|
Anasayfa | Işımalar | Osman Ziya | İfade -i Meram | Yöntem Bilim | İnsan Bilim | Din-Fen | BTÖ | Yazılar | E-Posta | |
![]() |
Aktif Kullanıcılar Aktif Konular Üye Listesi Takvim Arama Skins |
| Dünya | |
|
| |
|
| Yazar | Mesaj |
|
osmanziya
Kıdemli Üye
Kayıt Tarihi: 12-Temmuz-2010 Gönderilenler: 4866 ![]() Hak Puan : 5 Kidem : 6 OrtalamaHak : % 50 Irtibar :2 |
![]() Konu: 1447 miracıGönderim Zamanı: Bugün Saat 21:49 |
Mirac velayet SIVIL bireysel Kadir risalet RESMÎ toplumsal Regaib ubudiyet HUSUSI kişisel Beraat rububiyet UMUMI kamusal ESRARI ŞERIAT ve EVARI ŞERAIT Bu yüzden rahmetli Mustafa SUNGUR Agabey bunlari toplayan MIRAC risalesini birer birer hep birlikte ellerine verir toptan okuturdu. OZO yontembilim.com
YOL dinden ayridir.. DIN Allah katindaki ISLAM der Kur"ani Mu'ciz-ul-Beyan.. yine Kitabda ben müslumanlarin ilkiyim der Ibrahim A.S.. lâkin muhammedi muslumanlar sadece 1500 yillik son dini muslumanlik sayarlarki bu sadece dini ekonomik ve politik çıkarlarina alet yaptiklari icindir.. ayni şekilde ilk kitabi ve nebevi dinin sahibi musevi yahudilerdem siyonizmi icad edenler dini ticari ve siyasi emellerine dini paravana ederler. Aliimran suresinin 4.cu ayeti Aziz olan Allah'in dini dunyalarina alet ve paravana eden tevrat ve zebur ve incil ve furkan kitablarinin sahibi EHLI KITAB musevi ve isevi ve muhammedileri AZABI ŞEDID ile cezalandirip intikamini alacagini söylüyor ve nitekim bunu yaşiyoruz. Bu tabloda Allah katindaki din islam olan dinden ayri "sirat" ve YOL bulunan at OLAY ı ve sırlı OLGU gosterilmiştir. Ayet bize "La yestevi ashabunnar ve cenneh" diyor. cennet ve narda bulunanlar musavi ve eşit degıldir. Çunku yollarinin.. yönlerinin..yanlarinin seçiminde dikkat ve itina gostermiyorlar.. aykili yaşamiyorlar.. özenli davranmiyorlar.15.01.2026 08:48 0Z0 yontembilim.com
Aslında Kosmos ve Homos arasında kesin bir sınır bulunmamasına rağmen Kosmos'un KAOS'u ile Homos'un PATOS'unu birlikte düşünürsek.. determine evrenin istitastik yapısı olan KAOS ile insanın sağlamlığının bozuk yanı ile belli ve muayyen bir SINIR bulabilir ve orada ORTA bir yer kurabiliriz.. KAPATos. Yani KARANLIK ve KAPALI bir bölge.. EVREN seçik ve İNSAN açık ve fakat insanın ve kainatın birlikteliğinden oluşan kapalı ve karanlık bölgeyi AYDINLATMAK için oraya TANRI'yı yerleştirmeye çok gereksinimiz bulunuyor. DİEU.. yani DEİST'ın Tanrısı.. bu Tanrı'nın dini olmaz.. kitabı olmaz.. rasulü olmaz.. sadece SPİNOZA gibi mü'minleri olur. Zamanında Hilmi Ziya ÜLKEN'in nerede ise bütün kitaplarını okumuştum.. sadece onun Spinoza'nın ünlü ETİKA çevirisini okumamıştım.. iyi ki okumamışım.. çünkü daha sonra iflah olmaz Spinoza'cılar tanıştım.. yüksek bir olasılıkla bende onlardan olacaktım. Çok şükür Risali-i Nur Külliyat'ını okudum ve yazdım.. gençlik badiresini atlattım. Tanrı.. Nazif Kardeşimin dediği gibi hem nebilerin ve velilerin.. hem