Anasayfa | Işımalar | Osman Ziya | İfade -i Meram | Yöntem Bilim | İnsan Bilim | Din-Fen | BTÖ | Yazılar | E-Posta |

  Aktif KullanıcılarAktif Kullanıcılar  Aktif KonularAktif Konular  Forum Üyelerini GösterÜye Listesi  TakvimTakvim  Forumu AraArama  YardımYardım  SkinsSkins
  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş
Yöntembilim
 YöntemBilim Forumu | Yöntem Bilim | Yöntembilim  
Mesaj icon Konu: erdal ve atasoy Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Yazar Mesaj
osmanziya
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 12-Temmuz-2010
Gönderilenler: 4932

Hak Puan : 5
Kidem : 6
OrtalamaHak : % 50
Irtibar :2

Alıntı osmanziya Cevaplabullet Konu: erdal ve atasoy
    Gönderim Zamanı: 08-Şubat-2026 Saat 09:51

Ben 6 sen 9

Aramızda ne fark bulunuyor ?

Bir ve aynı iki şeyin BİR şey olması.. nın en bariz örneği YÜZ'dür.
Bütün yüzler azayı esaside aynı olmasına yani birliği ile beraber hiç biri de birbirine tam benzememesi BİRLİK ve TEKLİK sırrı ve örneği olarak verir İmamı Nursî..

2000 ler civarında YBA ilk müsveddesini İnternetten Turan Bey dahil 60 kadar Arkadaşıma göndermiştim.. bunlardan Turan Bey ve Mustafa Everdi.. belki de bir kaç kişi olabilir.. dışında geri dönüş almamıştım.. Turan BEY yazımı Sibel Atasoy Hanımı göndermiş.. demişti ki o da Bu yazıyı benim annaannemin anlayacağı şekilde yazsın.. bu vesile ile de Sibel Hanımla da tanıştık.. ve Turan Bey ile de bol boş yazıştık.. YBA ikinci müsveddesine çok değerli eleştirisi ile de unutulmaz bir yeri bulunur..

Farklar üzerine başlayan bu yazı İnşaallah yeni farkındalıklara yol açan.. Saygılarımla Dinnur YAŞAR 08.02.2026 ÜÇYOL İZMİR 10:15









Sibel ATASOY yazdı



80 yıllarında doğmuş olanlara, ekonomi-para başarıdır gerisi lafı güzaftır fırtınası çarpmıştı. Onlar şimdi otuzlu yaş civarındalar ve yavaş yavaş yurdumuzun çeşitli hayat merkezlerini devralmaya başladılar.
Başbakan, 2010 lu yılların dindar gençlik yetiştirmek niyetini ortaya koyuyor ve bu niyeti şu sözlerle temellendirmeye çalışıyor: "milli ve manevi değerlerine sahip gençler aynı zamanda çağdaş olamaz mı?"
Olabilirler mi? Olabilecekler mi ancak 30 yıl sonragörebileceğiz. Toplumsal değişimler için en ufak kıpırtı en az elli yılda görülebilir. Zaman hızlandı belki otuz yılda da görebiliriz.
Gustav Jung, meslektaşlarına seslenirken kendi uygulamasını örnek göstermişti: "Yerine daha iyi bir şey koyamayacaksam hastalarımın inanç sistemlerine hiç dokunmam, onlar bir çeşit koruma kalkanı" diyordu.
Ben de şu sonuca varıyorum:
2012 yılında ülke olarak "yerine daha iyi bi şey koyamıyoruz"
O halde hastaların inançlarına dokunmamak gerekir.
Kinaye yapmıyorum, ciddiyim.

07.02.2012








Osmanziya Osmanziyaoğlu DEDİ


inançların bir zarar olmaz.. ne olursa olsun.. ancak düşüncelerin olur. Sağlam ve sağlık düşünceler zaten inanç haline gelmez.. geldiğinden zaten düşünce olmaktan da çıkar. Ancak insanın aklından ziyade kalbinde bulunan bozukluklar yalancılık.. büyüklenme.. kıskanma.. gösteriş gibi yaklaşımlar düşünceler ve inançlardan daha ziyade benliğine.. kimliğine ve kişiliğine zarar verdiği gibi onun gelişme ve başarı yolunu da tıkar. Bununla beraber insanın düşünme ve anlama ve inanma ve bağlanma ve güvenme süreçleri.. dilimizde bulunan şu OLUMSUZ "me" sesi ve takısı yüzünden midir bilmiyorum.. bizler düşünmekte.. anlamakta.. inanmakta.. bağlanmakta ve güvenmekte sıkıntı çekiyoruz.. bilmiyorum.

