|
Anasayfa | Işımalar | Osman Ziya | İfade -i Meram | Yöntem Bilim | İnsan Bilim | Din-Fen | BTÖ | Yazılar | E-Posta | |
![]() |
Aktif Kullanıcılar Aktif Konular Üye Listesi Takvim Arama Skins |
| Dünya | |
|
| |
|
| Yazar | Mesaj |
|
osmanziya
Kıdemli Üye
Kayıt Tarihi: 12-Temmuz-2010 Gönderilenler: 4950 ![]() Hak Puan : 5 Kidem : 6 OrtalamaHak : % 50 Irtibar :2 |
![]() Konu: Ataturk ve BediuzzamanGönderim Zamanı: 15-Şubat-2026 Saat 21:11 |
Atatürk ve Bediuzzaman.. Türk değildir.. Türkiye Cumhuriyetinin bir eseri de değildir.. Şanlı Osmanlı Devletinin eseridir ve tesiridir.. Türk olmayan bu iki zat.. bu ülkede ve bu ulusta ve bu devlette öyle değişimlere etki etkiler ve yeniliklere hizmet ettiler ki yüzbinlerce türk onların bu ülkeye yaptıkları ve dünyaya yansıttıkları hizmetleri yapamazlar. Ulusular arası bir üne ve tanınmışlığı ve saygınlığı sahib bu iki zatın Türkiye Cumhuriyeti tarihine geçen karşılıklı ilişkileri SİYASİ BAKIMDAN bir husumet görülebilir lakin bu düşmanlık ve karşıtlıklık ve zıtlaşma TARİHİN DİYALEKTİĞİNDE olumlu sonuçlara yol açmış ve açmakta ve açacaktır. Bunun ne anlama geldiği bu yazımda uzun uzadıya anlatmış bulunmaktayım. https://yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=1781&PN=1 ATATÜRK VE BEDİUZZAMAN https://www.yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=1781 Bediuzzaman Said NURSI Mustafa Kemal ATATÜRK Türkiye Devletini.. Türkiyle ve kürtüyle ve arabiyle kendini türk bilen TÜRK milletini ve ulusuna.. Asya ve Avrupa arasında köprü ve doğu ve batı arasında kavşak olan ANADOLU memleketine ve ülkesine.. Hizmetleri geçmiş iki büyük insan.. Birisi ülkenin donanımı değiştirdi ve demokratik kabine ve meclis ve mahkeme geldi.. Birisi ulusun yazılımını değiştirdi Şanlı Osmanlının mekteb ve tekke ve camii birlikteliğini ve beraberliğini korudu.. Her ne kadar din ve fen ilimlerinin birlikte okutulduğu EĞİTİM YUVALARI bulunmasa da gelecekte.. din ve fen branşlarına ilişkin okullar açılabilecektir derken bir de baktık ki TEK TİP ADAM YETİŞTİRME düzeni devri çok geride kalmış. Şimdi artık OKUL bile kalmayacak.. çünkü çağdaş TEKNOLOJİK araçlarıyla ÖĞRENMEK isteyene her evde ve her elde ilk ve orta ve lise OKUL'u bulunacak.. ve OKUL olarak sadece ÜNİVERSİTELER adı kalacak.. çünkü "unite ve monite ile parite ve dualite" her birimizin ZİHNİNDE olacak.. Çünkü YBA ile din ile felsefe arasında ORTAK bir platform açıyoruz. 15.10.2026 üçyol izmir 21:09 Saygılarımla Sağlıcakla kalınız Osmanziya yontembilim.com