dahilerin ve delilerin bir araya gelmesini istiyor. Bu konuda ne bana ne de Nazif Kardeşime VAHİY de gelmiş değildir.. sadece ÇAĞIN SESİNİ işitiyor ve onu seslendiriyoruz. İnanç yaklaşımlarımız farklı olabilir.. Ben deist de değilim.. panteist de değilim.. panenteistte değilim.. ateist hiç değilim.. TEİST'im.. yani nebevi ve kitabi bir dine sahibim. Ancak Kitab ve Nebi konusunda çağdaş müslümanlardan farklı düşünüyorum.. Ancak Kitap İSLAM hakim olacaktır diyor. Ancak hakim olmayı totoliter ve otoriter bir sistem ve rejim olarak görmüyorum. İslamiyet dediimiz aslında İnsaniyetin büyüğüdür. Elbette uygarlık bununla bitecek.. ancak ortada islam olacak bir insanı da biz.. en azından ben göremiyorum. Herkesin gözü önünde iki yıldır süret Filistin katliamı insanlığı sıfırladı. Sadece kuvvetiyle dediğim dedik.. öttürdüğüm düdük diyen trampatler.. pardon.. TRUMP bulunuyor. Saygılarımla OZO yontembilim.com
Bir Arkadaşımız dedi ki: ALEVİLİK NEDİR? ALEVİ KİMDİR? Bu soruyu çok kişi kendi kendine ve başkalarına sorduğunu ortalarda dolaşıp durduğunu biliyorum. Dolayısıyla alevilik mezhebinin, ve alevi nin hakkında bir çok yerli yersiz, olduk olmadık, dedikodular yapılıyor. Dolayısıyla alevilik ve alevi yanlış tanıtıldığı için bu topluma karşı cephe alındığını görüyorum. Onun için burada üç örnek vererek bu mezhebin insanını anlatmak istedim. Bir alevi şiidir! Çünkü Hz Ali'nin şiasındandır. Yani Hz Ali'yi sever, Hz Ali'ye tabidir. Ve bunu Hz Muhammed sav tavsiyesi üzerine Hz Muhammed'in sav emriyle yapmaktadır. Çünkü Hz Muhammed sav dedi ki Ali'yi seven beni sevmiştir, beni seven Allah'ı sevmiştir. Bu tavsiyesi üzerine Hz Ali'yi sevmemek Hz peygamber'e karşı gelmek demektir. Peygamber'e karşı gelmek Allah'â karşı gelinmiş sayılır. İkincisi, alevi hanefidir. Ama sizlerin düşündüğü aklınızdan geçirdiğiniz, abu hanife, veya hanefi mezhebini kuran hanefinin hanefilerinden değil. Hz İbrahim peygamberimizin hanefilerindendir. Hz İbrahim sav demiştir ki, enneni hanifen müslimen ve'ma ana'minalmüşrikin. İşte alevi o hanefilerdendir, yani müşrik değildir. Yani Hz İbrahim peygamberimizin hanefilerinden, alevi öyle bir hanefidir. Üçüncüsü Alevi sünnidir. Ama sizlerin bildiği sünni mezhebini kendilerine mal eden yobaz sünnilerden değil. Hz Muhammed sav sünnetine hürmet eden Hz Muhammed sav sünnetine sahip çıkan uygulayan sünnilerden'dir. ALEVİ ) Alevi dürüsttür, temizdir, güvenilir, merhametlidir. Doğru yolda yürüyen en sağlam kişidir. ALEVİ ) Alevi DELİKANLIDIR. Alevi ve ALEVİLİK BUDUR. Sevgilerimle hürmetlerimi sunarım Yahya GÜVEN 15/01/2017 Dedim ki: Değerli Dostum Alevilik şöyle iyidir.. Alevi güzeldir.. herkesin yolu herkese güzeldir.. Ben de Hazreti Ali'yi severim.. elbette bende aleviyim.. ancak biraz aykırı konuşacağım.. Tanrı olsa da olur olmasa da .. çünkü Tanrı tanıyanda bu dünyada yaşıyor tanımayanda.. Fakat kültürün