Anasayfa | Işımalar | Osman Ziya | İfade -i Meram | Yöntem Bilim | İnsan Bilim | Din-Fen | BTÖ | Yazılar | E-Posta |

  Aktif KullanıcılarAktif Kullanıcılar  Aktif KonularAktif Konular  Forum Üyelerini GösterÜye Listesi  TakvimTakvim  Forumu AraArama  YardımYardım  SkinsSkins
  Kayıt OlKayıt Ol  GirişGiriş
Yöntembilim
 YöntemBilim Forumu | Yöntem Bilim | Yöntembilim
Mesaj icon Konu: dogru ve gercek Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Yazar Mesaj
osmanziya
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye


Kayıt Tarihi: 12-Temmuz-2010
Gönderilenler: 1425

Hak Puan : 5
Kidem : 6
OrtalamaHak : % 50
Irtibar :2

Alıntı osmanziya Cevaplabullet Konu: dogru ve gercek
    Gönderim Zamanı: 27-Mart-2020 Saat 02:22
Acaba bilgilenerek mi doğru ve gerçeği ararız.. yoksa doğru ve gerçeği bilerek mi bilgilerimizi değerlendiririz ?


Acaba kendi inşa ettiğimiz bir doğru ve gerçek ölçütlerimiz var mı yoksa başkalarının özellikle kültürümüzün bizde inşa ettiği kriterlere göre mi değerlendirme yaparız ?


Bu soruları hiç sormamış ya da sorulmamış gibi göz ardı ederek bu yazıyı okuyunuz.. aksi halde yazının hiç bir değeri kalmayacaktır :)


Eğer bu soruları göz ardı etmezseniz.. o zaman YBA öğrenmenin gereği , öğrendiğimizi kullanmanın yararı ve bu yararlanmanın önemi ve değeri hakkında bir tartışma için girmiş olacağız.







SAĞLAM BİLGİ
hem gerçek hem doğru
olmalıdır.

SAĞLAM bilgiler hem GERÇEK hem DOĞRU olmalıdır.. çünkü bilgiler deneyimlediğimiz olaylar ve irdelediğimiz ve imgelediğimiz düşüncelerimizle oluşur. Çünkü BİLGİ İLİŞKİSİ ilişkide bulunulan bilinene ilişkin gözlem verileri bizi GERÇEK’e yaklaştırır ve ilişkide bulunan bilenin uslamlamaları (akıl yürütmeleri) bize DOĞRU’ya yaklaştırır ve biz bu iki yan ile SAĞLAM bir bilgi inşa etmeye çalışırız.


Bu yüzden yapılan anlatım bir BİLGİ içeriyorsa (ki bu bir buyrukta içerebilir ve bunun ayrı bir tartışması vardır) onun doğruluğunun ve gerçekliğinin ayrı ayrı denetlenmesi gerekmektedir.

Bu nedenle onun işaretinin   çeviri (tercümenin) betimleme ve yorumlamaları ile delaletinin    evirisinin (tevilinin) indirgeme ve açıklamasının san’at ve hikmet çerçevesine uyup uymadığını bakılması gerekir.


Üstelik bilgiler söz ile ifade edildiğinden AYRICA sözün ve kelamın yani anlatımının   olaylara ve olgulara UYARLIĞI ve kavram ve anlamının akli ve mantiki tenasüb ve insicamının bulunup bulunmadığı kısaca TUTARLIĞI bakımından değerlendirilmesi gerekir.


Fakat bütün bunlardan önce de bizim hakk ( doğruluk ) ve hakikat ( gerçeklik ) hakkında TEMEL BİLGİLERİMİZİN bulunması gerekir ki bu konuda derli toplu bilgi veren bir çalışma ve kitab bulamadım. Sadece Tanrı tanır dincilerin ve tanrı tanımaz bilimcilerin ideolojilerine hazırlayıcı metinlerini bulabilirsiniz. Bulsanız bile bunun halkın anlayacağı bir şekilde kaleme alınmışı da zor bulunur.