Doğunun ve batının kavşaklaştığı bu ÜLKEDE Geçmişin ve geleceğin buluştuğu bu ULUSTA iran ve yunanistan ile irak ve israil halklarının tarihsel bağlaranın düğümlendiği bu DEVLETTE ANADOLU'nun tarihsel ve kültürel mirası yer almaktadır. Bu tevarüs edilen dil ve din hamuru ve kültür çamuru.. öyle bir İNSANLIK dokudu ki bunu yüzeyde ve sosyal medyada AĞZI OLANLARIN KONUŞTUĞU kuru kalabalıkların dilinden anlayamasınız. Ya doğudaki ABD (Anadolu Birleşik Devletleri) KURULACAK ya batıda ABD (Amerika Birleşik Devletleri) yıkılacak ikisi birden birlikte olmayacak ve kalmayacak dediğimde bir KEHANET ileri sürmüyorum. Belki ATLANTIK ve PASİFİK arasında YENİ BİR OLUŞUM'dan söz ediyorum. Eğer TÜRKİYE CUMHURİYETİ Çin ve Amerika arasında YEREL birlikteliğini ve BÖLGESEL beraberliğini ortaya koyamazsa KÜRESEL GÜÇLER tarafından ve ULUSLAR ARASI ekonomik ve politik savaşlar arasında eriyip gidecektir.. masa başında konuşmak bu dünya içinde yaşıyor olmaktır. Bilgi toplumu ve hukuk devleti ülkülerine olan ÇAĞRIM iki binlerinde başından beri sürmektedir.. ULUSAL KALKINMANIN KOŞULLARI Bilgi toplumu ve hukuk devleti.. başlıklı bildirim geçen çeyrek yüzyıla rağmen gerçekleşmedi.. Türkiye bir HUKUK devleti ve BİLGİ toplumu değil henüz.. çünkü ULUSLAR ARASI KONJOKTUR'ün hukuku dünyası değil.. iki yıldan fazla süren KATLİAM bunun göstergesi çünkü.. Ancak beşeriyetin KÜLTÜR yapısından çıkan MEDENİYETİN inşa ettiği İNSANİYET bu gibi göstergelerle ileriye değil geriye gittiğini gösteriyor ve elbette bunun sebebleri bulunuyor ve bunun ne olduğunu kendi söyleyen ve kendi dinleyen yazılarımla anlatıyorum; teknoloji GİDEREK insanı doğaya YABANCILAŞTIRIYOR.. ideoloji GİDEREK insanı insandan UZAKLAŞTIRIYOR. Buna rağmen UMUDUMU yitirmiş değilim.. umut HAYALden ayrı çalışır.. plan ve proje ile programdan umut ve hayalden ayrı çalışır.. proje ve parti ve para ve pazar da hepsinden ayrı çalışır. Pro-je ve dava ve gaye'nin ne olduğunu bilenler ne demek istediğimi anlarlar. Bu durumda DAVA-YI HAMD'i insaniyet gerçekleştirerek İSLAMİYETE geçti.. geçti.. geçmedi YA kıyamet ya da üçüncü tür yolda görünüyor. Zaten gerçekleştiremeyenlerinde geleceği parlak olmayacak. Rabbimiz yar ve yardımcımız olsun. Amin Mustafa BUĞUÇAM 16.02.2026 ÜÇYOL İZMİR 08:43 Düzenleyen osmanziya - Dün Saat 08:48 |
|
|
usul esasa mukaddemdir
|
|
|
|
|
osmanziya
Kıdemli Üye
Kayıt Tarihi: 12-Temmuz-2010 Gönderilenler: 4950 ![]() Hak Puan : 5 Kidem : 6 OrtalamaHak : % 50 Irtibar :2 |
![]() Gönderim Zamanı: Dün Saat 14:58 |
|
Aslında kemalızm ve islamcılık diye genel paradiğma bulunmaz.. dil ve dinin inkilab ettiği bilim ve hukuk söz konusudur.. bu günkü yazımda dedim ki: Dogunun hali..