olmazsa olmaz koşulları olan dil ve din böyle değildir. Her kültürde mutlaka dil bulunur ve din olur. Hatta kültür için bu iki koşuldan başka koşullar da bulunur ki Takiyettin Mengüşolu insan ve hayvan dünya çevre isimli yapıtında yirmiye yakın şart saymıştır bunlar aslında insan olmanın koşullarıdır.. biz burada başat olan ikisini yani dil ve dini esas aldık. Şimdi burada söz konusu olan DİN'e gelince.. işte bu dinin olması için kişinin Tanrı tanır olması şart değildir.. çünkü Tanrı tanımazın bir dini ve ideolojisi.. totaliter ve otoriter bir sistem ve rejimi olabilir. Nitekim Marksizm böyle bir Tanrısı ve ahireti ve sonsuzu bulunmayan bir "Din" dir. Eşitliği ve emegi yani HAKKI esas olan bu dininde sınıfsız toplum gibi ütopyası ve cenneti yani "inancı" bulunur.. Bir de kardeşliği ve özgürlüğü yani HÜRRİYET esas olan bir ideoloji ve din biliyoruz ki bu MASONLUK dini ve tarikatı.. geçen yüzyıllarda seçkinlerin özgürlüğü üzerine ağırlık verip sıradanları emeğini göz ardı ettiği için bu muhalif olarak MARKSİZME vucud vermiştir. Keza dinin eskiden beri o elleme yasak bunu düşünme haram deyip insanları bunalttığından nasıl MASONLUK doğmuşsa.. masonluğu muhalif olan MARKSİZM ortaya çıkmıştır. Çok eski olan BUDİZMI bir kenara bırakırsak.. nasıl üç DİN bulunuyorsa.. yahudilik ve hristiyanlık ve müslümanlık.. üç tane de İDEOLOJİ bulunuyor; nasyonalizm.. masonluk ve marksizm.. bizim sıkıntımız ideolojilerin din gibi yaşanması.. dinlerin ideoloji gibi davranılmasıdır. İşte bu dini ve ideolojiyi ortaya çıkaran MAKENİZMA ne ise.. dinler ve ideolojilerde de mezhebleri.. meslekleri.. meşrebleri.. izmleri ve frasyonları ortaya çıkarıyor. İşte bu yüzden Yahudiliğin aşkenaz ve saferad gibi.. Hristiyanlığın katolik ve Ortodoks gibi.. Müslümanlığın sünni ve şii gibi.. 400 ve 200 ve 100 tane MEZHEBİ bulunuyor. Üç bin sene sonra bu rakamlar 800.. 400.. 200 olacak. Peki bunların hangisi HAKK.. işte makenizmayı yakaladınız HÜRRİYETİ mahveden HAKKI.. Ne yazık ki bu bizi hem batıran hem çıkaran sınav ve yarıştan yüzünüzün akıyla çıkmanız için.. savaş ve barışımız içinde sınav ve yarışta BAŞARILI olmanız için.. Sizleri YBA çağırıyorum.. çünkü HAKKI düşünmeyi hızlandırıyor ve HAKİKATI anlamayı kolaylaştırıyor.. böylece HÜRRİYETİMİZİ güzelce gerçekleştiriyoruz.. Kuvvetin iyiliğinin zebunu olmuyoruz. 16.11.2026 üçyol izmir 19:29 Sağlıcakla kalınız. Saygılarımla OZO yontembilim.com Bu yanıt size değil Değerli başka bir Dostuma.. ancak sizin içinde geçerli: Önce geri dönüşünüz ve eleştiriniz için minnettarım.. bunu da arkadaşlardan sadece size gönderdim.. Çok güzel tespit.. elbette beşeri konuşuyorum.. zaten çağımız sıkıntısı Allah adına.. Tanrı adına.. konuşanlardan geliyor.. Yahudi de Tanrı adına hareket ediyor.. sünni de.. alevi de.. fetocuda.. retocuda.. Allah adına hareket etmeyen bulunmuyor ki.. işte bunu açmaya çalışıyorum.. beceremiyorum.. Din