Bizler genellikle algı operasyonu ve propaganda amaciyle   halka yapılmış savunma ve kanıtlamalar olan retorikler ya da aydınların hakikatı tartışmadan çok kendilerini realist ve akılcı göstermek için gerçekliklerini ussallaştırma ve doğruluklarını   evrenselleştirme yolunda yaptıkları diyalektikler karşısında kalırız. Buna rağmen ya da bundan dolayı bu yapıtların verilerinin ve gözlemlerinin gerçekliğini araştırma.. yorumlarının ve yargılarının doğrulunu sorgulama yoluna gittiğimizde böyle mantıksal ve deneyimsel denetlemeler ya da bilimsel ve matematiksel incelemeler yapma gücünü kendimizde bulamayız.


İşte bu ve bu gibi gerekçelerle sunulan bilginin bilimsel değerlendirmesi yoluyla değil de   kısa yoldan SEZGİMİZLE gözden geçirir ya da bilgiyi sunan kişiye itimad ve güven yoluyla hareket ederek sorunu çözmeye çalışırız. Nitekim bu gün böyle bir yanlışı yaptım ve sezgimde yanıldım. Ancak her yanlışta eğer farkına varabilirsek bize bir yararlı deneyim ve yeni bir bilgi ve düzeltilmiş bir doğru ya da gerçek olarak döner.

(çat pat bir yazı yazdım.. sağ olsun değerli iki arkadaşım yorumlarıyla değer verdiklerinden bu düzelterek burada da yeniden yazdım.

İsterseniz bu yazıya sebeb olan KEOPS pramidi hakkında veriler bilgileri ve yani ileri sürülen savları ve söyleyen sözleri şayet yapabilirsek burada teker teker irdeleyelim:

Söz konusu yazıma neden olan BİLGİLENDİRME bu idi:


BİLİYOR MUYDUNUZ ?

Kahire'de bulunan " Keops piramidi " nin
12 ton ağırlığında iki buçuk milyon bloktan oluştuğunu,

günde on blok yerleştirilmesi halinde yapımının 664 yıl süreceğini,

Piramidin üstünden geçen meridyenin karaları ve denizleri tam eşit iki parçaya böldüğünü ve piramidin dünyanın ağırlık merkezinin tam ortasında bulunduğunu,
Yüksekliğinin (164 mt) bir milyarla çarpımının güneşle dünyamız arasındaki uzaklığını verdiğini,

Taban alanının, yüksekliğinin iki katına bölünmesinin pi sayısını verdiğini

Piramitlerin içerisinde "ultrasound", radar,sonar gibi cihazların çalışmadığını,

Kirletilmiş suyun bir kaç gün piramidin içinde bırakıldığında arıtılmış olarak bulunduğunu,
Piramidin içerisinde sütün birkaç gün süreyle taze kaldığını ve sonunda bozulmadan yoğurt haline geldiğini

Bitkilerin piramit içerisinde daha hızlı büyüdüklerini,

çöp bidonu içindeki yemek artıklarının hiç koku yaymadan mumyalaştığını,

Kesik, yanık, sıyrık ve yaraların piramidin içinde daha çabuk iyileştiğini,

Piramidin içinin yazın soğuk, kışın sıcak olduğunu,

Piramit kimin adına yapıldıysa onun bulunduğu odaya yılda 2 kez güneş girdiğini ve bu günlerin doğduğu ve
tahta çıktığı günler olduğunu,

biliyor muydunuz ?


27.03.2020 Üçyol-İZMİR             [OSMANZİYA]



Düzenleyen osmanziya - 27-Mart-2020 Saat 02:41
IP
Yanıt Yaz Yeni Konu Gönder
Konuyu Yazdır Konuyu Yazdır

Forum Atla
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme
Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma
Kapalı Forumda Cevapları Silme
Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme
Kapalı Forumda Anket Açma
Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums version 8.03
Copyright ©2001-2006 Web Wiz Guide
Türkçe Çeviri : Nuri Cengiz
Tasarım & Düzenleme : BeyazSeytan
WebWizTurk