Hindistan''dan Arsbistan'a Yokluk ve telkin ve ilim medeniyeti... Batınin hali Avrupa'dan Amerika'ya Varlik ve isyan ve irade medeniyeti.. Ord.Prof.Hilmi Ziya ÜLKEN Dünyayi ve Medeniyeti böyle Şarkın YOKLUK uygarligi Garbin VARLIK uygarligi olarak ikiye ayirir. Biri ahirette kaybolmus ve kalbe gömulmuş Ashabi yemin.. sag duyuşun cılkini çikaran SAGCILIK Diger dunya dalmış ve akla tapmış Ashabı şimal.. sol gorüşun culkunu çıkaran SOLCULUK Biz SAG DUYUmuz olan DEGERi luzumundan fazla işlettigimizde onu sağ duyuş haline getiririz. Keza SOL GÖRÜmuz olan BILGIyi icabindan ziyade çalişturdigimizda onu sol görüş haline getiririz. Sol görü GÖZ gibidir. Surekli sol görusu olan bilgiyi kullanan kimse onu SOL GÖRUŞ yaptiginda artik kulagini kaybetmiş SAGIRLARA dönecek hic bir degeri ve buyrugu ve ahlaki işitmez birvkişiliği oluşturacaktir. Sag duyu KULAK gibidir. Devamli sag duyu olan degeri kullanan kimse onu SAĞ DUYUŞ yaptiginda gorme yetisini yitirmis KÖRLERE dönecek hiç bir bilgiyi ve belgeyi ve bilimi görmez bir kişiligi oluşturacaktir. Sag duyuş sahibleri genelde kalbi fazla calistir ve yuz çogunlukla ahirete donuktur ve sol goruş sahibleri ise umumiyetle akli fazla çaliştiri ve yuzu ekseriyetle dunya donuktur. Bununla beraber toplum icinde birlikte calisabilirler ve hatta boyle kadin ve erkek kisiler aile kurabilirler ve çoçuklar her iki sag ve sol terbiyeyi gorur dengeli ve uyumlu kişiler olabilirler. Ancak insanin ortak degerleri olan dil ve din ile emek ve ozgurlugu kitablarina konu edinen fikret ve ersoydan fazil ve hikmete yazarlar.. cemaatler.. partiler.. sirketler.. dilini dinlestirmiş marksistler.. dinini dilleştirmiş masonlar.. dini veya bilimi totaliter ve otoriter bir sistem ve rejim yapan ideolojiler.. sol goruyu culku çikmis SOLCULUK.. sag duyusu cilki çikmiş SAGCILIK.. haline getirerek kulturu.. milleti.. devleti.. milleti bir birini anlamayan sagirlar ve korler haline getirdiler. Kuvveti ve dunya hakimiyetini elinde tutan BATI medeniyeti iki yildan fazla suren katliam ve Atom bombasini patlatam Einstein ve puşt Wittgenstein ve pezevenk Epstein.. ile STEIN'i fazla kaçirdi.. kuvveti ve bilgi ve teknigi ve parayi daha çok kotu ve kullanarak habis GÜCUNE ekledigi YZ ile 3.dunya savaşini çikararak ve medeniyetin INSAN yetiştirme duzenini bozarak uygarligin mundemiç kendi kendini imha etme rizikosunu artirarak bir felaketi ortaya çikarma olasiligini artiriyor. Hakki elinde bulunduran lakin bilimi yitirdiginden ve kuvveti biraktigindan dunya hakimiyetini yitirererek kuvvetle zehirlenen batinin gucuyle mağdur ve yenik olan ZAYIF DOGU da tamamen masum ve butunuyle mazlum degildir. Bir zamanlar Şark dahi KAVI idi.. sozu gecerli hukmu yururlu dunya hakimi OSMANLI adiyle ANADOLU okulu idi.. sonra déğişimi kavramadi ve yeniligi anlamadi.. asya munafiklari MASONLARIN ve avrupa kafirleri MARKSISTLERIN oyununa geldi.. dinini onlarin dinine benzetti.. fâşizmi gobegine gomuldu.. masonluk bilgiye KÖR bir tarikatti.. marksisizm degere SAGIR bir tarikatti.. Anadoluda bin yildir MEŞKUL ve MEŞGUL Turkiyedeki DINDAR cemaatler ve partiler bunlardan daha sagir hakikat mahrumu TOTALITER ve butunlukçu ve daha kör hurriyet yoksunu OTORITER ve birlikçi bir tarikattir. Tarikat Sırat Sebil Seviyy Mezheb Meslek Meşreb Izm Ekol Okul Ideoloji Her ne kadar DİN'den ayri ise de sagci ve solcu tetrit ve ifratçilar bunu din ile karıştirmayi surdururler. Saygilarimla 0Z0 yontembilim.com 13.02.2026 ucyol izmir 13:50 |
