptığı haberlerin oyuncağı oluruz .

Unutmayalım ki sadece ülkemizde değil dünyanın her yerinde medya bağımsız değildir ve yukarıda bahsettiğim üst aklın güdümündedir. Ve bu medya, o üst akıl neyi nasıl isterse o şekilde haber yapar ve insanları bin bir türlü yalanlara inandırmaya çalışır.

İşte dünyadaki tek gerçek budur !

Barış Arifoğlu teşekkürler
#aydaNca


KAPİTALİZM için dedem ki:

Bazen emeği savunmayan kapitalizm şamar oğlanıdır.. bazen hürriyeti iplemeyen sosyalizm.. ve bazen dil şamar oğlanıdır bazen de din tüm suçların nedenidir. .. ancak BU GÜN İÇİN eski dinler olarak musevilik.. isevilik ve muhammedilik.. yeni dinler olan nasyonalizm.. kapitalizm.. sosyalizm.. sınıfta kaldılar.. ve ÇÜNKÜ sorunlar birike birike öyle HİBRİD hale geldiler ki.. yeni bir DEVRİM dönemecine doğma ve paradigma değişimine geldir. ANCAK YARIN İÇİN enseyi karartmeye gerek yok.. daha güzel olacak.. elbette EŞ ZAMANLI olarak düzen (nizam) ve ölçü (mizan) değişir ve yenilenir ve bu evrimi izleyen DEVRİM'lerde yeni düzen olarak görülebilir.. ancak işin odağa olan SİSTEM (âlem,belevi) ortasından baktığımızda durum değişir.


Bu bana MERKEZ EFENDİ öyküsünü hatırlattı.. öykü bilmeyenlere kısaca anlatayım.. öyküsünün gerçek aktörleri kimdir bilmiyorum.. ancak bir şeyh muridlerini sorar yetki sende olsaydı ne yapardın ? Bazıları demiş ben şu şu şu iyilikleri yapardım.. bazıları da demiş ki ben şu şu şu kötülükleri engellerdim.. Merkez Efendi'de demiş ki Hocam ben hiç bir şey yapmazdım.. her işin bir gereği ve hikmeti vardır.. kader bağlı kaza nasıl okuyorsa.. ve ataya bağlı ceza nasıl yazmıyorsa öyledir.. demiş.



Nitekim Kur'an'ımızın ilk sayfasında "Onlara yer yüzünde bozgunculuk etmeyin denildiğinde ben arzın düzenleyicileriyiz derler.. oysa onlar bozguncuların ta kendileridir lakin bilincinde değillerdir." (Bakara Suresi 11)anlamında bir ayet vardır. Gerçekten de yer yüzünde karada, denizde ve havada çeşitli yönlere giden taşıtlara baktığınızda bir karmaşa ve kaos görürsünüz.. oysa yer yüzünün tam MERKEZİNİ gidip oradan bakabilseydiniz... sizin karışık olarak gördüğünüz hareketlerin bir YÖRÜNGE değişiminde ibaret DAİRE çizmek olarak gözlemlerdiniz.. ancak yörünge değişiminin hizmet ve hikmetini oradan anlamazdınız.. anlamak özel olarak o çizgiyi izlemeniz gerekir ki bu çoğu zamanda bilinmez.



Nitekim bu gün Heisinberg BELİRSİZLİK yasasına göre bir elektronun yerini bildiğinizde hızını kestiremiyorsunuz.. hızını bildiğinizde yerine öngöremiyorsunuz.. dünyanın efendileri deyip 22 aileye ver sayın ediyorum.. 11 ve 11 iki takımın oyununu hoş bulmuyordum. Ancak onların zenginliklerinin başlanğıcında yer alan olaganüstü gayretlerini ve hırsları görünce.. yoksullarında olağan üstü tembelliklerini ve hasedlerini görünce.. bu YENİ DÜNYA DÜZENİNE fazla kızmamaya başladım.. Merkez Efendi olmaya çalışıyorum.


Ancak yeni dünyan gerçekten düzeninin YENİ OLABİLMESİ için ancak eski ve yeni dinlerin bir araya gelip.. dili ve dini ve emeği ve özgürlüğü partilerene paravana ve alet.. ideolojilerine paratoner ve bayrak etmeyi bırakıp.. rakiplerini de paralel ya da asimetrik yapı olarak suçlamayı bırakıp.. otoriter ve totaliter yapı ve işleyişten sıyrılmaya başladıkların.. gerçekten dünyaya yeni bir düzen kurulacak.. Bundan yirmi yıl önce gerçekten böyle bir oluşumda varmış.. nitekim 180 ülkede yüzden örgüt bir araya gelip.. bize ELLİ YIL YETER.. diye bir çözüm ortaklığı kurmuşlar.. Çünkü kapitalizm elli yıl sonra yıkılacak.. çözüm üretemez hale gelecek.. çözüm üreten gelenek (kapitilazm) artık tüm sorunların başı haline geldi.. bu gayet doğal ve normaldir.. bunda da hem fikiriz.. ve gerçekten 2050 den önce bilgi toplumu ve hukuk devleti ülküsü ülkelerde gerçekleştirilebilir.. bu olanaklıdır.


Kim bilir ANADOLUDA irandan yunanistana.. iraktan israile kadar orta doğu ülkeleri BİRLEŞİK CUMHURİYETLER kurulabilir.. ve buradaki kan ve göz yaşı dinebilir.. diye düşünüyorum.

Not: Bu face yazıyı yazdım.. entere bastım.. gönderdim.. gitmedi.. dedim ki natemeli yazdım.. izin vermediler.. meğerse geceden beri sabaha kadar Türkiye genelinde internet kesintisi olmuşu ve sebebi de.. şimdi insan kendini dünyanın merkezi sanıyor.. kendini dünyayı kurtaracak kahraman sayıyor.. zaten tüm filmlerin iki konusu var.. çocukluğumdan beri süregelen birincisi AMERİKA’yı ve bu arada dünyayı kurtaran kahraman.. ikincisi altmışımdan beri giderek dozu artacak şekilde bu kahramanlar kızlar ve kadınlar oluyor. Eskiden devrimci ve mürteci diye ayırıyorlarda.. İnönü bir ortanın soğlunu çıkardı ve o zamandan solcu ve sağcı diye ayırıyorlardı bizim ülkede sonra sünni ve aleviler oldu.. sonra türk ve kürt olarak ayrılmaya başladık.. bu yetmedi şimdi kadın ve erkek diye ayrılıyoruz. İmparatorluklara dinamik sokuldu, ayrıldı. Milletlere dinamit sokuldu ayrıldı.. şimdi aileye dinamit sokuldu ayrıldı.. artık bundan sonra hak deliği bırakılacak bok deliğine sokulacak ve çocuk çıkmayacak.. şimdi bu doğrudan ve damardan anlatımımı ayıp diye kınamayın.. İNSANLIĞINIZA dinamik dinamitler sokularak kendinizin the matrix filmindeki ajanların patlatılarak ve parçalanmasını izleyen.. bunun farkında olmanız için elbette insanı tanımalısınız.. eğer insanı Müslüman ve mason ve Marksist diye ayırırsanız.. zaten bu işlemi başlatmışsınız demektir. 20.10.2020 Üçyol İzmir Osmanziya   

IP
Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums version 8.03
Copyright ©2001-2006 Web Wiz Guide
Türkçe Çeviri : Nuri Cengiz
Tasarım & Düzenleme : BeyazSeytan
WebWizTurk