Allah katında bir tanedir ve o da İslam'dır.. Yaratan indirdiği kitabları ve gönderdiği nebileri ile İSLAMI tebliğ etmiş.. ancak nebilerden sonra milletlerin ve devletlerin ekonomik ve politik çıkarları için açtığı yollar'ın dinin kendisin saymak yanlış.. bir gerçek kişi olarak YOL'umuzu çizdiğimiz gibi.. devletler de tüzel kişilik olarak YOL'larını çiziyorlar ve ortaya selçuklu müslümanlığı.. osmanlı müslümanlığı.. Türkiye Müslümanlığı.. İran Müslümanlığı.. suudi müslümanlığı çıkıyor ve bunların topuna da İSLAM âlemi diyoruz.. amma ben İSLAM DÜNYASI diyorum.. alem canlı ve diri olur.. dünya ise bilim durmuş ve hukuku donmuş bir âlemdir.. hadi devletleri geçtik meslekler ve meşrebler yani bir adımın sözünü ve eylemini ve kitabını.. Kur'an ve Rasul ile ÖZDEŞLEŞTİRMEK.. fevkalade yanlış.. işte bunun farkında olmadığımız için.. iki yıldır hale süren bir KATLİAM ile terbiye edilmekteyiz.. sonuçta din adına konuştuğumuz da İHLAS otomatikman kaçıyor.. eleştiriniz için yine teşekkür ederim.. evet ben din adına konuşmuyorum.. KENDİ adıma konuşuyorum.. Amma şu da bunuyor söylediklerimde ve yaptıklarımda.. sizin görüşlerinize ve yaklaşımlarınıza uymayan olabilir.. buna da eleştiri ve uyarı beklerim.. ancak bu eleştiri ve uyarının dinin kendisini olduğunu düşünmek.. metni ve manayı birbirinden ayıramayan hoca.. kanunu ve kararı birbirinden fark etmeyen.. kadı. .durumuna düşülür ki sizi bu gibi yanlıştın tenzih ederim.. ancak söylediğimi sizin için değil de kendim ve başkaları için söylerim.. size söylerken kendim öğreniyorum.. hakikatı dile getirdiğinizde ve getirirken de yanıldığınızda öğreniyorsunuz.. denemeden yanılmak ve yanılmadan düzeltmek olasılığı da bulunmuyor.. yanlışımızı doğru diye sürdürüp gidiyoruz... Çünkü insan bilerek ve isteyerek batıl bir yolu girmez.. batılı hakk bilebilir ve ona uyabilir.. hakkı batıl bilebilir ve ondan kaçabilir.. bu gayet ve doğal ve normal bir durum.. ancak dünya sınavının açılmasından maksad.. hakk ve batıl sınavının geçilmesi.. hakkın seçilmesinden sonra hakkı seçenlerin ve geçenlerin EN HAKLI'yı.. EHAKKI aramak ve ona savına makul bir kanıt bulmak yarışı başlıyor ki işte riziko o zaman doğuyor.. hakkı seçenlerin birbirlerini batıl ile suçlayıp tekfir etmeleri.. işte bu noktada çağımız geldiği bilgi ve deneyim düzeyinden ve düzeninden.. bırakalım değerlendirme ve eleştir yapması.. çoğu aydının bundan AYDIN'ın haber olmaması.. geçmiş ezberlerini sürdürmesidir. Kimsenin dinine.. mezhebine.. meslegine.. meşrebine.. ideolojisine.. izmine.. fraksiyonuna.. varyasyonuna.. sıratina.. yoluna.. rotasina KARIŞMAM.. Herkes kendi mesleğinin muhabbetiyle HAKK bildigi yolda yürür. Ancak benim ki hakk.. seninki batil dediğnde catısma başlar. O zaman biz de sorariz; Hakk ve kuvvet Hakk ve hakikat Hakk ve hikmet Hakk ve hürriyst Hakk ve halk Hakk ve hukuk Hakk ve kuvvet ve din ve kitab ve nebi.. konusunda konuşalım.. ancak konuşurken SÖZ kullanacağımıza göre.. ÖNCELİKLE sözün taşıdığı bilgi ve değerin sağlam ve sağlıklı olmasına duyarlığımız bulunuyorsa.. sağlamlığın ve sağlıklığın ölçüt ve kriterleri üzerinde konuşmamız lazım gelmez mi ? OZO yontembilim.com