|
|
usul esasa mukaddemdir
|
|
|
|
|
osmanziya
Kıdemli Üye
Kayıt Tarihi: 12-Temmuz-2010 Gönderilenler: 4950 ![]() Hak Puan : 5 Kidem : 6 OrtalamaHak : % 50 Irtibar :2 |
![]() Gönderim Zamanı: Bugün Saat 00:16 |
Paylaşım için çok teşekkür ederim.. İmamoğlu'nun sloganı idi.. "Her şey güzel olacak".. öyle olmasa idi.. ölenlere RAHMETLİ demezdi.. kuşkusuz hangi inanca sahip olursa olsun.. ölünce insan kurtulacak.. ancak önemli olan ölmeden önce ölebilmek.. Pazartesiden sonra salı.. salından sonra çarşamba.. yani üç gün arda şans (ni'me) ve stabil (imkan) ve riziko (bi'se) ile gelir.. pazartesi daha önce doğumun fırsatı ile başladı.. salıdan sonra ise çarşambanın düğümü bulunuyor.. biz doğuma OLUM.. ÖLÜM'e de "düğüm" adını veriyoruz.. var oluş diyorlar amma ne varı ne de yoku bilebiliyoruz. Bunanla beraber biz bu dünün FIRSATINI ve bugün İMKANINI ve yarının TEHLİKESİNİ.. her gün yaşadığımız için bu üçünü unutuyoruz.. göz ardı ediyoruz ve kanıksıyoruz. Sayın Abuzer Diskaya Hocam.. olmayan sonsuzluğu ve bulunmayan özgürlük GERÇEKLEŞMEZSE insanın GÜZEL bulanmasının ve İYİ olmasının anlamı bulunuyor mu ? Emaneten verilen ENANİYET (Benlik) yapımızdaki ÖZDEŞLİK kanadı ile ÖZGÜRLÜK kanadını çırparak olmayan sonsuzluk ve bulunmayan serbestlik elde ederek KOŞULLAR yerinde yürüyor ve KURALLAR atmosferinde uçuyoruz.. umur benzini ve umut yağı ile çalışan motorumuzla çalışan UÇAĞIMIZ.. yani NEFSİMİZ giderek 2020 den beri çok zor günler geçiriyor.. ne marksistlerin ütopya sınıfsız toplumun dünya cenneti.. ne masonların sadece kendileri için düşündükleri rüya cenneti.. ne dindarların beklediği islam cenneti.. davup krallığı.. isa krallığı'nin hülya ortaya çıktı.. dünyanın geçmiş rüyasına ve yine geçmiş haline geleceğin rüya ve hülyasına BU GÜN bakabilirsek görürüz ki dindarların ve masonların ve marksistlerin UYUTTUĞU uykudan UYANMAK vakti geliyor.. ancak insanın asgari olarak rüya ve hülya ve düna ÖYKÜSÜNE gereksinimini düşünerek GERÇEKCİ bir dünya öngörüyorum.. birincisi dünya beşten büyüktür BİRLEŞMİŞ milletleri.. diğeri bilgi toplumu ve hukuk devleti ülkesini ülkelerinde gerçekleştirecek olan irandan yunanistana ve iraktan israile HALKLARIN "anadolu" etrafında ortaya çıkarabilecekleri yeni ABD.. sonuçta bu da UÇUK bir hülya.. en azından INSANI.. dindar.. mason.. marksist.. diye birbirinden uzaklaştırmıyor ve "insan" lafta değil tabloda görüldüğü gibi projede ortaya koyuyor. Ömrünüz bol.. sonunuz güzel ve geleceğiniz iyi olsun.. İnşaallah. Saygılarımla.. sağlıcakla kalınız. 0Z0 https://yontembilim.com/forum/forum_posts.asp?TID=2972