0Z0 yontembilim.com


Dinnur Yaşar DEDİ

Bilimsel paradigmalardan dinsen doğmalara.. ön yargıdan saplantıya İnanç çeşitleri bulunur.. nasıl değerlerin.. bilginin.. düşüncelerin türleri bulunursa.. kelimenin bir çeşiti ve türü ayrı.. bir isim gurubu bulunur isim, zamir, edat (ilgeç) gibi.. bir fiil gurubu bulunur fiil, zarf, bağlaç gibi.. İLGEÇ VE BAĞLAÇ "arasındaki en önemli farklardan biri, edatların cümleden çıkarıldıklarında cümlenin anlamının bozulması; ancak bağlaçta bu durumun olmamasıdır. Yani bir bağlacı, cümleden çıkarttığımızda anlamda bir bozulma meydana gelmez. Bağlaçlar, zaten var olan anlam ilgilerine dayanarak bir bağ kurmaktadır. Edatlar ise yepyeni bir anlam ilgisi kurarlar.
Edatlar, cümlenin bir öğesi haline gelirken bağlaçlarda ise bir öğe özelliği yoktur. Edatlar cümleden atıldığında cümle anlamsızlaşıyor ancak bağlaçlar cümleden çıkartıldığında cümlede en fazla daralsa da cümle anlamsızlaşmaz.
Bir örnekle ifade etmemiz gerekirse, "Onun gibisi çıkmadı" cümlesinde 'gibisi' kelimesini çıkardığımda anlamda bir bozulma meydana geliyor. Dolayısıyla bu kelime bir edattır. "Sevdim ama sevilmedim" cümlesindeki 'ama'yı çıkardığımızda ise geriye "Sevdim sevilmedim" kalıyor. Anlamda daralma olsa da yine de büyük bir bozukluk yaşanmıyor. Bu yüzden de bağlaç özelliği taşıyor." https://www.milliyet.com.tr/molatik/diger/edat-ve-baglac-arasindaki-farklar-nelerdir-71386 yine bunun gibi isim ve fiil arasında bildiğimizden daha KÖKLÜ farklar bulunur.. arasan.. aramazsan bulamazsın.. bulamasan olamazsın.. kelime türlerinden başka birde kelime çeşitleri malum; özne.. yüklem.. nesne.. tümleç. Bu nedenle söz ve kalem dediğimizde bir şeyi ifade ederiz.. tümce ve cümle dediğimizde bir başka şeyi ifade ederiz.. peki bu ikisi arasında fark nedir.. sonuçta biz bir ömür fark etme ile uğraşırken kadr etmeyi unuttuğumuzda olan nedir ? Bilgilerle uğraşan solcular SAĞIRLAR.. değerlerle uğraşan sağcı KÖRLER.. sağın bilgiye KÖR solun değere SAĞIR olmasının elbette bir nedeni bulunur. Hem bilgi hem değeri taşıyanların ŞİZOFREN olarak nitelenmesinin bir nedeni bulunur.. adam gibi sağcı ve adam gibi solcu olmazsan MAKBUL bir kimse olmazsın.. bu da "dünya savaş ve barış dünyamızın için yarış ve sınav dininin temizliği ve pisliğidir".. bu tümcede 6 kavram birden sıralandı.. normal zihin ikiden fazlasını kaldırmaz.. hadi bunu sekiz yapalım: dünya ve ahirete ilişkin savaş ve barış dünyamızın içindeki yarış ve sınav dininin hayır ve şerri ENBİYA 35 özetlenmiştir. 0Z0 yontembilim.com

Turan Erdal DEDİ

Bahsi gecen inancın yerine "kendi kendine inan!" inancı geçebilir. Bu zorlama ile değil, iyi örneklerle gerçekleşebilir.

dedim ki:

Dediğiniz gibi bütün inançların temelinde bu "benin kendisine inanması" bulunur.. senin bana benim sana inanmak ise ikinci dereceden gelir. bununla beraber inanmanın da imtina ve iman.. selb ve icab.. terk ve talk gibi çeşitli hiç yok deyip hiçlemeleri.. hep var deyip heplemeleri olur. Bizim da arama ve bulma ve olmadan başka kopyalama ve yapıştırma dışında "hiç" bişimiz olmaz :))



BU resim 30 tane dosyadan sonra bu hale gelmiştir.
Bu dosyaları buraya yüklüyorum:




20260208_100308_RIKKI_HUNT.rar





DUZELTILMİŞ ve DEGİŞTIRILMIŞ:

Dinleşmiş DIL
insani dogaya yabancılaştiriyor
SAGLAM bir teknoloji degildir.

Dilleşmiş DIN
insani insandan uzaklaştiriyor
SAGLIKLI bir ideoloji olamaz.

0Z0
07.02.2026 izmir

Bilgi işleme tarzları;

sosyo "Karınca-vâri: Toplar ama işlemez."
solo "Örümcek-vâri: Masa başında teori örer."
solo-sosyo "Arı-vari: Toplar, işler ve üretir."

Bacon'dan alınmış tırnak içinde sözleri
Yavuz Tellioğlu paylaşmış.

Dedim ki:

Temsiller ve teşbihler sadece ısbat ya da ikna eder.. gerçeği gösteremez.. bilinenlerden bilinmeyenlere gittiğimiz var sayıyorsak.. bilgimizi sağlam bilgiye ve sağlıklı değere ulaştıracak yönteme sahip olmalıyız diye düşünüyorum. YBA de 35 yıldir öneriyorum.