Kendi söyleyen ve kend dinleyen kimselerin başinda kendimde olmama rağmen benden başka MS.. SA.. SS.. YT.. MK.. MB.. gibi kimseleride biliyorum... Bu arkadaşlarimin hepsi taakkul duzeyi yüksek kişiler olarak sunulari bilgi yükludur Ancak yansimsa bulmuyor.. Neden ? 0Z0 yontembilim.com
BOYUTLAR konusunda insanı böyle katman katman anlattıkları değerli bir yazıya dedim: GERçek dil ile işaret edilen ve düşünce ile delalet eden ikincil bilgilerimiz gerilip çekilen bir NESNE gibi görünse de onun KİMSE tarafında olanı oldukça sorunsaldır.. üstelik nesne ve kimse bileşeni ÖZNE'nin reng a renk "boya"larına batarsa.. ortada BOYUT diye bir şey kalmaz. Sicim kuramı on bir boyutlu gerçeğin dört zar'ının zaman ve mekan süreklisi olduğunu söylerse.. de bizim bu zarfın içine ilişkin hikayelerimiz ile matematiksel hesaplarımız arasında bir kesin bir bağlantı kuramayız. Bu nedenle bize yakından görmek için de ölün'ceye kadar sabretmek düşüyor.. diye düşünüyorum. Orada ne demişlerdi: Saygılarımla OZO yontembilim.com
Dunya da din de AŞK yuceltilir. Çunku güzellik ve iyilik sevilir. Ancak bir de güzelligi ve iyiligi birleştiren yetkinlik neden unutuluyor ? AŞK bir addir.. ALK dan doğdu.. "alak"dan dogan bir çocuk daha vardı.. IŞK.. aşk ve ışk birlik meşk ettiler bu kulturu bu milleti bu devleti ve bu medeniyeti kurdular.. kanla ve göz yaşiyla.. A projesi cinler böyle yaptilar.. B projesi beşer öyle yaptı.. Fe bi eyyi alâi rabbiküma tukezziban... Siz ikiniz Rabb'inizin ni'metlerinden hangisini yalanlarsiniz ? AŞK diye kim duygulandi ise.. dileği unutmuştur.. talebsiz dileksiz muhabbet mi olur mi ? IŞK diye kim düşundu ise.. duyumu unutmuştur.. arzusuz ve duyumsuz marifet mi olur mu ? Bunlarin birini unutan da INSANI yarim birakir. Bilgi ve sevgi bir yere kadar.. marifet ve muhabbet hayrete kadar... Şeyh Galib Husn u Aşķ'inda bu BILGI mumundan yapilan GEMILER ile gidilen SEVGİ denizinin ATEŞ'inde yani HAYRET'E yol alinip alinmayacağin sorar.. zıtların şiddetle sarsmasina ve sallamasinda işaret eder.. ki bu işarete sicim kurami da delalet ediyor. Hatta Şeyh Galib hayret denizinde öte MAHVIYET denizinden de söz etmiştir.. Ne muhteva bulunuyorsa ve içerik oluyorsa.. haviye ve hiye ve hüveler dahi o bıçimde tutuşurlar.. o yerde yanarlar ve o ortamda olamazlar. Insanlarin yokluk.. boşluk.. hiçlik dedigi bu sıfirlamanin çesit ceşit gorunumlerini biliyoruz.. yapiyoruz.. yaşiyoruz ve fakat NE oldugunu KIM biliyor ? Beni felsefeye çeken MERAK bu idi.. özdeşlik ve ayniyet ve identity nin DEĞIŞIM den ibaret bu dunyaya nasil uygulanabildigi idi.. buna çok şaşırıyordum.. Biz