ABUZER DİSKAYA Hocam dedi: Abuzer Diskaya odntoSrspe u t Ş : 2 mm0a t 1 2 fa11 1 44c135il005ctu , u 7 b guchm 3 aima5 a l · Felsefenin kafa karışıklığına yok açtığı ve bu yüzden de uzak durulması gereken bir şey olduğu sık sık duyduğumuz bir şeydir. Peki ama burada kafa karışıklığı denen şey tam olarak ne? Yani felsefe ne yapıyor ki insanların kafası karışıyor ve bu gerçekten de olumsuz bir şey mi? Ya da insanlar kafalarının karışmasını neden istemezler? Felsefe okumaya başladığımda değil de felsefeyi ciddiye almaya başladığımda bizzat benim de yaşadığım bir durum olduğu için bu konuyu ele almak istedim. Şimdi felsefe insanların kafasını karıştırıyor ve bu yüzden felsefe okumayın diyenlerin kafası karışmadan önce hangi halde bulunduklarına bakmak gerekiyor. Her insanın belli bir sosyal ve kültürel bağlam içinde bulunduğunu biliyoruz. Ve bu sosyal ve kültürel bağlam kendisi içinde doğan insana nerdeyse kendisi, doğa, evren ve Tanrı ile ilgili bilmesi gereken her şeyi öğretir veya aktarır. Yani belli bir sosyal ve kültürel bağlamın içine doğanlara neye inanıp inanmaları gerektiği nasıl düşünmeleri ve nasıl davranmaları gerektiğine dair ihtiyaç duydukları her şey aktarılır veya öğretilir. İşte bu yüzden insanlar hemen her şeye dair bir fikir sahibidirler. Bu yüzden de kafaları hiçbir şekilde karışık değildir. Hemen her konuda nettirler. Neyin ne olduğuna niçin olduğuna dair hazır cevapları vardır ve onlar bunların tek doğru olduğuna doğal olarak inanırlar dahası bu şekilde yetiştirilirler. Bu yüzden bu insanlara teorik olsun pratik olsun hemen her şey apaçık hakikat gibi görünür. Şimdi böyle bir insanın felsefe okumaya başladığını düşünelim. Adam gibi felsefe okursa yani felsefeyi ciddiye alırsa olacak olan şey apaçık bedihi ve mutlak hakikat ve doğru sandığı şeylerin hiç de ona öyle göründükleri gibi olmadıklarını fark etmeye başlar. Kesin ve mutlak sandığı hemen her şeyin aklen mümkün olan seçeneklerden sadece birisi olduğunu fark etmeye başlar. İşte burası kafa karışıklığının yaşandığı noktadır. Yani felsefe okuyunca yaşanan kafa karışıklığının sebebi tam olarak budur. Daha önce kesin ve mutlak sanılanın artık hangi alanla ilgili olursa olsun, öyle olmadığını fark etmek ve bunların en fazla pek çok muadili olan pek çok seçenekten sadece birisini olduğunu fark etmek. Tıpkı daha önce a dan b ye gitmek isteyen birisinin onu maksada ulaştıracak tek yol olduğuna inanması ancak daha sonra onu maksada ulaştıracak bir sürü yol olduğunu öğrenmesi durumu gibidir. İnsanların kafa karışıklığını sevmemesinin sebebi ise bu durumun onlardan insiyatif almasını talep etmesidir. Yani önünde belli bir konuya dair birden fazla seçenek olduğunu fark eden birisi bunlardan birisini bilinçli olarak seçmek zorundadır ve işte bu tercihte bulunma zorunluluğu beraberinde mesuliyet ve sorumluluğu da getirmektedir. İşte bu olmasın diye insanlar kafalarının karışmasını istemiyorlar. Bu yüzden de felsefe kafa karıştırıyor diye ondan uzak durulması gerektiğini vaz edip duruyorlar. Oysa bu kafa karışıklığında hesabı verilebilir bir hayat yaşama imkanı bulunmaktadır ve işte felsefe bu imkanı ortaya koyabilecek tek kurtarıcıdır. Felsefenin en büyük kazanımı da budur. İnsana kendisini armağan etmek...! Abuzer DISKAYA Düzenleyen osmanziya - Bugün Saat 00:34 |