Bacon'ın İSLAM ENDÜLÜS'ten aldığını onda biri ile bu kadar yapmış.. biz Biz yüzde yüzü elimizde olduğu halde fazla bir şey yapamamışız.. sıkıntı burada.

Sonuçta BAŞARI.. örnekte olduğu gibi solipsizm ve sosyalizm arasında ORTA bir yol tutmaktadır.

Nitekim ARICI rahmetli ÖZAL öyle basardi.. Ataturk ve Inönunun basarisi uzerine konan Menderes ve Demirelde öyle başarmiştı.

İnşaallah Ozal'in ve Ecevit'in başarisinı devam ettirecek Erdogan ve Bahçeli ANDOLU etrafini irandan yunanistana.. iraktan israile BIRLEŞTIREN bir agacin tohumunu diktiler.

Bizlerde boş durmamali
yeni bir aile
yeni bir cemaat
yeni bir parti..
yeni bir şirket..
yeni bir belediye..
inşa etmeliyiz.

Saygılarımla
0Z0
yontembilim.com
07.02.2026 izmir 18:08






İnsanoğlu.. nevi beşer.. ben-i âdem.. denilen türümüz yapısı olan KÜLtür.. sanırım fransızca cultur sözcüğünden gelme.. kara avrupasında ANTROPOLJİ denilen anglosakson dünyasında KÜLTÜR adı veriliyor.. bizim dünyamızda ise KÜLL ve TÜR seslerini yani soyut "küll" sözcüğünün anlamı yani TOTAL ma'nasını   ile somut tür kelimesinin anlamı yani EVOLUTION fikrini yansıttığı için bu kültür kelimesini tutuyorum. İnsanbilim duayeni KÜLTÜR ve İNSAN kitabıyla BOZKURT GÜVENÇ bize bu sözcüğü benimsetti.. insanın kendini tanıma ve bilme noktasında hadsiz gafleti nihayetsiz cehaletini geçmiş durumdu.. tanıtanlar ya Tanrı Tanırlığında kaybolmuş ya da Tanrı Tanımazlığında boğulmuş durumdalar.. bu yüzden sesimizi kimseye işittiremiyoruz.. hatta Turan ve Sibel ve Osmanziya olarak ta birbirimizi duyamıyoruz. Başkasını neden kızalım ki..

Öyle ise beşerin Takiyettin MENGUŞOĞLU'nun saydığı olmazsa olmaz 20 taneye kadar bileşenlerinden iki tanesi olan dil ve din ile ortaya çıkan ve kültür adını verdiğimiz yapısının bu gün BİLİM ve HUKUK'a intikal ettiğini görüyoruz.. bilim iktisat ile ticaret.. hukuk adalet ile siyaseti dizayn etmeye çalışıyor ve fakat kavi ve zayıf arasında ölçüyü ve düzeni sağlamakta.. insan ve doğa arasında uyumu ve dengeyi gerçekleştirmekte.. pek fazla başarılı olamıyoruz.. sanırım bilimin HİKMETE ve hukukun AHLAKA inkilab etmesi gerekiyor. Peki bunu nasıl sağlayacağız ? İntikal etme nasıl nasıl sağlanmışsa inkilab etme de öyle sağlanacak.. yani deneme ve yanılma ile yani EVRİM ile.. yani değiştirme ve düzeltme ile.. fakat birileri ACELE ediyor.. kör olan sağırlar ve sağır olan körler.. hadi bakalım hayırlısı..   

Saygılarımla. osmanziya 08.02.2026 üçkuyular izmir 10:44


Düzenleyen osmanziya - 08-Şubat-2026 Saat 11:10
usul esasa mukaddemdir
IP
osmanziya
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 12-Temmuz-2010
Gönderilenler: 4932

Hak Puan : 5
Kidem : 6
OrtalamaHak : % 50
Irtibar :2

Alıntı osmanziya Cevaplabullet Gönderim Zamanı: 08-Şubat-2026 Saat 11:09


bütün mevsimlerin bir araya gelmesi mümkün olmadığı gibi inanın duyum baharı ve düşünce yazının bir araya gelmesi.. dilek sonbaharı ile duygu kışının bir araya olması AYNI anda gerçekleştirilmez.. bir arada olması ARDI ardına sağlanır. Duyumlar ve düşünceler yani ilk baharın ardında YAZ.. son baharın ardında KIŞ olur.. fakat resimde böyle yapmamışlar.. TAM İSTEDİĞİM gibi yapmışlar.. yani resimde bir [ X ] bağlantısı kurulmuş.. duyum ve düşünce sol görü bağlantısı \ ve dilek ve duygu sağ duyu bağlantısı / ve ikisinin birlikteliği olan X harfi.. bilmem anlayabildiniz mi ?

osmanziya 08.02.2025 üçkuyular izmir 11:09
usul esasa mukaddemdir
IP
Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums version 8.03
Copyright ©2001-2006 Web Wiz Guide
Türkçe Çeviri : Nuri Cengiz
Tasarım & Düzenleme : BeyazSeytan
WebWizTurk