merak ve meramdan ibaret IŞK ve BILGI'yi aştik.. biz iştah ve iştiyaktan ibaret AŞK ve SEVGI'yi de aştık.. AŞKIN olan ILGI ve ALAKA'yi bulduk ve YARATILDIGIMIZ'a eriştik.. ILGI ve SİN sırri ile bir SILGI'dir. Ilgi ve silgi nokta ve boşluk Bana nutka gelen nuktaya anlatabilir misin.. biz anlattik. Sana sonsuz yüzlu daireyi anlayabilir mi sin.. biz anladik.. Bilginin ve sevginin peşinde koşmamayi becerebilir misin.. biz becerdik.. fakat siz etli BİLGİ nin ve götlü SEVGİ nin peşindesiniz.. beceremezsiniz.. Sonuçta kiminiz dunyayı aşkta ibaret bilir.. kiminiz ışktan.. oysa bilgi ve sevgi.. kadin ve erkek.. birey ve toplum.. dil ve din bir biri içinde mezc olur...kaybolur.. BU en KARMAŞIK dil.. kafana sepet olarak çöreklenir.. korkmayasin ve igrenmeyesin diye yılan ya da bok demedim.. Bu en MUREKKEB düş.. başına düş çorabi olarak geçirilir.. ürkmeyesi ve yanilmayasin diye akreb ve akraba demedim.. Sonuçta MIRAC boyle YALNIZ gidilen bir YOLA donusur.. Ne YOLDAŞ bulursun ne ARKADAŞ.. sen bundan korkuyor ve bana arkadaş ve yoluma yoldaş olmuyorsun.. 0Z0 yontembilim.com 16.01.2026 ućyol izmir 13:05
“Dünya 5. boyuta geçti” ya da “insanlık 5D’ye geçiyor” söylemi, tek bir kişiye, tek bir öğretiye ya da tek bir döneme ait değil. Bu fikir, farklı zamanlarda ve farklı coğrafyalarda, birbirinden habersiz geleneklerde benzer biçimlerde ortaya çıkmış bir anlatının güncel dildeki ifadesi gibi duruyor. Boyut kelimesi modern bir kavram; ama işaret edilen şey çok daha eski: Dünya’nın ve insan bilincinin titreşimsel bir değişimden geçtiği fikri. 20.yüzyılın başlarından itibaren teozofi ve ezoterik öğretilerde, Dünya’nın bir “inisiyasyon” sürecine girdiği, bunun insan bedeninde ve bilincinde zorlayıcı etkiler yaratabileceği yazıldı. Bu metinlerde beşinci boyut ifadesi geçmez; ancak frekans artışı, zaman algısında değişim ve beden-zihin uyumsuzlukları açıkça anlatılır. Şamanik geleneklerde ise bu değişim, daha şiirsel ve doğrudan bir dille aktarılır. Özellikle Orta ve Güney Amerika hattında, “zamanın sıkışacağı”, “insan bedeninin Dünya Ana’nın yeni ritmine ayak uydurmakta zorlanacağı” söylenir. Burada da boyut yoktur ama bedenin ağırlık, basınç, yorgunluk ve sinir sistemi hassasiyeti yaşayacağına dair anlatılar dikkat çekicidir. 1990’lardan sonra ortaya çıkan modern spiritüel öğretmenler, bu kadim anlatıları bugünün diliyle yeniden ifade etmeye başladılar. Kryon kanallıkları, Dolores Cannon’ın çalışmaları ve benzeri kaynaklarda “3D’den 5D’ye geçiş” ifadesi açıkça kullanıldı. Bu metinlerde özellikle hassas, empatik, sinir sistemi ince ayarlı insanların bu süreçten daha fazla etkileneceği vurgulandı. Yaşanan şey bir hastalık değil, bir uyum süreci olarak tanımlandı. Tasavvuf ve Doğu mistisizmi tarafına bakıldığında ise aynı sürecin farklı kelimelerle tarif edildiği görülür. “Zamanın daralması”, “sıkıntının artması ama mananın