|
|
usul esasa mukaddemdir
|
|
|
|
|
osmanziya
Kıdemli Üye
Kayıt Tarihi: 12-Temmuz-2010 Gönderilenler: 4950 ![]() Hak Puan : 5 Kidem : 6 OrtalamaHak : % 50 Irtibar :2 |
![]() Gönderim Zamanı: Bugün Saat 00:40 |
|
Amaç erekden farklıdır.. AMAÇ bir şeye gereksinim duymadan ayrıdır.. GAYE hedeften farklıdır. Hedef kaynak ve menbasıyla beraber gaye uğruna harcanandır. Örneğin bir amaç ve gaye uğruna ömür geçirmediysen yaşamın boşa geçme olasılığı bulunur. DEĞERLİ bir arkadaşıma dedim ki: sen bir şeyi amaç olarak ortaya koyarsan ve ona göre ilkeli ve tutarlı çalışırsın o şey gerçek olur.. yargısını katılmıyorum.. öyle olsayda benden başka YBA önem ve değer veren olurdu.. burada bana sadece ilkeli ve tuturlı yaşantım ve davranışım olmadığı itirazı olabilir ki bunun da tezi ve testi ile ayrı bir DOĞRULAMA ve kanıtlama gerektirir ki bu da öncelikle araç ve amaç ikilisinin tartışılmasını gerektirir.. bunu da günlük dilin düz yazısıyla yapılması pek te olanaklı olmadığından çoğu tezler gibi bu da bir hakikatın hikeyasenin zorluğuna gelir dayanır.. zaten facede yapılan boş boş konularında bir sonuç çıkardığını görmüyoruz.. dolu bir çıkar ve yarar ortaya çıkıyorsa bu da öykü ve gerçek ve oyun ilişkisi değil karşılık çıkar ve yarar ilişkisi oluyor.. zaten bunun ile uygarlık biraz ayakta duruyor.. o da sallantıda.. Trump geldi İran'ın önünde bir kaç kez hırladı.. sonunda bir şey çıkmadı.. demek ki çıkarları uyuşturdular.. ortalık bulanmadı.. fakat iki yıldır hale süren YAHUDİ örtüsü ve SİYONİST perdesi altında DÜNYA EFENDİLERİNİN yaptıkları pislik durmadı.. sonuçta cennet nasıl bir gereksinime dayanıyorsa cehennem de bir gerekçeye dayanır.. İmamı Nursinin dediği gibi Cennet ucuz olmadığı gibi cehennemde luzumsuz değil.. bu benim gibi bunamak üzere olan önemli olan AMAÇ ne diyor soruyor.. bende onu otuz beş yıldır anlatıyorum.. kimse duymuyor. İonna Kiçuradi ise bu hatun onun bir yazısına da yanıt veridim.. geri dönmeye ya vakit ya fırsat bulumadı.. ya da yanıtlamaya değer görmedi.. her ne ise yaşAM AMaç edinilerek başlar sonra onu ARaç edenmeye başlar ve çocukların için yasarsın.. ve bir gün size teklif etmiştim.. gelin nasıl ADaç oluyor onu bir tartışalım.. ve böyle ce doğum ile açılan ağlar AĞAÇ olduktan sonra amaç, araç, adaç derken aç aç bitmeyen bir yolculuk içinde olduğumuz ortaya çıkıyor.. bu da önem ve değer verdğimiz işlere göre çeşitleniyor.. çeşitli anlam ve amaçlardan oluşan çizgilerin nasıl oluştuğunu araştırmaktan buradaki vaktimiz bitiyor ve biz de sınav kağıdını doldurmadan boş boş veriyoruz gibime geliyor.. bu da bizden seslenerek sevmek ve sevilmemkten öte susarak SEVİNCİMİZİ başlatmamız gerektiğini hatırlatıyor.. keşke yapabilsek.. saygılarımla sağlıcakla kalınız OZO yontembilim.com |
|
|
usul esasa mukaddemdir
|
|
|
|
|
osmanziya
Kıdemli Üye
Kayıt Tarihi: 12-Temmuz-2010 Gönderilenler: 4950 ![]() Hak Puan : 5 Kidem : 6 OrtalamaHak : % 50 Irtibar :2 |
![]() Gönderim Zamanı: Bugün Saat 00:46 |
|
acılarımız büyük..