açılması”, “bedenin zorlanıp ruhun genişlemesi” gibi ifadeler, bugünün dilinde geçiş belirtileri diye adlandırılan hâllere çok benzer. Bu anlatıların ortak noktası şudur: Değişim ani ve tek seferlik değildir. Dalgalıdır, kişiye göre farklı yaşanır ve çoğunlukla sinir sistemi, sindirim, uyku, algı ve zaman hissi üzerinden kendini gösterir. Ne kadar süreceğine dair net bir tarih verilmez; çünkü bu, takvimsel değil, uyumsal bir süreçtir. Direnç arttıkça zorlaşır, bırakabildikçe hafifler. Bu yüzden “5. boyut” anlatısını, fiziksel olarak bir yere taşınmak gibi değil; insanın beden-zihin-ruh dengesinin yeni bir düzleme ayarlanması olarak okumak daha anlamlıdır. Dünya değişirken herkes aynı şekilde değişmez. Herkes kendi frekansında, kendi hızında yoluna devam eder. Sizler bu konuda ne düşünüyorsunuz? Sibel Atasoy
Yapay zekayı kullanmıyorum.. çünkü tarımı bulduk.. şehri kurduk.. yazıyı keşfettik tabi tüm işler TEKER ile başladı.. sonunda geldik DVD tekerine.. işte ben burada noktayı koydum. Artık ne kadar götürürse götürsen .. bulutu muluta da girmeyecem.. peki neden ? Sanayi.. endüstri.. teknoloji bizi daha hızlı ve kolay hizmet.. daha çok ve ucuz mal ile avlıyor ve böylece insanı doğaya "giderek" YABANCILAŞTIRIYOR.. Kurzweill buna "artırılmış getiriler yasası" diyor Russell de "kozmik tembellik yasası" deniliyor.. tüm dünyevi ve uhrevi ütopyo ve cennetlerin çağrısı TEMBELLİK.. şimdi bu siz bu yapay zeka kullanmayın kendi işinizi kendiniz yapınız.. ÇAĞRIMA.. gericilik mi dersiniz.. akılsızlık mı derseniz.. ne derseniz deyiniz.. KARŞILIK vermeyeceksiniz biliyorum. Fakat ben yine görevimi yapayım.. DUYURU da bulunayım dedim.. ha unutmadan diim.. Teknoloji'nin bizi doğaya yabancılaştırması el veren DÜNYEVİ ütopya ve UHREVİ cennet davetçisi İDEOLOJİ'ler "giderek" insanı insandan UZAKLAŞTIRIYOR.. masonlar dindarlardan nasıl uzaklaşmışlarsa marksistler de masonlardan öyle uzaklaşıyorlar.. birbirinin mümini ve kafiri ve münafığı olan bu otoriter ve totaliter sistemler ve rejimler insanları birbirinden uzaklaştırarak onları YALNIZ bırakıyor. Teknoloji ve İdeolojinin birlikte ortaya çıkan sonucun doğaya yabancılaşma ve insandan uzaklaşma bizi yalnız bırakıyorsa.. bu teknolojisin atası dilin ve ideolojinin atası dinin bir suçu değildir. Hatta dilin çocuğu bilim ve dinin çocuğu hukuk da değildir. Çünkü bilimin esası İKTİSAD asla tabiatı ve doğayı tahrip etmez.. KORUN.. hukukun esası ADALET asla insanı insandan uzaklaştırmaz.. YAKLAŞTIRIR. Kim bilir belki bilim HİKMET ve hukuk AHLAKA inkilab edecek.. yabancılaşma ve uzaklaşma durdurulacaktır. Ancak siz YAPAY ZEKA kullanarak "gerçekleri" daha kolay ve hızlı satayım derken kendiniz özgünlüğünüzü.. zekanızı.. hafızanızı.. hayalinizi pazarlıyorsunuz başkalarının hayalini ve zekasını ve özgünlüğünü çalarak pardon alarak. Hocaların ve yazarların açık ve seçik ve anlaşılır yazarak öğrencilerinin