aklımızda büyüse.. nicel ve nitel arasındaki acaibi anlamak sayıl ve sözel arasındaki garaibi anlatmak 17.02.2022 Kelebek kadar ömrümüzde yere göğ sığmayan yaralarımız var.. ne kadar arifce bir söz. Zaten bütün bildiğimiz bir şeyin azı çoğu.. birde var sayma yok sanma yetimiz bulunur.. birde hiç yok hep var deyip toptak redde ve toptan kabul yetkisi.. Göçük altında insanlar var daha. Bugün iki can daha çıkarıldı.Belli ki şu an bile canlı ve göçük altında insanlar var .Bu nasıl bir azaptır ,bu nasıl bir yapayalnızlık ve boşluk hissidir kimbilir. Unutmayalım.Bir düşünelim ,yerlerine koyalım kendimizinlar duyarlığı ile"dedin kardaşımda insanlar televizyonlarda gördüğümüz gibi ellerinden geldiği kadar daha iyiyi ve daha güzele gitmeye çalışıyorlar.. ancak şunu ayırt etmek gerekir.. bir gereksinimizin olduğu sorunluluk dünyası bulunuyor.. NAKSININ itmam etmek isteyen bir HACATIMIZ bulunuyor.. biz bunları termodinamik yasalarla bilimle saptadık.. nitekim dinamik hararet ve haraketi tam bunun bir göstergesi.. hocalarda izah ediyor.. gereksinimimizi karşılayıp bütünlemek isteyen bu tarafımıza bir de bilim dışında hukukla çözmeye çalışırız. Bu çözümler giderek iyileşir.. geçmişte daha çok kıtlık ve açlık.. salgın ve hastalık.. savaş ve ölüm ile uğraşıyordu atalarımız. Şimdi bu tarafımız ACI bir HİSSİYAT ile yakıyor.. ama birde insanın KASRINI ikmal etmek isteyen HARRATIMIZ bulunuyor.. bunun derinlikleri KALİTELİ mal ve hizmet sunmak ile çözüm üreten hacat yanımızdan farklı bir SORMLULUK dünyasıdır. Fazıl ve Kemalini bir TANRI gibi göstermek isteyen dünya efendilerinin yer yüzüne SAHİB OLMAK davası bulunuyor.. bunu da aşağıdaki insanlar anlamıyor.. yıkılan evinin ve dünyasının ötesine gidemeyenler.. bu yukarıdaki adamı anlamazlar.. şikayetinin ve acısının ateşinin dışında bir şey ilgilenmez.. şimdi bu dediklerimi de anlamazsınız.. ancak böyle laf üretiniz.. acı kusarsınız.. bu koca koca şehirler nasıl çalışıyorlar.. bu muazzam ticaret ve bu muhteşem siyaset hiç aklınıza gelmez.. elinizde olmayana hasedinizden başka sermayeniz.. elinizden çıkınca hırsınız ve kininizden ve lanetinizden başkası olmaz.. şimdi sen o güç altında olanların yerine kendine koyduğunda ortaya ne çıkacağini bilebilir misin ? Bilemezsin.. Ya Tanrı'ya güveni artıyor.. ölse şehid olacak kalsa malı sadaka olacak buna seviniyor.. ya da Hakiki Tanrı'ya ya da dünyada kendini Tanrı yerine koyanları.. kini artıyor.. hastalıklar ve depremler çıkarıp dünyanın nüfusunu azaltmaya çalışanlara nefretleri çoğalıyor.. ancak sevgi ve nefret ile hiç bir şey çözülmez.. belki bunlar insan motorunun benzini olur lakin akıl dümeni olmayınca bir işe yaramıyor işte.. düşünmüyorsunuz ve değişmiyorsunuz.. düşünenler ve değişenler size hakim olur.. kavi oluyor.. kavi ve güçlü olanlarda güç zehirlenmesini uğruyor hakkı duymuyor.. duysa bile çiğniyor.. bu sade yukarıda de her kademede.. koca karının.. güçlü ise karı kocanın.. iktidar muhalefetin.. muhalefet güçlü ise iktidarın.. sermaye emeğin.. güçlü ise emek sermayenin.. çalışmadan malları ve bilgileri çalan başka KİMSELERDEN başka beklersiniz ki.. babalarının mirasına hazırdan konanlar başka ne yapabilirler ki.. sonuçta İNSAN olmadan islam olmaz.. ISLAM olmadan insan