ve okurlarının düşünmesini ve anlamasın artırma adı altında azaltmasını kasd ediyorum. Tabi siz deyince lütfen üzerinize alınmayın Sibel Hanım.. sen.. ben.. biz.. farkına olalım ya da olmayalım.. hepimiz bu işi yapıyoruz.. bunu yaparken ya kendimi tanırken başkasını tanımıyoruz.. ya başkasını tanırken kendimizi unutuyoruz. Sonuçta SINAVIMIZ bu unutma ve yanılmalara karşı koyarak hayatta kalmak ve çoğalmak.. ancak geçim sorunu ve seçim sorumu sırasında gereksinim ve arayışımızın farkında olarak bunu bir dengeye kavuşturmak.. bilmem yapay zeka bunu "biliyor" mu bilmiyor mu.. bilmek ve hatta sevmek işin başı.. ancak başlıyorsa bir iş.. bitiyor da demektir.. uygarlık tükendiğinde elbette YZ da tükenecektir.. bize GEREKENSE tükenmeyene yönelmektir. OZO yontembilim.com 16.01.2026 üçyol izmir 2026 (not: lutfen dediklerimi sakın dünyadan el etek çekmek olarak anlamayınız)
KUVVET ve HAKK arasında hakikat ve zulum ve halk ve hürriyet bulunuyor. Yani KUVVET ve hakikat ve zulüm ve HALK ve hürriyet ve adalet HAKK.. şimdi ortada olan HALK yüzünü ya kuvvetten yana döndürür.. ya da Hakk'tan yana döndürür.. eğer hürriyet ve adaletten yana döndürürse.. durum başka olur.. eğer hakikat ve zulümden yana döndürürse.. durum başka olur. Fakat HALK dediğimiz bir SİLİNDİR değil ki bir yana yuvarlansın gitsin.. halk sosyal kültürel yapıdan ekonomik politik yapıya kadar çeşitliği bilenlerini olan bir KALABALIK.. sosyal kültürel yapının altında ARİSTOKRATİK bir yapı bulunur.. ekonomik politik yapının üstünde de ASKERİ bir yapı bulunur. Fakat böyle böyle cesur ünlü İYİ kişiler ile cesur ünlü KÖTÜ kişiler arasında bu laf düollosunun da her halde bir etkisi bulunacaktır.. iyileri harekete getirmek için.. Mark RUFFALO'yu tebrik ederim. Rabbim sayısını artırsın. Amin. OZO yontembilim.com Ruffalo: Trump Tecavüzcü, Pedofil, Aşağılık! ABD'li aktör Mark Ruffalo, Trump döneminde sertleşen göçmen politikalarına tepki gösterdi. Ünlü oyuncu, Donald Trump’a yönelik sözlerini sertleştirerek, “Hüküm giymiş bir suçlu, tecavüzcü ve dünyanın en aşağılık insanı” ifadelerini kullandı. Trump hakkında sert ifadeler kullanan Ruffalo, şöyle konuştu: "Bunlar artık normal değil. Trump döneminde başlayan ve bugün hala devam eden bu korku iklimi karşısında nasıl sessiz kalabilirim bilmiyorum. Uluslararası hukukun kendisi için hiçbir şey ifade etmediğini tüm dünyaya ilan ediyor. Onun için önemli olan tek şey kendi ahlak anlayışı. Ama karşımızdaki adam hüküm giymiş bir suçlu, hüküm giymiş bir tecavüzcü. O bir pedofil. O, dünyanın en aşağılık insanı." Düzenleyen osmanziya - Bugün Saat 22:50 |
|
|
usul esasa mukaddemdir
|
|
|
|
|
||
Forum Atla |
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma Kapalı Forumda Cevapları Silme Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme Kapalı Forumda Anket Açma Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma |
|