kurtulmaz. Sonuçta biz kendimize bakalım KIYAMET depremi olunca.. sadece jeoloji, inşaat, makine ve elektrik mühendislerinin değil.. muhasebecilerin.. avukatların.. hakimlerin.. doktorların da amellerinin ENKAZI ortaya çıkacak.. o zamana hazırlık yapalım.. bu depremi görünce.. yaşayanlar zaten bizden daha iyi biliyorlar. Rabbimiz bizim ve sizin akibetinizi ve ahiretimizi iyi ve güzel etsin. Amin. 17 şubat 2023 de yazmışım.. depremden 11 gün sonra bundan sekiz ay sonra da 7 ekim katliamı oldu.. 17.02.2026 üçyol izmir 00:46 |
|
|
usul esasa mukaddemdir
|
|
|
|
|
osmanziya
Kıdemli Üye
Kayıt Tarihi: 12-Temmuz-2010 Gönderilenler: 4950 ![]() Hak Puan : 5 Kidem : 6 OrtalamaHak : % 50 Irtibar :2 |
![]() Gönderim Zamanı: Bugün Saat 02:30 |
|
Recep AYKAN iftiracısı demiş ki:
Üç yanlış bir Risale-i Nur Külliyatını götürür. Said Nursi'nin 3 yalanı: ❗ Kur'an'ın 33 ayetinin Risale-i Nur'a işaret etmesi, ❗ Ali'nin gaybı biliyor olduğu iddiası, ❗ Abdülkadir Geylani'nin şahidliği. 💥Risale-i Nur’un arkasında otuzüç âyât-ı Kur'aniye işârâtı ve Hazret-i İmam-ı Ali’nin üç kerâmât-ı gaybiye ile ihbârâtı ve Gavs-ı A’zâm’ın sarahate yakın şehâdeti var. Ona hücûm, bunlara hücûmdur. (Müdafaalar, 104) 📗De ki: “Ben size, Allah’ın (sevap ve nimet) hazinelerinin benim elimde olduğunu söylemiyorum. Gaybı da (gelecekte neler olup biteceğini de) bilemem, ben size, ben meleğim / kralım da demiyorum. Ben, ancak bana vahyedilen Kuran’a uyuyorum.” De ki: “Hiç gerçeğe karşı kör olan ile onu gören bir olur mu? Hâlâ düşünmeyecek misiniz?” (Enam 50) 📗De ki: “Şahitlik olarak en büyük, en güvenilir kimdir?” Cevap ver; “Benimle sizin aranızda, Allah şahittir ve bu Kuran, bana kendisiyle sizi ve bu mesajın ulaştığı kimseleri uyarmam için vahyolundu. Şimdi siz, Allah ile beraber başka ilahların olduğuna şahitlik mi ediyorsunuz?” De ki; “Ben, buna asla şahitlik etmem!” ve de ki: “O, ancak tek bir ilahtır ve ben sizin şirk olarak yakıştırdığınız o şeylerden uzağım.” (Enam 19) 📗İnsanlardan kimi de var ki, dünya hayatına dair konuşması senin hoşuna gider, bir de kalbindekine Allah’ı şahit tutar. Hâlbuki o azılı düşmandır. (Bakara 204) dedim ki: Napolyon demiş ki bana bir kelime söyle seni onunla idam edeyim.. içi kin ve nefretle dolu olduktan sonra herkes herkesi suçlayabilir.. şimdi kinini boğazını tıkacam haberin bile olmaya olmayacak.. önünü geleni YALANCILIKLA SUÇLAYAN itiracı herif.. hürafeler zihnini yutsun.. müslümanların LİDERLERİNİ ve HOCALARINI ve ŞEYHLERİNİ bit kadar aklınla suçlaman.. iki yıldır ISRAİL katliam sürüp devam ederken AMERİKA müslümanların üzerine çökmüşken.. ancak MÜSLÜMANLARI böyle birbirine düşürmeye çalışman ya Netenyahu Ajanı ya da Trump yardakçısı olmakla açıklanır.. ama bunlar bir işe yaramayacak.. türkler ve kürtler ve araplar bir araya gelecek cemaatleri ve mezhebleri ve tarikatları böyle birbirine düşürenlerin sesleri bozağını tıkılacak İnşaallah. Azıcak sabret o günde gelecek. osmanziya |
|
|
usul esasa mukaddemdir
|
|
|
|
|
||
Forum Atla |
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma Kapalı Forumda Cevapları Silme Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme Kapalı Forumda Anket Açma Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma |
|